Bu Bilgileri Öğrendikten Sonra Hababam Sınıfı Filmlerini Başka Bir Gözle İzleyeceksiniz!

Sanat-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Belki yüz kez bıkmadan kahkahalarla izlediniz ama bu bilgilerin çoğunu ilk kez duyacaksınız, seriye olan bakış açınız daha da genişleyecek. Şahane bilgiler var... 😌

1. Rıfat Ilgaz'ın eseri ilk olarak tiyatroya uyarlanarak seyirciyle buluştu. Sahnede olan isimler Zeki Alasya ile Metin Akpınar'dı.

Eseri sinemaya uyarlama önerisi de bu ikiliden çıktı.

2. Bu ikili her ne kadar tiyatro uyarlamasında oynasalar da film yapma önerisini verseler de filmde olmamalarının bir nedeni vardı.

Yönetmen Ertem Eğilmez'in yıldız isimlerle çalışmama prensibi vardı o dönem. Hababam Sınıfı'ndaki çoğu oyuncu şimdi birer yıldız olsa da, o zamanlar sadece Tarık Akan yıldız olarak anılıyordu. Onunla da özel bir bağı olduğu için çalışmıştı. Zeki Alasya ve Metin Akpınar ise daha yüksek bir ücret alacakları başka bir filmde oynamayı tercih etmişlerdi.

3. Ertem Eğilmez ve Tarık Akan'ın arasındaki bu özel bağ neydi derseniz; Tarık Akan'ın pek çok filminde Ferit ismini kullanmasıyla da ilgisi var.

Ertem Eğilmez'in kaybettiği oğlunun ismi Ferit'ti, bu yüzden oğlu gibi sevdiği Tarık Akan'ın, birlikte çalıştıkları filmlerde Ferit ismini kullanmasını istiyordu. Bu şekilde oğlunun ismini yaşatmak istedi, Tarık Akan da 12 filmde Ferit ismini kullandı.

4. Hikaye serisinde olmayan bazı karakterler film için eklendi ve revize edildi. İnek Şaban, Mahmut Hoca karakterleri Kemal Sunal ve Münir Özkul'a göre düzenlendi.

5. Hayta İsmail'in askerden geldiği sahneler pek kurgu değildi. Rol icabı değil gerçekten de o dönem askerdeydi ve seti ziyarete gelmişti.

Onun için ekstra sahneler çekildi.

Hayta İsmail'i canlandıran Ahmet Arıman'ın filmde rol almasını sağlayan isim Münir Özkul'du.

İkili ilk kez İzmir Fuarı'nda tanışmışlar. Arıman müzisyenmiş aslında, Özkul da onu sahnedeyken keşfetmiş.

6. Savaş anılarıyla gaza getirilen Paşa Nuri karakterini canlandıran Sıtkı Akçatepe, gerçekte de Kurtuluş Savaşı gazisiydi.

Ayrıca Halit Akçatepe'nin babasıdır.

7. İlk film, döneminin en sevilen yapımı oldu ve 28 hafta boyunca gösterimde kaldı.

Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı ise serinin en çok gişe yapan filmi oldu.

8. Hababam Sınıfı ve Tosun Paşa'nın çekimleri aynı dönemde yapılırken Akil Öztuna iki filmde de yer alıyordu ama...

Tosun Paşa'nın çekimlerinde deveden düşünce hastaneye kaldırıldı ve çekimler bittikten hemen sonra hayatını kaybetti. Bu yüzden de onun sahnelerinde kesiklikler oluştu.

9. Hababam Sınıfı Uyanıyor'da akıllarda iz bırakan okuldan kaçış planını kara tahtaya çizen kişi kim olabilir?

Ertem Eğilmez'in isteği üzerine bu çizimi yapan kişi, sınıfın öğrencilerinden birini canlandıran Dilaver Gür'dü.

Adile Sultan Kasrı'nın, sonunda Mahmut Hoca'ya yakalanmakla biten kaçış planını çizen Dilaver Gür, aslen mühendismiş ve filmde oynadığı sıralarda İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesinde eğitimine devam ediyormuş.

10. Güdük Necmi'nin, İnek Şaban'ın babasıymış gibi rol yaptığı sahnedeki tokatlar epey sertti. İşte bu sahnenin provalarında Sunal'ın yüzü kanamış.

Tabii Halit Akçatepe nazik olmak istemiş ama disipliniyle bilinen Ertem Eğilmez, gerçekçi olmasını isteyince tokatın dozu kaçmış.

11. Ertem Eğilmez disiplini demişken; sete geç kalmayı asla affetmezmiş. Hatta bir gün bu yüzden Tarık Akan ve Ayşen Gruda'ya tek ayakta durma cezası bile vermiş.

12. Bütün oyuncular senaryoya, diyaloglara bağlı olmak zorundayken Kemal Sunal için doğaçlama yapma özgürlüğü verilmiş.

Çok esprili olduğu için senaryodan daha komik eklemeler yapabiliyormuş.

13. Pek çok kez birlikte rol alan Kemal Sunal ve Şener Şen'in birlikte rol aldıkları ilk film Hababam Sınıfı'ydı.

14. Hababam Sınıfı'nın ilk filminde bilgi yarışması sunucusu rolünde olan Ayşen Gruda, 3 yıl sonra çekilen filmde ilginç bir şekilde bu kez öğrenci rolünde oynamıştı.

Öğretmen rolünde de oynadı. Ayrıca bilgi yarışması sunucusu rolü, sinemadaki ilk performansıydı.

15. Seriyi bize kazandıran Rıfat Ilgaz, daktilo alacak parası olmadığı için Hababam Sınıfı'nı el yazısıyla yazmak zorunda kalmıştır.

Ve Rıfat Ilgaz'ın, yıllar önce yapılan bir röportajında "Nasıl bu kadar çok güldürebildiniz?" sorusuna verdiği düşündürücü yanıt:

"Eskiden idamlar sabaha karşı yapılırmış. Belli bir süre sonra idam yaklaştığında tüm dükkanlar açılmaya, esnaf satış yapmak için bağırıp çağırmaya başlamış.
Bunun üzerine aileler de o saatlerde sokağa çıkmaya başlamış ve idam vakitleri panayır havasına bürünmüş. Sonuçta da ölen bir adama bakarak gülen bir halk görüntüsü oluşmuş.
Ben de çöken eğitim sistemini anlattım. Hepimiz ölen bu sisteme bakarak güldük."

Yani tıpkı hem eğlenceli hem de hüzünlü olabilen film müziği gibi bir alt metin saklıymış bu efsane seride.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

çok izledim.şimdi olsun yine izlerim..

tc-ahmet-ozan-sen

Bir madde daha ekleyelim: Serinin "Tatilde" ayağı, Halit Akçatepe-Ertem Eğilmez kavgasıyla şekillenmiştir. Bir set çalışanından aktaran ekşi sözlük girisine göre; 1977'de Hababam Sınıfı Tatilde çekilirken Milli Eğitim Bakanlığı, "tadilat yapılacak" diye çekimlerin yapıldığı Adile Sultan kasrını boşaltma emri verir, yani filmin yarısı başka yerde çekilecek bir şekilde bağlanacaktır. Ertem Eğilmez ve ekibi çeşitli yerleri gezer okullara bakarlar, ama Halit Akçatepe her şeye muhaliftir. Her yere bir kulp bulur, hiçbir yere "olur" demez. Nihayet otoriter Ertem Eğilmez'in sabrı taşar, önce Halit Akçatepe'yi filmden kovar sonra da "ben sana inat bu filmi okulsuz çekeyim de gör" der. İşte o filmde az yer kaplamayan kamp sahneleri ve okulun satılması, hep bu tartışma üzerine bağlanmıştır. Ayrıca Kemal Sunal'sız iki film, 9 Doğuruyor ve Güle Güle de Adile Sultan kasrında çekilmemiştir, hatta M.Ali Erbil'li yeni filmler de öyle.

tc-ahmet-ozan-sen

Halit Akçatepe rahmetli, Oradaydım programında 2000'lerdeki versiyonlarının çekildiği Ratip Paşa köşkündeki (eski Çamlıca Kız Lisesi)duygulanma sahnesinde çok zorlandığını, çünkü orasını Adile Sultan kasrına benzetemediğini, ancak Ferdi Eğilmez'in "Kemal abiyi, Münir abiyi, Adile ablayı, babamı düşün" diyerek kendisini ağlatabildiğini anlatmıştı.

orbay-turgay

rıfat ılgaza yapılmış hakarettir . ilk filmde rıfat ılgazı hiçbir yerinde anmazlar bile . kaldı ki seriyi rıfat ılgazın kaleminden okuyan herkesin söyleyeceği gibi filmle alakası yoktur. sistem eleştirisi ön plandadır sosyal sorunları daha derin irdeler rıfat ılgaz kitabında. okuyun mutlaka derim

tc-ahmet-ozan-sen

Rıfat Ilgaz bu olaya sinirlenerek İstanbul'u terkedip Cide'ye yerleşmişti. "Sarı Yazma"romanının başında da Ertem Eğilmez'e teessürlerini sunar. Sık sık "Rıfat Ilgaz kendisini Güdük Necmi'yle kişileştirmiş"diyen Halit Akçatepe de ya yalan söylemiş, ya da Rıfat Ilgaz onu kandırmış.

engin-turk1

Rıfat Ilgaz bugünlerin böyle olacağını bilseydi eğitim sistemiyle ilgili 40 yıl önce o yorumu yapmazdı

murat-buyuklu

eskiden her şey güzeldi geyiğine girseydin bi de...

kutsal-kase

son yazi cidden cok dokunakli...

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

İdamİstanbulİzmirMünir ÖzkulÖğretmenSavaşTarık AkanTercihTiyatro
Görüş Bildir