Her Yaşta Genç Görünmenin Yolları
Özellikle 40’lı yaşlardan sonra kendini gösteren o masum çizgiler bizi “yaşlanıyoruz” psikolojisine itebiliyor. Ancak teknolojinin gelişmesi ve anti aging yöntemlerinin çoğalması her yaşta genç kalmak için imdada yetişiyor.Estenil Sağlık ve Güzellik Hizmetleri’ nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Nilhan Atsü, ”Kişi her yaşta güzeldir. Bunu benimsemesi ve hayata gülümsemesi öncelikli esasımız olmalı. Minik kırışıklıklara gelince, onları yok edeceğimiz pek çok yöntem var elimizin altında” dedi.Genç kalmanın artık bir sır olmadığını belirten Dr. Nilhan Atsü, ”Kadın ve erkek her yaşta genç ve güzel görünmek ister ancak günümüzde kadınlar kadar erkekler de genç ve göze hoş görünmenin sırrını keşfetme yollarını arıyor. Bu yüzden buna sahip olmak artık sır değil. Gençleştirici yöntemler etki ve uygulama yollarına göre pek çok alternatif sunuyor. Bunların bir kısmı aslında cildin yapısında gençleştirici bir etkisi olmayıp, bir tür illüzyonla şekli değişiklik yaparak gençlik hissi oluşturan yöntemlerdir. Bunlarda bir tanesi Botox uygulamalarıdır. Özellikle üst yüzde 5 – 10 dakikalık kısa süreli bir uygulama sonrası 4’üncü günde etkisi başlayan ve ortalama 4 – 6 ay süreyle devam eden mucize bir uygulamadır. Özellikle en geç 30’lu yaşların ikinci yarısında başlanılıp, düzenli aralıklarla tekrarlandığında, mimik kası aktivitesine bağlı kırışıklıkların yerleşmesini engeller. Takvim yaşının gerisinde bir yüz görünümü elde edilir, daha ileri yaşlarda ve kırışıklıklar yerleşmiş olsa da, tek başına ya da diğer yöntemlerle kombine edilerek, kişinin arzu ettiği hoş görünüm sağlanır. Öte yanda önerebileceğimiz bir diğer uygulama da Dolgular. Bunların da kalıcı ya da süreli, farklı tipleri mevcuttur. Yer çekimine bağlı gevşemiş olan, yüzün alt yarısındaki olukların doldurulmasında, üst yüzde yerleşmiş ve derin mimik çizgilerinde, botoxla beraber ya da yüzün belli noktalarına özellikle de elmacık kemiklerinde hacim kazandırmak amacıyla uygulanır” dedi.Cilt kalitesini arttırıcı yöntemlere de değinen Dr. Atsü, ”Cilt kalitesini arttırıcı anti aging uygulamalar, genel olarak sağlıklı, ışıltılı, hafif sıkı ve diri bir cilt görüntüsü yaratır. 20’ li yaşlardan itibaren uygulanabilirler, cildin sigortası işlevini görürler. Bunlardan ilki kimyasal fiziksel Peelinglerdir. Yıllar içerisinde derinin üst katmanı doğal yağ salgısı, güneş ışığı, çevre kirliliği, makyaj kalıntıları sebebiyle kalınlaşarak adeta bir zırh halini alır ve sonuç olarak alttaki taze hücreler nefes alamadığı için donuk, mat, lekeli ve yaşlı bir cilt görünümü ortaya çıkar. Bunu engellemek amaçlı her yıl sonbahar kış gibi güneşli olmayan mevsimlerde, bir dermatolog kılavuzluğunda ve gözetiminde kişiye özel tasarlanmış seanslar uygulanır. Bir diğer yöntem de her mevsim yapılabilen Mezolifting yani vitamin enjeksiyonlarıdır. Orta deride kolajen elastik lif yapımı için gerekli bütün vitaminler, mineraller, koenzimler, büyüme faktörleri, somon DNA’sı gibi maddeler, kokteyl halinde, belli bir protokolde, seanslar halinde, cilt içine enjekte edilir” şeklinde konuştu.PRP ile ilgili de bilgi veren Dermatoloji Uzmanı Dr. Nilhan Atsü, ”PRP, kişinin kendi kanından belli devirde ve belli sürede santrifüjden geçirilerek onarıcı ve yenileyici hücresel faktörlerden zengin sıvı kısım ayrıştırılarak, seanslar halinde, özel bir program çizilerek yine cilt içine enjekte edilir. Bu kişide gerçekten mucizevi sonuçlar verir ve her mevsim uygulanır. Ayrıca Otolog fibroblast transplantasyonu ile kişinin güneş görmeyen bir deri bölgesinden; kulak arkası, üst kol iç kısmı gibi bölgelerden alınan biyopsi materyalinden, uluslararası standartlara sahip bir laboratuvarda, hücre kültüründe çoğaltılarak elde edilen fibroblastlar, sorunlu bölgelere enjekte edilir” bilgilerini paylaştı.Dr. Atsü cihazlı gençleşme yöntemlerine de değinerek, ”Kontrollü termal hasar esasına dayalı tüm bu girişimlerle, hasara cevaben belli bir sürede kollajen elastik lif yapımı uyarılarak, cilt kalitesi artışını sağlar. Lazer sistemleri de bunlardandır ve en güncel ve güvenilir olan fraksiyonel lazer uygulamalarıdır. Mutlaka dermatolog görüşü ile ve yine bir dermatolog gözetiminde uygulama tercih edilmelidir. Ayrıca odaklı ultrason cihazları ve Radyofrekans sistemi de önerebileceğim antiaging yöntemler arasında yer almaktadır. Ancak lütfen unutmayalım, tüm bu uygulamalar mutlaka dermatolog görüşü ve eşliğinde yapılması en sağlıklı yoldur” şeklinde konuştu.Deri yaşlanmasını tetikleyen nedenlere de değinen Nilhan Atsü,”Deri yaşlanmasında en önemli çevresel risk faktörlerinin, güneş ve sigara olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda, cildimiz, tükettiğimiz besin gruplarını, yaşam şeklimizi ve ruh halimizi yansıtan bir ayna gibidir. Bundan dolayı genç ve güzel bir görünümü korumak, tek başına cildimiz ile ilgili bakımlarla mümkün değildir. Dengeli beslenme, yeterli uyku, bol su tüketimi, egzersiz, olumlu düşünce ve davranış modellerinin önemi de inkar edilemez” dedi.Etiketler:genç görünmegenç kalmagenç kalmanın yollarıgüzellikHer yaşta genç görünmenin yolları
Sigara İçen Kadının İdrar Kaçırma Riski Yüksek
Sigara içen kadınlarda idrar kaçırma riskinin yüksek olduğu belirtildi.Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği(TJOD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Asistan Okulu Koordinatörü Prof.Dr. İsmail Mete İtil, idrar kaçırmanın genç kadınlarda yüzde 20-30 oranında, orta yaşlılarda yüzde 30-40 oranlarında görülürken yaşlılarda yüzde 50′ye kadar yükseldiğini bildirdi.Prof.Dr. İsmail Mete İtil, idrar kaçırma probleminin kadınların günlük hayatlarını olumsuz etkilediğini ancak kadınların sorunlarını en yakınlarına dahi açıklamaktan utandıkları gibi, hekime başvurmaktan da çekindiklerini söyledi. Prof.Dr. İtil, kadınlardaki idrar kaçırma sorunu; basit egzersizler, bazı ilaçlar ve kolay uygulanabilir cerrahi yöntemlerle tedavi edilebildiğini anlattı.HER ÜÇ KADINDAN BİRİNDE PELVİK TABAN BOZUKLUĞU BULUNUYORHer üç kadından birinde pelvik taban bozukluğu bulunduğunu, bunun da idrar kaçırmanın en önemli nedenlerinden bir olduğunu belirten Prof.Dr. İtil, stres tipi idrar kaçırma olarak bilinen ve daha sıklıkla görülen idrar kaçırma durumunda genellikle bir aktivite sırasında, öksürürken, gülerken, hapşırırken veya koşarken idrar kaçırma yaşandığına dikkat çekti.Prof.Dr. İtil, bu tablonun daha çok pelvik taban kaslarının zayıflamasına bağlı, üretra ve mesane boynunun sarkması sonucu ortaya çıktığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “İkincisi sıkışma tipi idrar kaçırma. Burada başlıca şikayet, sık ve ani idrar hissi gelmesi ve tuvalete yetişememek oluyor. Hastalar su sesi duyduklarında, ellerini yıkarken bir anda idrarlarının geldiğini ve tutamadıklarını ifade ediyorlar.”SİGARA İDRAR KAÇIRMA NEDENİProf. Dr. İsmail Mete İtil yanlış bilinenin aksine idrar kaçırmanın yalnızca ileri yaştaki kadınların sorunu olmadığını, genç kadınlarda da bu soruna sıklıkla rastlandığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:“Mesanenin enfeksiyonları (kadınlarda sistit, mesane iltihabı), vajina enfeksiyonları, mesane taşları, tümörleri, zorlu doğumlar, menopoz sonrası hormonal değişiklik, karın bölgesine uygulanan şua tedavisi, sinirsel hastalıklar sayılabilir. Ayrıca, kadınlarda devamlı idrar kaçırmaya sebep olabilecek nedenler arasında mesane-vajina arasında ya da böbrekle mesane arasındaki idrar borusu (üreter)-vajina arasında oluşacak birleşmeler sayılabilir. Kontrolsüz şeker hastalığında, alkolizmde de idrar kaçırmaları görülebilir. Karın içi basıncın artması idrar kaçırma riskini de artırır.”Özellikle sigara içen kadınlarda öksürmenin daha sık görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. İtil, tek başına sigaranın bile kadınlarda idrar kaçırmanın en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. İsmail Mete İtil, idrar kaçırmadan korunmak için gebelikte çok iyi bir takip yapılması gerektiğini, normal doğumu zorlaştıran bir neden varsa doğumun sezaryenle yapılmasının uygun olacağını belirtti. Prof.Dr. İtil, kabızlık, astım, bronşit gibi pelvis tabanı olumsuz etkileyen hastalıkların mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirterek, kadınların sigara ve fazla kilodan uzak durması gerektiğini vurguladı.Etiketler:bayanlarda sigarakadın sağlığıkadınlarda sigarakızarın dünyasısagliksağlık haberleriSigara içen kadının idrar kaçırma riski yükseksigara idrar kaçırtıyorsigara zararları
Sivilcelere Önlem Almak İçim Öneriler
Ergenlik çağında gençlerin ve ebeveynlerin korkulu rüyası sivilceler, 11 yaşından itibaren alınacak bazı önlemlerle önlenebilir. Erkek ergenlerde ise daha şiddetli olabileceğini ifade eden Marmara Üniversitesi Medikososyal Ünitesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Nilhan Atsü,” Şekerli gıdalar sivilce etkisini arttırır. Dozunda tüketilmeli” uyarısını yaptı.Yağ bezi ve kıl follikülü hastalığı olan sivilceler ağırlıklı olarak ergenlik çağında görülüyor. Toplumların yüzde 80’inde görüldüğünü ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Nilhan Atsü, ”Çoğunlukla 14 – 20 yaş aralığında ortaya çıkar. Anatomik olarak yağ bezi, kıl gövdesi ve kökü birleşik bir birim şeklindedir bu sebeple ünitenin bir bölümündeki sorun dolaylı olarak diğer bölümünü de etkiler” dedi.Akne oluşumun pek çok nedeninin olduğunu ifade eden Dr. Nilhan Atsü,”Bu faktörler arasında, ergenlik, yumurtalık ve böbrek üstü bezi hormon hastalıkları gibi hormonal faktörlerin yanı sıra genetik faktörler, yapısal faktörler olan deri tipi, kişisel faktörler olan temizlik ve kozmetik bakım alışkanlıkları, çevresel faktörler olan güneş, iklim koşulları, deniz seviyesinden yükseklik, nem oranı, endüstriyel atıklara bağlı çevre kirliliği ve yanlış beslenme alışkanlıkları sayılabilir” dedi.Ergenlik dönemi dışında farlı dönemlerde de görülmesinin nedenlerine değinen Dr. Nilhan Atsü, ”Sözü edilen yaş aralığı dışında farklı yaş gruplarında da akne ile karşılaşabiliriz. Yeni doğan döneminde anneden geçen hormonların veya anne tarafından kullanılan bir takım ilaçların etkisiyle görülebileceği gibi geç erişkin yaşta, özellikle kadın bireylerde menopoz öncesi ve menopoz döneminde hormonal denge değişikliklerine bağlı akne oluşabilir. Ergenliğe giriş ile salgılanan hormonlar, özellikle androjenik hormonlar derinin doğal yağ salgısını sağlarlar. Bu dönemde kız ergenlerde 14 -17 gibi daha erken yaşta, erkek ergenlerde ise 16 -19 gibi daha geç yaşta değişen şiddette akne sorunu yaşanır. Erkek ergenlerde kız ergenlere göre akne şiddeti daha yüksek olma eğilimindedir” şeklinde konuştu.Aileleri ergenlik döneminde bazı belirtilere karşı uyaran Atsü, ”Ergenliğe girişle hormonal faaliyetin neticesinde deride yağ salgısı artışı, saç derisinde koku değişikliği, yüzde hafif siyah noktaların belirmesi gibi başlangıç belirtilerinde ailelerin bir dermatoloğa başvurularak muayene ve şiddet tayini ile ilgili öneri almalarını tavsiye ederim. Sorun henüz kozmetik seviyedeyken dermatolog görüşü ile aknenin tıbbi şiddete dönüşmesi engellenebilir. Diğer taraftan deri tipine uygun temizleyicilerle cildin düzenli olarak sabah akşam temizlenmesi gerekir. Yağ nem dengesini korumaya yönelik, gözenek tıkanması oluşturmayacak yağsız tıbbi kozmetik nemlendiriciler ile cilt nemlendirilmeli. Yüzü örten saç stilleri hem kızlarımızda hem de erkek çocuklarımızda çok trend. Ancak gün içerisinde saça uygulanan şekillendiriciler yüze uzun süre temas sonucu sivilceye neden olabilir. Yoğun olarak güneş ışınlarına da maruz kalmak sivilceyi tetikleyen bir diğer neden olduğundan abartılı güneşlenmekten korunmak gerekir. Kızlarımızın da kapatıcı makyajlardan kaçınması ve makyajlı uyumaması gerekir” diyerek tavsiyelerde bulundu.Erken dönemde dermatolog danışmanlığı ile tedbir alınmasına ve harfiyen uygulanmasına rağmen sivilce şiddeti arttığında neler yapılması gerektiği konusunda bilgi veren bilgi veren Dermatoloji Uzmanı Dr. Nilhan Atsü, ”Sivilceler tıbbi boyuta ulaşırsa yine ilk olarak başvuracağımız merci bir dermatoloji uzmanı olmalıdır. Dermatoloğunuzun düzenleyeceği tedavi, sorunun şiddetine, hasta özelliklerine ve mevsime göre değişecektir. Klinik koşullarda dermatolog gözetiminde seanslar halinde uygulanan klasik cilt bakımı, fiziksel ve kimyasal peeling bazen tek başına yeterli olabileceği gibi bazen de reçeteli tıbbi tedavi eklenebilir. Hafif ve orta şiddette aknede dıştan, orta ve ciddi şiddette aknede ise dıştan ve ağızdan tedaviler uygulanır. Takip ve kontrol en önemli husus olup hastanın dermatoloğuyla işbirliği içerisinde kontrolleri aksatmadan tedavisini sahiplenmesi ve sürdürmesi, sabırsız olmaması gerekir” şeklinde konuştu.Atsü beslenme şekline de dikkat çekerek, ”Akne oluşumu yağlı gıda tüketimi ile ilişkilendirildi yıllar yılı ve hala halk arasında bu şekilde anılır. Günümüzde daha ziyade glisemik endeksi yüksek, hızlı kana karışıp kan şekerini hızlıca yükselten gıdaların tüketimi ile oluştuğunu artık çok net biliyoruz. Bundan dolayı tatlı ve şekerli gıdaların tamamından uzak durmamız gerekir, uzak duramıyorsak dozunda tüketmemiz gerekir” uyarısında bulundu.Etiketler:kadın sağlığıkadın sitelerikişisel bakımkızlara dair herşeysagliksivilcesivilce nasıol önlenirsivilce tedavisisivilcelere önlemler
AB İlerleme Raporu'ndan: Türkiye'de LGBTİ'lere Karşı İşlenen Suçlar Cezasız Kalıyor
AB'nin Türkiye’ye yönelik analiz, talep ve önerilerinde LGBTİ haklarına ilişkin vurgu, özellikle ayrımcılık ve istihdam alanlarında arttı.Avrupa Birliği’nin 2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu, LGBTİ hakları odağını genişletti. Raporda, 'işlenen suçların cezasız kalmasına', 'nefret cinayetlerinin faillerinin ceza indirimlerinden yararlanmasına', 'cinsel yönelimi nedeniyle işten atılan kamu görevlilerine', 'trans geçiş sürecinde yaşatılan ihlallere' ve 'ayrımcılığa karşı hiçbir yasal ve politik korumanın olmamasına' özellikle dikkat çekildi.Avrupa Birliği’nin; Türkiye ile ilişkileri, üyelik kriterleri açısından ekonomik ve politik durumunun analizini ve Türkiye’nin üyelik yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesini değerlendirdiği İlerleme Raporu dün Avrupa Komisyonu tarafından kabul edildi.AB’nin Türkiye’ye yönelik analiz, talep ve önerilerinde LGBTİ haklarına ilişkin vurgu, özellikle ayrımcılık ve istihdam alanlarında arttı.Avrupa Birliği İlerleme Raporu’ndan, LGBTİ’lerin insan haklarına ve sivil toplum örgütlerinin yönetişim sistemine katılımına ilişkin alanlarda öne çıkan başlıkları ve konuları kaosGL.org derledi.LGBTİ HaklarıAnayasa Mahkemesi ilk kez bir kararında cinsel yönelime dayalı nefret söyleminin cezai işlem gerektiren bir suç olduğunu bulgulayarak kabul etmiştir.Ülkenin büyük kentlerinde düzenlenen lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kişilerin Onur Yürüyüşleri ve etkinlikleri, toplanma hakkı ihlal edilmeden ve herhangi bir kargaşa yaşanmadan gerçekleşmiştir.Yetkililer takdir haklarını kullanırken, 'genel ahlak', 'Türk aile yapısı', 'ulusal güvenlik' ve 'kamu düzeni' gibi kavramları son derece geniş yorumlamış; bu örgütlenme özgürlüğünün uygulanması önünde engel teşkil etmiştir. İki LGBTİ örgütü, 'genel ahlak'ın böylesi bir yorumu nedeniyle kapatılma tehdidi ile karşılaşmıştır.Lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kişilerin temel haklarına saygı geliştirilmelidir. Yaşam hakkına dair, geçtiğimiz sene 4 transın nefret suçu olduğundan şüphelenilen cinayetler sonucunda öldürüldüğü bildirilmiştir.Nefret suçlarının failleri, mahkemeler tarafından sıklıkla 'haksız tahrik' veya 'iyi hal' indirimlerinden yararlandırılmıştır. Buna ek olarak, farklı cinsel yönelimlerden veya cinsiyet kimliklerinden kişilere karşı işlenen suçlar birçok durumda cezasız kalmıştır. Suçların soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki eksikliklerin yanında, LGBTİ kişilerin şikâyet mekanizmalarını kullanmada isteksiz davrandıkları gözlenmiştir.İşyerinde ayrımcılık vakaları yaşanmıştır. Cinsel kimliklerinin ifşasının ardından, işlerinden atılan kamu görevlilerine ilişkin bildirimlerde bulunulmuştur. Cinsel yönelim temelli ayrımcılığa dair üç dava mahkemelerde görülmeye devam etmektedir. Bir polis memurunun cinsel yönelimi nedeniyle işten atılmasına ilişkin dava duruşma gününü beklemektedir.Trans kişiler cinsiyet değiştirme operasyonlarından sonra bürokratik sorunlarla ve sağlık hizmetlerine erişimde ayrımcılıkla karşılaşmaktadır. LGBTİ seks işçileri, 'genel ahlak' veya 'toplum sağlığını' koruma gerekçesi ile polis şiddetine, idarenin keyfi müdahalelerine, cezalara ve ayrımcı tedbirlere maruz bırakılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, bir eşcinsel erkeğin 2012 yılında Türkiye’de hapishanede gördüğü işkence ve kötü muameleye dair şikayetine ilişkin kararının gereği, Türk makamlarınca henüz uygulanmamıştır (X, Türkiye’ye karşı davası).Türk Silahlı Kuvvetleri disiplin sistemi, eşcinselliği 'doğa dışı' olarak tanımlamaya ve 'düşük ahlaklı' personele ihraç öngörmeye devam etmiştir. TSK’nın Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, eşcinselliği ve transseksüelliği 'hastalık' olarak ifade etmeyi sürdürmektedir.YasamaTBMM’nin iki ana işlevi olan 'yasa yapma' ve 'yürütmenin denetimi', siyasi partiler arasında sürüp giden diyalog eksikliği ve partiler arasında uzlaşma niyetinin olmaması nedeniyle aksamaktadır. Yeterli hazırlık yapılmadan, Meclis içinde yeterince tartışılmadan, iktidar partisince diğer siyasi partiler ve sivil topluma danışılmadan önemli kanunların yasalaşması geleneği sürmektedir.AnayasaSivil toplum ve işveren örgütleri, siyasi partiler arasında 170 civarı maddeden sadece 60’inde uzlaşma sağlanabilmesi nedeniyle duran 'yeni anayasa' sürecinin sürmesine ilişkin taleplerini ve iradelerini ortaya koymaktadır. Oysa yeni anayasa süreci; Türkiye demokrasinin gelişmesi, güçler ayrılığı ilkesinin denge-denetleme mekanizmalarının tesisi ile güvenceye alınması; ve böylece hukukun üstünlüğü ile insan hak ve özgürlüklerine saygının güçlendirilmesi için en geçerli ve güvenilir kulvarlardandır. Ayrımcılık ile MücadeleCeza Kanunu’nun ekonomik etkinliklerde ve istihdamda ayrımcılık ve nefret içerikli uygulamaları yasaklayan 122. maddesinde yapılan değişikliğe rağmen hâlâ cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve etnik köken temelli ayrımcılığa karşı herhangi bir yasal koruma mevcut değildir.Ayrımcılık ile Mücadele ve Eşitlik Kurumu’nun kurulmasına dair yasa taslağı Başbakanlık’ta beklemektedir. İlk taslaktan, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılık referansı kaldırılmış idi. Ayrımcılık mevzuatında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa yönelik referans özellikle içerilmelidir.Kişisel Verilerin KorunmasıKişisel verilerin korunmasına ilişkin, AB standartlarında ve kapsamlı bir kanunun yürürlüğe girmesi ve bağımsız bir denetleyici kurumun tesis edilmesi birincil öncelikli konulardandır. Söz konusu kanun, AB ile Türkiye arasındaki yargı-kolluk işbirliğinin artırılması için önkoşuldur.Kamu YönetimiTürkiye’nin, kamu yönetimi reformu için halihazırda bir stratejik çerçevesi ve reformu yüklenecek bir kurum bulunmamaktadır. Bakanlıkların, düzenleyici yetkili kurumlar üzerindeki vesayeti sürmektedir.Kamu DenetçiliğiKamu yönetimi, sadece 5 olayda Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (Ombudsman) tavsiyeleri doğrultusunda harekete geçmiştir. KDK, kişilerin haklarına ilişkin farkındalık artırma çalışmalarını pro-aktif rol oynayarak artırmalı, sivil toplumun kuruma ilişkin güvenini sağlamlaştırmalıdır.Sivil ToplumSivil toplumun gelişmesi sürmüştür. Karar alma ve yasama mekanizmalarında sivil toplum katılımını temin etmek üzere yapılandırılmış hiçbir mekanizma bulunmamaktadır. Hükümet-sivil toplum, parlamento-sivil toplum arası ilişkiler geliştirilmelidir. Politika düzeyinde, yasama sürecinin bir unsuru olarak ve yönetimin yasama dışındaki faaliyetlerine sivil toplum katılımını temin eden sistematik ve daimi mekanizmalar oluşturulmalıdır.Yasamaya ilişkin ve bürokratik engeller sivil toplum kuruluşlarının mali sürdürülebilirliğine ket vurmaktadır. Kamu yararı statüsü kazanmak ve kaynak geliştirme izni almak üzere yetkililere başvuran sivil toplum kuruluşları, kuruşlar arasında ayrımcılık yapıldığına ilişkin şikayetlerde bulunmuştur.Sivil topluma yönelik kamu fonlarının dağıtımı yeterince şeffaf ve belirli kurallara bağlı değildir. Çok az sayıda sivil toplum kuruluşu, karmaşık ve belirsiz kriterler doğrultusunda karar alan Bakanlar Kurulu’nun izni ile kamu yararı statüsü elde etmiş ve vergi avantajından yararlanır durumdadır. Sivil toplum kuruluşlarından yüzde 1’den azı kamu yararı statüsüne haizdir. KDV muafiyeti prosedürünün, hak temelli sivil toplum kuruluşlarına yarattığı külfet devam etmektedir.Yargı Sistemi ve Temel HaklarTemel haklar alanında karışık bir görünüm izlenmektedir.Alanda, cinsiyet eşitliğini sağlamak üzere önemli değişiklik yoktur. Yargı mensuplarının dörtte bire yakını kadındır; kovuşturma ve yönetim kadrolarında ise daha da az temsil edilmektedirler.Adli yardım sistemi hakkında benimsenmiş bir genel strateji ve mevcut durumu gözden geçirmeye yönelik bir politika mevcut değildir. Adli yardımın kapsamını ve kalitesini izleyecek ve artıracak önlemler gerekmektedir. Kırsal bölgelerde ve dezavantajlı toplumsal kesimlerin üyeleri arasında adli yardım sistemine ilişkin farkındalık düzeyi sınırlı kalmıştır. Bu duruma, yargı sistemi üyeleri arasında cinsiyet eşitliğine ilişkin düşük düzeydeki farkındalığın eşlik etmesi sonucunda, kadınların adalete ve yargı hizmetlerine erişimindeki engelleri çoğalmaktadır.Türkiye, uluslararası insan hakları kuruluşlarına ilişkin olarak, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin opsiyonel protokolü ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4,7 ve 12 numaralı ek protokollerini onaylamalıdır.Hükümet tarafından benimsenen ve 14 temel insan hakları alanını kapsayan 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı'nın tasarı aşamalarına sivil toplum kuruluşları dahil edilmemiştir. Genel bir temel haklar eylem planına hala ihtiyaç duyulmaktadır.Birleşmiş Milletler İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi ek protokolü (OPCAT) gereğince kurulması gereken Ulusal Önleme Mekanizması’nın görev ve yetkileri, hükümet tarafından Türkiye İnsan Hakları Kurumu’na atanmıştır. Kurumun bağımsızlığının güçlendirilmesi ve uzman sayısının artması gerekmektedir. TİHK ayrıca sivil toplum ve paydaşlar arasında insan hakları meseleleri ve kurumun faaliyetleri ile ilgili farkındalığı artırıcı çalışmalarını çoğaltmalıdır.Sivil toplum kuruluşlarının hapishaneleri izlemesine izin verilmemektedir.Kadın hakları ve cinsiyet eşitliği ile ilgili olarak, Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun uygulamasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu kanun, saldırgan partnerlere karşı önleyici hapis tedbirleri getirmektedir. Uygulamanın etkisizliğine, hükümlerinin belirsizliğine, uzmanların yetkinlik düzeyinin ve ev içi şiddet ile ilgili personelin sayısının yetersizliğine ilişkin eleştiriler getirilmiştir. Sivil toplum kuruluşları hedeflerin, göstergelerin, izleme sisteminin ve faaliyetlere ayrılmış bütçenin olmamasına ilişkin üzüntülerini iletmiştir.Ev içi tacizlerin toplum nezdinde kabulü, cinsiyet temelli şiddet vakalarının az sayıda bildirilmesine eşlik etmektedir. Gösterilerde, polis gözetimi altında ve polis araçlarında taciz vakaları ihbar edilmiştir.Eğitim sistemi cinsel konularda ve üreme sağlığı hakkında çok az düzeyde bilgi sunmaktadır.İnsan Hakları ve Azınlıkların KorunmasıTürkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bütün kararlarını uygulama çabasını sürdürmelidir. Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun özerkliği artırılmalıdır. Eşitliği destekleyen ve ırkçılık, yabancı düşmanlığı, Yahudi düşmanlığı ve hoşgörüsüzlük ile mücadele eden bir yapı kurulmalıdır. İnsan hakları savunucularının çalışmalarına özel dikkat gösterilmelidir. Kolluk kuvvetlerinin işkence ve kötü muamele iddialarına karşı hızlı, tam, bağımsız ve etkin soruşturmaların yokluğu endişe yaratmaya devam etmektedir.Ayrımcılık ile mücadele mevzuatını ve uygulamasını AB müktesebatı ile uyumlu hale getirmek için daha ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Mevzuatta cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa yönelik referans özellikle içerilmelidir.Azınlıkları ve azınlık gruplardan kişileri hedef alan nefret söylemlerini ve nefret suçlarını önleme ve cezalandırma çabaları sürdürülmelidir.Sosyal Politika ve İstihdamTürk İş Kanunu’nun AB müktesebatına uygun hale gelecek şekilde değiştirilmesi ve ilgili mevzuatın uygulanmasının geliştirilmesi gerekmektedir.Sosyal İçerme ve Sosyal KorumaSosyal içerme alanında, bütünlüklü ve kapsamlı bir politika çerçevesi oluşturma gereği hala devam ediyor. Gelir dağılımında eşitsizlik indeksi (GINI 0,402), AB ortalamasının üzerinde seyretmeyi sürdürüyor. Sosyal destek alıcılarının işgücüne katılmasına yönelik eylemlerin bazı olumlu sonuçlarıyla karşılaşılmıştır; durum, söz konusu politikaların gücünü ve etki alanını artırmak gereğini göstermektedir.T24
Reklam
15 Şaşırtıcı Fotoğrafla Baykuşların Kamuflaj Sanatı
Baykuşlar avlanmak için gece karanlığını ve süper sessiz kanatlarını kullanırlar. Fakat gündüzleri de yırtıcılardan korunmalı ve dinlenmelilerdir. Bu yüzden harika birer kamuflaj üstadına dönüşen baykuşların seçmekte zorlanacağınız fotoğrafları sizlerle.İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Kalp Sağlığı İçin Türk Kahvesi İçin
Günde bir fincan Türk kahvesi kalp sağlığına iyi geliyorUzmanlar, günde bir fincan Türk kahvesinin içindeki antioksidanlar sebebiyle kalp sağlığına iyi geldiğini açıkladı.Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, kalp sağlığını korumak için önerilerde bulundu. Çatakoğlu, kalbe iyi bakmanın altın anahtarının dengeli beslenme ve spordan geçtiğini söyledi. Çatakoğlu, “Düzenli yürüyüş hem tansiyon hem de kolesterolün kontrol altına alınmasını sağlıyor. Aynı zamanda vücudun kondisyonunu arttırıyor ve bu aktiviteyi sevdiğiniz bir kişiyle yaptığınız için endorfin hormonu olan mutluluk hormonu salgılanmasını tetikleyerek stres kontrolü de sağlıyor.” diye konuştu.Kalp sağlığını korumak için yürüyüş öncesi ve sonrasında hafif gıdalar tüketilmesinin önemli olduğunu söyleyen Çatakoğlu, “Kalbe en iyi gelen sporlar yürüyüş ve yüzme. Özellikle kalp hastalarına koşu, tenis ve mücadele gerektiren futbol, basketbol gibi sporlar önerilmiyor. Sık sık kilo alıp vermek kalp sağlığına zarar veriyor. Kendinizi iyi hissettiğiniz belli bir kiloyu korumayı çalışmak önemli.” ifadelerini kullandı.Gün içinde 2 litre su tüketmenin kalp sağlığını koruma açısından büyük önem taşıdığını belirten Çatakoğlu, şunları kaydetti: “Özellikle kadın, çocuk ve yaşlıların D vitamini ve kemik gelişimi açısından günde 15-20 dakika güneşe çıkması önemli. UV ışınlarının en aza indiği sabah ve ikindi vaktinde 15-20 dakika güneşten faydalanmak kalbe de iyi geliyor. Akdeniz tipi beslenme kalp sağlığı için önemli bir anahtar. Haftada bir gün kuru fasulye, nohut, barbunya, börülce, bakla gibi bir çeşit bakliyat yemeyi alışkanlık haline getirin.'Yapılan son araştırmaların günde bir fincan Türk kahvesinin içindeki antioksidanlar sebebiyle kalp sağlığına iyi geldiğini ortaya çıkardığını belirten Çatakoğlu, “Kırmızı et tüketiminde azı karar çoğu zarar sloganıyla hareket edin. Ayda bir kilo yağsız kırmızı et ile sınırlayın. Bol sebze ve meyve tüketilmesi, tahıllı hem sindirim hem de kolesterol için çok faydalı. Katı yağlar tercih edilmemeli zeytinyağı tercih edilmeli. Tam tahıllı buğday, çavdar, kepek ekmeği tercih edin. Yoğurt çok faydalı bir besin ancak yağsız ve kaymaksız olanı tercih etmek gerek. Mümkünse geleneksel ev tipi yoğurt mayalayarak tüketin.' şeklinde konuştu.Uzun yaşamın sırrı Türk kahvesinde mi ?Uzun yaşama rekorları kılan Ege'deki İkerya Adası'ndaki araştırma, ada halkının düzenli Türk kahvesi içtiğini gösterdi. Türk tarzı pişirilen kahve, kalp ve lenf damarlarının iç yüzeyindeki hücreleri sağlıklı yapıyor.Kahve içmenin sağlık için yararlı olduğunu gösteren bazı araştırmalar var. Kahve farklı şekillerde tüketiliyor ve içiliyor. Yunanistan'da yapılan bir araştırma ise Türk kahvesinin uzun yaşamanın anahtarı olabileceğini gösterdi.Yunanlar her ne kadar 'Yunan kahvesinin' sağlığa etkisi üzerine bir araştırma yürütseler de, kahveyi bu şekilde pişirmenin ve tüketmenin 'Türk tarzı' olduğunda kuşku yok.Araştırmacılar son yıllarda neredeyse laboratuvar haline gelen, insanların yaşam rekorları kırdığı İkerya adasında kahve içme alışkanlığını incelediler.Atina Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin araştırmasında ‘Türk kahvesi' ile kalp hastalıkları arasında bağlantı ele alındı. Sonuca göre Türk kahvesi içenlerde kalp hastalıkları riski daha düşük.Araştırmanın yapıldığı İkerya adası, uzun yaşamda Avrupa rekoru kırıyor. Avrupa’da nüfusun sadece yüzde 1’i 90 yaş üzerine çıkarken, bu adadaki oranlar Avrupa’nın 10 katı.71 kadın ve 71 erkek üzerinde yapılan araştırma sırasında katılımcıların bütün sağlık verileri alındı, testleri yapıldı. 65 yaş üzeri 142 adalının kahve içme alışkanlıkları da incelendi. Kahve içenlerin endotel hücreleri, (kan ve lenf damarları ile kalbin iç yüzünü tek sıra halinde döşeyen yassı hücreler) daha sağlıklı bulundu.Araştırmanın sonuçları, Türk kahvesinin, kaynatılarak yapılmasının bazı avantajlar sağladığını gösteriyor. Kahvenin bu şekilde pişirilmesi, düşük kafeinin yanı sıra, antioksidanlar açısından diğer kahvelere göre daha sağlıklı görülüyor.
Reklam
Daha Kolay Öğrenmenin Yolları
Daha kolay öğrenmek için ne yapabilirsiniz? Özel şirketler öğrenmeyi kolaylaştıracak yardımcı programlar geliştiriyor ve bunlar okullarda da denenmeye başlandı.Ed Cooke 20’li yaşlarının büyük kısmını Dünya Hafıza Şampiyonluklarına katılmakla geçirdi. Başarıları arasında 2265 adet iki basamaklı sayıyı 30 dakikada, 16 paket oyun kağıdının sırasını bir saat içinde ezberlemek bulunuyor. Ezber tekniklerinin belli bir disiplin gerektirdiğini ifade eden 26 yaşındaki Cooke, başkalarının da kendisi gibi öğrenmesine yardımcı olacak bir aygıt geliştirmek istemiş.Bu çabanın sonucunda Memrise ortaya çıkmış. 2010’da açılan internet sitesi bugün 1,4 milyondan fazla kullanıcıya yabancı dil, tarih ve fen bilgisi öğrenmelerinde yardımcı oluyor. Daha sonra geliştirilen birçok program bugün okullarda da kullanılıyor ve öğretmenler bunların yararına vurguda bulunuyor.Cooke bu fikrini önce Oxford Üniversitesi’nden arkadaşı olan ve bugün Princeton Üniversitesi’nde nörolog olarak görev yapan Greg Detre’ye açarak kendi denemiş olduğu teknikleri hafızayla ilgili son bilimsel verilerle birleştirecek bir program oluşturulması için yardımını istiyor. Böylece Memrise ortaya çıkıyor.Sürekli testlerBu programda kullanılan yöntemlerin başında, öğrenilen şeyin hafızada kalıcılaşmasını sağlamak için ona ekstra bir anlam yüklemek geliyor. Yani onu çağrıştıracak eğlenceli bir kelime ya da fotoğraf bulmanız isteniyor.Daha sonra program, bunları öğrencinin hafızasına kazımak için gelecek günlerde, haftalarda, hatta aylarda kullanılacak süreli günlük testler uyguluyor. Yapılan birçok deney, yeni öğrenilen bilgiyi uzun dönemli olarak hafızada en iyi koruma yolunun, pasif bir şekilde okuyup geçmek yerine onu tekrar tekrar hatırlamak olduğunu gösteriyor. Kendi başına test uygulamak ise diyagram çizmek gibi tekniklerden daha etkili.Ezberleyerek öğrenme yöntemini uygulayan başka programlar da geliştirilmiş durumda; ama Memrise başka bir teknik daha kullanıyor. Detre, hafızayı yeniden harekete geçirmek için en iyi zamanın bilgiyi yarı hatırlayıp yarı unuttuğunuzu hissettiğiniz an, yani “dilinizin ucuna geldiğini” hissettiğiniz an olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Memrise ekibi işte bu anı öngörüp sizi teste tabi tutan bir algoritma düzenliyor.Memrise öğrenmeyi eğlenceli kılmayı da ilke edinmiş. Ayrıca benzer konuları öğrenmek isteyenlerin kurduğu ortak topluluklar yoluyla dostane rekabeti teşvik etmeye çalışmış.Bir ilkokulun İspanyolca derslerinde bu programı kullanmasının nedeni de bu olmuş. “Sınıfa girer girmez çocukların ilk baktığı şey rakip öğrenciler sıralamasındaki yerleri,” diyor öğretmenleri. Sınıf iki gruba ayrılıyormuş. Bir grup kelimeler üzerinde çalışırken öğretmen diğer gruba ders veriyor, sonra grupları değiştiriyormuş. Ayrıca her öğrencinin kelime telaffuzu kayda alınıp sonra dinletiliyor, çocuklar sesin kime ait olduğunu anlamak için daha dikkatli ve daha istekli kulak veriyorlarmış.Memrise’daki kursların çoğu yabancı dil konusunda olmakla birlikte diğer ders öğretmenleri de bu programı kendi amaçları için kullanmaktan geri kalmıyor.Memrise’ın başarısını gören diğer firmalar da öğrenmeye yardımcı olacak hafıza programları geliştirmeye girişti. Bir yıl önce açılışını yapan Cerego adlı uygulama programı bunlardan biri. Cerego ekipleri beyin anatomisi, müzik teorisi ve sanat tarihi alanlarında kurslar başlattı. Öğrenciler üzerinde yapılan denemelerde, bu programı kullanan öğrencilerin performansında yüzde 20-50 iyileşme tespit edildi. Bu şirket şimdi de öğretmenler ve okullarla ortak kurslar geliştirme projesi üzerinde çalışıyor.BBC Türkçe
Üç Boyutlu Yazıcı ile İki Günde Otomobil Ürettiler
Üç boyutlu yazıcıların kullanım alanı, otomotiv sektörüne de sıçradı. ‘Strati’ ismi verilen bir otomobilin motoru dışındaki tüm parçaları 3 boyutlu yazıcı ile üretildi.Dünyanın ilk 3D basılmış otomobili olarak görülen ve dikkatleri üzerine çeken Strati’nin arkasında ABD merkezli Local Motors şirketi var. İki günden daha az bir sürede üretilen araç, 11 bin sterline (yaklaşık 17 bin dolar) mal oldu. Saatte 60 kilometre hız yapabilen ve iki kişilik kapasitesi bulunan araç, geçtiğimiz ay Chicago’da düzenlenen Uluslararası Üretim Teknolojileri Fuarı’nda da gün yüzüne çıkmıştı. Şirketin genel müdürü John Rogers, arabanın koltuklarından gövde ve kaportasına kadar pek çok şeyin 3D teknolojisiyle hazırlandığı bilgisini veriyor. Bu yönüyle sektörde bir ilki başardıklarına dikkat çeken Rogers, kariyeri boyunca böyle heyecan verici bir ürün ortaya çıkardığı için mutlu olduğunu belirtiyor. Rogers, bu projenin arkasında yüzlerce kişi olduğunu ve onlar olmadan böyle bir başarıya ulaşamayacaklarını söylemeden de edemiyor. Buna benzer araçların gelecek yıllarda yollarda görülmesi bekleniyor.Zaman
Reklam
Tesla’dan İki Motorlu Araba!
Tesla CEO’su Elon Musk, geçtiğimiz hafta Twitter üzerinden yaptığı açıklamada 9 Ekim’de ‘D’ adı verilen yeni bir “şey” açıklanacağının sinyalini vermişti. Sözü edilen teknolojinin iki motorlu, yüksek otomatik pilot kabiliyeti olan yeni bir araba olduğu açıklandı. Yeni araç sis ve karda kullanılmak üzere Radar, 360 derece ultrasonik sonar ve görüntü işleme teknolojisini kullanan bir kamera içeriyor. Bu ekipman ile araç oldukça yetenekli bir otomatik pilota da kavuşmuş
Bakan Güllüce'den Bozcaada İçin Referandum Önerisi
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Bozcaada'yı da içerisine alan 1/100 bin ölçekli plan için öneride bulundu. Güllüce, “Oradaki planla ilgili belediye başkanı, vatandaşlara referandumla evet-hayır yaptırsın. Sonra da ‘vatandaş istemiyor’ diyen belediye başkanı bize teslim etsin. Birebir uygularım” dedi.Esenler’de Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında Oruçreis Mahallesi’nde inşa edilen evlerin anahtarları Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin katıldığı törenle hak sahiplerine teslim edildi. Törene Bakan Güllüce’nin yanı sıra TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Esenler Kaymakamı Yüksel Ünal, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, TOKİ Başkan Yardımcısı Ahmet Şahin, konut sahipleri katıldı.Kürsüdeki konuşmasını gerçekleştiren Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Kentsel Dönüşüm denilerek dolandıran ve dolandırılanlara seslenerek, “Vatandaşa 85 metre kare daire veriyorum deniliyor. Gerçeğine bakıyoruz 23 metrekare. Şimdi bu 85 metrekare nasıl 23 oluyor ben bunu anlamakta zorlanıyorum. Vatandaşımız brüte, nete çok iyi baksın. Öyle 23 metrekareyi 85 metrekare diye yutanlara, yutturanlara kalkanlara dikkat etsin. Dürüst müteahhitlerin de dürüst olmayan müteahhitler sayesinde rekabet etme şansı kalmıyor” dedi.Çanakkale'de yeniden yapılandırılacak olan 1/100 bin ölçekli İmar planının özellikle Bozcaada'da büyük tepkiye neden olduğunu da hatırlatan Bakan Güllüce, “Dün CHP milletvekilleri gitmiş Bozcaada’da para kazandırılacak, kim kazandıracak, neyi kazanacak, yani insanlar konuştuğu sözlerin altını doldurarak konuşması lazım. 1/100 binlik plan yapılmış. Şimdi bu plandan Bozcaada’nin neresinin nasıl olacağını nasıl anlamışlar ki? Plan tekniği olarak o konuştukları mümkün olmayan bir şey. 100 binlik bir plandan bunu göremezsin” dedi.“BOZCAADA İLE İLGİLİ REFERANDUM YAPILSIN”Bozcaada’da oturanlara önerilerinin olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Güllüce, “İkameti orada olan herkes talep etsin ve belediye başkanı bir plan yapsın. Bizim 100 bine de itiraz etsin. Birebir uygularım. Vatandaş ne diyorsa o olsun. Yani referandumla evet hayır yaptırsın. Sonra da ‘vatandaş istemiyor’ diyen belediye başkanı bize teslim etsin. Boşuna konuşmanın gereği de yok” diye konuştu.Güllüce, TOKİ’nin kara propagandaya etkisini anlatmak için de iletişimcilere bir ders olarak okutması gerektiğini söyledi. Yapı denetimcilerin yeterli denetimi yapmadıkları konusunda şikayetlerin geldiğini söyleyen Güllüce, “Bu doğruysa çok kötü. Bizler denetimlerle çok sert tedbirler, uygulamalar yaparız. Yanlışsa demek ki sizin üzerinizde de bir algı yapılmaya çalışılıyor. O zaman sizlerde bunun doğru olmadığını gösterecek çalışmalar yapın” şeklinde uyarılarda bulundu.Bakan Güllüce, provokasyonların para etmediğini provokatörlerin de anlaması gerektiğini söyleyerek, böyle bir hazırlıkta olanlara “Para etmiyor. İstediğiniz kadar toplantıları sabote etmeye, provokasyon yapmaya çalışın etmiyor” diye çağrıda bulundu. Güllüce, bazı kişilerin kentsel dönüşümü rantsal dönüşüm haline getirdiğini de sözlerine ekledi.“BÜYÜK PROJE ASKERİ ALANDA OLACAK”Türkiye’de kentsel dönüşümün hızla yayıldığını söyleyen TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, muhalefet kesiminin bir takım siyasal düşüncelerle yaptığı eleştirilere adlandırılmaması gerekildiğini kendilerinin yaparız dediği işleri kesinlikle yaptıklarını ve yapacaklarını söyledi. Kuzu, Esenler’deki asıl dönüşümünü üzerinde çalıştıkları ve büyük proje olarak saydıkları askeri alanda yapacaklarını dile getirdi.Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu da ilçe vatandaşına evlerin hayırlı uğurlu olması temennisinde bulunarak, söz verdikleri her şeyi yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini belirtti.KURA İLE HAK SAHİPLERİNE TESLİM EDİLDİProtokol konuşmaların ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ ve Esenler Belediyesi işbirliğinde inşa edilen Oruçreis Mahallesi Kentsel Dönüşüm konutlarını hak sahiplerine teslimi için kura çekimi gerçekleşti. Kuranın ilk çekilişi ise Bakan Güllüce tarafından yapıldı. Noter huzurunda çekilen numaralar teker teker sahiplerine verildi. Kura çekimini büyük bir heyecanla izleyen vatandaşlar, durumdan memnun olduklarını söyledi.Haber3
Reklam
Organik Tarımda Akla Gelen 10 Meyve ve Üretim Yerleri
Organik tarımın 4 temel ilkesi vardır:1. Genetik değişikliğe uğratılmamış tohum kullanmak,2. Toprakta zararlı etki bırakabilecek kimyasal gübre kullanmamak,3. Zararlı ve hastalıklarla mücadelede; kalıcı, doğaya zarar veren ve parçalanmayan kimyasallar kullanmamak ve4. Ürünün sertifikasyon ve etiketlenmesini yaptırmak.IFOAM ( Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu ) Organik Tarımın Amacını şöyle açıklamıştır ; 'Organik tarımın hedefi ; gelenek , yenilik ve bilimi birleştirerek paylaştığımız çevreye faydada bulunmak ve adil ilişkilerle yaşamın içinde yer alan herkes için iyi bir hayat sağlamaktır.'Gelin, Türkiye'de hangi organik meyve nerede üretiliyor bakalım;
10 Ekim 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
2 Milyon Müslümanın Hac İbadeti İçin Gittiği İslamiyet'in Kutsal Topraklarından 10 Müthiş Fotoğraf
Geçtiğimiz günlerde dünyanın dört bir tarafından Mekke'ye hacca giden müslümanlar, kutsal topraklarda ibadet ettiler. 4 gün süren ibadet boyunca, Mekke ve çevresinde çok aşamalı bir ibadet gerçekleştiren hacılar, müslümanlığın en önemli ibadetlerinden biri olan hacca gitme eylemini tamamlanmış oldu.Hac dönemi, islami takvimin son ayının 8 ve 12'inci günleri arasında gerçekleştiriliyor. 2014 yılında, 2 milyondan fazla müslümanın kutsal topraklara hac ibadeti için gittiği belirtildi. Dünyanın bir çok bölgesinde baş gösteren Ebola virüsünün böyle bir kalabalık içerisinde çok rahatlıkla yayılabileceğinden korkan yetkililer, hac günleri boyunca herhangi bir sorun yaşanmadığını bildirdi.
Reklam