Araba Yok, Telefon Çekmiyor: Sadece Hazirandan Eylüle Kadar Açık Olan Kanada'nın Hayalet Adası
Feribot iskeleye yanaşırken rıhtımda balık temizleyen balıkçılar, takım elbiseli tüccarlar ve yağmurluklu adamlar görüyorsunuz. Ama bir terslik var: Herkes gökyüzü kadar gri ve hiç kimse kımıldamıyor. Çünkü bu insanlar 1900'lerde yaşamış ve arşiv fotoğraflarından çıkarılıp gerçek boyutlu kartonlara dönüştürülmüş.
Kanada'nın Labrador kıyısındaki Battle Harbour adasında 50 yıldan uzun süredir yıl boyu yaşayan kimse yok. Yine de her yaz kapılarını misafirlere açan bu hayalet ada, zamanda geriye yolculuk yapmak isteyenlerin yeni kaçış noktası.
Bir zamanlar dünyanın tuzlu balık başkentiydi.
Yalnızca 800 metre uzunluğundaki bu minik adada 1770'lerde İngiliz tüccar John Slade bir ticaret merkezi kurdu. Ada kısa sürede Labrador'un zengin balık sahalarının kapısı oldu; burada işlenen tuzlu morina Avrupa'ya, Karayipler'e ve çok daha uzaklara gönderildi. Altın çağında adada hastane, okul, kilise ve telsiz istasyonu vardı; yaklaşık 300 kişi yıl boyu burada yaşıyor, binlerce mevsimlik balıkçı da gelip gidiyordu.
1930'daki büyük yangın, azalan balık stokları ve 1960'lardaki iskan programı adanın yavaş yavaş boşalmasına yol açtı. 1970'lerde son kalıcı sakinler de gitti. Asıl darbe ise 2 Temmuz 1992'de geldi: Morina avının yasaklanmasıyla Newfoundland ve Labrador'da 30 bin kişi bir günde işsiz kaldı.
Oraya ulaşmak bile başlı başına bir macera.
Battle Harbour'a gitmek için önce Labrador anakarasındaki Happy Valley-Goose Bay'e uçuyor, ardından çoğu yerinde hiçbir hizmet olmayan orman yolunda beş saat araba kullanıyorsunuz. Mary's Harbour'dan kalkan ve yalnızca konaklayan misafirleri taşıyan küçük tekne her gün saat 11.00'de yola çıkıyor ve yaklaşık bir saatte adaya ulaşıyor.
Yolda buzdağları, kambur balinalar ve deniz kuşları görmek mümkün. Ada yalnızca Haziran'dan Eylül başına kadar açık. Misafirler restore edilmiş evlerde ve tarihi binalardaki odalarda kalıyor; iki gecelik paketler iki kişi için 1.570 Kanada dolarından başlıyor ve konaklama, feribot, yemekler ile rehberli turu kapsıyor. Odalarda televizyon yok, tek bir ortak Wi-Fi noktası var ve geceleri acil durumlar için koridorda bir telsiz bekliyor.
Mezarlıkta tilkiler, tavan arasında Kuzey Kutbu tarihi...
Adada her bina farklı kokuyor; domuz eti deposu hafifçe pekmez, tuz deposu ise morinayı korumak için kullanılan tuz kokuyor. Tuz deposunun tavan arası, Amerikalı kutup kaşifi Robert Peary'nin 1909'da Kuzey Kutbu'na ulaştığını iddia ettiği iki basın toplantısının yapıldığı yer. Eski mezarlıkta bir kutup tilkisi ailesi yaşıyor ve gün doğarken yuvalarından çıkışlarını izlemek mümkün.
Yürüyüş yolunun sonunda ise Kuzey Amerika'da türünün ayakta kalan son çifti olan Marconi telsiz kuleleri yükseliyor; adanın vakfı bu kuleleri onarmak için 200 bin Kanada doları toplamaya çalışıyor. Akşam yemeklerinde Labrador alabalığı, tavada morina ve geyik eti turtası ortak masalarda servis ediliyor. Misafir defterine düşülen notlardan biri adanın özetini yapıyor: 'Anlatılmaktan çok yaşanması gereken bir şey.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın