Çiftlerin Dikkatine! İlişkinizin Mutsuzluk ve Ayrılıkla Bitmemesi İçin Kaçınmanız Gereken Hatalar

-

26 yaşındaki Alexandra, 2 yıl evli kaldıktan sonra eşinden ayrılma kararı aldı ve boşandılar. Bazı insanlar bu kadar kısa sürede böyle bir karar vermenin iyi olmadığını söylese de, kendisi gerçekten önemli şeyler öğrendiğini belirtti. İşte Alexandra'nın evliliği boyunca öğrendiği, çiftlerin kaçınması gerektiğini düşündüğü 6 hata...

Kaynak: https://www.gosmartlife.com/surviving-in...

1. İnsanlar değişmez.

"İnsanlar büyüyebilir, yeni durumlara alışabilir veya geçici olarak ilgilerini bir başka şeye yönlendirebilirler. Ama partneriniz 15 yaşından büyükse, değişmeyecektir. Bu insanı ya olduğu gibi kabul ederseniz ya da bu ilişkiye başlamazsınız. 

Yaptığım en büyük hatalardan biri ikimizin de değişebileceğini ummak oldu. Bu asla ama asla yapmamanız gereken bir hata. Eğer kendinizi sürekli bir şeylerin değişeceği anı beklerken buluyorsanız, size söylemek zorundayım. Bu hata 1.

Eşleriniz kişilikleri oturmuş yetişkinler, bu nedenle kendinizi değiştirmeye çalışmayın veya partnerinizden bunu sizin için yapmasını istemeyin. Derin bir nefes alın, gülümseyin ve belli durumlarda ne yapacağınızı düşünün. Var olan probleminizle ilgili konuşun. 

Eğer partnerinizi gerçekten seviyorsanız, kusurları sizin canınızı acıtmaz veya sizi çıldırtmaz. Fakat gerçekten onun hareketleri sizi çıldırtıyor ise, zaten ne yapmanız gerektiğini çoktan biliyorsunuzdur.'

2. Ortada buluşmak yalnızca beraber yaptığınız zaman mümkündür.

"Bu gerçekten her gün uygulamaya çalıştığım bir kural ve sonuçlarını görünce gerçekten etkilendim. İşte bazı örnekler:

Eşiniz banyonun temiz olmasını çok seviyor. Bu onun keyifli olmasını sağlayacak. Ve eşiniz de sizin buzdolabında en sevdiğiniz içecek ve yiyeceklerin olmasını çok sevdiğinizi biliyor. Ama siz temizlik yapmayı sevmiyorsunuz, o da markete gitmeyi. 

Ama eve gelince banyoyu temizleyecek vaktiniz var. Eşinizin de markete uğrayacak zamanı var çünkü en sevdiğiniz portakal suyunun bitmek üzere olduğunu biliyor. İşte bu ortada buluşmaktır. Ama bunu yalnızca beraber yapabilirsiniz. 

Eşinizden yapmasını beklediğiniz şeyleri sayamazsınız. Dolayısıyla küçük şeylerle birbirinize ilgi gösterebilirsiniz. Aile hayatı kurmanın yolu budur. Fakat banyonuz her sabah inanılmaz temiz ise ve eşiniz siz istediğinizde size o en sevdiğiniz meyve suyunu almıyorsa bunu yapan yalnızca sizsiniz demektir. Bu da o evliliği mutlu bir evlilik haline getirmez."

3. Her şeyi bir anda yapmaya çalışmayın.

"Siz birçok şey yapabiliyor olabilirsiniz ama bunların hepsini aynı anda yapmak zorunda değilsiniz. Eşinizin kavanozları açmasına, ağır çantaları taşımasına, ampulleri değiştirmesine vs. izin verin. Bu tekliflerini reddetmeyin. Bunları kadınlar da yapabilir, hatta erkeklerden daha iyi de yapabilirler. Ama soru 'Neden bunları yapalım?'. 

Ben her zaman bir şeyleri nasıl daha iyi yapacağımı biliyordum, bu nedenle de her şeyi kontrol etmeye çalışıyordum. Bu kötü bir şey. Erkeklerin rahatlamasına, güçlü olmak zorunda hissetmemelerine neden oluyor. Neden güçlü bir erkekle beraber olmak istemeyelim?

Söz konusu aile olunca, birilerinin sizin için bir şeyler yapmasına izin vermek gerçekten önemlidir. İlk olarak ev işlerini bölüşün. Birisi ampulleri değiştirirken, diğer çöpü çıkarabilir. Birisi kahvaltı hazırlarken, diğeri çamaşırları makineye atabilir. İkincisi ise size sorulmadıkça tavsiye vermeyin veya yardım önermeyin. Kontrol etmekten vazgeçin ve eşinizin de bir şeyler yapmasına izin verin. Bir gün kendinizi bir sahilde rahatlarken bulacaksınız ve eşiniz de siz de evliliğiniz için yaptıklarınıza minnettar olacaksınız."

4. Sessiz kalmak iyi bir çözüm değildir.

"Fazlasıyla konuşkan bir insan olduğum için en büyük cezanın her zaman sessizlik olduğunu düşünürüm. Büyük kavgalardan sonra konuşmayı keserdim ve eşimin ilk adımı atmasını beklerdim. Çünkü neden sustuğum sorulacak zannederdim. Yanlış!

Ne kadar kırılmış olursanız olun ve öfkenizin ardındaki nedenin çok belli olduğunu düşünseniz bile derin bir nefes alın ve partnerinize sizi neyin rahatsız ettiğini açıklayın. Sessiz kalmayın! Evet, erkekler farklı düşünürler. Binlerce psikolog bunu açıklar durur. Hatta edebiyatta bile belirtilmiştir. Ama içinizden bir ses bunun tam tersi olduğunu söyler. 'Nasıl belli olmaz? Neden mutsuz olduğumu nasıl bilmezsin. Oysaki çok belli!'

Ne yazık ki bu tarz düşünceler yanlış. Hiçbir şey sizin düşündüğünüz kadar belli değildir. Suskunluğumun sebebinin yanlış anlaşıldığına birçok kez şahit oldum. Sessizlik bir çözüm değildir, yalnızca işleri daha kötü hale getirir. 

Bundan kurtulmanın tek bir yolu vardır. Oturun ve konuşun! Aşırı dramatik bir açıklama ve tek kişilik bir konuşma olmamalı. Yalnızca duygularınızı açıklayın. 

Bu arada sakin konuşmalar yapılırken üzgün olma nedeninizin karşınızdakinin sizi anlamaması veya herhangi bir dış etmenden etkilenmiş olmanız olduğunu anlayabilirsiniz. Önünde sonunda büyük resmi görmeye başlarsınız. Birbirinizle konuşun, sessiz kalmayın. Sorunları konuşmaktan daha iyi bir şey yoktur."

5. Duygular her şeyi mahvedebilir.

"Neredeyse patlayacak gibi mi hissediyorsunuz? Rahatlamanıza yardımcı olabilecek bir şey var aslında. Derin bir nefes alın, 10'a kadar sayın ve sonra konuşun.

Saymanın ne kadar olması gerektiği gerçekten önemli. Duygusal davranmaya ve pişman olacağınız şeyler söylemeye başlamadan evvel 10'a kadar sayın. Ekstra 10 saniye öfkenizin yatışmasına ve karşınızdaki kişinin sevdiğiniz kişi olduğunu görmenize yardımcı olacaktır. Bu 10 saniye size düşüncelerinizi ifade edebilmeniz için gereken kelimeleri dikkatli seçmeniz için yardımcı olacaktır. 

10 saniye gerçekten yardımcı oluyor. Bir şeyleri yanlış anladığınızı bile fark edebilirsiniz. 

Duygularınızı kontrol etmeyi öğrenin. Eviniz çığlıkların ve suçlamaların havada uçuştuğu bir yer haline gelmesin. Eğer bu kuralı uygulamaya başlarsanız, birçok kavgayı da önlemiş olacaksınız."

6. Çok fazla sevin.

"Beraber olduğunuz kişi diğer insanların aksine çok sevgiyi hak ediyor. Sizi en kötü hallerinizle bile görmelerine rağmen karşılıksız seviyorlar. Aşk dokunarak, beraber planlar yaparak, birbirini anlayarak ve destek cümleleri kurarak ifade edilebilir. Aşkınızı göstermenin birçok yolu vardır. Aşkı saklamamak, paylaşmak ve gösterebildiğiniz kadar göstermek gerçekten önemlidir. 

Aşk asla bitmeyen bir enerji, güç ve güven verir. Benim hatam sevgimi gerçekten ihtiyacı olan kişi dışında herkese vermek oldu."

Sonuç!

"Herhangi bir pişmanlık duymuyorum ve olan her şeye minnettarım. Hatalar yapanın yalnızca ben olduğumu düşünmüyorum. Bu deneyim beni daha akıllı ve daha güçlü hale getirdi. Kendi içimi görmemi ve daha önce düşünmediğim şeyleri düşünmemi sağladı."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
orhan-yucel

Bence de değiştirmeye çalışmayın. Sizin için değişebileceğini söyleyenlere de inanmayın. Ben ettim siz etmeyin. Bir insanı olduğu gibi sevdiyseniz devam edin, sevemediyseniz de hayırlısı olsun deyip yolunuza gidin. Ben bunu bilir bunu söylerim.

coldhearted

7)Önce kendine daha sonra karşındakine saygı duy. 8) Karşında ki insanı olduğu gibi kabullen. Sadece +'larıyla değil -'leriyle de. 9) Onun da senin gibi insan olduğunu ve hata yapabileceğini hiçbir zaman unutma. 10) Yapılan yanlışa, yanlış yaparak karşılık verme. 11) Haklı olsan dahi susmayı öğren, karşındakine verdiğin değerden ötürü. 12) Tavırlarınla, konuşmalarınla onun senin yanında kendisini güvende hissetmesini sağla. 13) Hiçbir zaman böbürlenme ve karşındakine yukarıdan bakma, hayat müşterek. 14) Onun düşüncelerine, fikirlerine önem ver, seninle konuşurken dinliyormuş gibi yapma, dinle. 15) Tutamayacağın sözler verme. 16) Kalp kırma. İnsanlar sizin isminizi, cisminizi unutabilir fakat onlara hissettirdiklerinizi asla unutmaz. Saygılar.

Başlıklar

AşkEvlilikaşkkadınlarmeyve
Görüş Bildir