Sen Neyi Kontrol Etmeye Çalışıyorsun? Cevapların Karakterindeki Kontrol İhtiyacını Ortaya Çıkarıyor!
Hayatımızda kontrol edebildiğimiz şeyler olduğu kadar asla kontrol edemeyeceğimiz şeyler de var. Buna rağmen bazılarımız planların kusursuz ilerlemesini isterken bazılarımız insanların davranışlarını anlamaya ve yönlendirmeye çalışıyor, bazılarımız ise kendi duygularını bile sıkı sıkıya kontrol altında tutuyor.
Peki sen bunlardan hangisisin?
1. Cinsiyetini seçerek başla!
2. Şimdi de yaşını seç!
3. Planladığın bir buluşma son anda iptal edildi. İlk tepkin ne olur?
4. Bir arkadaşın sana bir sorununu anlatıyor. Onu dinlerken kendini tutamayıp...
5. Geleceğin hakkında düşündüğünde aklına ilk ne geliyor?
6. Bir tartışma sırasında karşı taraf seni yanlış anladı. Ne yaparsın?
7. Sosyal medyada paylaştığın bir fotoğrafa beklediğin ilgiyi görmedin. Ne düşünürsün?
8. Bir işin istediğin gibi ilerlemediğini fark ettin. Ne yaparsın?
9. Yakın olduğun biri sana “Biraz fazla karışıyorsun” dedi. Tepkin ne olur?
10. Hayatında kontrol edemediğin bir şey olduğunu fark ettiğinde...
Kontrol etmek istediğin şey: HAYATININ GİDİŞATI
Senin kontrol ihtiyacının merkezinde düzen ve güven duygusu var. Hayatının nasıl ilerleyeceğini mümkün olduğunca önceden bilmek, planlarını yapmak ve ortaya çıkabilecek sorunları önceden çözmek sana kendini güvende hissettiriyor. Belirsizlik senin için yalnızca “ne olacağını bilmiyorum” anlamına gelmiyor; aynı zamanda kontrolün elinden kayması anlamına geliyor. Bu nedenle bir plan bozulduğunda veya beklenmedik bir durum ortaya çıktığında zihnin hemen yeni bir yol haritası oluşturmaya başlayabiliyor. Sen genellikle hazırlıklı olmanın insanı güçlendirdiğine inanıyorsun. Karakterinin güçlü taraflarından biri sorumluluk sahibi ve çözüm odaklı olman. İnsanlar kriz anlarında ne yapacağını bilen biri olduğun için sana güvenebilir. Ancak bazen her şeyi önceden planlamaya çalışmak seni gereğinden fazla yorabiliyor. Henüz gerçekleşmemiş ihtimaller için bile zihinsel olarak hazırlık yapman, aslında bugünü yaşarken gelecekle mücadele etmene neden olabiliyor. Özellikle bir şey senin kontrolünün dışına çıktığında “Bunu nasıl düzeltebilirim?” sorusuna fazla odaklanabiliyorsun. Senin öğrenmen gereken en önemli şey, kontrol ile güven arasındaki farkı görebilmek. Her şeyi kontrol etmek zorunda değilsin. Bazen iyi bir plan yapmak kadar plan değiştiğinde kendine güvenebilmek de güçlü bir karakter göstergesidir. Hayatının her ayrıntısını yönetmeye çalışmak yerine, bazı şeylerin kendi akışında ilerlemesine izin verdiğinde aslında sandığından çok daha dayanıklı olduğunu fark edebilirsin.
Kontrol etmek istediğin şey: BELİRSİZLİK

Senin asıl meselen insanları veya olayları yönetmekten çok belirsizliği ortadan kaldırmak. Bir şeyin neden olduğunu, bundan sonra ne olacağını ve karşılığında neyle karşılaşacağını bilmek istiyorsun. Bilmediğin bir durum olduğunda zihnin boşlukları kendi senaryolarıyla doldurabiliyor. Birinin davranışının değişmesi, bir mesajın geç gelmesi veya gelecekle ilgili net olmayan bir durum senin için olduğundan daha büyük bir zihinsel meseleye dönüşebiliyor. Sen oldukça analitik, gözlemci ve detaycı bir karaktere sahipsin. İnsanların söylediklerinden çok davranışlarına dikkat ediyorsun. Küçük ayrıntıları fark etme konusunda güçlü olman, çevrendeki insanların gözden kaçırdığı şeyleri yakalamanı sağlıyor. Fakat bu özelliğin zaman zaman seni fazla düşünmeye de itebiliyor. Bir olayın tek bir açıklaması olabilecekken sen beş farklı ihtimali değerlendirip hepsinin sonucunu zihninde yaşamaya başlayabiliyorsun. Bu nedenle dışarıdan sakin görünsen bile zihninin içinde sürekli çalışan bir analiz mekanizması olabilir. Senin için asıl özgürlük, her sorunun cevabını bulmak değil, bazı soruların cevapsız kalmasına dayanabilmek. Her davranışın arkasındaki nedeni bilmek, geleceğin nasıl sonuçlanacağını önceden görmek veya herkesin ne düşündüğünü anlamak mümkün değil. Bunu kabullenmeye başladığında zihinsel yükünün ciddi şekilde hafiflediğini fark edebilirsin. Çünkü sen aslında kontrol etmeyi seven birinden çok, kendini hazırlıksız yakalanmış hissetmekten hoşlanmayan birisin.
Kontrol etmek istediğin şey: İLİŞKİLERİN VE İNSANLARIN

Senin kontrol ihtiyacın daha çok insanlarla kurduğun bağlarda ortaya çıkıyor. Sevdiğin insanların senden uzaklaşması, sana karşı davranışlarının değişmesi veya ilişkinin eskisi gibi olmaması seni düşündüğünden daha fazla etkileyebiliyor. Bu nedenle bazen karşındaki kişinin davranışlarını anlamaya, ilişkideki sorunları erkenden çözmeye veya insanların seni yanlış anlamamasını sağlamaya çalışıyorsun. Senin için kontrolün altında olan şey aslında insanlar değil; ilişkilerin güvenli olduğundan emin olma ihtiyacı. Karakter olarak oldukça sadık, ilgili ve korumacı bir yapın var. Sevdiğin insanlara karşı kayıtsız kalamıyorsun. Bir sorun yaşandığında “Beni ilgilendirmez” demek yerine çözmeye çalışıyorsun. Fakat bazen iyi niyetle yaptığın bu müdahaleler karşı tarafta baskı hissi yaratabiliyor. Çünkü senin “ilgilenmek” olarak gördüğün davranış, karşındaki insan için “kontrol edilmek” gibi algılanabiliyor. Özellikle ilişkilerde karşı tarafın davranışlarını sürekli yorumlamak veya aradaki mesafeyi hemen kapatmaya çalışmak seni de yorabiliyor. Senin karakterindeki en önemli gelişim noktası sevgi ile kontrol arasındaki sınırı korumak. Bir insanı sevmen, onun her kararını anlaman veya hayatındaki her ayrıntıyı bilmen gerektiği anlamına gelmiyor. Güven duygusu biraz da karşındaki insanın kendi alanına sahip olmasına izin verebilmekle oluşuyor. Bunu başardığında ilişkilerin daha rahat, daha doğal ve daha güçlü hale gelebilir. Çünkü sen aslında insanları yönetmek isteyen biri değilsin; kaybetmek istemediğin bağları korumaya çalışıyorsun.
Kontrol etmek istediğin şey: KENDİN VE DUYGULARIN
Senin kontrol ihtiyacın dış dünyadan çok kendi içinde çalışıyor. Ne hissettiğini, nasıl göründüğünü, nasıl tepki verdiğini ve başkalarının seni nasıl algıladığını oldukça fazla önemsiyorsun. Duygularını hemen dışarıya yansıtmak yerine önce onları kendi içinde çözmeye çalışıyorsun. Özellikle üzgün, öfkeli veya kırgın olduğunda güçlü görünmek senin için önemli olabiliyor. Bu nedenle çevrendeki insanlar seni sandığından daha sakin, güçlü ve kontrollü biri olarak görebilir. Senin karakterinde öz disiplin ve güçlü bir öz farkındalık bulunuyor. Kendini gözlemleyebiliyor, hatalarını fark edebiliyor ve davranışlarının sonuçlarını değerlendirebiliyorsun. Ancak kendine karşı zaman zaman fazla sert davranabiliyorsun. Hissettiğin bir duyguyu “Neden böyle hissediyorum?” diye anlamaya çalışırken, farkında olmadan o duyguyu yaşamana bile izin vermeyebiliyorsun. Özellikle kırılgan görünmekten hoşlanmıyorsan, insanlara göstermek istemediğin duyguları kendi içinde daha fazla büyütebilirsin. Senin için en önemli farkındalık şu: Güçlü olmak her zaman kontrollü olmak anlamına gelmez. Bazen üzülmek, hata yapmak, ağlamak, kararsız kalmak veya birinden yardım istemek de güçlü bir karakterin parçasıdır. Kendine sürekli “toparlanmalıyım” demek yerine bazı duyguların sadece yaşanıp geçmesine izin verdiğinde kendini çok daha özgür hissedebilirsin. Çünkü senin asıl ihtiyacın daha fazla kontrol değil; kendine kontrolü kaybettiğin anlarda bile güvenebilmek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın