Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sinema Tarihinde Tabuları Yıkan 10 Film

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Yapıldıkları dönemde yapılmayanı yapan ve yok ettikleri tabuyla unutulmazlar arasında yer alan on film BBC tarafından bir araya getirilmiş. 

Listedeki filmleri BBC seçmiştir, kullanılan fotoğraflar ayrıca kaynak belirtilmemişse ilgili haberden alınmıştır.
Metinler birebir çeviri değildir.

Kaynak: Pushing the envelope: 10 movies that broke film taboos

1. Bir Filmdeki İlk Küfür

Rüzgar Gibi Geçti'deki final repliği olan "Frankly, my dear, I don't give a damn" öbeğinin perdedeki ilk küfür olduğunu düşünülse de aslında 1924 yapımı olan "The Big Parade" isimli sessiz filmde lanet okunmuştur. Bir karakterin ağzından duyulmamış olsa da.

"F" ile başlayan İngiliz dilinin en yaygın küfrü ise James Joyce'un Ulysses'inin ilk sinema adaptasyonu olan 1967 tarihli filmde kullanılmıştır. Yine de daha önce 1960 tarihli "Sink the Bismarck!" isimli filmde sessizce ima edildiği bilinmektedir.

2. İlk Sevişme Sahnesi

1933 tarihli Çek yapımı "Ecstasy" isimli filmde rol alan on sekiz yaşındaki genç aktris Hedy Lamarr; pornografik olmayan ana akım sinema filminde oynanan ilk sevişme sahnesine imza atmıştır. Sahnede çıplaklık yoktu ve aktrisin sadece yüzü görülüyordu. Bu sahnenin aynı zamanda perdedeki ilk kadın orgazmı olduğu da düşünülmektedir.

3. Kimliği Gizlenmeyen İlk Gay Karakter

Başından bu yana Avrupa sinema homoseksüellere karşı daha açık olmuşsa da Amerikan sineması bu konuyu bir tabu olarak kıramamıştır. 1947 tarihli Fireworks isimli kısa filmde Kenneth Anger bir homoseksüeli canlandırmıştır. Film daha sonra dava konusu olmuş ve mahkeme Anger ve oynadığı filmin "porno olmadığını" karara bağlayarak tarihe geçmiştir.

4. Aşkta Irkçılığı Kaldıran İlk Sahne

Tabuları gülünç derecede anlamsız olan Hollywood; Amerikan muhafazakarlığını sonuna kadar sürdürdüğü sessiz anlaşmasıyla perdede Siyahlar ile Beyazlar arasındaki aşk sahnelerini uzun süre yasaklamıştı. 1955 tarihli Kubrick

5. Perdede İlk Tuvalet

Alfred Hitchock'un 1960 tarihli Psycho'su bir çok özelliğiyle hala konuşulan ve merakla izlenen bir başyapıt. Bu sinema şaheseri listemize perdede ilk kez bir tuvaleti şifonu çekilirken gösteren film olarak giriyor. 1928 tarihli King Vidor filmi The Crowd her ne kadar bir tuvaleti filme alan ilk yapım olsa sifonun çekilmesi Hitchock'a nasip olmuştur. Bir klozete oturmuş olarak filme alınan ilk insan ise 1970 tarihli  Mike Nichols filmi Catch-22 filmindedir.

6. İlk Çıplak Kadın

Altmışlara kadar çıplaklık sinemadaki sansürün en önemli ögesiydi. Belgeseller ve haber bantları dışında perdede çıplaklık kabul edilmiyordu. Her ne kadar İtalyan ve Fransız yönetmenleri bu kapsamın dışında olsa da İngiliz ve Amerikalılar uzun süre bu sansürü muhafaza etmişlerdir. Michael Powell'in yönettiği Peeping Tom, tümüyle çıplak bir kadın bedeninin gösterildiği ilk Hollywood filmi olarak tarihe böylece geçmiştir.

Görsel Kaynak: A Brief History Of Horror – Psycho And The 1960s

7. İlk Çıplak Erkek

Sinemadaki erkek çıplaklığı kadın çıplaklığından daha sonra perdede kendisine yer bulabilmiştir. Yine Kıta Avrupasındaki yönetmenler yirminci yüzyılın başından bu yanan erkek yada kadını çıplaklığı daha doğal perdeye yansıtmış iken İngiliz ve Hollywood filmleri bu konuda çok sansürcü olmuşlardır.1911 İtalyan yapımı L'inferno belirli bir mesafeden de olsa erkek bedenini tüm çıplaklığıyla filme alan ilk yapımdır. Bir Hollywood filminde erkek bedenini görmek için ise 1969 yapımı Women in Love beklenecektir. 

Görsel Kaynak: We Can't Stop the Dancing Chicken: November 2011

8. Tümüyle Gösterilen Silahlı İlk Ölüm

Hollywood filmleri uzun süre, aynı antik Yunan tiyatrosu gibi, hoş kabul edilmeyen sahneleri perdeye yansıtmamayı tercih etmişti. Ta ki İtalyan yapımı olup da Clint Eastwood sayesinde Amerikan izleyicisi için çekilen 1964 tarihli kült yapım A Fistful of Dollars yada aslında pek bilinmeyen orijinal ismiyle "Per un pugno di dollari" perdede silahla çekilmiş bir ölüm sahnesini kesmeden ve ayrıntılarını izleyiciden gizlemeden gösteren ilk film olarak tarihe geçmiştir.

9. Kana Bulanmış İlk Ölüm

Filmler henüz siyah beyaz iken çok sorun olmayan kanın nasıl gösterileceği konusu renkli sinemayla epey tartışılmıştır. Yine Hollywood'un büyük yapımcıları kanlı sahnelerden özellikle kaçınmışken, zorunlu hallerde temsili kan damlacıklarıyla sahneyi geçiştirmeyi seçmişlerdi. Bir ölüm sahnesinde hunharca kan akıtarak izleyiciyi şok eden ilk film 1967 yapımı Bonnie and Clyde olmuştur. Arthur Penn'in filmdeki aşırı kan kullanmış olmasıyla artık ölüm sahnelerinin temsili tamamıyla değişmiş; aksiyon ve korku sineması bu filmden sonra sürekli olarak dozunu hep artıragelmiştir.

10. İlk Gerçek Ölüm

Savaş yıllarında kullanılmaya başlayan haber bantlarında trajik olaylardaki ölü bedenler gösterilmekteydi. Ancak sinema perdesinde gösterilen bir belgeselde ilk kez gerçek ölü bedenleri gösteren yapım 1970 tarihli Gimme Shelter olmuştur. Beatles'ın efsanevi 1969 dünya turunda meydana gelen trajik olayları kaydeden yapım olarak kayıtlara geçmiştir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
barisates

Son film Gimme Shelter yazıldığı gibi Beatles değil The Rolling Stones konserinde gerçekleşen olayları anlatmaktadır. Ölen kişinin ismi Meredith Hunter. Ayrıntılar için https://en.wikipedia.org/wiki/Gimme_Shelter_(1970_film) https://eksisozluk.com/rolling-stones-1969-altamont-konseri--393427

seloxys

Az yukarıda "Ayça Ilgaz" 29 Mayıs 2014 19:35'te aynı durumu şöyle belirtmişti; 10. madde de Gimme Shelter belgeseli Beatles değil Rolling Stones'un turne olaylarını anlatıyor Ben de 30 Mayıs 2014 08:30 aşağıdaki cevabı vermiştim: Çok özür dilerim, haklısınız... Klavyem sürçmüş, elim kaymış, aklım şaşmış, artık ne desem telafisi yok. İşin kötü tarafı düzeltme de yapılamıyor... 30 Mayıs 2014 23:29'da ise "Ayça Ilgaz" bu kez "Selahattin Özkan yorumda yazdık en azından zihinler karışmaz sorun yok" demişke, 2 Ekim 2014 13:34'te ise "Sadık Subaşı" konuya şu şekilde katılmıştı: "Harbiden ben de baktım Mick Jagger'i John Lennon'a falan mı benzetmiş olabilirsiniz ya da The Beatles'in abartılmasından dolayı mı böyle oldu diye.Meğersem hataymış." Yine de bir yılın sonunda gelen editiniz için tekrar teşekkürler...

barisates

Facebook yorumlarını göremediğim için tekrar yazmış bulundum kusura bakmayın.

xcarpediemxx

Özet: hepsi 60 lı 70 li yıllarda olmuş.

Başlıklar

EşcinselİngiltereSavaşSinemaSiyah BeyazTercihYunanistanaşkporno
Görüş Bildir