Bu Davranışlara Sahipsen, Duygusal Olarak Hala Çocuksun Demektir!
Yaş almak ile duygusal olarak olgunlaşmak aynı şey değil. İnsan yıllar içinde büyüse de bazı davranışlarını değiştirmeyebilir; eleştirilince hemen savunmaya geçmek, istediği olmayınca küsmek, özür dilemek yerine karşı tarafı suçlamak veya duygularını açıkça ifade etmek yerine imalarda bulunmak gibi. Bu test, günlük hayatta verdiğin tepkiler üzerinden duygusal olgunluk düzeyini ölçmeye çalışıyor.
Hazırsan başla!
Kendinde gördüğün davranışların hepsini seç!
Eğer seçmek istediğin tüm şıkları seçtiysen.
Sonucu görmek için yandaki butona tıkla!
Duygusal Olarak Oldukça Olgunsun
Kendinde çok az sayıda çocukça duygusal davranış görmen, duygularını yönetme konusunda oldukça iyi bir noktada olduğunu gösteriyor. Kırıldığında bunu karşı tarafa hissettirmek için oyunlar oynamak yerine konuşmayı, hata yaptığında sorumluluk almayı ve istediğin her şeyin gerçekleşmeyebileceğini kabul etmeyi biliyorsun. Bu, hiç kırılmadığın, sinirlenmediğin veya kıskanmadığın anlamına gelmiyor. Duygusal olgunluk zaten duygusuz olmak demek değil. Asıl mesele, hissettiğin duygunun seni nasıl davranmaya yönlendirdiği. Sen çoğu zaman öfkelensen bile karşı tarafı cezalandırmak yerine kendini kontrol edebiliyor ve problemi çözmeye odaklanabiliyorsun. Özellikle ilişkilerde insanların senin aklından geçenleri otomatik olarak bilmesini beklememen önemli bir avantaj. İhtiyacını söyleyebiliyor, sınır koyabiliyor ve gerektiğinde özür dileyebiliyorsun. Kısacası yaşınla duygusal yaşın büyük ihtimalle birbirine oldukça yakın.
Duygusal Olarak Olgunsun Ama Bazı Çocukça Tepkilerin Var
Kendinde bazı çocukça davranışları fark etmişsin ama bunlar hayatının tamamını yönetiyor gibi görünmüyor. Özellikle çok kırıldığında, kıskandığında veya değer görmediğini düşündüğünde zaman zaman eski savunma mekanizmalarına dönebiliyorsun. Bazen trip atmak, içine kapanmak, karşı tarafın ilk adımı atmasını beklemek veya 'O da aynısını yapsın' diye düşünmek sana tanıdık geliyor olabilir. Ancak bunların farkında olman oldukça önemli. Çünkü duygusal olgunluk, bu davranışların hiçbirini hayatında hiç yapmamak değil; yaptığında bunu fark edip değiştirebilmektir. Senin için asıl gelişim noktası, duygularını daha doğrudan ifade etmek. 'Beni neden anlamıyorsun?' demek yerine 'Bu davranışın beni kırdı' diyebilmek, ilişkilerindeki birçok gereksiz gerilimi ortadan kaldırabilir.
İçindeki Çocuk Hala Oldukça Aktif
Kendinde bu kadar fazla davranış görmen, duygusal olarak zorlandığın anlarda çocukça savunma mekanizmalarına sıkça başvurduğunu gösteriyor. Özellikle kırıldığında açıkça konuşmak yerine uzaklaşmak, ilgi görmediğinde trip atmak, tartışmalarda son sözü söylemek istemek veya hata yaptığında kendini savunmaya çalışmak senin için oldukça tanıdık olabilir. Buradaki temel mesele duygularının yoğun olması değil. Asıl mesele, duyguların yoğunlaştığında davranışlarının kontrolünü onlara bırakman. Bazen 'Beni seviyorsa zaten anlamalı' veya 'İlk adımı o atsın' gibi düşüncelerle karşı tarafın zihnini okumasını bekliyor olabilirsin. Duygusal olarak büyümek, her zaman sakin kalmak anlamına gelmiyor. Öfkelendiğinde öfkeli olduğunu kabul etmek, kırıldığında bunu söylemek ve haksız olduğunda özür dilemek asıl olgunluk göstergeleri. Senin de bunu yapabilecek farkındalığın var; sadece bazı durumlarda içindeki çocuk yetişkin tarafının önüne geçiyor.
Duygusal Yaşın Biraz Geride Kalmış
Kendinde bu kadar çok davranış görüyorsan, ilişkilerde ve çatışmalarda duygularının seni oldukça kolay yönlendirdiğini söyleyebiliriz. Küserek karşı tarafın seni anlamasını beklemek, trip atmak, kıskandırmaya çalışmak, eski olayları tekrar tekrar gündeme getirmek veya hata yaptığında sorumluluğu paylaşacak birini aramak senin için sık tekrarlanan davranışlar olabilir. Bunun altında çoğu zaman kötü niyet değil, duyguları sağlıklı şekilde ifade etmekte zorlanmak vardır. Kırıldığında bunu söylemek yerine karşı tarafın anlamasını beklemek kısa vadede seni koruyor gibi hissettirebilir. Fakat uzun vadede ilişkilerde yanlış anlaşılmalara ve gereksiz çatışmalara neden olur. İyi haber şu: Duygusal olgunluk doğuştan gelen ve değişmeyen bir özellik değil. Kendini gözlemleyerek, duygularını daha açık ifade ederek ve özellikle 'Karşımdaki insan bunu kendiliğinden anlamalı' düşüncesinden uzaklaşarak bu davranışların çoğunu değiştirebilirsin. Büyümek, hiç çocukça davranmamak değil; çocukça davrandığını fark ettiğinde sorumluluğu alabilmek demek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın