Sufi Müziğini Elektronik Müzikle Harmanlayarak Kulakların Pasını Silen Bir DJ: Mercan Dede

1PAYLAŞIM

Mercan Dede, nam-ı diğer Arkın Allen Ilıcalı, bin bir yetenekle bezenmiş çok yönlü bir sanatçı. Sufi materyalleri ve müziği kendi müziğiyle harmanlayıp harika işler ortaya koyan bu DJ ve müzisyen tüm dünyada tanınıyor ve gittiği yerde mekanları hınca hınç dolduruyor. 

Bursa'dan çıkıp Kanada'da ünlenip tüm dünyaya adını duyurmayı başaran bir yetenek o. O halde hep birlikte Mercan Dede'yi biraz yakından tanıyalım...

Sufi müziği ve yerel enstrümanları modern ezgilerle, modern soundlarla harmanlayan DJ ve müzisyen Mercan Dede ülkece gurur duymamız gereken bir isim.

1966'da Bursa'da Arkın Ilıcalı adıyla dünyaya gelen bildiğimiz adıyla Mercan Dede, sadece ülkemizde değil dünyada da oldukça iyi bilinen ve takdir edilen sanatçılarımızdan biri.

Onu bu denli farklı kılan ve dikkatleri üzerine çeken şey ise müziğe getirdiği kendine özgü yorumu ve şüphesiz müziğe canını, başını ve gönlünü vermiş olması.

Elektronik ve tekno müziğin içine yedirdiği ney, klarnet, darbuka ve kanun gibi geleneksel enstrümanlarla harika işler çıkaran Mercan Dede, Türkiye'nin en iyi neyzenlerinden eğitim almış.

Ney sesini ilk kez altı yaşındayken radyoda duyup hayran kaldığını söyleyen Mercan Dede, yoksul bir aileden geldiği için uzun bir süre ney alacak durumu olmamış. Hatta ilk neyini tesisat borusundan kendisi tasarlamış. Gördüğünüz üzere üretime ulaşmak isteyen bir sanatçının önünde hiçbir engel duramıyor! Tabii daha sonraları çok önemli ney ustalarından eğitimler aldığını bir röportajında şöyel ifade ediyor: "Kubbealtı Cemiyeti’nde Neyzen Ömer Erdoğdu’dan ve hem Tasavvuf müziğinin ve kültürünün o dönemdeki aydınlarından olan hem de yaşayan en büyük bendir üstadı olarak tanınan Nezih Uzel’den ders aldım. Ney üstadı Niyazı Sayın’dan ebru sanatını öğrendim."

Yine de müziğe olan bunca tutkusuna rağmen müzisyen olmak değil sanatın başka disiplinleriyle uğraşmak niyetindeymiş ünlü DJ. 1988'de Kanada'da yerleşip eğitimine orada devam etmiş.

Güzel sanatlar üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimini Kanada'da yapan Mercan Dede'nin, fotoğrafa olan ilgisi bir gün şans eseri Kanada Saskatoon Halk Kütüphanesi'ndeki bir görevli tarafından fark edilmiş ve görevli orada bir sergi açması için kendisine teklif götürmüş.

DJ'lik kariyerine ise yine Kanada'da şans eseri diyebileceğimiz bir şekilde atılmış.

Saskatoon'da okurken para kazanmak için bir barda açlışıyormuş Mercan Dede. Günlerden bir gün barın DJ'i işe gelmeyince iş başa düştü deyip DJ kabinine atmış kendisini Mercan Dede. O zamandan itibaren DJ'liğe sıkıca tutunmuş, bir süre Arkin Allen adıyla DJ'lik yapmış.

Ve nihayetinde de 1995'te çıkardığı Sufi Dreams adlı ilk albümüyle müzik piyasasına Mercan Dede ismiyle profesyonel olarak adım attı.

Çok sayıda olumlu yorumlarla karşılaşan bu albümü minimalist bir tekno projesi olarak tanımlıyor başarılı müzisyen.

90'ların sonunda sadece Kanada'da değil Almanya'daki prodüktörlerin de dikkatini çeken Mercan Dede, bu süre zarfında çeşitli projeler için soundtrackler yaptı ve Sufi müzik üzerine yapılan bir belgesel filmde yer aldı.

1999'da Journeys of a Dervish, 2001'de Seyahatname ve 2002'de Nar isimli albümlerini çıkardı.

Dünyanın birçok önemli festivallerinde sahne alan Mercan Dede, Türkiye'de de kısa sürede dikkatleri üzerine çekti.

Ülkemizdeki başarılı müzisyenlerle de çalışmalar yaptı. Hayko Cepkin, Fazıl Say, İlhan Erşahin, Mabel Matiz, Deniz Tekin gibi isimler bunlardan yalnızca birkaçı.

Takip eden yıllarda "Water" (2005) ve "Breath" (2006) adında iki albüm yayınladı. 2007 yılında ise Mevlana'nın 800. doğum gününe özel olarak hazırladığı 800 adındaki albümüyle müzik listelerinde de yer edindi.

İnsana eşsiz bir müzik deneyimi yaşatan bu bin bir yetenekli müzisyenin adından bahsetmeden de geçmeyelim. Mercan Dede, Puslu Kıtalar Atlası'nın bir karakteri esasında...

İhsan Oktay Anar'ın bugün klasikleşmiş eseri Puslu Kıtalar Atlası'nda bir yan karakter olan Mercan Dede'yi neden seçtiğini şöyle ifade etmiş bir röportajında ünlü müzisyen: "İlk okuduğum anda kendimden çok şey olduğunu hissettim Havai Mercan Dede karakterinde. Yaşlandığımda böyle hafif meczup, hafif garip ama kendi gönlüne göre isler yapan biri olacağımı sanıyorum daha ilk o zamanlar fark etmeye başlamıştım."

Aynı zamanda Mercan Dede, 9 farklı isimle dünya çapında 100'ü aşkın single yayımlanmış bir isim.

Mercan Dede, Arkin Allen, Blueman ve Poundmaker sadece bildiğimiz kısmı. Diğer beş ismi bilmiyoruz, bilmemiz de istenmiyor! :)

2013 yılında Dünya albümüyle yeniden kulak ziyafeti yaşattı Mercan Dede sevenlerine. Albüm Gün Doğumu ve Gün Batımı adını verdiği iki volume halinde çıktı.

Uzun bir aradan sonra ise geçtiğimiz aylarda Kapadokya adlı enfes single'ı ile karşıladı dinleyicisini.

Fakat kendisi elbette ki müziğin dışında da sanatla ilgileniyor. Yeni albüm yapmadığı süreçlerin her birinde sergileri, enstelasyonları ve birçok sanatsal işbirliklerle adını andık.

"Resim ve müzik ikisinin kurguları çok paralel. Resme yansıtabildiklerim müzikten öğrenmeye çalıştıklarımın bir şekilde aktarımı" olarak tarif ediyor sanat ile olan ilişkisini.

Mercan Dede, gerçek bir başarı hikâyesi kesinlikle... Türkiye'yi uluslararası müzik pazarında temsil eden yegane sanatçılardan biri olarak da başarıları hep daim olsun! 🙏

Peki siz ne düşünüyorsunuz böylesi çok yönlü bir sanatçı kişilik hakkında, yorumlarda buluşalım!

Evde ya da sokakta ol fark etmez, müzik ve müzik hakkında her şey @yuzdeyuzonline Instagram ve Twitter hesaplarıyla senin yanında!

#yüzdeyüzmüzik artık #yüzdeyüzonline!

Online konserler, ilginç bilgiler ve daha fazlası için @yuzdeyuzonline Instagram ve Twitter hesaplarını takip et!

instagram.com/yuzdeyuzonline

twitter.com/yuzdeyuzonline

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
musa-evis

Mercan Dedenin neyi borundandır!?

tayconot

Manuş Baba ,Mercan Dedenin oğlu mu oluyor ?isimlere gel.

Görüş Bildir