Kobe Bryant’ın veda maçı unutulmazlar arasına girdi! Los Angeles Lakers’ın efsane guardı, kariyerinin son maçında 60 sayı kaydetti ve takımının Utah Jazz’ı 101-96 mağlup ettiği maça damga vurdu.
Özgecan Aslan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'i öldüren Gültekin Alan ile kendisine yardımla suçlanan 5 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında kamuoyunda 'altın tabancalı baba' olarak bilinen Ahmet Tekin Baykal da var. Gültekin Alan’ın cinayette kullandığı silahı, protez bacağı olan bir hükümlü eşinin X-ray’den geçirdiği belirtiliyor.
Yönetmenliğini Michael Bay'ın yaptığı, senaryosunu ise Ehren Kruger'ın yazdığı 2014 Amerikan-Çin yapımı bilim kurgu filmi. Transformers serisinin 4. devam filmi olup başrolünde Mark Wahlberg görev almıştır.Seri dünya çapında 1 milyar doların üzerinde hasılat yapmıştır. Devam filminin Transformers 5 olarak 2016'da gösterime girmesi öne sürülüyor. Filmin dünya çapında hasılat rekoru kırması üzerine çalışmalara devam edildiği Michael Bay tarafından açıklanmıştır.http://www.imdb.com/title/tt2109248/
Belki de NBA tarihinin en çekişmeli mücadelelerine sahne olan ve seyir zevki olarak da en üst seviyede olan 90'lar, Michael Jordan, John Stockton, Karl Malone, Charles Barkley gibi yıldızlar geçidine sahne oldu. Bunlar arasından en iyilerini seçmek oldukça zor olsa da Black9ne kanalı en iyi 10 basketbolcuyu derledi.
Latin müziği; dil bilmeyenlere bile daima enerjisini geçirebilen, güçlü bir müzik. 2000'li yıllara dönüp, adlarını hatırlamasak da dinleyince melodisini mutlaka tanıdığımız Latin şarkıları derledik.
Tarihimizde katıldığımız ikinci Dünya Kupası olan turnuva 2002 yılında Kore ve .Japonya'da düzenlendi. Sürprizleri, oyuncuları, polemikleriyle gelmiş geçmiş en ilginç spor organizasyonlarından biri olmuştu. Bizim için bu turnuvanın değeri daha büyüktü. Şenol Güneş yönetimindeki milli takım hem üçüncülüğü ve futboluyla dünyanın takdirini toplamış hem de yine 3.'lük kazanacağı Konfederasyon Kupası'na gitmeye hak kazanmıştı. Peki, istatistiklerin, fotoğrafların dışında sıradan bir Türk futbolseverin aklında neler kaldı?
Bizim siyaset erbabının dili kabalıktan pespayeliğe, nefretten vahşete doğru hızla ilerliyor. Halk, içinden “Hop, beyler! Aile var” diye geçirse bile, dışarıya karşı suskun. Daha doğrusu öteki mahallenin kabadayısına celalleniyor da kendi mahallesindekinin sözlerini edimlerini duymazdan, görmezden geliyor.Günlerdir, memleketin ve siyasetin en önemli meselesi haline getirilen “önüne yatma” küfürleşmesi, bütün tarafları rezil ederek, cinsel sapıklık ithamlarıyla sürüyor. Ne var ki onlar bunu siyasî mücadele, iktidar dili veya muhalefet yapmak sanıyorlar. Ve bu utanç verici söz düellosu sürerken, yüzlerle insanımız “şehit” olarak “etkisiz hale getirilerek”, ya da savaşın ortasında kim vurduya giderek ölüyor.
Türkiye'ye son 10 ayın en yüksek gizemli para girişi yaşandı. Merkez Bankası verilerine göre, şubat ayında net hata noksan kalemi 2 milyar 878 milyon dolar fazla verdi.
Aslında moleküler mutfağa şimdiye kadar hep ön yargı ile yaklaştık. Ne öyle toz şeklinde patatesler, boncuk boncuk jelatinli soslar dedik fakat bu şefler içindeki bilim adamlarını bastıramadılar. Ve günün sonunda belki bandıra bandıra yiyemesek de her şeyden önce gözlerimize festival yaşatan bu tabakları yarattılar.Unutmayın moleküler gastoronominin amacı sizi doyurmak değil, farklı tatları size farklı formlarda sunmak bu nedenle midenizi lahmacunla keyfinizi köpüklü tereyağ ile çoşturmaya hazır olun.
2006 yılı dediğimizde yakın bir tarihmiş gibi gelir ama üzerinden 10 yıl geçmiştir bile. 10 yılda en fazla ne değişebilir ki diye düşünebilirsiniz ancak neler değişiyor neler! Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.2006 yılına bir yolculuk yapalım. O günden bugüne aslında neler değişmiş birlikte bakalım. 😌
Verona şehri kuzeydoğu İtalya'nın en önemli turizm merkezlerinden biridir. Bunun başlıca nedeni şehrin kültürel, mimari ve tarihi eserleridir. Şehirde bulunan tarihi binaların değerleri ve önemleri dolayısıyla Verona şehri UNESCO Dünya Mirasları listesine dahil edilmiştir. Ayrıca Verona, Romeo ve Juliet'in şehri olarak da bilinir. Bu hikaye, ölümsüz bir aşkın öyküsüdür.
Henüz 26 yaşında profesör olan, düşünce tarihinin en önemli zekâlarından biri olarak kabul edilen Friedrich Wilhelm Nietzsche'nin âşık olduğu, hatta 2. buluşmalarında evlilik teklifi ettiği (ancak teklifi kabul edilmeyen) Lou Andreas-Salomé'ye 8-24 Ağustos 1882 tarihlerinde yazdığı mektuplarında yazarlık üzerine tavsiyeler vermişti.