Galoş

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Galoş (Fransızca: galoche), özellikle temiz tutulması gereken yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabı üzerine geçirilen ince ve şeffaf korumalık veya tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı. Müze ve sağlık kurumlarında sıkça kullanılır. 

Kaynak

Her gün ölmekten yorulduk, kahrolduk, tükendik, ama öldürenler bıkmadı. Burada kim daha çok öldürüyor, kim ölüyor, kim kim vurduya gidiyor konuşmayacağız. Çünkü insan olmak ölenin kim olduğu, neci olduğu üzerinde yoğunlaşmamıza engel oluyor. İnsan olmak ölümün, vahşetin, cinayetin kötülüğü üzerine yoğunlaşmamızı gerektiriyor. Türkiye uzun zamandır, aslında normal (!) bir ülkede kısa ancak söz konusu Türkiye olunca gayet uzun bir zamandır bir kaos içerisinde. Bakmayın siz “ülkede kaos varmış gibi göstermek istiyorlar” diye hayal kuranlara, her gün insanların öldüğü, her gün çatışmaların yaşandığı, kavganın, gerilimin, tartışmanın, terörün, vs. eksik olmadığı bir yerde nereden bakarsanız bakın kaos vardır. Bu kaosun müsebbibi biz değiliz, ölenler değil.

En son Dilek Doğan’ı kaybettik, aslında kaybetmedik elimizden aldılar göz göre göre. Söylenecek o kadar çok söz var ki, edilecek o kadar çok küfür, bağırılacak o kadar çok ünlem var ki, buraya birkaç tanesini yazsam 2 saat sonra göz altına alınmam garanti. Çünkü öldürenler kendilerine hakaret edilmesini istemiyor. Öldürenler kendilerinin konuşulmasını, yazılıp çizilmesini istemiyor, çünkü öldürenler bu konu hemen kapansın, kimse yargılanmasın, yargılanıp da işin ucu kendilerine kadar ulaşsın istemiyor. Onun için burada sizlere galoş anlatmak zorunda kalıyoruz. Galoş, yani özellikle temiz tutulması gereken yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabı üzerine geçirilen ince ve şeffaf korumalık veya tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı. Bir insanın evinden daha fazla temiz tutulması gereken yer neresi olabilir?

Her gün insan aklının almayacağı vahşet haberleriyle sarsılırken nasıl sessiz kalacağız? “Kızıma dokundum hareket etmiyordu”, “buzluğa koyduğum çocuğumun başında iki gün bekledim”, vb. akıl sınırlarını zorlayan ifadeleri nasıl sindirecek, hayatımıza hiçbir şey olmamış gibi nasıl devam edeceğiz biz? 24 yaşında gencecik bir kadın evinde vurularak öldürülüyor, Google’a ismini yazıyorsunuz karşınıza ilk çıkan sayfalar “Dilek Doğan Nereli?” olunca insanlığınız acımıyor mu? Öldürülen bir insanın, evinde vurulan bir kadının nereli olduğu bizi neden ilgilendiriyor? Kim veriyor bize katledilenin kimliği üzerinden üzülme veya üzülmeme hakkını? Neden her ölümün ardından, öldüreni haklı çıkarmak için örgüt üyesiymiş, teröristmiş, orada ne işi varmış, silahı varmış, polise laf söylemeseymişçiler türüyor pıtırak gibi her yerden? Bu ülkede öldürülmemek için başımızı iki elimizin arasına alıp önlerinde diz çökmemiz ve hiç konuşmamamız mı gerekiyor?

Galoş, Fransızca Galoche kelimesinden geliyor, tahta tabanlı ayakkabı demek esasında. Ama bizdeki kullanımı poşet şeklinde, ayakkabının üzerine giyilen şey. Hastanelerde, vs. hepiniz görmüşsünüzdür. Ve artık bir kullanımı daha oldu galoşun, öldürme sebebi. Çünkü polisimizin ayakkabıları temizdir ve çünkü polise laf söylersen değil evine ayakkabıyla girmek, o ayakkabılarla cesedini çiğnerler de haberin olmaz. Biz ne zaman “ölen kimdenmiş” diye sorar olduk? Bizden olmayanın ölmeyi hak ettiğine nasıl karar verebiliyoruz? Ve nasıl hiç üzülmüyoruz ağlayan annelere, kahrolan babalara, sırf bizden değil gibi soyut ve manasız bir kabullenişle?

Maalesef artık bu ülke kimsenin ülkesi değil, bu ülke artık ülkenin kendilerinin olduğunu iddia edenler arasında süren savaşın zemini sadece. Kazananı olmayacak bir savaşın içinde, gücü yetenin diğerini öldürdüğü, her gün öldüğümüz, her gün tükendiğimiz bir yer burası. Her gün “hadi canım o kadar da değil” dediğimiz bir acıyla baş başa kalıyoruz. Yok artık diyeceğimiz hiçbir şey kalmadı artık. Daha başka ne görebiliriz diyemiyoruz çünkü demeye kalmadan görüyoruz. Bu ülkede yaşamak kimse için mutluluk verici değil artık. Bu ülke bir sabah evinize gelen polisin sizi vurarak öldürebileceği bir ülke artık. Dilek Doğan nereli diye soran, vicdanı körelmişlerin ülkesi.

Galoş müze ve sağlık kurumlarında sıkça kullanılır… Polisler hariç.

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
polonyalimendil

Bu ülkede açık ara en nefret ettiğim meslek grubu ve çalışanları polislerdir %98'i psikolojisi bozuk ve topluma fayda sağlayacağı yerde her anlamda zarar veren insanlar. Hem de son yıllarda yapılan her türlü iyileştirme ve itibarlaştırmaya rağmen. Lakin tüm bu düşünceme rağmen bu olayın sadece basit bir 'galoş giyin' 'yok giymem' 'al o zaman daannn' olayı olduğuna inanmıyorum. İnanmak da istemiyorum.

enk-capital

Valla bence öyle de olmuş olabilir. Darbe zamanı kendisinden daha yakışıklı diye gencin birini vurmuş bi tane asker. Dayım anlatırdı bizim orda da bi öğretmeni makyaj yapmış diye subayın biri tekme tokat dövmüş. Yine o zamanlar... Yani polis asker kısmısından her türlü psikopatlık beklenir.

paspalfilozof

Yasaların ve halkın koruyucusu olması gereken polislerin halkı bastıran,susturan,öldüren zalim olmalarından kim sorumlu? Ya da gezi eylemlerinde gençlere orantısız şiddet uygulanmasından,haklarına ve çevreye sahip çıkan,fikirlerini haykıran gençlerin susturulmasından veya öldürülmesinden kim sorumlu?Buna da mı kader diyerek çıkacaksınız işin içinden? Yoksa katilleri aklamaya devam mı edeceksiniz?Uyan artık Türkiye! Üzülmeyin katledilen gençlerin de hesabı sorulacak.Işıklar içinde uyu Dilek Doğan.

akarcay

katiller belli de destekçileri daha fena aramızdalar. burada da çokça var

salim-kol1987

Sosyal medyada son birkaç gündür "acındırma" konusu olan Dilek Doğan; Yıl 2012... İbrahim Çuhadar Sultangazi Polis Karakoluna saldırı yapan DHKP-C terör örgütüne mensup, terörist... (canlı bomba) Yıl 2010... Dilek Doğan'ın babası, annesi ve 3 ağabeyisinin defalarca gözaltına alınıp tutuklandığı belirlendi. Yıl 2015... 10 Ağustos tarihinde ABD İstanbul Başkonsolosluğu’na düzenlenen silahlı saldırının firari şüphelisi olarak aranan DHKP-C militanı Hatice Ruken Dilek Doğanın evinde barındığı düşünülüyordu. (16 şüpheli evden biri) Yıl 2015 Ekim... Direnen Dilek Doğan vuruldu: Canlı bomba iddiası üzerine evinde arama yapan özel hareket polisleri Dilek Doğanı vurdu. Galoş bahane oldu.

enk-capital

Silahsız bi kadın savaşta olsa vurulmaz. Polisliği bilmiyosunuz bari biraz delikanlı davranın da adam zannedelim!

Başlıklar

Google
Görüş Bildir