Hangi Yılda Doğduğun Önemli Değil: Ruhun Hangi Jenerasyona Ait?
Hangi yılda doğduğun önemli değil; bazen ruhun kasetçalarlı yıllarda, bazen de internetin hiç olmadığı zamanlarda yaşamak istiyor olabilir. Bakalım cevaplarına göre sen aslında hangi jenerasyona aitsin?
Haydi teste!
1. Cinsiyetini seçerek başla!
2. Şimdi de yaşını seç!
3. Bir gün çocuğun olursa ona hangi ismi koymaya daha yakın hissedersin?
4. Hangi yılların atmosferinde yaşamak isterdin?
5. Bir iş seçerken senin için en cazip olan hangisi olurdu?
6. Hangi müzik tarzı seni daha çok kendine çeker?
7. Bir konuda haksızlık olduğunu düşündüğünde nasıl davranırsın?
8. Aşağıdaki fotoğraf tarzlarından hangisi senin ruhunu daha iyi yansıtıyor?
9. Bir arkadaşın seni üç kelimeyle anlatacak olsa hangisini seçmesini isterdin?
10. Bu akşam hangi filmi izlemek isterdin?
68 Jenerasyonu!
Senin ruhun özgürlük, dayanışma ve dünyayı daha güzel bir yer hâline getirme fikriyle besleniyor. Bir şeyin yalnızca popüler olması seni ikna etmiyor; arkasında bir anlam arıyorsun. Doğayı, samimi ilişkileri ve insanların kendileri gibi yaşayabilmesini önemsiyorsun. Bazen çevrendekiler fazla idealist olduğunu düşünebilir ama sen hayal kurmadan değişimin başlayamayacağını biliyorsun. İçindeki meraklı ve sorgulayan taraf, seni her dönemde ayakta tutuyor.
80'ler Jenerasyonu!
Senin içinde eski şarkıların, uzun sohbetlerin ve teknolojinin yavaş yavaş hayatımıza girdiği günlerin sıcaklığı var. Bir eşyanın hikâyesi olması hoşuna gidiyor; her şeyin hemen tüketilip unutulması sana biraz yabancı. İnsan ilişkilerinde samimiyete, sadakate ve verilen sözlerin tutulmasına önem veriyorsun. Üstelik nostaljiye düşkün olman, yeniliklere kapalı olduğun anlamına gelmiyor. Sen yeniyi öğrenirken eskiden güzel kalan şeyleri de yanında taşımayı biliyorsun.
90'lar Jenerasyonu!
Senin ruhun biraz mahalle arasında oynanan oyunlara, biraz da eve geç kalınca duyulan o tanıdık heyecana ait. Arkadaşlık senin için yalnızca mesajlaşmak değil, birlikte saçmalamak ve yıllar sonra aynı anıya gülmek demek. Küçük şeylerden keyif alabiliyor, geçmişi hatırlarken kendini iyi hissediyorsun. Yeni teknolojileri kullanıyorsun ama bazen her şeyi bir kenara bırakıp eski günlerdeki gibi yaşamak istiyorsun. İçindeki çocuk hâlâ orada ve açıkçası bu hiç fena bir şey değil.
Milenyum Jenerasyonu!
Sen geçiş dönemlerinin insanısın; hem teknolojinin gelişimini gördün hem de her yeniliğe hemen teslim olmamayı öğrendin. Bir karar verirken önce seçenekleri değerlendiriyor, sonra kendine en uygun yolu bulmaya çalışıyorsun. Rahatına düşkün olabilirsin ama iş ciddiye bindiğinde pratik zekân devreye giriyor. Eski internet kafelerin nostaljisi de yeni uygulamaların kolaylığı da sende ayrı bir yere sahip. Kısacası sen, geçmişle gelecek arasında bağlantı kurmayı iyi biliyorsun.
Z Kuşağı!
Senin dünyanda hız, yaratıcılık ve mizah yan yana duruyor. Bir konuyu araştırmak, yeni bir akım keşfetmek ya da birkaç saniyede bir arkadaşını güldürmek senin için oldukça doğal. Kendini ifade etmekten çekinmiyor, farklı fikirleri ve tarzları denemeyi seviyorsun. Her şeyi ciddiye almak zorunda olmadığını biliyorsun ama önem verdiğin konularda sesini duyurmaktan da geri durmuyorsun. Biraz hızlı düşünüyor, biraz hızlı hareket ediyor ve çoğu zaman kendi yolunu kendin çiziyorsun.
Kurtuluş Savaşı Ruhu!
Senin ruhunda zor zamanlarda bile umudunu koruyan, sorumluluk almaktan kaçmayan bir taraf var. Birlikte hareket etmenin gücüne inanıyor ve insanların ortak bir amaç için yan yana durabilmesini önemsiyorsun. Tarih senin için yalnızca geçmişte yaşanan olaylardan ibaret değil; bugüne taşınabilecek cesaret ve dayanışma hikâyeleriyle dolu. Kolay pes etmiyorsun ve değer verdiğin şeyleri korumak için elinden geleni yapıyorsun. Bazen fazla kararlı olabilirsin ama senin için önemli olan, zor zamanlarda bile doğru bildiğin şeyin arkasında durmak.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın