Zihnin Bilinmezlerinde Doğup Açıklanamayan Olağan Dışı Deha: Savant Sendromu

-

5 haneli iki sayıyı birkaç saniye içinde kafadan çarpabilmek nasıl mümkün oluyor; mutlaka merak etmişsinizdir. 

Yahut Rain Man (Yağmur Adam) filminde Raymond'ın dökülen kibrit çöplerini bir bakışta sayabildiği sahne halen gözünüzün önündedir. Belki de bir yakınınız, olan biten tüm olayları tamı tamına haftanın hangi gününe denk geldiğine kadar söyleyerek hatırlayabiliyordur. 

İşte bizi bunca hayrete düşüren kişiler, savant'lardır 👊🏼

1. Savant, isim olarak rastlanabilecek belki de en ilginç sendrom.

Savant Fransızca "bilmek"ten geliyor. Kelimenin karşılığı "bilgin, alim, bilge" olarak verilmekte. 

Buna karşın, 1887 yılında, Down Sendromunun da tanımlayıcısı olan John Langdon Down tarafından idiot savant olarak isimlendiriliyor; Türkçeleştirirsek, aptal dahi.

2. Peki savantlar kimler; savant olmak ne demek?

Matematik, müzik veya görsel alanda ileri derecede ve olağan dışı yeteneklere sahip olan; ancak buna karşılık günlük hayatın gerektirdiği bazı beceri ve yeteneklerde büyük oranda yetersiz kalabilen kişilere savant denir.

3. Örneğin bir savant, 2024 yılında 27 Nisan'ın hangi güne denk geleceğini size birkaç saniyede söyleyebilir.

Ya da 4,701 ile 1,918'i kafasında çarpabilir. 

Yalnızca bir kez baktığı bir manzarayı size bütün detaylarıyla resmedebilir. 

Veya hayatında ilk kez gördüğü bir nota dizisini, daha önce hiç çalmadığı bir enstrümanda, sizin bu cümleyi okuma sürenizde çözerek çalmaya başlayabilir.

4. Diğer yandan bu kişi, gömleğinin düğmelerini kendi başına ilikleyemiyor olabilir.

Ayakkabılarını bağlayamıyor, şu an haftanın hangi günü olduğunu söyleyemiyor; yaşamını devam ettirebilmek için bir başka kişinin yardımına ihtiyaç duyuyor olabilir.

5. Çünkü tüm olağan dışı yeteneklerine karşın, ölçülebilen IQ'ları şaşırtıcıdır.

İmkansız gibi görünen bazı yeteneklerinden dolayı ilk etapta çok yüksek IQ'lu olarak düşünülen savantlar, IQ testlerinde ortalamanın hayli altında performanslar sergileyebilirler.

6. Beyin, bilindiği üzere sağ ve sol lob adı verilen 2 ayrı kısımdan oluşuyor.

Çalışmalar, savantlarda beynin sağ lobunun çok baskın olduğuna, sol lobda ise bir anomali olduğuna işaret ediyor. Beynin günlük hayata dair zihinsel ve matematiksel becerilerini yöneten kısımdaki hasar ise, sağ lobun fazla çalışması kaynaklı bir takım olağan dışı yeteneklerin yanında, kişinin düşük IQ seviyesini izah edebiliyor. 

Bu, yalnızca bir tez. Savant sendromu henüz hiçbir şekilde tam olarak açıklanabilmiş değil.

7. Araştırmalar, savant sendromundan muzdarip kişilerin yarıya yakınının aynı zamanda otizm hastası olduğunu gösteriyor.

Otistik kişilerin ise yaklaşık %10'unda bir şekilde savant belirtileri gözlemleniyor. Yani savant ve otistik aynı kişiler değil; ancak bir kesişim kümesine sahip oldukları söylenebilir.

Elbette bu, şimdiye dek yapılan araştırmalardan çıkan genel bir sonuç olmakla birlikte, bazı savantların daha "normal" ve sosyal yetenekleri gelişkin olarak yaşamlarını sürdürebildiklerine dair de örnekler mevcut.

8. Diğer yandan, savant sendromu beynin aldığı şiddetli bir hasara bağlı olarak sonradan da gelişebiliyor.

Yani savantlık doğuştan gelmeyebiliyor. Bir beyin hasarı durumunda, kafaya çarpan bir objenin beyinde şiddetli bir kanama gibi bir hasara neden olması ile, kişi bir anda kendisini bir hesap dahisi olarak bulabiliyor.

9. Tanınmış savantlara belki de en popüler örnek, Rain Man filmine ilham veren Kim Peek.

Mega savant olarak da bilinen, ve NASA tarafından beyni inceleme altına alınan Kim Peek'in 12,000’den fazla kitabı aklında ezbere tuttuğu biliniyordu. Peek bir kitabın sağ sayfasını sağ gözüyle, sol sayfasını sol gözüyle aynı anda okuyabiliyordu; ve dünyada yaşanmış bütün büyük olayları da tarihleriyle hatırlayabiliyordu.

Babası Peek için şöyle diyordu: Bilgileri bir diske kopyalamak gibi. Ama Kim'in hafızası hiç çökmüyor.

1984 yılında senarist Barry Morrow kendisiyle tanışmış, ardından Rain Man'i filme çekmişti. Filmin kazandığı Oscar Kim Peek'e verilmiş, ve Peek'in gittiği yerlere bu ödülü de götürmesi nedeniyle ödüle "En Çok Sevilen Oscar" adı verilmişti.

10. Bir başka örnek, inanılmaz bir fotografik hafızaya sahip olan ressam Stephen Wiltshire.

Otistik ressam Wiltshire'ın o kadar iyi bir fotografik hafızası var ki, New York üzerinde helikopterle kısa bir uçuştan sonra 10 kilometrekarelik bir alanın tümündeki binaları, nehirleri, daire numaralarına kadar çizebiliyor. Wiltshire Londra, Paris, Madrid, Roma, Frankfurt, Kudüs, Hong Kong, Dubai gibi kentleri de aynı şekilde çizmiş.

11. Leslie Lemke’nin sözel IQ’su sadece 58 olarak ölçülmüştü.

Doğuştan kör olan savantın inanılmaz bir müzik yeteneği var. 14 yaşında sadece bir filmde duyduğu Çaykovski’nin bir piyano konçertosunu hemen sonrasında birebir çaldığı söyleniyor. Bugün dünyanın pek çok yerinde konserler veriyor ve binlerce parçayı ezbere çalabiliyor.

12. Daniel Tammet ise tam bir matematik dehası.

Pi sayısının 22,514 rakamını ezbere biliyor. Bir haftada yepyeni bir dili konuşabiliyor. 

Tammet, rakamların ve günlerin farklı renklere ve duygusal tonlara sahip olduğunu söylüyor. Yani rakamları bizim gördüğümüzden çok farklı, adeta manzara resimleri gibi görüyor. Tammet'e göre rakam ve günlerin farklı ışık yoğunlukları, boyutları, yüzeyleri ve şekilleri var. 

Ve çarpım yaparken de bizler gibi sayı değil, bir manzara görüyor.

13. Türkiye'den ise, müzik dehası Buğra Çankır'ın ismi size tanıdık gelebilir.

1994 doğumlu Buğra'ya 3 yaşındayken otizm tanısı koyulmuş. 4 yaşında kelimelerin anlamını bilmeden okumayı öğrenen Buğra, konuşmada ve sosyal iletişimde güçlük yaşamasına rağmen, Türkçede “mutlak kulak” olarak adlandırılan ve milyonda bir rastlanılan bir müzik dehasına sahip. 

İster bir müzik aletinden çıksın, isterse de doğal bir ses olsun, Buğra her türlü sesi kendi frekanslarında işiterek nota diline dökebilme yeteneğine sahip. Yani Buğra dünyayı notalara dökebiliyor

Bu yeteneği California Üniversitesi tarafından da belgelenen ve İngiltere’de West Road Concert Hall ve The Savoy Theatre da dahil konserler veren Buğra, dünyanın en iyi müziksel kulaklarından biri olarak kabul ediliyor. 

Bu inanılmaz hikayeyle ilgili daha detaylı bilgi için buraya ve buraya tıklayabilirsiniz.

14. Kısacası Savant sendromu bizlere, beynimizin ne kadar gizemli bir organ olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Beynin çalışma prensipleri ve yapabilecekleri konusunda aslında daha almamız gereken ne kadar çok yol, anlamamız gereken ne kadar çok şey olduğuna dair de müthiş ipuçları barındırıyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sercan-lale

27 nisan 2024 ün hangi güne geldiğini kafadan tahmin edip sonra o tarihe gidip yanılanları bu tarafa alalım..

iceicebaby

vaaaay aynı süper kahramanlar gibi çok ilginnçç

hukumran

stan lee'nin süper insanları programında bunlardan birini görmüştüm. ne kadar zor matematik sorusu sorarsa sorsunlar, o kadar kolaylıkla yanıtlıyordu. bir şekilde adamın beynin stres kısmını yöneten tarafı bu matematik hesaplamalarını yapıyordu ki resmen beyni hesap yapmak için yanlış lobu kullanıyordu. diğer yandan hintlilerin değiişik bir parmak hesabı metodu ile üslü sayılar vs hesaplayabildiğine tanıklık etmiştim. yöntemin adını hatırlayamıyorum. Functional MR isimli bir teknoloji ile hangi durumlarda beynin hangi bölgesinin aktive edildiği görüntülenebiliyor. İlgilenenler googlelayabilir.

senemiray_

Evet aynı bölümü ben de izledim. Adam yaşadığı her anı birebir hatırlıyor ve giydiği kıyafetten attığı adıma, o anın zamanını saniyesiyle birlikte hafızasına depo ediyor, unutmuyordu.

Gizli Kullanıcı

#12 benim hissettiğimle aynı mı? Yani,bende de var bu.Evet tamam bir haftada yeni bir dil konuşamıyorum ya da pi sayısının yalnızca 2 rakamını biliyorum ama rakamları çocukluğumdan beri yüz ifadelerine,hislere falan benzetiyorum.Arkadaşlarıma onlarda böyle bir şey olup olmadığını sorduğumda hayır diyorlardı.Bu farklı mı yoksa aynı şey mi anlayamadım.

ugur-uckiran

dışardan tanı koymak gibi olmasın ama muhtemelen sinestezi var sende. internetten biraz mevzuyu araştırırsan biraz olsun anlarsın. bir de kitap okumayı severim dersen adam fawer'ın empati isimli kitabını oku.

Gizli Kullanıcı

Evet kitap okumayı severim,dediğin kitaba bakarım bir.Sinestezi hakkında hiçbir fikrim yok,onu da araştıracağım.Çok teşekkürler.

senemiray_

Empati'yi okumadım ama Adam Fawer'in Olasılıksız'ı tam sana göre. Sayılara bağlı olaylar.. :)

Gizli Kullanıcı

Teşekkürler. Okuyacağım.

damlamemis

Böyle bilgi dolu içerikler çoğalsın piliiz

Görüş Bildir