Alın Terini Tarihi Yarımada'nın Sokaklarına Damlatan Bir İstanbul Hamalı'nın Hikâyesi

 > -

Uzun yıllar giyeceği hamallık semerini ortaokulda babasından devralan ve 'Allah taşıyamayacağın yükü yüklemez' diyerek omuzlayan Recep Aydın Kaya, yıllardır Tarihi Yarımada'da geçimini sürdürüyor.

Anadolu Ajansı'nın yaşamını aktardığı Recep Aydın Kaya, Sultanhamam’daki ilkokul yıllarında ‘5 kuruşa 5 bardak su’ satarak iş hayatına atılmış.

Hamallık semerini ortaokulda babasından devralmış

Kaya, Kabataş Ticaret Lisesi mezunu. 

Uzun yıllar giyeceği hamallık semerini ortaokulda babasından devralmış. İstanbul Ticari Bilimler Akademisi’ni kazanmış ve siyasi sıkıntıların yaşandığı yıllarda karşıt görüşlü öğrencilerle ters düşerek şiddete uğramasının ardından, 1980 darbesi sonrası eğitimini yarıda bırakarak askere gitmiş.

Babasının kardeşlerine bakmakta zorlanması, askere giderken bıraktığı semerini yeniden giymesine neden olmuş

Kendisinin 7 kardeşi var.

Babasının kardeşlerine bakmakta zorlanması sebebiyle askere giderken sırtından çıkardığı semerini yeniden giymiş ve kazancıyla bir dönem hem babasının sigorta primlerine, hem de kardeşlerinin iş kurmasına yardım etmiş.

'Allah taşıyamayacağın yükü yüklemez'

Recep Aydın Kaya, bazı esnafın Sultanhamam'dan taşınması sebebiyle yakın çevresinin yardımlarıyla geçinecek duruma geldiğini anlatıyor.

58 yaşında olduğunu, kimseye yük olmadan gücü yettiğince çalışmak istediğini söyleyen ve gençliğinde tek seferde 380 kilo yük taşıyan Kaya, şimdi sigorta primlerini tamamlamasının ardından emekli olacağı günlerin hayalini kurduğunu belirterek, şöyle ekliyor:

"Baba mesleğimle gurur duyuyorum. Hamallık, bir eşyayı, bir yükü taşımaktır. Allah taşıyamayacağın yükü yüklemez. Gücün, kuvvetin yettiği müddetçe, bir güce, kuvvete sahip olursan bu işi yapabilirsin. Yoksa herkes, her isteyen hamal olamaz."

Kazancıyla aldığı ürünleri sevdiklerine hediye ediyor...

"İtibar, insanlık bitmeyen servettir" diyen Kaya, kazandığı paralarla satın aldığı mendil, eldiven, çorap, kravat gibi ürünleri sevdiklerine hediye etmeyi 20 yıldır kendine gelenek haline getirmiş.

Yanından hiç ayırmadığı torbasının içindeki hediyeleri, en büyük keyfi olduğunu belirttiği nargile içmeye gittiği zaman karşılaştığı kişilere veriyor. 

"Veren el, alan elden hayırlıdır" diyerek hediyeleşmeyi bir kardeşlik, yakınlaşma vazifesi gördüğünü ifade ediyor.

'Hamalsın' deyip kız vermemişler

Recep Aydın Kaya, mesleği sebebiyle bu zamana kadar evlenememiş.

'Sen hamalsın' deyip kız vermediklerini söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Ben de gurur meselesi yaptım. Allah'a havale ettim. Tabii ki tam buldum derken kaybetmek bir insanın en büyük acısı ve üzüntüsüdür. Bunu anlamak herkese nasip olmaz. Yaşayan bilir. Sadece gerçekleri görmekle kalmaz insanoğlu."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Aydınİstanbul
Görüş Bildir