Önceki Hayatını Hatırladığını Söyleyen 1.678 Çocuğun Anlattıkları İncelendi
Virginia Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, önceki bir hayatı hatırladığını söyleyen ve çoğu çocuk olan kişilerin 1.678 vaka dosyasını inceledi. Ekip, çocuğun hatırladığını söylediği kişi ne kadar beklenmedik bir şekilde öldüyse, o kişinin ölümüyle çocuğun doğumu arasındaki sürenin o kadar kısa olduğunu gördü.
Vaka dosyaları, üniversitenin 1967'den beri bu tür anlatıları toplayan biriminden geliyor.
Araştırma, Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağlı Algı Çalışmaları Bölümü'nde yapıldı. Bölüm 1967'de psikiyatrist Ian Stevenson tarafından kuruldu ve on yıllardır önceki hayatını hatırladığını söyleyen kişilerin anlattıklarını kayıt altına alıyor.
Her vaka dosyasında, çoğunlukla küçük bir çocuğun önceki hayatına dair anlattıkları yer alıyor. Bu anlatılar, daha önce yaşamını yitirmiş belirli bir kişiyle eşleştirilmiş durumda. Saeedeh Sadeghi, Marieta Pehlivanova ve Philip Cozzolino'dan oluşan ekip, arşivdeki en güçlü sayılan 1.678 vakayı ele aldı. Bulgular Amerikan Psikoloji Derneği'nin yayımladığı Psychology of Consciousness dergisinde yer aldı.
Ölümle doğum arasındaki ortanca süre 16 ay çıktı, beklenmedik ölümlerde bu süre kısaldı.
Araştırmacılar, çocuğun hatırladığını söylediği kişinin ölümüne odaklandı. Ölümün doğal mı yoksa kaza, şiddet ya da intihar gibi doğal olmayan bir nedenle mi olduğuna, kişinin kaç yaşında öldüğüne ve ölümün ne kadar beklenmedik olduğuna baktılar.
O kişinin ölümüyle çocuğun doğumu arasındaki ortanca süre 16 ay oldu. En beklenmedik ölümlerde bu süre ortalama yüzde 40 kısalıyordu. Bağlantı, reenkarnasyona inanmayan dinlere mensup ailelerde daha da güçlüydü.
Ekip, çocukların çevrelerinden duydukları hikayeleri tekrar etmesi ve ailelerin yasla başa çıkma çabası gibi açıklamaları da hesaba kattı. Örüntü bu etkenler hesaba katıldıktan sonra da devam etti.
Araştırmacılar reenkarnasyonun gerçek olduğu sonucuna varmadıklarını vurguluyor.
Cozzolino, sonuçların bu örüntünün toplumsal inançlardan kaynaklandığı fikrini desteklemediğini söylüyor. Pehlivanova ise bulguların arkasındaki mekanizmanın şimdilik belirsiz olduğunu belirtiyor.
Ekip, reenkarnasyonun gerçek olduğuna dair bir sonuca varmadığını, yalnızca konunun daha fazla araştırılması gerektiğini düşündüğünü vurguluyor. Tek tek vakaların farklı biçimlerde yorumlanabileceği de kabul ediliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın