Bilim İnsanları Konuşma Şeklimizin Biyolojik Yaşımız Hakkında Ne Söylediğini Açıkladı
Telefonda sesini duyduğunuz birinin kaç yaşında olduğunu tahmin etmeye çalıştığınız mutlaka olmuştur. Bilim insanları bu sezgiyi bir adım öteye taşıdı ve konuşmayı dinleyerek yaş tahmini yapan bir yapay zekâ modeli geliştirdi. Beş ülkeden yaklaşık 3 bin kişinin ses kaydıyla eğitilen 'konuşma saati', bazı kişilerin sesini gerçek yaşından daha yaşlı buldu. Asıl dikkat çeken ise bu farkın beyin sağlığı, kan testleri ve DNA'daki yaşlanma izleriyle örtüşmesi oldu.
Kaynak: Live Science
Katılımcıların konuşmasında 700'den fazla özellik incelendi
Çalışma, Trinity College Dublin bünyesindeki Küresel Beyin Sağlığı Enstitüsü'nden Prof. Agustín Ibáñez'in kıdemli yazarlığında yürütüldü ve 30 Eylül'de Science Advances dergisinde yayımlandı. Veriler, Latin Amerika'daki büyük demans araştırma ağı ReDLat'tan alındı. Arjantin, Şili, Kolombiya, Meksika ve Peru'dan, yaşları 18 ile 88 arasında değişen 2.928 kişi araştırmaya dahil edildi. Katılımcıların hepsi İspanyolca konuşuyordu.
Bu kişilerin yaklaşık 1.500'ü bilişsel açıdan sağlıklıydı. Diğerlerinde hafif bilişsel bozukluk, Alzheimer ya da frontotemporal demans vardı. Herkes yedi farklı konuşma görevini tamamladı. Kısa bir animasyon videosunu anlatmak, 60 saniye içinde aklına gelen hayvan ya da sebze adlarını saymak, dinlediği bir hikâyeyi hemen ve 20-30 dakika sonra yeniden anlatmak bu görevlerden bazılarıydı.
Kayıtlar yazıya döküldü ve 700'ü aşkın özellik çıkarıldı. Konuşma hızı, duraksamaların uzunluğu, ses tonu, kelime zenginliği, cümle yapısı ve konuşmadaki duygu ifadesi bunların arasındaydı. Makine öğrenmesi modeli bu özelliklerden yola çıkarak kişinin yaşını tahmin etmeyi öğrendi. Araştırmacılar tahmin edilen yaş ile gerçek yaş arasındaki farka 'konuşma yaşı farkı' adını verdi.
Sesi yaşından büyük çıkanların beyin ve kan testleri de aynı yönü gösterdi
Bilişsel açıdan sağlıklı katılımcılarda konuşma yaşı ile gerçek yaş arasındaki fark en düşük seviyedeydi. Hafif bilişsel bozukluğu ve demansı olanlarda bu fark büyüdü. En yüksek değerler ise doğrudan dil ve iletişim becerilerini etkileyen frontotemporal demans türünde görüldü. Nature'ın aktardığına göre ses tonu ve konuşmadaki duygusal içerik, hızlanmış yaşlanmanın en güçlü işaretleri arasında yer aldı.
Sesi yaşından büyük çıkan kişiler hafıza, dil ve dikkat testlerinde daha düşük puan aldı, gündelik işlerini yürütmekte de daha çok zorlandı. MR görüntülerinde bu kişilerin beyinlerinde daha belirgin yaşlanma izleri vardı. DNA üzerindeki kimyasal işaretlere bakarak biyolojik yaşı hesaplayan üç ayrı epigenetik saat de aynı sonucu verdi.
Alzheimer hastalarında fark büyüdükçe kandaki p-tau217 düzeyi de yükseliyordu. Bu protein, hastalığın kan testiyle izlenen en önemli belirteçlerinden biri kabul ediliyor. Ibáñez'e göre sesimiz yaşlanmaya dair sanıldığından çok daha fazla bilgi taşıyor; normalde birbirinden farklı ve pahalı ölçümlerle elde edilen bulgular, kısmen de olsa konuşma biçimimizde buluşuyor.
Maddi zorluk yaşayanlarda konuşma yaşı farkı daha büyük çıktı
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri sosyal koşullarla ilgili. Maddi sıkıntı, yeterli beslenememe, sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük, zor geçen bir çocukluk ve düşük eğitim düzeyi, konuşma yaşı farkının büyümesiyle ilişkili bulundu. Çalışmanın yazarlarından, Arjantin'deki San Andrés Üniversitesi'nden Adolfo García'ya göre bu tablo kültürel farklılıklara rağmen beş ülkenin hepsinde benzerdi.
García, mevcut yaşlanma saatlerinin çoğunun pahalı beyin taramalarına ya da kan testlerine dayandığını, bunların sık tekrarlanmasının da zor olduğunu hatırlatıyor. Ses ise uzaktan, düşük maliyetle ve istenildiği kadar kaydedilebiliyor. Yöntemin, ileri tetkiklere erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde fark yaratabileceği düşünülüyor.
Yine de araştırmacılar aracın henüz bir teşhis testi olmadığının altını çiziyor. Katılımcılar çoğunlukla tek bir zamanda değerlendirildiği için sesi yaşlı çıkan birinin ileride bilişsel gerileme yaşayıp yaşamayacağı bilinmiyor. Çalışmada yer almayan Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi'nden Dr. Manisha Parulekar da insan sesinin genel iyilik haline çok duyarlı olduğuna dikkat çekiyor. Ağır depresyon, bitkinlik ya da yoğun stres de birinin sesini olduğundan yaşlı gösterebiliyor.
Model yalnızca İspanyolca konuşanlarla geliştirildiği için Türkçe dahil başka dillere doğrudan uyarlanamıyor. Ekip şimdi yöntemi farklı dillerde denemeyi ve katılımcıları yıllar içinde izleyerek ses değişimlerinin demansı önceden haber verip veremeyeceğini araştırmayı planlıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın