onedio
Gerçek Bir Gülüşle Sahte Gülüş Arasındaki Farkı Bulabilecek misin?
California Üniverisitesi Psikoloji profesörlerinden Paul Ekman'ın yaptığı bu test, insanın gülüşleri hakkında bir fikir veriyor. Peki sen, ne kadar insan sarrafısın? Gerçek bir gülüşle, sahte bir gülüş arasındaki farkı bulabilecek misin? Bu çok eğlenceli, bir o kadar bilimsel testi çöz, öğren!
Durup Dururken Dünyayı Yok Edebilecek 6 Şey
Bu aslında dünyayı yok etmiyor ama dünyadaki bütün teknolojiyi ve onu kullanan insanları yok ediyor. Yani güneşli bir günde telefonunuzla konuşurken güneşli bir günün olmasına sebebiyet veren güneş, bir fırtınayla dünya nüfusunun %80'in filan (kafadan attım ama bence  bi o kadar gider) ölmesine sebebiyet verebilir. Bu fırtınalar sürekli olmakla birlikte dünyaya ulaşmasını engelleyen dünyanın bir katmanı vardır. Kuzey ışıklarının olma sebebi de odur. Lakin katmanın ismini bir türlü tam hatırlayamadım o yüzden yazmayı reddediyorum. Her kuzey ışığı çıktığında fırtına kopmuş demektir ama bir kere bu güneş fırtınası o katmanı aşıp  dünyayı 1859'da vurduğunda telgraf sisteminin için edip dünyayı bir daha aramadan tek gecelik ilişkimizi bitirmiştir. Kayıtlara geçen en baba güneş fırtınası budur. Eğer o kadar büyük bir fırtına şimdi dünyaya ulaşırsa, telefonla konuşurken ölebilirsiniz. Bir kabileler hayatta kalır sanırım bu şekilde. Tabii insanlığın ölümü güneşten olsun diyebiliriz de.
Robotlar İnsanoğlunu İşsiz mi Bırakacak?
The Pew Research Internet Project, 2000’e yakın uzmandan fikir alarak yaptığı araştırma kapsamında 10 sene içerisinde robot kullanımının işsizliğe nasıl bir etkisi olabileceğinin cevabını aradı. Araştırmaya katkıda bulunan uzmanların yüzde 48’i, 2025 senesinde robot kullanımının işsizliği arttıracağını öne sürdü. Uzmanların yüzde 52’si ise robotların bazı başka sektörlerde iş fırsatları doğuracağı görüşünü paylaştı. Google’ın üzerinde çalıştığı insansız araba modelini ve Amazon’un uzun vadede posta dağıtımını insansız araçlarla yapmak istemesini örnek gösteren uzmanlar, bu alanlarda çalışan insanların uzun vadede işlerini kaybedeceklerini öne sürdü. Bu fikre katılmayan uzmanlar ise uzun vaadede robotların yok edebileceği sektörlere karşılık yeni iş alanları açılmasında ve insanların bu alanlarda istihdam edilmesinde rol oynayabileceğini savundu.Robot teknolojisi ne kadar gelişirse gelişsin asıl olan insandır. Ve teknolojinin kullanımı nitelikli insan gücüne bağlıdır.teknolojioku
Ebola ile Mücadelede Yeni Umut
Batı Afrika’da çok kısa sürede 729 kişiyi öldüren ve Dünya’da panik yaratan Ebola virüsü, yeni bir salgın başlatmak üzere. ABD’de denenen ZMapp adlı ilaç ise salgını daha ileriye gitmeden bitirebilir. Liberya’da tedavisi olmayan Ebola virüsüne yakalanan Dr. Kent Brantly ve Nancy Writebol, maymunlar üzerinde test edilen ZMapp isimli ilacı kullandı ve iyileşmeye başladılar. Dr. Brantly ve Writebol, Atlanta’daki bir hastanenin karantina bölümünde yatıyor. Gelen son bilgilere göre hâlâ güçsüzler fakat durumları daha iyiye gidiyor. ZMapp, alındıktan 48 saat sonra etkisini göstermeye başlıyor ve 9 gün içerisinde tam etki gösteriyor. Maymunlar ile yapılan denemelerde, Ebola virüsü taşıyan 6 maymundan 4′ü iyileşmeye başlarken, ikisi hayatını kaybetti. Tütün yapraklarından imal edilen ZMapp’in test süreci henüz tam anlamıyla bitmese de, ölmek üzere olduğunu düşünüp yakınlarıyla vedalaşan Dr. Brantly ile Writeboll’u hayata döndürmeyi başardı. İlaç, Afrika ülkelerinde sık sık hortlayan bu virüsün daha fazla can almasını önlemek için kritik önem taşıyan bir adım. ZMapp, küçük bir biyoteknoloji firması olan Mapp Biopharmaceutical tarafından geliştirildi. 2015 yılında son halini alacak ilacın Ebola’yı yeneceği tahmin ediliyor. Stuff
Rosetta 6.5 Milyar Kilometrelik Yolculuğun Ardından Kuyruklu Yıldızın Yörüngesine Girdi
Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Rosetta uzay aracı, 10 yıl süren 6.5 milyar kilometrelik yolculuğun ardından takip ettiği kuyrukluyıldızın yörüngesine girdi. Rosetta uzay aracı, 10 yıllık takibin ardından bugün 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızının yörüngesine girdi. Uydu, TSİ 11.00'da başlayan manevra hareketiyle kuyrukluyıldızın 100 km ötesinde konumlandı. Dünya'dan şu anda 450 milyon kilometre mesafede bulunan 67P/Churyumov-Gerasimenko ile ilerleyen tek vücut haline gelen Rosetta, Kasım ayında gök cismi üzerine inecek ve araştırma robotu Philae'yi bırakacak. ESA'nın web sayfasından canlı yayınlanan manevra sürecinin ardından, Rosetta Uçuş Direktörü Andrea Accomazzo, '10 yıllık gezegenlerarası uçuşun sonuna geldik' açıklamasını yaptı. Almanya'nın Darmstadt kentindeki yer kontrol merkezinde görev alan Rosetta operasyon müdürü Sylvian Lodiot ise 'kuyrukluyıldıza ulaştıklarını' belirtti. Sıra Philae'de Rosetta, bir turu birkaç gün içinde tamamlayacağı yörünge hareketi esnasında, 67P/Churyumov-Gerasimenko'nun yüzeyini inceleyerek iniş için en ideal noktayı belirlemeye çalışacak. Uydunun gövdesindeki keşif aracı Philae, Kasım ayında gök cismi üzerinde ölçümlere başlayacak ve 67P/Churyumov-Gerasimenko'nun kimyasal-fiziksel yapısını ortaya çıkaracak. 1.7 milyar dolarlık bir projenin ürünü olan Rosetta, Mart 2004'te ateşlenmişti. Uydu, aslında bir yıl öncesinde ateşlenecek ve 46/PWirtanen adındaki başka bir kuyrukluyıldızı takip edecekti. Ancak ateşleme roketinde yaşanan teknik arıza, projenin bir yıl ertelenmesine ve hedefin değişmesine neden oldu. Rosetta, adını Mısır hiyerogliflerini deşifre eden ilk bilim insanı olan Rosetta Stone'da alırken, Philae ismi de Nil Nehri'nde keşfedilen bir dikilitaştan geliyor. Rosetta, Jüpiter'in yörüngesinden çıktıktan sonra asteroidler Steins ve Lutetia'yı gözlemlemiş ve 2011'de üç yıllık 'kış uykusuna' yatmıştı. Uzay aracı, Ocak 2014'te tekrar canlandı ve hedefinin peşine düştü. 67P/Churyumov-Gerasimenko yörüngesinde 2015'in sonuna kadar kalacak olan Rosetta, kuyrukluyıldızlar hakkında birçok yeni bilgi sağlayacağı gibi, Güneş Sistemi'nin geçmişi ve oluşumuna ait yeni bilgiler elde edecek. Al Jazeera
Reklam
'Cumhurbaşkanlığı Köşküne Ayakkabı Kutusuyla Gidilmez'
Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanı seçimi çalışmaları kapsamında Kırıkkale'nin Sulakyurt Belediye Başkanı İsmail Bildik'i, Genel Başkan Yardımcıları Celal Adan, Ruhsar Demirel, Mevlüt Karakaya ve Genel Sekreter İsmet Büyükataman ile birlikte ziyaret etti. Ziyaretin ardından Çarşı Meydanı'nda vatandaşlara hitap eden Bahçeli, herkesin cumhurbaşkanı adayı olma hakkının olduğunu söyledi. 'ERDOĞAN ADİL YARIŞA GİRMEDİ' Bahçeli, 12 yıldan bu yana ülkeyi yöneten AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekillerinin önerisiyle aday olmasının en temel haklardan biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ancak ilk defa halk tarafından cumhurbaşkanı seçildiği için yasal düzenlemesi sırasında önemli boşluklar ve basitlikler olmuştur. Bu boşlukların giderilmesi tabiatıyla yasayı çıkartan iktidarın görevi olsa gerektir. Ama iktidarın başı bu yasadaki boşluklardan yararlanarak haksız bir rekabete girme yolunu tercih ederse, o zaman cumhurbaşkanlığı seçiminin meşruiyeti tartışılır hale gelir. Recep Tayyip Erdoğan şöyle bir yaklaşım içerisinde bulunabilmiş olsaydı, zannediyorum halkımız kendisini çok daha iyi takdir edebilirdi. Diyebilirdi ki, 'Milletvekili arkadaşlarım beni önerdiler, ben de kabul ettim ve aday oldum. Adaylığım 11 Temmuz'da YSK tarafından onaylandı. Başbakan olarak artık bu demokratik yarışa katılmamam gerekir. Onun için başbakanlıktan ayrılıyorum' diyerek diğer iki aday gibi adil, eşit bir yarışın içerisinde olması gerekirdi. Ama bunu yapmadı Başbakan.' Bahçeli, böyle bir ortamda Erdoğan'ı Başbakan olarak kabullenmenin adaletsizliği kabullenmek olduğunu savunarak sözlerini şöyle sürdürdü: BAŞBAKANSINIZ, HER TARAFA DEVLETİN İMKANLARIYLA GİDİYORSUNUZ 'Başbakansınız her tarafa devletin imkanlarıyla gidiyorsunuz. Ana uçağı, baba uçağı. Havalimanına gidiyorsunuz. Gideceğiniz yerde havalimanı yoksa helikopterler sizi bekliyor, onlara biniyorsunuz. Vali orada, kaymakam orada, Emniyet Müdürü orada, ilkokul müdürleri dahi orada. Bir ilkokul öğrencileri gelmemiş, Herkes orada. Böyle bir demokratik, adil bir seçim olabilir mi? Buradan çıkacak olan cumhurbaşkanı milletin vicdanında nasıl yer bulacak. Bunlar dikkate alınması gereken konulardır.' SEÇİLECEK KİŞİ ANAYASA’DAKİ YEMİNE BAĞLI KALMALI Cumhurbaşkanının ilk defa halk tarafından seçildiğini dile getiren Bahçeli, bundan önce TBMM tarafından cumhurbaşkanlarının seçildiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: 'Zaman zaman bu yarış çok sancılı geçiyor ve tartışmalı oluyordu. Uyarılar geliyor, muhtıralar veriliyor, olmazsa darbeler yapılıyordu. Böyle bir süreçten geliyoruz. Bir an düşünün. 1980 öncesinde 5 ay 17 gün cumhurbaşkanı seçilemedi. 114 tur yapıldı. O an ülkede sosyal şiddet, ekonomik kriz var, istikrarsızlık başını almış gidiyor. Arkasından 12 Eylül darbecileri gerekçeyi biraz daha genişleterek bulmuş oldular ve sonuç itibariyle de bir 12 Eylül İhtilali ile karşı karşıya kaldık. 12 Eylül İhtilalinden mağdur, mahkum olmayan kalmadı. İşkence, zulüm görmeyen kalmadı. Bunların hepsini yaşayarak geldiğimize göre artık buradan bir ders çıkartmamız lazım. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sancılı olmaması, uzlaşmaya dayalı, devletin birliğini sağlayabilecek bir amaca yönelik olmalı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncelikle Anayasa çerçevesinde gerçekleştirilmeli, seçilecek olan şahsiyet, Anayasa'daki yemine bağlı kalmalı. Böyle olursa bundan böyle halkımızın seçmiş olduğu cumhurbaşkanlığı bir gelenek oluşturur ve böyle devam eder. Ama bunun tersi davranırsak, önemli sıkıntılar olabilir.' NEREYE HİZMET ETTİĞİ MEÇHUL Bahçeli, hangi partinin mensubu olunursa olunsun, cumhurbaşkanı seçimlerini parti meselesi olarak görmenin çok zaman doğru olmayabileceğini söyledi. Girilen bu süreçte adaleti elinden kaybederek, Başbakan sıfatıyla devletin tüm imkanlarını kullanan bir kişinin, seçimlerde sonuç almasının yeni bir tartışmaya neden olacağına dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: '12 yıldan bu yana Erdoğan Başbakandır. Ne kadar saklarsanız saklayınız. Cepheleşme içerisinde midir? Kutuplaşma içerisinde midir? Kamplaşma içerisinde midir? Gerilim stratejisiyle Türkiye'yi gererek kendisine oy vermiş insanları, partisine ve şahsına hakaret edenler karşısında birleştirici bir üslubu, yalana, dolana dayalı olarak uygulayan bir şahıs. Önce etnik temelli bir ayrım yaptı. Sonra mezhep temelli bir ayrım yaptı. Daha sonra ayrımlar her kanatta devam ediyor. Nereye hizmet ettiği meçhul. Şu çocuklarımızın ant içmesinin ne mahsuru vardı.' BAŞBAKAN BU SÖZÜ NİYE SÖYLÜYORSUN Bu milleti oluşturan insanların farklı mezheplerden olabileceğini belirten Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın uyguladığı politikaların bölünmeye, ayrımcılığa, şiddete, adaletsizliğe, yalana, tahribata ve hakarete dayalı olduğunu ileri sürdü. Bahçeli, “Farklı etnik kökende de olabilir. Ama bir millet şuuru içerisinde, beraberce, birlikte yaşamayı da arzulamıştır. Şimdi kalkmışsınız devletin imkanlarını kullanarak televizyonlarda bülbül gibi konuşarak, falan partinin başkanı 'Alevidir', falan partinin genel başkanı 'Zazadır', 'Ben Sünniyim' diyor. Ne gerek var buna. Başbakan bu sözü niye söylüyorsun. Bu ülkede Alevi kardeşlerim de yaşıyor, Sünni kardeşlerim de yaşıyor. Bunlardan bir tanesinin demokratik hakkı olarak başbakan olması, parti genel başkanı olması mümkün de öbürünün niye mümkün değil?' diye konuştu. KAHİRE’DE DOĞANI MEMLEKET EVLADI SAYMAYAN ERDOĞAN Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın şimdi de doğum yerlerine göre ayırım yaptığını ve Kahire'de doğanı memleket evladı saymadığını belirterek, “Eğer kalkıp 'Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk Selanik'te doğdu memleket evladı sayılamaz' deme cesaretine sahip değilsen, lafı niye evirip çeviriyorsun. Pekala sen necisin? Bunu bilen yok. Kendisi de açıkça söyleyemiyor. Erdoğan çıkıp bu milletin huzurunda önce etnik temeldeki karışıklığı ortaya koy. Sonra inanç temelindeki bulaşıklığı bir ortaya koy” dedi. DALGA DALGA ADALETSİZLİK YAPILDI MI? Bugünlerde dalga modasının çıktığını belirten Bahçeli, “Türk Silahlı Kuvvetleri'ne dalga dalga bir adaletsizlik yapıldı mı? Emniyet güçlerine yapıldı mı? Yarın yargıca, savcıya yapılabilir mi?' diye sorarak, 'Hep bu milletin evlatlarına, milli değerlerine bu dalga çarptı. Bir gün AK Partililere de bir dalga çarparsa ne olacak? Erdoğan hata yapıyor diye, cezasını vatandaş bir gün niye çeksin. Bu konuya dikkat etmek lazım. Bu işin şakası yoktur' dedi. BU ANLAYIŞLA CUMHURBAŞKANI OLMAZ Bahçeli, Erdoğan'dan bu anlayışla cumhurbaşkanı olmayacağına dikkati çekerek, “Aklanmadan, paklanmadan, temizlenmeden Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olma şansı yok” diyerek şöyle devam etti: 'Belki bugünkü gücünü, devlet imkanlarını yine değişik yöntemlerle halkı kandırma usullerini kullanmış olsan dahi cumhurbaşkanı kalamazsın. Senden cumhurbaşkanı olmaz, olamaz. Mısır'da 'Rabia' diyor. Peki gerçeği niye paylaşmıyorsun. Bu Rabia işareti daha önce yok muydu? 12 yıl iktidarda kaldın. Rabia işaretini bir gün kullandın mı? Şimdi niye kullanıyorsun. Çünkü deşifre oldu artık. Şu 4 tane bakan ve çocukları. 4 bakan var bunların hepsi savcılık iddianamesiyle haklarında soruşturma açıldı mı? Meclise dosyaları geldi mi? Geldi. Orada da engellemeye çalışıyorlar. Şunu niye böyle şey yapıp da 5 kardeşi niye ortaya koyamıyorsun. Çünkü 5'inci sensin ve Bilal oğlansın.' EKMELEDDİN İHSANOĞLU’NU ANLATTI 'Bu adaylar içerisinde bir şahsiyet vardır ki, şu an için 12-13 partinin etrafını sardığı değerli bir bilim adamı ve diplomat olan Ekmeleddin İhsanoğlu' diyen Bahçeli, 'Ne kadar Erdoğan iftira etse, ne kadar İstiklal Marşı biliyor, bilmiyor tartışsa, ne kadar bilmem nerde doğdu, yaşadı dese de memleketin gerçeği, sıvanamaz, üstü örtülemez. Her şeyi istismar ediyorsun. Allah sana uzun ömür versin. Hem bu dünyada, hem de öte dünyada çekeceğin var. Yüce divana gitmeden hak vaki olmasın. Temennimiz o. Allah sana uzun ömür versin. Sağlıklı yaşamanı temenni ediyorum. Ama şu yalandan, iftiradan, hakaretten bu milleti devlet imkanlarıyla aldatmaktan vazgeç' diye konuştu. Bahçeli, devletin birliği, dirliği, milletin bölünmez bütünlüğü için, Alevi, Sünni, Kürt, Türk ayrımı olmadan birlikte yaşamak için artık devletin başında bu ayrımcılığın olmaması gerektiğini belirtti. SANDIĞA GİDİNİZ Cumhurbaşkanı seçiminin önemsenmesini ve herkesin sandığa gitmesini isteyen Bahçeli, şunları kaydetti: 'Sandığa gidiniz. Sağın, solun tesirleri altında kalmayınız. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yanlış bir adım atılırsa onun arkasını toparlayamayız. Türkiye'deki sosyal hareketlilik hızlanır. Gerilim artar. İç savaşa doğru gidişler olur. Suriye, Irak, Kafkaslar ateş çemberi. Türkiye'nin kendini buradan kurtarması için aklı başında insanların devlet başkanı olması gerekir. Böyle olunca 3 adayın içeresinde Ekmeleddin İhsanoğlu'nu sizlere tavsiye ediyoruz. Takdir sizin.' CUMHURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜNE AYAKKABI KUTUSUYLA GİDİLMEZ Çorum'un Sungurlu İlçesi'nde konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Cumhurbaşkanlığı köşküne kimse yalınayak gitmez. Bunun, böyle olmayacağını biliyorsun. Ayağında bir ayakkabısı olur. Ama ayakkabı kutusu ile girdiğin anda herkes bakacak bu neyin kutusudur diye' dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, karayolu ile geldiği Çorum’un Sungurlu İlçesi’nde vatandaşlarla buluştu. Belediye binası önünde halka hitap eden Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'a yüklendi. Erdoğan'ın gezilerde devlet imkanlarını kullandığını söyledi. TRT'YE HESAP SARACAĞIM Başbakan Erdoğan’ın İstanbul Maltepe’de düzenlediği miting hakkında da konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'İstanbul’da bir miting yapmış. İstanbul’da ne kadar emniyet mensubu varsa miting alanında, 5 bin tane de AKP'nin özel güvenliği kurulmuş. Belediyenin, devletin tüm imkanları ile bir miting olmuş. Şu kadar insan mitingde vardır diyerek övünülüyor ve televizyonlarda, basınlarda aynı fotoğraflarla mitingi veriyor. Şimdi biz ilçe ilçe dolaşıyoruz. Burada televizyon kameralarından birkaç tanesi var. Akşam yayınlayacakları da şüpheli. Hele bir tanesi var TRT. Hepimizin vergisi ile kurulan bir TRT var. Şimdi bu TRT'nin bu seçimler dönemindeki yayınlarının bir mukayesesi yapılmış Recep Tayyip'e 500 saatin üzerinde, öbürlerine 3 saat 7 saat arasında bir şeyle güya adil bir propagandaya fırsat veriyor. Ey, TRT'nin yöneticileri, genel müdürleri, haber müdürleri. Söylüyorum, Allah nasip eder, bir sorumluluk üstlendiğimde bu adaletsizliğin hesabını sormazsam namerdim' dedi. YALANLA CUMHURBAŞKANI OLMAMALI MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan'dan cumhurbaşkanı olamayacağını belirterek, 'Recep Tayyip Erdoğan'dan cumhurbaşkanı olmaz, olamaz. Kamplaşmaya, kutuplaşmayla, cepheleşmeye gerilim stratejisi ile kardeş kavgasına ülkeyi sürükleyecek yanlış sözlerle, hakaretlerle yalanla dolanla bir şahıs cumhurbaşkanı olmamalıdır' diye konuştu. DALGA DEĞİL TSUNAMİ VURACAK Cumhurbaşkanlığı köşküne kimsenin yalınayak gitmeyeceğini ifade eden Devlet Bahçeli şöyle devam etti: 'Bunun, böyle olmayacağını biliyorsun. Ayağında bir ayakkabısı olur. Ama ayakkabı kutusu ile girdiğin anda herkes bakacak bu neyin kutusudur diye. Cumhurbaşkanlığının bahçesinin tanziminde süs havuzları var. Oralara şöyle bakıp kendisinin haramzadelerle oluşturduğu havuz gibi görürse, oradaki aziz su artık dolar gibi kendine gelmeye başlarsa bir başka felakette öyle olur. Şimdi kalkmış mecliste de 4 tane bakanın deşifre edilmesi mecliste de soruşturma komisyonunu kurulmasıyla, eli şöyle dolaşıyor neymiş bu Rabia’ymış. Sen 12 yıldan bu yana 3 Kasım’dan bu yana bu ülkeyi yönetmiyor musun? 2012 ve sonrası dönemlerde bu işaret neyin nesi. Bundan evvel Mısır'da Rabia yok muydu ki sen bunu tespit edip bize anlatıyorsun. Bu Rabia işareti midir, başka işaret midir? Benim son döneminde şunlar şunlar deşifre oldular. Bunlar kim 4 tane bakan ve çocukları. Şunu gizli tutayım diyor. Eli böyle yani kalkıp da bunu 5 parmak olarak 5 gardaşı göstermeyin de birini niye saklıyorsun. 4 tanesinin yolsuzluk ve rüşveti belli. 5’incisi sensin oğlun Bilal’dir. Parmağını şöyle kaldırdığın gün 25 Aralık'taki yolsuzluk halkası ailecek boynuna geçer senin. Bu arada kendisinin bakanlarından ağlayan var. Hele sürekli bu devam eder diyor demokratik açılım zırvasıyla ülkeyi ihanete sürükleyen de diğer alanlara da yayılabilir diyor. Şimdi bu yayıla yayıla nereye kadar varacak. Bu dalgaların alayı inançlı temiz yoksul kimsesiz ama memlekete sevdalısı olanların kıyısına bu dalga vuracak dün yoksulda bugün zengin olan AKP’lilere bu hiç dalga vurmayacak mı? Yine söylüyorum, şu Türk Bayrağının altında söylüyorum. Allah nasip ederse dalga değil, tusunami vuracak. Çünkü oraya bir dalga yetmez o kadar millete hakaret eden ihalelerin babaları var onların da alayını almak lazım o dalganın içerisine onlar özel uçakları ile yurt dışına kaçacaklarını zannediyorlarsa bu aziz milletin tusunamisi öyle bir alacakaranlıkta gelir ki alayınızı dalganın içine alır boğar atar. Allah’ın izniyle o sebepten dolayı Recep Tayyip Erdoğan’dan adalet bakanı, o da belki aralarına girecek demek ki o da dalganın içinde olacak bak Allah söyletti. Ama kısaca söylüyorum Recep Tayyip Erdoğan senden cumhurbaşkanı olmaz. Başını ağrıtma, yolsuzlukla ve rüşvetten kaçman mümkün değil. Bari sana oy vermiş masum insanları kandırarak, hala yanına alarak hırsızlığına soygununa kimseyi alet etme ve bu işten vazgeç. Vazgeçmezsen sizin bileceğiniz iş takdir cenabı Allahı’ndır. Ama biz diyorsak ki senden aday olmaz, senden cumhurbaşkanı olmaz, bu kadar güzide insana peki oluru kimdir diye sorduklarında bir cevabımız olması lazım. Ekmeleddin İhsanoğlu bey. Birçok siyasi partinin etrafında bütünleştiği, anayasa çerçevesinde cumhurbaşkanlığı görevi yapacak yemine sadık kalacak bir aziz millet evladıdır. MHP'ye gönül vermiş arkadaşlarımızda bu adaya destek vermek suretiyle cumhurbaşkanı olmasını istiyoruz. Gösterdiğimiz gayret budur ve büyük çoğunlukta Ekmeleddin bey etrafında bütünleşiyor. Öyleyse pazar günü sandığa gidecek misiniz? Oraya vardığınızda 3 tane resmi görecek misiniz? Bunların içerisinde en tanıdığınızı her yönüyle biliyorsunuz öbürü hakkında da kanaatiniz var. Tanımadığım dediğiniz birisi var o da Ekmeleddin beydir. Sevgi için ekmek, dirlik için ekmek, her konu için ekmektir ve cumhurbaşkanlığı için de Ekmeleddin beydir.' MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, buradaki konuşmasının karayolu ile Laçin İlçesi'ne geçti. Erhan GÖĞEM- Tahsin GÜNER/KIRIKKALE, //İlker AKTAŞ-Yusuf ÇINAR/SUNGURLU(Çorum) (DHA)
Danimarka'dan İnternette Terabayt Rekoru!
Danimarkalı araştırmacılar, bir saniyede bu kadar veriyi aktararak rekorları alt üst ettiler!Bir zamanlar internet üzerinden video izlemek istediğimizde uzun süreler boyunca yükleme yapılmasını beklememiz gerekiyordu. Günümüzde bile yüksek kaliteli videoları izlemek istediğimizde sorunlar yaşayabiliyoruz. Ancak Danimarkalı bilim adamlarının çalışmalarına göre bu tür sorunlar çok geride kalmış olabilir.Technical University of Denmark araştırmacıları saniyede 5 terabayt, tam olarak 43 Tbps , veri aktarımı yapabilen bir internet bağlantısı kurmayı başardılar. Günümüzde kullanılan en iyi bağlantıların karşısında bile bu bağlantı büyük bir ilerleme olarak karşımıza çıkıyor.Bu gelişimin en önemli yanı ise, kullanılan teknolojinin temelinin Dünya üzerinde şu anda kullanılan teknoloji ile aynı olması. Yani, bu hıza ulaşan bağlantı da, daha özel olsa da, fiber-optik kablo aracılığı ile kurulmuş durumda. Günümüzdeki fiber-optik kabloların sınırı 100 Gbps olarak gözükmekte ve bu teknolojiye yapılacak olan bir geçiş işlemi, genel interneti çok daha rahatlatacak bir şey olabilir.Her ne kadar bu hız karşısında ağzımız sulansa da, bu teknolojinin henüz evlerimize ulaşmayacağını söylemekte fayda var. Ayrıca, evimizde şu anda 43 Tbps gibi bir hız kullanmaya kalksak bile bu pek çoğumuz için işe yaramaz olurdu. Dünya üzerinde yeni yeni yayılmaya başlayan 1 Gbps hızı bile pratikte çok daha düşük hızlarla sonuçlanıyor. Bunun en büyük sebebi ise tabii elimizde bulunan donanımlar .Ancak, bu yeni teknolojinin ISP'ler tarafından kullanılarak daha fazla bağlantının ve verinin aktarımı kolaylaştırılabilir. Bu da bütün kullanıcılar için daha yüksek bir bağlantı kalitesi ile sonuçlanabilir...
Reklam
İstanbul'a Havaray Geliyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yeni projesi Havaray ile trafik büyük ölçüde rahatlayacak. 47.8 kilometrelik 10 ayrı hatta günde 200 bin yolcu taşınabilecek. İstanbul'da toplu taşımada yeni bir dönem başlıyor. Metrobüs , metro , tramvay ve teleferikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi ulaşım yatırımlarına Havaray Projesi de (Havada giden tramvay) eklendi. Kısa mesafe olarak 10 ayrı hatta düşünülen sistem, mevcut trafiği ve yolları etkilemeden havadan sefer yapacak. Havaray Projesi'nin etüt çalışmaları için ilk ihaleyse önümüzdeki ay gerçekleşiyor. Raylı sistemi havaya taşıyarak alternatif bir yol ortaya çıkartan İstanbul Havaray Projesi'nin hangi semtlerden geçeceği de büyük oranda belirlendi. Metrobüsle entegre çalışacak Havaray hatlardan 4'ü Anadolu Yakası'nda bulunurken, 4'ü de Avrupa Yakası'nda yapılacak. Sütunlar üzerinde hareket edecek olan havaray , böylece mevcut trafiği ve yolları da etkilemeyecek. Toplu taşımada metro ve metrobüs gibi sistemlerle de entegre olacak havaraylar, kısa mesafeli ulaşımı büyük oranda rahatlatacak. Duraklar arası yolculuk 2 dakika Şu anda minibüslerin ulaşımı sağladığı bölgelere yapılacak havaraylar sonrası minibüslerin kaldırılması gündeme gelmesi bekleniyor. Avrupa ülkelerinin yanı sıra Japonya ve Çin'de de gözde toplu taşıma sistemi olarak kullanılan havarayla günde 40-50 bin yolcu taşınabiliyor. Yüksek kapasiteli olanlar günde 200 bin yolcu kapasitesine ulaşabiliyor. Sistemin duraklar arası yolculuk süresi ise 2 dakika olacak. Kaynak: Sabah
Tecrübeli Japon Kök Hücre Araştırmacısı İntihar Etti
Japon kök hücre araştırmacısı Yoshiki Sasai intihar etti. Sasai'nin son yayınları araştırma dünyasında çalkantılara yol açmıştı. Bu yıl başında Nature dergisinde yayınlanan iki makalesiyle kök hücre araştırması alanında büyük tartışma yaratan araştırmacı Yoshiki Sasai bugün çalıştığı RIKEN Enstitüsü’nde ölü bulundu. Sasai kolay bir başkalaşım yöntemiyle farklı türdeki hücrelerden kök hücre üretilebileceğine dair ipucu elde etmişti. Japon haber kaynaklarından alınan bilgilere göre Sasai, yüksek prestijli bir enstitü olan Kobe’deki RIKEN Enstitüsü’nün güvenlik görevlileri tarafından kendini asmış olarak bulundu. Yapılan basın açıklamasında 52 yaşındaki Sasai’nin Nature makalelerini birlikte yayına hazırladığı çalışma arkadaşlarına veda mektubu bıraktığı belirtildi ancak mektubun içeriği kamuoyuyla paylaşılmadı. Nature dergisinde yayınlanan makalelerin ardından kök hücre araştırmacıları arasında ciddi tartışmalar yaşanmış ve bu makalelerde elde edilen sonuçlar dünyadaki pek çok laboratuvar tarafından tekrar edilememişti. Süregiden tartışmalar ve yapılan incelemeler sonrasında makalelerin yazarları her iki makaleyi de yayından çekmek zorunda kalmıştı. Bu makalelerde kimi deneylerin yanlış yapıldığı, bazı kısımlarda ise sonuçların çarpıtıldığı ve intihal yapıldığı belirlenmişti. Kök hücre alanında önemli çalışmalara imza atan Sasai’nin son olaylardan olumsuz olarak etkilendiği biliniyordu. Sasai son yıllarda kök hücrelerden laboratuvarda ufak organcıklar geliştirilmesi konusunda ciddi başarılara imza atmıştı. Bugün alınan ölüm haberi başta Japonya ve tüm dünyadaki araştırmacıları yasa boğdu.Sol Portal
Vay Be Dedirtecek Altıncı His Teknolojisi
Altıncı His Teknolojisi , dijital bilgiyi kullanarak fiziksel dünyamızı daha zenginleştirmeye yarayan giyilebilir bir teknoloji. Bu teknolojiyi bulan Pranav Mistry, MIT Media Lab ‘da çalışan bir Hintli. Google Glass ile hayatımıza girmeye çalışan giyilebilir teknoloji kavramı, aslında tahminlerimizden öte yeniliklere açık. Google Glass, bize sadece bir gözlük yardımıyla hayatımızı kolaylaştırabilecek bir ürün sunuyor.Altıncı His Teknolojisi sahibi P.Mistry şu düşünceden yola çıkmış: “Yaşantımızdaki günlük objeler ve jestler hakkındaki bilgimiz ve onları kullanma biçimimiz, dijital dünyayla olan etkileşimimize nasıl uyarlanabilir?… Klavye ve fare kullanmak yerine, neden bilgisayarımı fiziksel dünyayla etkileşim kurduğum şekilde kullanamayayım?”Bilgisayarın faresi ile başlayan bu araştırma, kağıtlara aldığımız notları SMS ile göndermeye, 3 boyutlu çizim yapabilen kalemlerden uçak biletini kullanarak Google Maps’de arama yapmaya kadar birçok alana yayılmış.
Reklam
Antarktika'da Dev Penguenler Yaşıyordu
Antarktika'da yapılan yeni araştırmalar, bir zamanlar boyu 2 metreye ulaşan dev penguen fosillerini ortaya çıkardı. Palaeeudyptes klekowskii türüne ait yeni ayak ve kanat fosilleri, canlının 115 kilo ağırlığa erişebildiğini gösterdi. Antarktika'nın Güney Amerika'ya en yakın olduğu noktanın açıklarında yer alan Seymour Adası'nda yapılan araştırmalar, bir zamanlar dünyada 'mega penguenler'in yaşadığını gösterdi. New Scientist'in haberine göre, binlerce penguen kemiği bulunduran bölgede yapılan yeni kazılar, bugüne kadar rastlanmış en büyük fosillere ulaşılmasını sağladı. Arjantin'in La Plata Müzesi araştırmacıları tarafından bulunan yeni kemiklerin, geçmişte tanımlanmış olan Palaeeudyptes klekowskii türüne ait olduğu ancak geçmişte bulunan kemiklerden farklı olduğu belirtildi. Yeni kemikler 37-40 milyon yıl önce yaşamış olan penguenin boyunun 2 metreye, ağırlığının ise 115 kiloya kadar ulaşabildiğine işaret etti. Günümüzde yaşayan en büyük penguenler olan İmparator penguenlerin boyu en fazla 1.36 metreye ulaşırken, ağırlıkları 46 kiloya kadar çıkıyor. Palaeeudyptes klekowskii türüne ait geçmişteki en büyük fosiller, nesli tükenen canlının en fazla 1.5 metre boya erişebildiğini göstermişti. Araştırmanın başında yer alan Carolina Acosta Hospitaleche, 'dev penguenin hayatta olduğu dönemin tüm penguen türleri için en iyi zamanlar olduğunu, Antarktika kıyılarında 10-14 türün hep beraber yaşadıklarını' söyledi. Comptes Rendus Palevol dergisinde yayımlanan en son araştırmada, P. klekowskii'ye ait yeni ayak ve kanat kemikleri bugüne kadar türe ait en büyük fosiller olarak kayıtlara geçti. Kemikleri inceleyen ABD'nin Bruce Müzesi'nden Dan Ksepka, 'kemiklerin tanık olduğu en büyük penguen fosilleri olduğunu belirterek, bir zamanlar gerçekten dev penguenlerin yaşadığını' ifade etti. Al Jazeera
Japonya'nın 'Uzay Kuvvetleri' Meteorlarla Savaşacak
Japonya menşeli gazete The Mainichi Shimbun‘un haberine göre; Japonya Hükümeti, Savunma Kuvvetleri’ne dahil edeceği bir “ uzay kuvvetleri ” kuracak. Projenin amacı, “Dünya’nın yörüngesinde dolanan tehlikeli meteorları saptamak ve bu meteorların uydulara çarpmasını engellemek.” Japonya , söz konusu projesi için Amerikan Hükümeti’yle ortak çalışacak. Nitekim projenin başlıca amaçlarından biri de, uzay araştırmaları konusunda iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek. Anlaşmaya göre Japonya, uzay kuvvetlerinden topladığı bilgileri, Amerika ile de paylaşacak. Uzay kuvvetleri ekibi, Japonya Savunma Bakanlığı’nın Hava Kuvvetleri’nden atayacağı personellerden oluşacak. Ekip, ülkenin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ve Uzay Keşif Dairesi ile ortak çalışacak. Japonya, uzay kuvvetlerini 2019 yılına yetiştireceğini öngörüyor.teknolojioku
Bastır Parayı Tıp'ta Oku
Devlet ve vakıf üniversiteleri arasında puan farkları şaşırtıcı boyuta ulaştı. Öğrencilerin en çok tercih ettiği tıp, hukuk gibi bölümlerde dahi puan farkları 265’i aşıyor. Parası olan üniversitede istediği bölüme girebiliyor Üniversitelerde merkezi yerleştirmeler tamamlandı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yayınladığı sayısal veriler, üniversitelerin aynı bölümlerindeki puan farklılıklarını gözler önüne seriyor. Milliyet'ten Mine Özdemir'in haberine göre, devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki puan makası her geçen yıl açılırken, vakıf üniversitelerinin burslu, burssuz programları arasındaki farklar da giderek büyüyor.  Öyle ki öğrencilerin en çok tercih ettiği, önceki yıllarda kazanmanın çok zor olduğu tıp, hukuk gibi fakültelerde dahi bu farklar dikkat çekiyor. Bu yıl vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerinde burslu ve burssuz programlar arasındaki fark 240’a kadar ulaşıyor. Tıp fakültesi olan tüm üniversiteler arasındaki puan farkı ise 241’e kadar çıkıyor. Yine öğrencilerin en çok tercih ettiği bölümlerden hukuk fakültelerinde de puan farkları 265’e kadar ulaşıyor. Yani bir anlamda ilk 10 bindeki öğrenci ile bir milyonuncu öğrenci aynı sınıfta okuyacak. Bu durum sınıftaki öğretim kalitesinin en iyi öğrenciler aleyhine bozulmasına neden oluyor. Yüzde 100 burslu pek çok öğrencinin, sonraki yıl, üniversite değiştirmesinin ve özellikle de vakıflardan, devlete yönelmesinin en önemli nedeni bu. Kısacası parası olan üniversitede istediği bölüme girebiliyor. 256 puanlı hukuk fakültesi Hukuk fakültelerinde en yüksek puan 521 puanla Galatasaray Üniversitesi’ne ait, en düşük puan ise 256 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nde. Devlet üniversiteleri arasındaki en düşük puan 393 ile Atatürk Üniversitesi’nde. Yani en düşük puanlı devlet üniversitesiyle vakıf üniversiteleri arasındaki fark 137. Yine vakıf üniversitelerinin burslu burssuz programları arasında çok yüksek farklılıklar bulunuyor. En yüksek puan farkı 228 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nde. Üniversitenin hukuk fakültesi tam burslu programına 484 ile öğrenci alırken, burssuz (ücretsiz) programına 256 puanla öğrenci alıyor. Yine Fatih Üniversitesi de 210 puan farkıyla dikkat çekiyor. Üniversitede tam burslu programın taban puanı 500 iken yüzde 25 burslu öğrenci alan programın puanının 290 olduğu görülüyor. Psikolojide fark 280’e ulaştı Gözde bölümlerden olan ve her yıl neredeyse kontenjanlarının tamamını dolduran psikoloji bölümünde de 280’e ulaşan puan farklılıkları dikkat çekiyor. Psikoloji bölümünde en yüksek puan 484 ile Boğaziçi Üniversitesi’ne ait, en düşük puan ise 204 ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde. Devlet üniversiteleri arasında en düşük puan ise 395 ile Bingöl Üniversitesi’nde. Bu durumda en düşük puanlı devlet üniversitesiyle vakıf üniversiteleri arasındaki fark 191. Vakıf üniversitelerinin burslu burssuz programları arasındaki puan farkı da 225’e kadar çıkıyor. Psikoloji bölümünde en yüksek puan farkı 225 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’ne ait. Üniversite İngilizce Psikoloji Bölümü’ne 457 puanla öğrenci alırken, burssuz programına 256 puanla öğrenci alıyor. Yine Üsküdar Üniversitesi’nde 220, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 210, Bahçeşehir Üniversitesi’nde 210, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde 200, Fatih Üniversitesi’nde 204, Doğuş Üniversitesi’nde 200 puan farkı dikkat çekiyor. Tıpta makas açılıyor Devlet üniversiteleri arasında en yüksek puan 531 ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce programına ait. Vakıf üniversitelerinde ise en yüksek puan 541 ile Koç Üniversitesi’nde, en düşük puan da 300 ile Yakın Doğu Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde yer alıyor. Tıp fakültesinin burslu burssuz programlarındaki en fazla fark 221 ile Bahçeşehir Üniversitesi’nde. Diğer üniversitelerdeki puan farkları ise şöyle: Yakın Doğu Üniversitesi’nde (İng) 147, Fatih Üniversitesi 114, Şifa Üniversitesi’nde 110, Yakın Doğu Üniversitesi’nde 98, Turgut Özal Üniversitesi’nde 95, Acıbadem Üniversitesi’nde 94, Zirve Üniversitesi’nde 93, İstanbul Bilim Üniversitesi’nde 88, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nde (İng) 85, Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde 82, Yeditepe Üniversitesi’nde 79, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde 78, Maltepe Üniversitesi’nde (İng) 76, Mevlana Üniversitesi’nde 68, Bezmialem Üniversitesi’nde 54, Maltepe Üniversitesi’nde 55, Ufuk Üniversitesi’nde 47, Başkent Üniversitesi’nde 44 oldu. Tıp fakültesindeki bütün programlarına burslu öğrenci alan Koç Üniversitesi’nde tam burslu ve yüzde 50 burslu programları arasındaki fark da 33’e kadar çıktı.Milliyet
Reklam
Çift Başlı Yunus Ölüsü Sahile Vurdu
İZMİR’in Dikili İlçesi’nde çift başlı, çift yüzgeçli, tek kuyruğu olan yavru yunus, sahilde ölü bulundu. Antalya’dan tatil için Dikili İlçesi’ne giden Beden Eğitimi Öğretmeni Tuğrul Metin, sahilde yüzerken kıyıya bir balığın vurduğunu gördü. Sahile çıkan Tuğrul Metin, tek kuyruklu, çift başlı ve yaklaşık 1 metre boyunda ölü yunusla karşılaştı. Tuğrul Metin’in durumu bildirmesi üzerine sahile gelen Dikili Jandarması’na bağlı ekipler, ölü yavru yunusu alarak incelenmek üzere götürdü. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, ender görülen bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, 'Yapışık ikizlerin benzeri bir durum. Yapılacak incelemelerin ardından mutlaka bir sonuca ulaşılacaktır' dedi.Süleyman EKİN/ ANTALYA, (DHA)
Beyaz Et Hakkında Soru ve Cevaplar
Böyle bir görüş bilimsellikten uzak bir yaklaşım olup tamamen safsatadır. Piliç etinin erken ergenliğe neden olduğuna dair hiçbirbilimsel yayın bulunmamaktadır. Böyle bir durumun olması hiçbir zaman sözkonusu değildir.
Reklam
Nazilerin En Gizli Silahları
Einstein almanyadan ayrılınca almanya bilim adamsız kaldı demeyin ve führerin hırsıyla bilim adamların zekası birleşince ortaya çıkan silahlara bi göz atın
Tatil Yaparken Porno Yıldızı Oldu
Swansea Üniversitesi’nde fizik eğitimi alan 21 yaşındaki başarılı öğrenci Luke Kristopher Davis, İspanya’nın Barcelona kentinde tatil yaparken keşfedilip porno film oyuncusu olduİNGİLTERE'NİN Galler bölgesindeki Swansea Üniversitesi’nde fizik eğitimi alan 21 yaşındaki başarılı öğrenci Luke Kristopher Davis, İspanya’nın Barcelona kentinde tatil yaparken keşfedilip porno film oyuncusu oldu. Yerel Wales Online gazetesine konuşan Davis, “Barcelona’da tatil yaparken porno film yönetmeni Erika Lust yanıma gelip oyuncu ya da model olup olmadığımı sordu. Sadece bir üniversite öğrencisi olduğumu söylediğimde ise bana ‘Kısa süreliğine yıldız olmak ister misin?’ diye sordu” dedi. Boş zamanlarında lise öğrencilerine özel fen dersleri veren Davis, Lust’ın teklifini kabul etmeden önce bir porno filmde rol almanın geleceğini nasıl etkileyeceğini etraflıca düşündüğünü ancak “Bir bilim insanı olmayı planladığını ve bilim çevrelerinin bu konularda oldukça rahat olduğunu” bu nedenle de teklifi kabul ettiğini söyledi. Davis “Bilim dünyası bir araştırmacının sadece yaptığı işle ilgileniyor. Onlar geçmişte ne yaptığınızı hiç önemsemiyor” dedi. ANNESİNE FACEBOOK’TA SÖYLEMİŞ Şimdiye dek İspanya’da “Kristopher Kodjoe” takma adını kullanarak iki porno film çektiğini söyleyen Davis, porno film sektörüne girdiğini annesine Facebook’ta açıkladığını belirtti. Davis, “Ben Barcelona’dayken İngiltere’deki anneme Facebook’tan mesaj atıp erotik bir filmde rol alacağımı söyledim. Bana sadece keyfini çıkarmamı söyledi” dedi. Başarılı öğrenci sözlerine “Elbette ailem biraz şoke oldu ancak onlar aptal olmadığımı, asla porno yıldızı olmak için eğitimimden vazgeçmeyeceğimi biliyorlar” diyerek devam etti. Gelecekte teorik fizik alanında çalışmalar yapmak istediğini belirten Davis, filmler çekilirken çok eğlendiğini ve gelecek yaz Barcelona’ya dönüp bir iki filmde daha oynamayı planladığını söyledi.YeniAlanya
Gürsel Tekin:'İmam Hatip Talimatını Bilal Erdoğan Veriyor'
CHP, İmam Hatip okullarıyla ilgili Bilal Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen bir ses kaydını dinletti. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyerek, Başbakan Erdoğan’ın oğlu, TÜRGEV Mütevelli Heyeti üyesi Bilal Erdoğan’a ait olduğunu iddia ettiği bir ses kaydını (tape) basına dinletti. Tekin, “Milli Eğitimi ne hale getirdiklerini göreceksiniz” diyerek sinevizyonla yayınladığı söz konusu kaydın, Bilal Erdoğan’ın İmam Hatip’lerin yaygınlaştırılmasına ilişkin telefon görüşmesi olduğunu ileri sürdü. Tekin, kayıtla ilgili olarak, “Bilal Erdoğan paraları sıfırlamakla yetinmemiş ve milli eğitimi sıfırlamak için talimatlar veriyor. Milli eğitimin nasıl dizayn edileceğinin talimatları veriliyor” diye konuştu. Söz konusu ses kaydında Bilal Erdoğan olduğu iddia edilen şahsın, “Kız-erkek aynı kampüs içinde düşünmeyelim” demesi dikkat çekiyor. nediyor.com
Samsun'da 2 Milyon Yıllık Mamut Fosili
Samsun Kültür ve Turizm Müdürü Yüksel Ünal, ilçede özel bir firma tarafından uzun yıllar işletilen ancak son 10 yıldır atıl bekleyen linyit kömürü madeninde 4 yıl önce bazı fosillerin çıkarıldığını söyledi. Bulunan parçaların neye ait olduğunun bulunması için Maden Tetkik Arama (MTA) Tabiat Tarihi Müzesi ile irtibata geçtiklerini belirten Ünal, şöyle konuştu: 'Bilim adamları ilk gözlemlerinde fosillerin Akdeniz Mamutu'na ait olduğunu tespit etti. Bunu da fosiller arasında bulunan ve bu hayvanların karakteristik özelliklerinden birisi olan sağ üst çenedeki son azı dişinden anlamışlardı. Söz konusu fosillerin yaşının tespit edilmesi, yakından incelenmesi gerektiği bize bildirildi. Biz de MTA'yla irtibata geçtik ve fosiller yaklaşık 1 yıl incelendi.' Fosiller Samsun'da sergilenecek Fosilleri MTA Tabiat Tarihi Müzesi Paleontoloji Birim Yöneticisi Ebru Albayrak'ın incelediğini belirten Ünal, şunları kaydetti: 'Ladik ilçesinde bulunan fosillerin 2 milyon yıl önce yaşamış mamut, mamut dişi ve at dişleri olduğu belirlendi. Ladik'in geçmişte erken pleistosen döneminde yaklaşık 2 milyon yıl önce mamut ve atlar için uygun bir iklim ve bitki örtüsüne sahip olduğu tespit edildi. Ayrıca bu fosiller ile gelecekte bu bölgede daha ayrıntılı çalışma yapılması durumunda önemli fosillerin elde edilebileceği belirtildi.' Ünal, fosillerin Samsun'da müzede sergileneceğini sözlerine ekledi.AA
Reklam