Bu Vatan Sana Minnettar! Büyük Taarruz Sırasında Atatürk'ün Efsane Fotoğraflarından Birini Çeken Etem Tem

-

Büyük Taarruz deyince akla Kocatepe, Kocatepe deyince de Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün meşhur fotoğrafı gelir. Kayalıkların arasındaki düşünceli halini yansıtan bu fotoğraf, özel fotoğrafçısı Etem Tem tarafından çekildikten sonra büyük zorluklarla tab edilir. Bir milletin kurtuluşunun hikayesini yansıtan ve zaferi iliklerimize kadar hissettiren bu fotoğrafın ve Etem Tem’in hikayesini anlatıyoruz, Mustafa Kemal Atatürk’e büyük şükran ve minnetle…

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!

Bugün 30 Ağustos! Türkiye Cumhuriyeti'nin şanlı tarihinin nasıl bir mücadeleyle yazıldığını kutladığımız Zafer Bayramı!

Kutlu Olsun! 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın Şanlı Tarihini Gururla Anıyoruz! - onedio.com
Kutlu Olsun! 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın Şanlı Tarihini Gururla Anıyoruz! - onedio.com

14 Ağustos günü kolordular taarruz için harekete geçti, 26 Ağustos’ta saldırı başladı. 9 Eylül’de Türk ordusu İzmir’e girdi ve 18 Eylül’de Yunan ordusunun Anadolu’yu tamamen terk etmesiyle savaş kazanıldı.

O günlerden geriye de her gün minnetle anmamıza vesile olan fotoğraflar kaldı. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının cephedeki fotoğrafları her daim içimizi titretti, coşkuyla doldurdu.

İşte o fotoğraflardan biri olan, Büyük Önder Atatürk'ün düşünceli halini yansıtan ve zaferi iliklerimize kadar hissettiren bu poz Etem Tem tarafından çekildi ve dünya tarihine damgasını vurdu.

Mustafa Kemal Atatürk'ün özel fotoğrafçısı Etem Tem bugün hasretle baktığımız birçok fotoğrafa imzasını atarken, Kocatepe'de çektiği anıt fotoğrafın öyküsünü 1960 yılında anlattı.

Etem Tem, gazeteci Fikret Otyam'a Mustafa Kemal Paşa'nın yorgunluğuna rağmen nasıl ayakta durduğunu ve zaferi adım adım takip ettiğini şu sözlerle aktardı: “O sabah Kocatepe’de bulunuyorduk. Taarruz, şafak vakti saat beşte başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa, günler ve geceler süren yorgunluğuna rağmen ayakta, vaziyeti adım adım takip ediyor, direktifler veriyordu. Bir ara kumandanlardan ayrıldı. Tek başına, kayalıklar arasında dalgın ve düşünceli dolaşmaya başladı. Zaman zaman sahra dürbünleriyle düşman cephesine bakıyordu… Bir aralık o kayalık tepenin ucuna geldi. Hafifçe eğilmişti. Başparmağı dudaklarının arasındaydı…Hemen objektifimi çevirdim, adeta nefes almayacak kadar bir sessizlik içinde deklanşöre bastım, resmini çektim. Saat 11’di…"

"Mustafa Kemal Paşa, bütün gün ağzına bir lokma koymamıştı. Gece ric’ate başladılar."

Etem Tem, tarihe geçen bu fotoğrafı çektikten sonra ahır bozması bir yerde filmi yıkadı ve büyük bir heyecanla Atatürk’e götürdü. O anları da şöyle anlattı: “2 Eylül’de Uşak’a girdik. Vakit yoktu. Ahır bozması bir yerde bir kaç film yıkadım. Fotoğraflar birbirinden güzeldi. Hemen dört tane yaptım, ertesi sabah götürdüm. İçeri aldılar. Berberi traş ediyordu. Odada portatif bir masa, bir portatif karyola, iki iskemle vardı. Bir aralık odayı işaret etti: ‘A be…. Bu bir başkumandan odasına yakışmaz’ dedi. Salih (Bozok) odayı halılarla süsleyeceğini söyledi. Zira o gün Trikopis getirilecekti. Gazi fotoğrafları aldı, baktı. Parmaklarını fotoğrafların üzerinde gezdirdi ve çekti: ‘Çok güzel’ dedi.”

Türk ordusunun 9 Eylül'de İzmir'e girmesi ve şanlı bir zaferi armağan etmesinin ardından Etem Tem bir Rum fotoğrafçıya filmleri verdi ve tab edilmesini istedi.

"Kocatepe’de çektiğim sekiz on rulo filmi bir Rum fotoğrafçıya verdim. Zaman geçirmek için etrafta biraz döndük, dolaştık. Sonra yeniden geldik. Fotoğrafçı geldiğimizi, içeri girdiğimizi görünce 'Fotoğraflarınız bir harika!' diye bağırdı. Baktım fotoğraflar daha yaş yaştı. Doya doya baktım. Hakikaten birer harikaydı. Ta Uşak’tan İzmir’e kadar bu anı bekliyordum. Fotoğrafların kuruyup, hazır olması için bir gün daha lazımdı."

"Ne dost ne düşman belliydi. Cayır cayır yanıyordu İzmir. Fotoğrafçı dükkanının olduğu yere güçlükle varabildik. Fakat ne görelim? Dükkan yanmıştı."

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun en güzel anlarına şahit olan Etem Tem, Yunan ordusunun İzmir'den ayrılırken yakıp yıktığı o Rum fotoğrafçısını da içi yanarak anlattı: "Ertesi günü gelip almak üzere karargaha, Bornova’ya döndük. Ertesi sabah otomobille indik İzmir’e. Millet yollara dökülmüştü. Bayram vardı. 'Biraz sonra Mustafa Kemal gelecek' dedik. Görmeliydiniz o anı. İzmir yanıyordu. Ne dost ne düşman belliydi. Cayır cayır yanıyordu İzmir. Fotoğrafçı dükkanının olduğu yere güçlükle varabildik. Fakat ne görelim? Dükkan yanmıştı. Uşak’ta o ahır bozması yerde yıkaya bildiğim birkaç film kalmıştı elimde… Ötekilerin hepsi fotoğrafçı dükkanıyla birlikte yandı kül oldu.”

Mustafa Kemal Atatürk'ün özel fotoğrafçısı Etem Tem, Türkiye'nin şanlı tarihini yansıtan ve Büyük Önder'in anıt fotoğraflarından biri olan bu pozla dünya tarihine geçti.

Bu vatan Mustafa Kemal Atatürk'e, silah arkadaşlarına, cephede ve arka planda savaşan herkese minnettar ama en büyük alkışlardan birini Etem Tem hak ediyor! Sayesinde Büyük Önder'in en özel anlarına tanık olduk, zaferi iliklerimize kadar hissettik.

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!

30 Ağustos Zaferi'nin Göz Yaşartan Hikayesi - onedio.com
30 Ağustos Zaferi'nin Göz Yaşartan Hikayesi - onedio.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gokce-sagir

Fotoğrafçısı bile ne kadar şık.

loulou

Ölürüm ATAM.

raca

Geçmişimizi kurtardın, geleceğimize ışık oldun ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Şehitlerimizle beraber ruhun şad olsun.

vlknsn

ben hep elinde sigara var sanıyordum :/

ozturk-sadri-alisik

Atatürk asla savaş anında yemek yemezmiş, belki biraz peynir ekmek, genelde zincirleme cigara ve kahve, asla alkolde almazmış savaş anında, kumandan ayık olmalı dermiş, ne kadar akşamdan kalma olsa bile cephe görevinde dipçik gibiymiş " askerin ruhu Allaha maneviyatı kumandana emanet olur, kumandan ne kadar dik durursa askerde bir o kadar eğilmez olur " demiş bi yerde okuduğuma göre

Başlıklar

14 AğustosİzmirSavaşUşakYunanistan
Görüş Bildir