90'larda Türkiye'yi Saran Satanizm Fobisi Nedeniyle Akmar Pasajına Yapılan Satanist Operasyonunun Bazı Detayları

-

Komedi filmi gibi gerçekten...

Türkiye'deki ilk satanist cinayetinin işlenmesiyle birlikte 90'lı yıllarda hem aileleri hem de güvenlik güçlerini bir satanizm korkusu sarmıştı ve doğru düzgün bilgisine sahip olmadıkları bir meseleyle mücadele etmeye çalışmışlardı.

Türkiye'nin ilk satanist cinayeti olarak adlandırılan bu olayı bilmeyen yoktur. 1999 yılında Engin Arslan, Ömer Çelik ve Zinnur Gülşah Dinçer, Ortaköy Mezarlığı'nda 17 yaşındaki Şehriban Coşkunfırat'ı öldürmüştü. Bu 3'lü cinayeti "şeytana kurban adamak için" işlediklerini de itiraf etmişti. Bununla birlikte satanizm mücadelesi de başlamıştı.

Satanist mücadele kapsamında polis kendince 'garip' tiplileri, uzun saçlıları gözaltına alıyormuş. Bu gözaltılarla birlikte mekanlara da baskınlar oluyormuş. Bunlardan biri de Akmar Pasajı Baskını... Şimdi sizlere bu operasyonla ilgili bazı detayları anlatacağız.

Kadıköy'de bulunan Akmar Pasajı'nı bilir misiniz bilmiyoruz. Kitapların, müzik kasetlerinin ve kıyafetlerin satıldığı bir yer. Bu sıradan pasaja 1999 yılında baskın yapılıyor ve çok sayıda çalışan gözaltına alınıyor.

Neden Akmar Pasajı da diğerleri değil diye soracak olursanız da hemen söyleyelim. Bu 3 'satanist' genç verdikleri ifadede cinayeti Akmar Pasajı'nda planladıklarını söylemiş ve bu nedenle de polis baskın kararı almış, hem basının hem de güvenlik güçlerinin hedefi haline gelmiş.

Polis pasaja gittiğinde rock gruplarının kasetlerini karıştırarak satanizm delili aramış. Basın da pasajdan, 'genellikle satanistlerin gittiği yer' olarak bahsetmiş.

Sadece müzik kasetleri olsa neyse de satılan tişörtler de suç teşkil ediyormuş. Şimdilerde herkesin giydiği kıyafetler yani.

Bir de satanizm delili olarak buldukları haçları, baltaları da alıp götürmüşler. İşte bilmeden iş yapma böyle bir şey olsa gerek. Gerçekten trajikomik bir hikaye.

Dükkanı basılan ve gözaltına alınanlardan biri de nam-ı diğer rahmetli Apache Ayhan. Baskın anında ve sonrasında yaşananları şöyle anlatıyor;

"Hemen fanzinleri topladılar. Hiç tepki vermedim. Bir de benim resimli roman vardı, polisiye. Cehennem Yolu adı da. ‘Amirim bunu da alalım mı? Bak cehennem yolu satanistlerin kitabı...’ dedi polisin teki. Sonra vazgeçtiler tabii. CD’lere hiç dokunmadılar. Ondan sonra iki dükkâna daha gittiler ve pasajdan 3 kişi toplamda 15 kişi aldılar. Hepsi de siyah giymiş tişörtlü çocuklar yani… İfadenizi alıp bırakacağız dediler.”

Kaynak: gazetekadikoy.com.tr

Gözaltına alınanların işkence gördüğünü söyleyen Apache Ayhan, bir polisin "Şeytan benim bana tapın." dediğini de ekliyor.

Bu baskından sonra kafeler kapanmış ve Akmar, yavaş yavaş kültürel ve sosyal yapısını kaybetmiş. Serbest bırakılanlar da bir süre sonra saçlarını keserek imajlarını değiştirmek zorunda kalmış.

Resmen 90'lı yıllarda bilmediğimiz, anlamadığımız bir konuyla mücadele etmişiz. Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!

Baskınla ilgili yapılan haberi buradan izleyebilirsiniz;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
dusunen_odun

benzer bir durum tırtlıkta ve cehalette yakın seviyede olduğumuz ABD de yaşanmış galiba, öyle bişeyler gördüydüm biyerde

kemal-kabal

Otobüste biraz sesli müzik dinlersen (en fazla kulaklıktan sızan cızıcıs cıs sesleri)hemen yaşlı amca teyze topluluğu satanikler sizi diye fişlerdi, hele siyah tişörtün varsa, saçın uzunsa :D Halbuski uzun ince bir yoldayım dinliyorsundur, Pentagram dan olması neyi değiştirir. Tabi o zamanlar konserde civciv eziyorlardı :D

ebediyatci

ülke tırt

tolciya

sanki 2019 da yapılan gözaltılar baskınlar tam olayı bilerek mi yapılıyor editör kardeş

angelsibel1

98’de Bir tanıdığımız yurtdışından bana siyah oje ve siyah ruj getirmişti, kullanma gafletinde bulundum, çalıştığım internet cafeye polisler gelmişti, sen satanistmişsin diye ben de benim 4 kedim var diye ağlamıştım korkudan:)))

lepirinc

Kesin yaşanmıştır.

Görüş Bildir