Dev Banka Altın İçin Gerçeği Açıkladı
Küresel yatırım devi HSBC, altının son dönemde hisse senetlerinde yaşanan düşüşlere karşı beklenen korumayı sağlayamadığını açıkladı. Kurum, haftalık piyasa raporunda yatırımcılara tek bir varlığa yaslanmak yerine portföylerini farklı piyasa ve varlık sınıflarına yaymanın önemini hatırlattı.
Yılın başında ons başına 5 bin doları aşan altın, hisselerdeki kayıplara kalkan olamadı.
Yılın ilk aylarında yatırımcıların gözdesi olan altın, ons başına 5 bin doların üzerine çıkarak tarihi seviyeleri gördü. HSBC'ye göre bu güçlü talebin arkasında iki temel neden vardı: ülkeler arasında giderek derinleşen jeopolitik ayrışma ve merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme eğilimi.
Ne var ki talebin bu kadar güçlü olması, altının en bilinen görevini yerine getirmesine yetmedi. Raporda, sarı metalin yakın dönemde hisse senedi piyasalarında yaşanan kayıplara karşı yeterli koruma sunamadığı vurgulandı. Yani kriz anlarında akla ilk gelen 'güvenli liman', bu kez portföyleri beklenen ölçüde dengeleyemedi.
HSBC bu tablodan hareketle yatırımcıların yalnızca altına güvenmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Kurum; uluslararası piyasalar, emtialar, reel varlıklar ve hedge fonlarını kapsayan daha geniş bir dağılımın riskleri daha sağlıklı şekilde paylaştıracağını savunuyor.
HSBC'ye göre faizler uzun süre yüksek kalabilir, hisse değerlemeleri baskı altına girebilir.
Raporun dikkat çeken bir diğer başlığı faizler oldu. HSBC, küresel ekonomideki belirsizliklerin faiz oranlarını uzun süre yüksek seviyede tutabileceğini öngörüyor. Bu ortam nakit ve sabit getirili varlıkların getiri potansiyelini artırırken hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturabilir.
Kurum, G7 ülkelerinin tahvillerinin şu anda yüksek getiri sunduğuna işaret etti. Olası bir resesyon senaryosunda bu tahvillerin fiyatlarının yükselebileceği değerlendirildi. ABD Merkez Bankası Fed'in ileriye dönük yönlendirme politikasından uzaklaşmasının ise piyasalardaki oynaklığı ve risk primlerini artırabileceği kaydedildi.
Gelişmekte olan piyasalar da raporda öne çıkan konular arasında yer aldı. HSBC, mevcut değerlemeler ve risk primlerinin uluslararası ve gelişmekte olan piyasalara yönelimi desteklediğini belirtti. Bu piyasalardaki hisse yükselişinin özellikle Güney Kore ve Tayvan'daki yarı iletken şirketlerinde yoğunlaştığına dikkat çekildi. Kurum, sınır piyasalarının da yatırım seçenekleri arasında değerlendirilebileceğini ifade etti.
Enflasyonun kalıcı hale gelme riski ile dezenflasyon ihtimalinin aynı anda masada olduğunu hatırlatan HSBC, böyle bir dönemde emtiaların, reel varlıkların ve hedge fonlarının portföylere alternatif sunabileceğini vurguladı.
*Bu haberde yer alan ifadeler yatırım tavsiyesi değildir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın