Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

12 Madde ile İntiharın Bulaşıcı Olduğuna Dair Dehşet Verici Kanıtlar

-

Elde edilen verilere göre, 15-24 yaş arasında yaşanan ölümlerin en yaygın 3. sebebi intihardır sevgili dostlar. Bu bilgi ne kadar korkutucu görünüyor olsada, aslında durumun böyle olmasının sorumluluğu hepimizin üzerinde. Çünkü yapılan araştırmalar, intiharın dünya çapında bulaşıcı bir hastalık gibi davrandığını gösteriyor...

1. Marilyn Monroe'nun Ağustos 1962'deki ölümü üzerine halk yasa boğuldu, medyada intihar konusu geniş olarak yer buldu.

Monroe'nun ölümünü izleyen bir ayda, ABD'deki intihar vakaları incelendiğinde, bir önceki yılın aynı ayına göre %12'lik, ya da diğer bir deyişle 200 kişilik bir artış olduğu görüldü. Psikolojik problemler elbette bulaşıcı değildir ancak intiharın bulaşıcılığına dair araştırmalar, Monroe'nun yaşama veda etmesi üzerine ayrı bir inceleme alanına dönüştü. Özellikle halk tarafından sevilen ve gençlerin idol olarak aldıkları isimlerin intiharlarının toplumda çok büyük etkiler yarattığı biliniyor ve araştırmalara göre genç intiharlarının %5'lik kısmı bu sebeple gerçekleşiyor.

2. Columbia Üniversitesi'nden Psikiyatrist Madelyn Gould, intiharın bulaşıcı olduğuna dair pek çok kanıt olduğunu ve bu konuda endişelendiğini belirtiyor.

Başarılı bilim insanı Gould, intiharın bulaşıcılığı üzerine en kapsamlı çalışmayı yürüten isim olarak tanınıyor. Son zamanlarda üzerinde çalıştığı konu ise aktör ve komedyen Robin Williams'ın ölümünün toplumda yarattığı etkiler olmuş. Gould'a göre intihar sebebiyle yaşanan ölümlerin medyada yer bulması belirli kurallar çerçevesinde gerçekleşmeli, intihar özendirilmemeli ve kolay ve kaçınılmaz bir çözüm olarak sunulmamalı.

3. Ve bu öneriler uygulandığında gerçekten de fark yaratılabildiği görüldü.

Medyanın intihar haberlerini sunuş biçiminde yapılan bu değişiklikler Viyana'da uygulandığında, intihar vakalarında gözle görülür bir düşüş yaşandı. Elbette gazeteciliğin gereklerinden biri halkı haberdar etmek olduğu için bu yayınlar tamamen kesilmedi. Öte yandan artık internet çağında yaşadığımız için, öğrenmek isteyen birinin herhangi bir intiharı tüm detaylarıyla öğrenmesi işten bile değil. Zaten intiharın bulaşıcılığı ile ilgili yürütülen çalışmaların büyük çoğunluğu da sosyal medyanın ortaya çıkışından sonrasına dayanmakta.

4. Ünlü oyuncu Robin Williams'ın ölümü sonrasında, ABD medyasında buna benzer yöntemler uygulandı.

Gould'a göre bu yöntemlerin uygulanması her ne kadar gerekli olsa da, konu intihar olduğunda medyanın yaşanan olayı öne çıkarması kaçınılmaz gibi görünüyor. Ancak kaçınılabilecek belirli yaklaşımlar olduğunu da ekliyor: Örneğin intiharın, problemleri olan insanlar için bir kaçış yolu sunduğunun düşündürülmesi.

5. Örneklerden bir diğeri de özellikle genç insanlar arasında büyük bir hayran kitlesine sahip olan Kurt Cobain'in intiharı.

Kurt Cobain'in 1994 yılında Seattle kentinde ölü bulunması üzerine lokal medya organları, konuyu nevrotik rahatsızlıkların tedavi edilmesi ve intiharların önlenmesine vurgu yaparak; ünlü müzisyenin ölümünün ailesinde yarattığı derin üzüntüden söz ederek insanlarla paylaştılar. Sonuç olarak Cobain'in ölümünü izleyen aylarda Seattle kentinde intihar önleme hatlarına gelen telefonlar artış gösterdi ve intihar oranlarında düşüş gözlemlendi.

6. Bu örneklerde olduğu gibi, toplum tarafından değer verilen insanların intiharlarının taklit edilmesine "Werther Etkisi" adı veriliyor.

Medya ve intihar oranlarındaki artış arasındaki ilk bağlantı, Goethe'nin ünlü kitabı "Genç Werther'in Acıları" ile kurulmuştur. Kitabın 1774 yılında yayımlanmasının ardından Avrupalı genç erkekler, sarı pantolonlar ve mavi ceketler giyerek kitabın baş karakterini taklit etmeye başlamış; tıpkı sevdiği kadının kendisini reddetmesi üzerine bir pistolle kendini vurarak intihar eden Werther'i gibi, bu yöntemi kullanarak intihar eden genç erkeklerin sayısında büyük bir artış gözlemlenmiştir.

7. Yaşanan bu dramatik değişim üzerine Goethe'nin kitabı pek çok ülkede yasaklanmış, "Werther Etkisi" taklit intiharları ifade eden bir terime dönüşmüştür.

Görüldüğü gibi "Genç Werther'in Acıları" yalnızca intihar oranlarının artışına sebep olmakla kalmamış, insanların intihar ediş biçimleri üzerinde de etkili olmuştur. Uzmanlara göre taklit intiharların sebebi, medyadan edindikleri hikayenin kahramanı ile benzer durumda olduğunu düşünen insanların, intihar etmek için bir gerekçe bulduğunu düşünmesi ve bu yolla cesaret toplaması.

8. "Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi"ne göre, 15-24 yaşları arasındaki gençlerden her yıl 4,600 tanesi intihar sebebiyle yaşamını yitiriyor.

Üstelik bu sayı yalnızca intihar eden gençleri kapsıyor; intihar teşebbüsünde bulunan fakat kurtulan gençlerin sayısı bundan çok daha fazla. 2011 yılında elde edilen verilere göre lise çağındaki çocuklar arasında intihara teşebbüs oranı, %8 gibi yüksek bir rakama işaret ediyor. 1987 yılında ABD'de yaşanan bir olayda, dört genç içinde bulundukları otomobili garaja sürerek motoru çalışır durumda bırakırlar ve gençlerin ölümünün hemen ardından, aynı bölgede karbonmonoksit zehirlenmesi sebebiyle yedi farklı ölüm daha gerçekleşir. Üstelik bu izleyen vakalardan birinde, gencin odasında intihar haberlerinin gazetelerden kesilmiş kupürlerine rastlanır.

9. Genç intiharlarında görülen artışın en önemli sebebi olarak internet gösteriliyor.

Ancak Oxford Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir çalışmaya göre bunun tam olarak doğru olduğu söylenemez. Evet, internet kimi zaman genç intiharlarına katkıda bulunabiliyor fakat kişisine göre intiharı önleyici bir amaca da hizmet edebiliyor. İnternet hem destek ağlarının bulunduğu, hem de intihar gibi sakıncalı davranışların kimi zaman normal olarak gösterildiği bir ortam olduğu için seçim genellikle gençlerin elinde bulunuyor.

10. 2013 yılında Kanada'da yürütülen bir çalışma kapsamında 12-17 yaş arası 8000 genç inceleniyor.

Araştırmacılar bu öğrencileri iki sene boyunca takip ediyor ve 17 yaşına geldiklerinde dört çocuktan birinin intihara teşebbüs eden bir okul arkadaşına sahip olduğunu gözlemliyorlar. Ayrıca, arkadaşının intiharına maruz kalmış 12-13 yaşlarındaki öğrenciler, arkadaşlarının intiharına şahit olmamış öğrencilerle karşılaştırıldıklarında, ilk gruptaki öğrencilerin %15’i kendilerini ciddi biçimde öldürmeyi düşündüklerini, %7 si de intihar girişiminde bulunduklarını belirtiyorlar.

11. Dünya genelindeki intihar oranları maalesef çok korkutucu: Ortalama her 40 saniyede bir kişi intihar ediyor.

Türkiye’de yılda ortalama 3 bin kişi intihar ederek hayatına son veriyor. İntihar eden kişiler, intihar etmeden önce mutlaka bundan direkt ya da dolaylı olarak bahsediyor.

12. Ancak bu durumu değiştirmek için yapabileceğimiz pek çok şey bulunmakta:

Bu konuda en önemli görev elbette medyaya düşüyor. İntiharla ilgili bir konunun sunuluş şekli toplumun göstereceği reaksiyon üzerinde büyük bir etkiye sahip. Bunun yanısıra, bir akranının intihar ettiğinden haberdar olan ergenlik çağındaki çocukların gerektiği takdirde terapi görmesi çok önemli. Ayrıca ailelerin de çocukları ile bu konuları konuşmaktan kaçınmaması ve çocuklarına düşüncelerini açıklaması gerekiyor. 

Eğer intihar düşüncelerine sahip olan kişi sizseniz de, durum her ne kadar size özgü gibi görünüyor olsa da, sizin gibi hisseden pek çok insanın var olduğunu bilmeniz; bu düşüncelerin depresyon kaynaklı olduğunu kabul etmeniz ve terapi ve ilaç tedavisiyle atlatılabilecek bir durum olduğuna inanmanız, kısa sürede bu yolda atılabilecek ilk ve en önemli adımı oluşturuyor.

Onedio IQ'yu Facebook'dan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
haciyalniz

Aslında(dünyadaki ) hayatın insana sonsuz gibi gelmesi.yani ne zaman öleceğini bilmediği için çok uzak bir zamanda öleceğini düşünmesi. Ve bu hayata katlanamayacak kadar bunalması ,sıkılması durumuyla intihar etti insan. Fakat bu da azrail canını almasının vaktiydi yani intihar etmeseydi yinede ölecekti . Aslında ölüm vakti hiçte uzak değildi. NEYSE Kİ BU YAZIYI OKUYORSAN HALA INTIHAR ETMEDIN. BU HAYAT YASAMAYA DEĞER GIT VE BAŞKA BIR ŞEHİRDE YASA O BUNALDIGIN HAYATTAN KURTUL. MUTAVAZI BIR HAYAT YASA. DAHA ÇOK OKUNCAK KITAP VAR DAHA ÇOK YASANCAK ANI VAR LÜTFEN INTIHAR ETMEK FIKRINDEN VAZGEÇ. (SADECE BIR BAŞKASI ICIN DEGIL KENDIM ICINDE YAZIYORUM )

haciyalniz

Inancli insanlarda bu çok az görülse de toplu intihar edip Tanrıya kavuşmayı hedefleyen inanç sistemleride var. Farklı bir konu fakat ben intihar etmeyi istemem fakat nedense çok yaşamakta istemiyorum yaslaninca insanlara yük olmak istemiyorum. Acaba sigaraya baslasamda erkenmi ölsem. Nedense sigara içen insanları hep erken ölmek isteyen insanlar olarak görüyorum bir manyağım galiba.

marmeladov

#11 deki foto beni şahsen intihara meyletti. o nasıl intihardan vazgeçirme fotosu amk?

queen-of-the-alaska

intihar etmek günah olmasa edebilecek bir çok insan tanıyorum sanırım aralarında ben de varım

maskeliduygular

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, bir kere bulaştı mı öldürmeden bırakmayan, vebadan çok daha tehlikeli bulaşıcı hastalıklarımız var. İntihar, inançsızlık, bıkkınlık, umutsuzluk... Çoğu insan umutlarını, hayallerini ve inancını yitirmiş. Yaşayan ölüler olmuşlar, geziyorlar sokaklarda. Herkes bıkmış bu hastalıktan, ama bu bıkma onları daha çok öldürüyor. Bu insanlığa, korkup, bıkıp kenara çekilenler, intihar edenler değil, tüm olumsuzlukların üstüne gidenler lazım. O yüzden, boş verin intiharı. Her ne kadar yaşamak zor olsa da, her ne kadar yaşamayı zorlaştıran birçok şey olsa da, onların üstüne gittiğinizde hissetmezsiniz onları. Unutmayın, özünüzde birer insansınız ve insanlar güçlü kişiler olarak doğar. Sizin iyi gücünüz, onların güçlülük gibi gösterilmiş zayıflığını yener...

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBilimFacebookİntiharonedio
Görüş Bildir