Büyük Taarruz’un Herkes Tarafından Bilinmeyen Arka Planı: Atatürk’ün Düzenlediği Sahte Çay Partisi

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Mustafa Kemal Atatürk'ü, onun dehasını ve öngörüsünü anlatmaya kelimeler yetmez elbette ama gelin ünlü jeoloji profesörü Celal Şengör'ün aktardığı, Büyük Taarruz'un zaferle sonuçlanmasına katkıda bulunan askeri plana yakından bakalım...

Büyük Taarruz için Mustafa Kemal bir plan yapar ancak silah arkadaşları bunun çok tehlikeli bir kumar olduğunu söyleyerek onu uyarır.

Peki Mustafa Kemal’in askeri dehasını gösteren ve Büyük Taarruz’u kazanarak 30 Ağustos’u bir Zafer Bayramı’na çevirmemizi sağlayan o tehlikeli plan neydi?

Plana göre, Yunan kuvvetlerinin merkez yapma niyetindeki Afyon civarının düşürülmesi gerekir; dolayısıyla burası vurulacaktır.

Celal Şengör, Mustafa Kemal’in aklındakileri şöyle aktarır: “Yunan’ın en büyük gücü Afyon civarında ve güneyde Trikopis’in emrindeki kuvvetlerdir. Atatürk’e göre burası o kadar güzel tahkim edilmiş ki, belli ki Yunanlılar burayı bir kuvvet merkezi yapma niyetindeler. Atatürk, ‘Burayı düşürürsek bütün cephe düşer, dolayısıyla burayı vuracağız’ der.

Bu plan, Türk kurmay heyetini ve Mustafa Kemal’in silah arkadaşlarını endişelendirir. Yunan kuvvetlerinin en güçlü olduğu yerde onları vurmaya çalışmanın tehlikeli bir kumar olduğunu söylerler.

Çünkü bütün askeri gücü buraya toplamak gerekiyordu ve bu da saldırı anında düşman kuvvetlerinin Anadolu’ya girmesi anlamına geliyordu.

Yakup Şevki Paşa buna karşı çıkar ve tarihe geçecek şu sözleri söyler: “Karşımda General Digenis var. Bize saldırdığı takdirde Ankara’ya kadar elini kolunu sallaya sallaya gider. Biz Afyon’a gidelim derken, Digenis Ankara’ya girer.”

Ve Atatürk “Girmez paşam” diyerek dahice planını anlatmaya başlar.

Yunan komutanlarının ve askerlerinin akıllarını başarılı bir şekilde okuyan Mustafa Kemal, politik olarak bölünmüş bu kuvvetleri bozguna uğratmak için büyük bir gizlilik içinde hareket edileceğini söyler.

Celal Şengör, Mustafa Kemal’in Yunan ordusunun halet-i ruhiyesini çok iyi çözdüğünü belirterek şunları anlatır: “Yunan ordusu içinde ciddi bir siyasi kavga vardı. Yunan ordusu rahat değil, aldıkları son yenilgiyle zaten zafere olan inançlarını da kaybetmişlerdi. Askerlerin pek çoğu ‘Bıktık, artık evimize gidelim’ diyorlardı. Fakat bizimkiler öyle değildi, çünkü kendi vatanlarını savunuyorlardı ve yenmenin tadını tatmışlardı.”

Asker birlikleri gündüz saklamayı, gece de hareket ettirmeyi planlayan Mustafa Kemal, uyarılara rağmen kimsenin sözünü dinlemez ve şunları söyler: “Bütün mesuliyet bana ait, millete karşı ben sorumluyum.”

Bütün gücü güneyde topladıktan sonra kimseye bilgi vermeyen Mustafa Kemal’in Ankara’da büyük bir çay partisi vereceği haberi yayılır. Davetliler var, çay partisi var ama Mustafa Kemal ortada yok!

Çünkü bu bir cephede oyalama ve dikkati başka yöne çekme hamlesiydi. Çay partisi söylentisini Mustafa Kemal yaymıştı ve böylece düşman kuvvetlerinin rahatlamasını sağlamıştı. Aynı zamanda Anadolu'da kendisine karşı bir isyanın başladığına dair söylentilerin de yayılmasını sağlamıştı.

Cephede olan Atatürk, Anadolu’nun dış dünya ile bütün telgraf bağlantılarının kesilmesini emreder. Henüz cephede savaş başlamadan önce Mustafa Kemal istihbarat savaşını başlatır.

Tamamen sessizliğe bürünen Anadolu’da yaşananları Celal Şengör şöyle aktarır: “O sabah Büyük Taarruz başlar. Sabah 04.30’da tanzim atışı açılır, 5.50’de de tahrip atışına geçilir, saat 07.00’da ise Yunan topçusu susar ve Türk ordusu 14 gün sonra İzmir’e, Kordon’a varır.

Ve Mustafa Kemal’in kusursuz askeri dehasıyla Büyük Taarruz kazanılır.

Taarruzdan önce on beş gün sonra İzmir’de olacağını söyleyen Mustafa Kemal'in, zaferin ardından Salih Bozok’la girdiği şu diyalog tarihe geçer: Kordon’da yürürken Salih Bozok’a “Kaç gün oldu” diye soran Mustafa Kemal, “14” yanıtı alınca “Bir gün yanıldık o zaman” der.

Çok özlüyoruz, çok arıyoruz...

Daha fazla ayrıntı için Prof. Dr. Celal Şengör'ün Dahi Diktatör kitabını okuyabilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bugracak

Şu Çılgın Türkler'de detayıyla bu hamlesinden bahsediliyor Ata'mızın özellikle Ata'sını tanımak,sevmek ve neden fikirlerini benimsememiz gerektiğini anlamak isteyen özellikle genç vatandaşlarımıza kitabı okumalarını tavsiye ederim. Faydalı içerik için teşekkürler Onedio editörleri.

alperen-a.kaya

lan olum Atatürke laf edipte bedelini ağır ödemeyen birisini varsa gösterin siyasi askeri toplumsal deha öyle bazıları gibi langur lungur bir adam değil zaten olmaz olamaz olsa idi 1923 den 1933 kadar onlarca atılım devrim ekonomik toplumsal askeri ve eğitim yönünden başarıları asla kazanamazdı mübalağa gibi gelebilir bunlar malum kitleye ama bu işin doğrusu bu ve Atatürkün en büyük özelliği bugün ne yazık ki Türk milleti olmayan bu olduğu için kaybediyor Atatürk harpte olsa hastada olsa okurdu okuyan adam akademik kariyerinin diplomalarla sınırlı olmadığı bilir her şeyi yapabileceğine inanır okuyan adam bunun bu dinin ilk emrini yerine getirir her türlü kazanır okuyun okumak sizi bir adım daha ileriye taşır.

wonderw

Ne kadar iç ürpertici bir olay. Bizim bugünlerde yaşayabilmemiz için geçmişte nasıl mücadele verilmiş. Hâlâ "Nonoloromoz, dodoloromoz olmoso kozonomozdo." diye öten kargalar var. Ulan, Atatürk'ün cesaretlendirmesi olmasa kimsenin bir bok yapacağı yoktu.

tc-ahmet-ozan-sen

Aynı günlerde de, Akşehir'de karargah subayları arasında futbol turnuvası düzenlenmiştir ki, aynı maçın öncesinde Genelkurmay'ın taarruz planlarını görüşüp karar verdiği toplantı yapılmıştır. Evet, tüm bu hamlelerin amacı Yunanlılarla İngilizlere "yaaa bunlar iyice yaydı, 1-0'a yatan takıma döndüler" dedirtip hazırlıksız yakalamaktı.

ahsecret

Bu tür bir askeri dehaya hakaret edenler, "ata binemeyenlerle" aynı kesimdedirler. Ruhu şad olsun Başbuğ Atatürk'ün ve tüm silah arkadaşlarının.

alperen-a.kaya

at fetöcü yoksa binerdi üç adım gider kendi düşerdi bu seferde :))

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AfyonAnkaraİzmirSavaşYunanistançay
Görüş Bildir