En İyi Film Oscar'ını Kazanan Büyülü Bir Başyapıt: The Shape of Water, Namıdiğer 'Suyun Sesi'

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro'nun yazıp yönettiği The Shape of Water, Akademi üyeleri tarafından 2018'in en iyi filmi seçildi.

Not: Spoiler yok. Filmi izlemeyenler rahatlıkla okuyabilir.

1960'lı yıllarda geçen film, gizli bir araştırma üssünde çalışan konuşma engelli bir hademeyle orada tutulan bir deniz canlısının arasındaki sıradışı ilişkiyi konu alıyor.

Bu arada film Türkiye'de her nedense Suyun Sesi ismiyle vizyona girdi (Shape, İngilizce 'şekil, form, biçim' anlamlarına geliyor) Yani aslında filmin Türkçe karşılığı Suyun Şekli. Yine de yazı boyunca resmi kullanım olan Suyun Sesi'ni kullanacağız.

Yönetmenin 2006 yapımı Pan'ın Labirenti filmini hatırlayanlar olacaktır...

Aslında Suyun Sesi'nin Pan'ın Labirenti'yle paralel bir kurguya ve ortak temalara sahip olduğunu söylemek mümkün. Hem eleştirmenlerin, hem de izleyicilerin büyük beğenisini toplayan Pan'ın Labirenti Cannes Film Festivali'ndeki gösteriminden sonra tam 22 dakika aralıksız ayakta alkışlanarak tuhaf bir rekora imza atmış, fakat büyük ödülü kucaklayamamıştı.

Suyun Sesi'nde benzer bir anlatıyı hedefleyen del Toro'nun bu seferki avantajının filmi İngilizce çekip Oscar döneminde vizyona sokması olarak gösteriliyor.

Elbette filmin başarısını bu tarz detaylara yüklemek büyük bir haksızlık olur.

Film büyülü bir romantik hikayeden çok, döneminin politik tansiyonuna ve özellikle ABD'de Trump yönetiminden bu yana ayyuka çıkan ayrımcılık atmosferine güçlü bir eleştiri mahiyetinde alımlandı. 

Yönetmen del Toro'nun Meksikalı bir göçmen olması, hatta teşekkür konuşmasına "Ben bir göçmenim..." şeklinde başlaması da, bu seneki törenin temalarından biri olan "kapsayıcılık" söyleminin belkemiğini oluşturdu.

Peki ilk bakışta alt tarafı "fantastik unsurlarla bezenmiş bir aşk hikayesi" gibi görünen filmin bu ayrımcılık bağlamıyla ne ilgisi var?

Öncelikle o yılların ABD'sinin atmosferini hatırlamak, hikayenin geçtiği dönemle olan bağını daha güçlü kavramamızı sağlayabilir. Soğuk Savaş ve beraberinde hissedilen nükleer savaş endişesi, Vietnam Savaşı, Sivil Haklar hareketi gibi yoğun ve oldukça önemli gündemlere sahipti 60'lı yıllar...

O yüzden filmin aktarmak istediklerini bu atmosfere ve onun kimliklerine göre yorumlamak faydalı.

Filmde izleyicinin empati yaptığı çoğu karakterin, aslında bu buhranlı dönemin kendine özgü dezavantajlarına sahip olduğunu ve bunları temsil ettiğini düşünebiliriz. Tabii bu dezavantajlar çoğunlukla bugün dahi aşılmış değil. Zaten filmi güçlü yapan unsurlardan biri de bu gerçeğin ta kendisi.

Yani film aslında hikayeleri, tutkuları, nitelikleri dikkate alınmaksızın, yalnızca toplumdaki kimlikleri ve kabukları neticesinde yargılanan ve "çemberin dışında bırakılanların" hikayesi.

Ana karakter Elisa konuşma engelli biri. Aynı zamanda hispanik kökenli bir göçmen. Onu tıpkı herkes gibi bir birey olarak algılayan ve onunla iletişim çabasına giren az sayıda insanın da, yine toplum nezdinde dezavantajlı kimliklere sahip karakterler olduğunu fark ediyoruz.

Sözgelimi komşusu Giles bir eşcinsel, işteki tek arkadaşı Zelda siyah bir kadın, ve en kuvvetli bağı oluşturduğu Amfibik Adam da, üzerinde deneylerin yapıldığı bir kobay faresinden farksız görülen bir "yaratık"

Film serimlendikçe karakterleri daha yakından tanıyor ve tıpkı herkes gibi kabuklarından daha fazlası olduklarına tanık oluyoruz.

Film sona erdiğinde, ayrımcılığa sebep olan tüm önyargıların ve kalıpların ne denli yapay ve önemsiz olduğunu; iletişim ve köprü kurma çabasının ise gücünü ve önemini kuvvetli bir şekilde izleyiciye deneyimletmeyi başarıyor.

Sonuç olarak, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil 4 dalda Oscar ödülünü kucaklayan The Shape of Water, kaçırılmaması gereken türden bir yapıt.

Şu sıralar vizyonda...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
zangoccocuk

Hayatımda seyrettiğim en uyduruk filmlerden bir tanesi. Saçmaaa sapannn.

efeefekan

film sırasında arada sırada çalan melodi dışında hiçte ooovvvvv bi film değildi...

rforequiem

iki gündür kafama takılıyor, shape kelimesi şekil değil mi ya?? neden ses diye çevirmişler ki

justice_fighter

evet,aslında suyun şekli,yani şu yaratık..

enk-capital

Trump nefretiyle bunlar daha çok göçmenlere ödül verecek. Saçma bi pozitif ayrımcılık. Pan'ın Labirenti daha güzeldi. Ona neden ödül verilmedi? Çünkü göçmen karşıtı bi Trump yoktu o zaman.

hamza12

Oscar artık liberal propaganda aracına döndü.Beyaz erkek olmayan herkesi önden başlatıyorlar bu ödül yarışında

justice_fighter

oscar verenlerin yaratık fantezisi var sanırım..

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriCannes Film FestivaliEşcinselSavaşaşk
Görüş Bildir