article/comments
article/share
Haberler
Psikolojik Kör Noktanı Keşfet: Seni İçten İçe Ne Zorluyor?

Psikolojik Kör Noktanı Keşfet: Seni İçten İçe Ne Zorluyor?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Hepimizin dışarıdan belli olmayan, bazı durumlarda bizi normalden daha fazla etkileyen hassas noktaları var. Kimi insan belirsizlik karşısında huzursuz oluyor, kimi başkalarının düşüncelerini fazlasıyla önemsiyor, kimi ise her şeyi kontrol altında tutmaya çalışırken kendi kendini yoruyor.

Peki senin psikolojik olarak en çok zorlandığın konu ne?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Cinsiyetini seçerek başla!

2. Şimdi de yaşını seç!

3. Birinin sana karşı aniden mesafeli davrandığını fark ettiğinde ne yaparsın?

4. Önünde önemli bir karar var ama sonucu kestiremiyorsun. Nasıl hissedersin?

5. Bir arkadaşın senin başardığın bir şeyi küçümseyen bir yorum yaptı. Tepkin ne olur?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. Gece yatağa yattığında zihnin en çok neyle meşgul olur?

7. Bir konuda yardım istemen gerektiğinde ne hissedersin?

8. Beklediğin bir mesaj uzun süre gelmediğinde ne düşünürsün?

9. Bir işte hata yaptığında kendine nasıl davranırsın?

10. Hayatında değiştirmek istediğin bir alışkanlığın var ama bir türlü başlayamıyorsun. Neden?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

En Zayıf Noktan Kendine Karşı Fazla Acımasız Olman

Senin en çok zorlandığın konu, zaman zaman kendi değerini yaptıklarınla ölçmen ve hata yaptığında kendine gereğinden fazla yüklenmen olabilir. Bir işi istediğin gibi yapamadığında yalnızca o durumun yanlış gittiğini düşünmek yerine, bunu kendi yeterliliğinle ilişkilendirebilirsin. Başkalarının kolayca geçiştirdiği bir hata senin zihninde uzun süre yer kaplayabilir. Hatta bir konuda başarılı olsan bile eksik kalan tarafları görüp kendini takdir etmeyi erteleyebilirsin. Bu durum, dışarıdan çalışkan, dikkatli ve sorumluluk sahibi görünürken içeride kendini sürekli sınava tabi tutmana neden olabilir.

Bu eğilimin arkasında yüksek beklentiler, hata yapmaktan çekinme veya başarıyı kişisel değerinin bir göstergesi olarak görme alışkanlığı bulunabilir. Belki bir işi iyi yapmanın yeterli olmadığını, mutlaka kusursuz olması gerektiğini düşünüyorsun. Belki de kendine karşı sert davranırsan daha iyi olacağına inanıyorsun. Ancak sürekli kendini eleştirmek her zaman gelişmeni sağlamaz; bazen motivasyonunu azaltır, karar vermeni zorlaştırır ve elde ettiğin başarıların tadını çıkarmanı engeller. Üstelik başkalarına gösterdiğin anlayışı kendine göstermemek, zamanla kendi emeğini fark etmeni de zorlaştırabilir.

Kendini geliştirmek istiyorsan ilk adım, hata ile kişiliğini birbirinden ayırmak olabilir. Bir konuda başarısız olman, başarısız bir insan olduğun anlamına gelmez; eleştiri alman da bütün çabalarının değersiz olduğu anlamına gelmez. Kendine, sevdiğin bir arkadaşına davranacağın kadar anlayışlı davranmayı deneyebilirsin. Bir hata yaptığında yalnızca neyi yanlış yaptığını değil, neyi doğru yaptığını ve bir dahaki sefere neyi değiştirebileceğini de düşün. Çünkü kendine güvenmek, her şeyi kusursuz yapmak değil, kusursuz olmadığında da kendine destek olabilmektir.

En Zayıf Noktan Belirsizliğe Tahammül Etmekte Zorlanman

Senin psikolojik olarak en çok zorlandığın konu, cevabını henüz bilmediğin durumlarla baş etmek olabilir. Bir şeyin nasıl sonuçlanacağını bilmediğinde zihnin boşlukları ihtimallerle doldurmaya başlayabilir. Henüz gerçekleşmemiş bir konuşmayı, verilmemiş bir kararı veya ortaya çıkmamış bir sorunu defalarca düşünürken bulabilirsin kendini. Dışarıdan tedbirli ve hazırlıklı biri gibi görünsen de zihninin sürekli olasılıkları hesaplaması seni yorabilir. Bazen ortada somut bir problem yokken bile problem çıkma ihtimalini düşünmek, şu anın tadını çıkarmanı zorlaştırabilir.

Bu eğilim, geleceği güvence altına alma isteğinle bağlantılı olabilir. Hazırlıklı olmanın sana rahatlık verdiğini düşünebilir, her ihtimali önceden hesaplarsan kötü sürprizlerle karşılaşmayacağına inanabilirsin. Ancak hayatın bütün değişkenlerini kontrol etmek mümkün olmadığı için düşünmek her zaman kesin bir cevap getirmez. Hatta aynı konuyu tekrar tekrar değerlendirmek, çözüm üretmekten çok kaygıyı canlı tutabilir. Bir mesajın neden geciktiğini, bir planın neden değiştiğini veya bir kararın nasıl sonuçlanacağını sürekli analiz etmek, henüz bilmediğin şeylere zihninde gereğinden fazla yer açmana neden olabilir.

Kendine yardımcı olmak için kontrol edebildiğin şeylerle edemediğin şeyleri ayırmayı deneyebilirsin. Bir sorun için atabileceğin somut bir adım varsa onu belirle; yapabileceğin her şeyi yaptıktan sonra kalan belirsizliğe biraz alan tanı. Aklına gelen her ihtimali çözmek zorunda değilsin ve bir sorunun cevabını hemen bulamamak, yanlış bir şey yaptığın anlamına gelmez. Zihnin seni korumaya çalışırken bazen gereğinden fazla çalışabilir. Dinlenmek, beklemek ve bazı cevapların zamanla ortaya çıkmasına izin vermek de başlı başına bir beceridir.

En Zayıf Noktan Başkalarının Ne Düşündüğünü Fazla Önemsemen

Senin en hassas olduğun konu, başkalarının gözündeki yerin ve onlar tarafından nasıl algılandığın olabilir. Bir ortamda söylediğin bir sözün yanlış anlaşılıp anlaşılmadığını, birinin sana neden farklı davrandığını veya bir eleştirinin başkalarının da senin hakkında aynı şekilde düşündüğü anlamına gelip gelmediğini sorgulayabilirsin. Bazen bir karar verirken kendi isteklerinden önce çevrendekilerin tepkisini hesaba katman mümkün. İnsanlarla iyi geçinmek, anlaşılmak ve kabul görmek senin için önemli olabilir; ancak bu beklenti ağırlaştığında kendi ihtiyaçlarını geri plana atabilirsin.

Bu durum, mutlaka özgüvensiz olduğun anlamına gelmez. İnsanlarla bağ kurmaya önem veriyor, sosyal ilişkilerdeki ayrıntıları dikkatle takip ediyor ve çevrende nasıl bir etki bıraktığını anlamaya çalışıyor olabilirsin. Fakat başkalarının düşüncelerini tahmin etmeye çok fazla enerji harcadığında, onların gerçekte ne düşündüğünü bilmeden kendin hakkında sonuçlara varabilirsin. Birinin sessiz kalması seni sevmediği anlamına gelmeyebilir; bir eleştiri bütün kişiliğini tanımlamaz ve herkesin senden hoşlanmasını sağlamak senin sorumluluğun değildir. Başkalarının onayını sürekli kontrol etmek, kendi kararlarına güvenmeni zorlaştırabilir.

Burada üzerinde çalışabileceğin şey, kendi düşüncelerine ve ihtiyaçlarına daha fazla alan açmak. Bir karar vermeden önce kendine, başkaları ne düşünür diye değil, ben gerçekten ne istiyorum diye sorabilirsin. Herkesin seni aynı şekilde anlamasını beklemek yerine, anlaşılmadığın durumlarda kendini sakin biçimde ifade etmeyi deneyebilirsin. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak güzeldir ama bunun için her zaman uyum sağlamak veya kendini açıklamak zorunda değilsin. Kendi değerlerini tanıdıkça, başkalarının görüşlerini dinleyip yine de kendi kararının arkasında durmanın mümkün olduğunu daha rahat görebilirsin.

En Zayıf Noktan Duygularını ve Beklentilerini Yönetmekte Zorlanman

Senin sonuçların, zorlayıcı durumlarda kendine alan tanıyabildiğini ve olayları farklı açılardan değerlendirmeye yatkın olduğunu gösteriyor olabilir. Bu, hiçbir zaman üzülmediğin, kaygılanmadığın veya kendinden şüphe etmediğin anlamına gelmez. Aksine, duygularının farkına varıp onları hemen bir felaketin işareti olarak yorumlamadan değerlendirebilmen önemli bir beceridir. Bir plan değiştiğinde yeni bir yol arayabilmen, hata yaptığında çözüm düşünmen veya başkalarının yorumlarını kendi kimliğinle eş tutmaman, psikolojik esnekliğinin güçlü tarafları olabilir.

Yine de daha dengeli hissettiğin dönemlerde bile gözden kaçırabileceğin bir nokta var: Her şeyi tek başına çözmek zorunda değilsin. Bazen güçlü görünmeye çalışırken yorulduğunu fark etmeyebilir, duygularını erteleyebilir veya bir sorunu kendi içinde çözmeyi tercih edebilirsin. Oysa sakin kalmak, hiçbir şeyden etkilenmemek demek değildir. Kendine güvenmek, gerektiğinde yardım isteyebilmekle; duygusal dayanıklılık ise üzülmemekle değil, zor duygular yaşarken kendine destek olabilmekle de ilgilidir.

Kendini daha iyi tanımak için yalnızca hangi durumlarda iyi başa çıktığına değil, hangi durumlarda zorlandığına da dikkat edebilirsin. Seni neyin yorduğunu, hangi koşullarda sabrının azaldığını ve ne zaman başkalarından destek almaya ihtiyaç duyduğunu fark etmek, zaten sahip olduğun becerileri daha etkili kullanmanı sağlar. Unutma, psikolojik güç her zaman dimdik durmak değildir; gerektiğinde durabilmek, duygularını kabul etmek, fikrini değiştirmek ve yardım istemek de bunun bir parçasıdır. Kendini tanımaya devam ettikçe, güçlü yönlerini korurken geliştirmek istediğin alanları da daha net görebilirsin.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlgini çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın