article/comments
article/share
Haberler
Bu Davranışlara Sahipsen Sen Patlamaya Hazır Bombasın Demektir!

Bu Davranışlara Sahipsen Sen Patlamaya Hazır Bombasın Demektir!

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Bazen küçücük bir olay bile bütün günün sinirini bozabilir. Birinin yanlış bir kelime seçmesi, trafikte önüne geçmesi, mesajına geç cevap vermesi ya da seni anlamadığını hissettirmesi... Dışarıdan sakin görünsen bile içinde biriken öfke giderek büyüyor olabilir. Peki sen gerçekten sakin kalabilen biri misin, yoksa sabrının sonuna mı geldin?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Aşağıdaki davranışlardan kaçını kendinde görüyorsun?

Eğer seçmek istediğin tüm şıkları seçtiysen.
Sonucu görmek için yandaki butona tıkla!

Öfkeni yönetmeyi biliyorsun, ama sınırlarını ihmal etme!

Sen genellikle her olayı büyütmek yerine durumu anlamaya ve çözüm bulmaya çalışan birisin. İnsanların hatalarını kişisel algılamamaya, her tartışmayı kazanılması gereken bir mücadele olarak görmemeye çalışıyorsun. Canını sıkan bir şey olduğunda hemen tepki vermek yerine düşünmek için kendine zaman tanıyabiliyorsun. Bu da çevrendeki insanlarla daha sağlıklı iletişim kurmana yardımcı oluyor. Her şeye aynı yoğunlukta tepki vermemek, enerjini gerçekten önemli meselelere ayırmanı sağlayabilir. Ancak az sayıda davranış işaretlemiş olman, hiçbir zaman öfkelenmediğin anlamına gelmiyor. Belki de duygularını iyi yönetiyorsun, belki de seni rahatsız eden şeyleri fazla önemsememeye çalışıyorsun. Burada kendine sorman gereken önemli bir soru var: Gerçekten sakin olduğun için mi susuyorsun, yoksa tartışma çıkmasın diye hislerini geri plana mı atıyorsun? Çünkü öfkeyi kontrol etmekle öfkeyi bastırmak aynı şey değil. Bir sorun karşısında sakin kalabilmek değerlidir; fakat bunu kendi ihtiyaçlarını görmezden gelerek yapıyorsan zamanla içten içe yorulabilirsin. Senin için önemli olan, bu dengeyi korumak. Bir şey seni rahatsız ettiğinde bunu büyütmeden, karşı tarafı suçlamadan ve kendi duygularını küçümsemeden ifade etmeyi sürdürebilirsin. Her zaman anlayışlı olmak zorunda değilsin; bazen sınır koymak, bazen itiraz etmek, bazen de bir davranışın seni incittiğini açıkça söylemek gerekir. Unutma, sakinlik her şeye katlanmak demek değildir. Asıl güç, öfkelendiğinde kendini kaybetmeden kendini savunabilmektir.

Sabrın var, ama bazı şeyler içinde birikiyor!

Sen genellikle kendini kontrol edebilen biri olabilirsin, ancak bazı durumlarda sabrının düşündüğünden daha sınırlı olduğunu fark ediyorsun. Özellikle anlaşılmadığını hissettiğinde, aynı sorun tekrar tekrar yaşandığında veya insanların senin sınırlarını önemsemediğini düşündüğünde öfken yükseliyor olabilir. Her zaman açıkça tepki göstermesen de zihninde yaşananları tekrar değerlendirebilir, söylenen sözleri unutmakta zorlanabilirsin. Dışarıdan bakıldığında sakin görünürken içinde bir tartışmayı sürdürmen mümkün. Bu aralık, öfkenin her zaman büyük patlamalar şeklinde ortaya çıkmadığını hatırlatıyor. Bazen kısa cevaplar vermek, iletişimi kesmek, iğneleyici konuşmak veya bir anda soğumak da biriken rahatsızlığın işareti olabilir. Belki de uzun süre anlayış gösteriyor, sorunları büyütmemek için susuyor ve sonunda küçük bir olayda beklenmedik derecede sert tepki veriyorsun. Asıl mesele, son yaşanan olayın mı seni bu kadar kızdırdığı, yoksa daha önce konuşulmamış birçok sorunun da bu tepkiye eşlik edip etmediği. Kendine şu soruyu sorabilirsin: Beni gerçekten ne sinirlendiriyor; olayın kendisi mi, yoksa o olayın bende uyandırdığı değersizlik, anlaşılmama veya haksızlığa uğrama hissi mi? Bu ayrımı yapmak, tepkilerini daha iyi anlamana yardımcı olabilir. Rahatsızlıklarını biriktirmek yerine daha erken ve açık biçimde ifade etmek, gerektiğinde mola vermek ve tartışma sırasında amacının karşı tarafı cezalandırmak değil sorunu çözmek olduğunu hatırlamak işine yarayabilir. Öfkeni fark etmen bir zayıflık değil; onu daha sağlıklı yönetmenin ilk adımıdır.

İçindeki gerilim büyüyor olabilir; kendini dinlemenin zamanı!

İşaretlediğin ifadeler, öfkenin ve tahammülsüzlüğün hayatında zaman zaman önemli bir yer tuttuğunu düşündürüyor. İnsanların davranışları, beklenmedik aksilikler, eleştirilmek veya kendini anlatamamak seni düşündüğünden daha fazla etkiliyor olabilir. Bazen olayın kendisinden çok, olayın sende yarattığı duyguya tepki veriyor olabilirsin. Örneğin birinin seni dinlememesi yalnızca o anki bir iletişim sorunu olarak kalmayıp, önemsenmediğini düşündüğün başka deneyimleri de hatırlatabilir. Böyle olduğunda bugünkü tepkinin içinde geçmişten gelen kırgınlıklar da bulunabilir. Öfke çoğu zaman tek başına ortaya çıkmaz. Uzun süreli stres, yorgunluk, hayal kırıklığı, baskı altında hissetmek veya sürekli başkalarının beklentilerini karşılamaya çalışmak sabrı azaltabilir. Belki de kendinden çok fazla şey bekliyorsun, belki de çevrendekilerin seni anlamasını beklerken ihtiyaçlarını açıkça söylemiyorsun. Bazen insan öfkeli olduğunu düşünür ama aslında kırılmış, çaresiz veya duyulmamış hissediyordur. Bu duyguları birbirinden ayırmak, tepkinin altında ne olduğunu görmeni sağlayabilir. Burada önemli olan kendini “sinirli biri” diye etiketlemek değil, seni bu noktaya getiren koşulları anlamak. Öfkelendiğinde hemen cevap vermek yerine kısa bir ara vermeyi, bedenindeki gerginliği fark etmeyi ve sakinleştiğinde neye ihtiyaç duyduğunu ifade etmeyi deneyebilirsin. Ayrıca öfkenin hangi ortamlarda, hangi kişilerle veya günün hangi zamanlarında arttığını gözlemlemek de faydalı olabilir. Tepkilerin ilişkilerini zorluyor, seni sonradan pişman olduğun davranışlara sürüklüyor veya günlük yaşamını etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak iyi bir adım olabilir. Kendini anlamak, değişimin önünü açar.

Alarm zilleri çalıyor olabilir; öfkeni görmezden gelme!

İfadelerin büyük bölümünü kendinde gördüysen son zamanlarda ciddi bir gerginlik, tahammülsüzlük veya duygusal yük yaşıyor olabilirsin. Küçük olayların bile büyük tepkiler doğurması, tartışmaların zihninde uzun süre devam etmesi ya da biriktirdiğin rahatsızlıkları bir anda dile getirmen seni de yoruyor olabilir. Belki çevrendekiler seni çabuk sinirlenen biri olarak tanımlamaya başladı; belki de sen kendi tepkilerinin eskisine göre değiştiğini fark ediyorsun. Bu durum, kişiliğinin değişmez bir parçası olmak zorunda değil. Bazen yaşam koşulları ve biriken stres, insanın normalde göstereceğinden daha yoğun tepkiler vermesine neden olabilir. Öfke çoğu zaman bir şeylerin yolunda gitmediğini haber veren bir duygudur. Sınırlarının ihlal edildiğini, haksızlığa uğradığını veya ihtiyaçlarının karşılanmadığını düşündüğünde ortaya çıkabilir. Fakat öfke çok yükseldiğinde, asıl sorunu görmeyi zorlaştırabilir. O anda haklı olduğunu kanıtlamak, karşı tarafın da canını yakmak veya bütün birikmiş meseleleri aynı tartışmada çözmek isteyebilirsin. Sonrasında ise söylediğin sözler, kurduğun mesafe veya yaşanan gerilim nedeniyle pişmanlık duyabilirsin. Bu döngü tekrarlanıyorsa yalnızca daha sabırlı olmaya çalışmak yeterli gelmeyebilir; seni sürekli gergin tutan koşulları da incelemek gerekir. Kendine karşı dürüst olman önemli: Öfken başkalarına nasıl yansıyor ve senin hayatından neler götürüyor? Tartışma sırasında kontrolünü kaybettiğini hissediyorsan konuşmaya ara vermek, ortamdan kısa süreliğine uzaklaşmak ve sakinleşmeden önemli kararlar almamak yardımcı olabilir. Daha sonra sorunu açık ve net biçimde konuşabilir, birikmiş rahatsızlıklarını tek seferde patlatmak yerine zamanında ifade etmeyi deneyebilirsin. Eğer öfken ilişkilerine zarar veriyor, günlük yaşamını zorlaştırıyor veya kendine ya da başkasına zarar verme dürtüsü yaratıyorsa profesyonel destek almak önemlidir. Bu sonuç seni korkutmak veya damgalamak için değil, kendine dikkat etmen için bir hatırlatma. Sen öfkenden ibaret değilsin; tepkilerini anlamayı ve değiştirmeyi öğrenebilirsin.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlgini çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın