Hayaletler, Cadılar, Mumyalar ve Canavarlar! Binlerce Yıldır İnsanların Uykularını Kaçıran Efsaneler Nasıl Ortaya Çıktı?

-

Yurdumuzda yeni yeni popülerleşse de ekim sonu, Cadılar Bayramı'nın habercisidir ve her yer korku unsurları ile dolar. Biz de sizler için hayaletlerden cadılara, mumyalardan canavarlara hep duyduğumuz korkunç şeylerin çıkış noktalarını Mental Floss'dan derledik.

Kaynak: http://mentalfloss.com/article/505066/or...

Hayranı olduğumuz, bizi yüzyıllardır korkutan ya da çocukların uykusunu kaçıran bu efsaneler bakalım nasıl ortaya çıktı?

1. Zombiler

Bu insan eti yiyen varlıkların hikayesi, Haiti kökenlidir ve Bokor adı verilen Voodoo rahipleri tarafından canlandırılırlar. Canlandıktan sonra ise bu bokorların kontrolü altında kalacak ve onların kötü işlerini yapacaklardır. 

İlk hikayede geçen versiyon ise 1929 tarihli The Magic Island adlı kitapta William Seabrook tarafından yazılmış ve üç yıl sonra White Zombie filminde yaygın olarak kullanılmaya başlanmış, ancak modern zombiler büyücülükten daha çok veba ve virüslerle ilişkilendirilmiştir.

2. Büyücülerin ya da kâhinlerin kullandığı sihirli küre.

Bir falcının ya da kâhinin kullandığı kristal küreler Romalı yazar, doğa bilimci ve filozof, ayrıca erken Roma İmparatorluğunun donanma ve ordu komutanı olan Pliny the Elder, Büyük Plinius tarafından 1. yüzyılda eserlerinin birinde tasvir edilmiştir.  

3. Cadılar bayramında oyularak hazırlanan bal kabakları.

'Jack-o’-lantern' yani Jack feneri de denilen bu kabaklar bir İrlanda mitolojisine ait. Stingy Jack, öldükten sonra Şeytan'ı kandırır fakat ne cennete ne de cehenneme giremediği için dünyada kalmak zorundadır. Jack geceleri karanlıkta dolaşırken bu feneri kullanır.

4. Mumyanın laneti!

Eski Mısır'da mumyalama, çöl sıcağının ölü vücutları çürütmesini önlemek için bulunan bir yöntemdi. Mısır'a dair 19. yüzyıl boyunca Avrupa'da popülerlik kazanan her şey gibi, mumya ve mumyanın sözde laneti, Bram Stoker, Sir Arthur Conan Doyle ve hatta Louisa May Alcott gibi yazarların hikayelerinde ortaya çıkan standart bir korku hikayesi haline geldi.

5. Uğursuz 13 sayısı!

Pek çoğumuz 13 sayısından korkarız. Bu fobinin bir adı bile var: triskaidekafobi. 13 Kasım Cuma günleri ise, bir teoriye göre 12 havarinin ve İsa'nın katıldığı Son Akşam Yemeği'ne ve çarmıha gerilmenin geleneksel olarak bir cuma günü gerçekleşmesinden kaynaklanıyor. Thomas Lawson'ın Cuma adlı kitabı da tüm bu inançlara tuz biber oldu!

6. Nors'un korkunç mitolojik yaratıkları: Troller.

Troller İskandinav mitolojisine göre genellikle mağaralarda veya diğer kayalık yerlerde yaşarlar, ya dev ya da oldukça küçük olabilirler. Björn Kurtén gibi paleo-antropologlar, trol öykülerinin, kro-magnon atalarının binlerce yıl önce Neandertallerle tanıştığı zamandan gelen masallar olduğunu ileri sürer.

7. Koca Ayak!

Koca Ayak, çoğunlukla Kuzey Amerika'nın geri kalanında görülmesine rağmen, kuzeybatı Pasifik'teki dağlarda ve ormanlarda yaşayan büyük, tüylü, maymun benzeri bir yaratıktır. Birçok Koca Ayak karşılaşmasının aldatmaca olduğu söylenirken aslında insanla ortak geni paylaşan hayvanlardan oldukları tahmin ediliyor. Bu tür dev canlıların çocukları korkutmak için uydurulan bir figür olduğu da sık sık bu tür masallarda yer almasından anlaşılıyor.

8. Vampirler

Vampirler, John Polidori’nin Vampir (1819) ve Bram Stoker’ın Drakula'sının (1897) yayınlanmasıyla modern topluma hızlı bir giriş yaptılar. 

Vampir benzeri yaratıklar, birçok kültürün mitolojilerinde bulunsa da, bugün onların bildiğimiz ikonik özelliklerini şekillendirmeye başlayan şey edebiyattı. Doğu Avrupa'nın vampirleri, soluk ve ince değil, oldukça iri ve canlı görünümlüydü.

9. Deniz canavarı Kraken

Nordik folkloruna göre Kraken, bir gemiyi ve tüm ekibini yutabilecek kadar dev bir deniz canavarıydı. Efsanenin kökenleri, denizcilerin 60 metreye varan boyuyla dev bir mürekkep balığı ile karşılaşmalarına dayanıyor olabilir. Belki gerçek bir canavar olmayabilir Kraken fakat oldukça korkutucu bir hayvan olduğu ortada.

10. Uçan süpürgeler

Cadıların çavdar üzerinde yetişen halüsinojen bir mantar kullanarak yaptığı 'uçma tılsımı', beyin üzerindeki yan etkileri yüzünden uçma hissi yaratıyordu.

11. Loch Ness Canavarı

Muhtemelen dünyanın en ünlü deniz canavarı Nessie'nin İskoçya'daki Loch Ness'de yaşadığı söyleniyor. İlk kez görgü tanıkları tarafından 6. yüzyılda İrlandalı bir keşişin bir “su canavarı” ile karşılaşması olarak kayıtlara geçmiş olsa da, 1934 yılında Loch Ness'te çekilen bu fotoğrafı tüm dünya tanıdı. Bir cerrahın gölde çektiği iddia edilen fotoğraf tüm dünyanın ilgisini çekti fakat canavar asla bulunamadı.

12. Ejderhalar

Dünyanın dört bir yanındaki kültürlerin farklı efsanelerinin kökeni genellikle basit bir canlıdan gelmektedir. Bu teoriye göre dinozor fosilleri, ejderha kalıntıları olarak değerlendirildi ve birçok hikaye bu canavarların üzerine yazıldı. Öte yandan antropolog David E. Jones'un başka bir teorisi var. Ejderhalar İçgüdüsü adlı kitabında Jones, büyük yırtıcıların korkusunun insan aklının doğasında olduğunu savunuyor.

13. Denizkızları

Yarı insan ve yarı balık, deniz kızları, hem çok güzel hem de korkutucu canavarlar olarak birçok mitolojide yer alır. Böyle bir kırma yaratığın en eski örneklerinden biri, Babil mitolojisinde, yarı erkek yarı balık olarak tasvir edilen tanrı Ea ile ilgili olan hikayedir.

14. Sihirli değnekler

Antik Mısır'da büyücüler, üzerinde tanrı figürleri olan metal ya da fildişi sihirli değnekler kullanırdı. Homeros'un Odysseia'sında Circe, bir sihirli değnek kullanarak bazı erkekleri domuza dönüştürmüştür.

15. Kurt Adam

Bir insanın yarı kurta dönüşme öyküsü tarihte ilk kez Gılgamış Destanı'nda geçer. Destanda bir kadın, eski bir aşığını kurta döndürür. Bir diğer efsane ise antik Yunan'daki Lycaon hikayesidir ve burada da Zeus, sinirden bir kriz geçirir ve kurta dönüşür.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
iremhas3

13 sansli sayim ben kesin seytanim ya tuh

43numaraharleybot

13 rakam degıldır sayın editor

Görüş Bildir