Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

26 Yaşında AIDS Yüzünden Hayata Veda Eden Dünyanın İlk Süper Modeli Gia Marie Carangi'nin Trajik Hayat Öyküsü!

-

O dünyanın ilk süper modeli, bir ikon ve duru bir güzellik. Bütün ajansların ve ünlü dergilerin çalışmak için sırada beklediği Carangi, Vogue ve Cosmopolitan gibi ünlü dergilerin kapağında da boy göstermişti. Anne sevgisinden yoksun bu kadının, bağımlılıklarla geçen ve AIDS'le sonlanan trajik yaşamına yakından bir göz atalım.

Gia Marie Carangi’nin hikayesi 29 Ocak 1960’da başlıyor.

Üç çocuklu bir ailenin yalnız kızı olan Gia’nın çocukluk yıllarına dair hatırladığı en net detay annesi Kathleen ve babası Joseph’in bitmek bilmeyen kavgaları. Carangi on bir yaşına geldiğinde annesi Kathleen ailesini terk eder. O yıllara kadar idol olarak gördüğü annesinin evden ayrılmasıyla Carangi, hayatının en zor zamanlarını geçirir.

Genç kızlığa ilk adımını attığı yıllarda Philedalphia’nın gay kulüpleriyle tanışır.

Cinsel yöneliminin farkına varması da bu yıllara tekabül eder. Koyu bir David Bowie hayranı olduğu bilinen Gia, dönemin “Bowie Kids” akımına sıkı sıkıya bağlanır. Marihuana, uyarıcı haplar ve alkol Gia’nın hayatının büyük bir bölümünü kapsar. Değişen yüz hatları ve belirginleşen güzelliği, Kathleen için kaçırılmaması gereken bir fırsat olur ve Gia’yı modellik yapması için ikna eder.

17 yaşında bir gece kulübünde Maurice Tannenbaum tarafından keşfedilmesi de bu yıllarda gerçekleşir.

“Onu bir gece kulübünde gördüğümde çekimine kapıldım ve onun fotoğraflarını çekmek istedim. O da fotoğraflarının çekilmesini istedi. Bu çiğ güzelliği görmeliydiniz.”

18 yaşına bastığında Gia için New York günleri başlar.

Maurice onu Wilhelmina Cooper’ın ajansına götürür. Cooper bu eşsiz güzelliğin karşısında öyle heyecanlanır ki onunla kontrat yapmayı bile unutur. Gia, Willie'yi bir anne gibi sever ve bağlanır; bu sevgi bağı onun sonu olacaktır.

Dönemin sarışın bebeksi güzellik anlayışının çok dışında,sert bakışlı esmer bir kız olması 70'lerin moda dünyasında sivrilmesine sebep olur.

Yeni bir güzelliğin temsilcisi olacaktır Gia. Dönemin ünlü isimleri onun için şu ifadeleri kullanırlar:

"Gia, bana James Dean’i anımsattı. Çok havalıydı ama sonsuz savunmasızlığa sahipti." – Andrea Blanch

"Tüm kariyer hayatım boyunca, stüdyoma girdiği an ‘Vow’ dediğim belki sadece üç kız vardır. Gia, tüm camiada, buraya gelen ve benim ‘Vow’ tepkisi verdiğim son kişi." – Franceso Scavulla

1978’in son aylarında Vogue da dahil olmak üzere birçok dergide kapak olur.

Dönemin en ünlü ajansları onun peşinden koşar. Bu göz kamaştırıcı hayatın içinde dahi kendini yalnız hisseder. Meslektaşı Julie Foster, Gia’nın bazı zamanlarda sadece birisinin sevgisine ihtiyaç duyduğunu, bazen gece yarısı evine geldiğini ve sadece ona sarılmasını istediğini söyler.

Gia, hiçbir zaman ait olmadığı renkli dünyadan uzaklaşmak amacıyla kokainle tanışır.

O yıllarda modelleri geç saatlere kadar ayakta tutmak için kullanılan kokain, Gia için çok farklı anlamlar taşır. Aynı yıllarda başka bir Vogue projesi için dönemin en farklı fotoğrafçılarından Chris Von Wangenheim ile tanışır.

Wangenheim, çekim sonrası sanatsal bir çalışma yapmak istediğini söyler ve kimin onunla kalacağını sorar.

Gia ve Makyaj Sanatçısı Sandy Linter stüdyoda kalır ve dünyanın en güzel kadını tel örgüler arkasında siyah beyaz karelerle vücudunun tüm güzelliklerini gözler önüne serer.

Sandy tel örgülerin diğer tarafından çekime katılır, Gia ilk kez o gün gördüğü Sandy’e ilgi duymaya başlar.

Zamanla bu ilgi aşka dönüşür, moda dünyasının en çok konuşulan ilişkilerinden biri başlar. Gia, Sandy’i hayatının merkezine alır ve ilişkileri dört ay sürer. Ayrılık sonrası işler Gia için içinden çıkılmaz bir hal alır.

1980 yılında Ajans sahibi Wilhelmina Cooper’ın akciğer kanseri sonucu hayatının son bulmasıyla Gia'nın kariyerini ciddi bir şekilde etkileyecek çöküntü dönemi başlar.

Bu dönemde eroin ile tanışır. Hayatından çıkan birçok insanın aksine uyuşturucunun onu hiçbir zaman bırakmayacağı hissine kapılır. Kısa bir süre içinde modellikten kazandığı tüm parayı uyuşturucuya yatırır. Eroinle olan ilişkisi kariyerini neredeyse bitirme noktasına getirir ve Gia ile çalışmak artık dayanılmaz bir hal alır.

Fotoğrafta, kol damarından enjekte ettiği eroinin yarattığı morluklar görülüyor.

Çok geçmeden eroinden uzaklaşmak ve hayatında yeni bir sayfa açmak için New York moda camiasından uzaklaşma kararı alır, bir detoks programına yazılır.

20 yaşında bir eroin bağımlısı olan üniversite öğrencisi Rochelle ile ilişkiye başlar. Rochelle, Gia’dan çok daha kötü bir durumdadır. Kurtulma çabası başarılı olmaz, 1981 yılında önce sarhoş araba kullanırken daha sonra ise ailesi ve arkadaşlarından para çalarken yakalanır. İkinci kez yazıldığı uyuşturucu tedavi programı, yakın arkadaşı Chris Von Wangenheim’ın bir trafik kazası sonucu ölmesi sonucu tekrar yarıda kalır.

Moda camiası Gia’nın kariyerinin tamamen bittiğini düşünür.

Zamanında peşinden koşan ajans sahipleri yeni yüzler aramaya yönelir. Bir yıl sonra Kuzey Afrika’da üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanır ve kariyeri geri dönüşü olmayan bir şekilde son bulur.

Atlantic City’de yeni bir hayat kurmak isteyen sıra dışı model, ailesinin baskısı sonucu tekrar rehabilitasyon programına başlar.

Altı aylık bir tedavi sonrası hastaneden çıkar ve çeşitli mağazalarda kasiyerlik yapmaya başlar. Bu arada üniversiteden dersler almaya başlar. En büyük hayali olan fotoğrafçılık ve sinematografi alanına yönelmiştir.

Hastaneden çıkmasından üç ay sonra, ortadan kaybolur. Kendisinden haber alınamaz ve yeniden başladığı eroin alışkanlığı ile Atlantic City’e geri döner.

İhtiyacı olan parayı kazanmak için erkeklerle birlikte olmaktadır, birkaç kez tecavüze uğrar. Aniden hastalandığı bir gün annesi yanına gelir, hastaneye giderler. Kontroller sonucu önce zatürre daha sonra AIDS teşhisi konulur. Hızla kötüye giden durumu sonucu solunum makinesine bağlı bir hayat yaşar.

Gia, 18 Kasım 1986’da, 26 yaşında hayata veda etmiştir.

Durumu ve ölümü kimseye açıklanmadığı için cenazesine moda dünyasından kimse katılmaz. Ölümünün açıklanmasının ardından en yakın dostu ünlü Fotoğrafçı Scavullo annesine haftalar sonra taziye kartı gönderir.

Uyuşturucunun, paranın, seksin en kirli hallerini görmüş; yaşamış bir güzellikti Gia.

-Seks her yerdeydi. Çok da bir anlamı yoktu. Bulunması zor olan şey aşktı. Onu arasanız bile, birçok insanda yoktu. Ve bulsanız da, tam orada, önünüzde duruyor olsa bile, etrafta bu kadar seks varken nasıl yaşayabilirdiniz ki?

-Tanrı'nın herkes için bir planı olduğuna inanıyorum. Onun benim için büyük bir planı var ama bu dünyada değil.

Hayatı bu iki güzel cümleyle açıkladı Gia.

1998 yılında çekilen GIA filmi, Gia Carangi'nin otobiyografi filmidir. Gia'yı Angelina Jolie canlandırmıştır.

Bu başrol Jolie'ye beş kez teklif edilmesine rağmen Jolie her defasında reddediyor; nihayet rolü kabul ettikten sonra neden öncesinde kabul edilmediği soruluyor ve Jolie,  ''Rolü kabul ettiğimde etkisinden çıkamayacağım için korkuyorum'' diyor. Ama sonunda kabul edip, 'En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazanıyor. Mutlaka izlenmesi gereken bir film olduğunu da belirteyim.

Ayrıca JJ MARTIN'in hazırlamış olduğu bir Gia otobiyografi belgeseli de var.

Belgesel, onu tanıyanlarla yapılan röportajlar ile düzenlenmiş.

İlk Cosmopolitan Dergisi çalışmaları 1978.

İlk Cosmopolitan Dergisi kapağı Temmuz 1978.

Gia'ya benzeyen 90'ların ünlü modeli Cindy Crawford.

''Gia'ya benzetilmek hoşuma gidiyor, o bir fenomen.''

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ocreatus

Gia filmini merak ettim.

eexorcist

eroin zevkli bişeymidir ki ya akıl sır erdiremiyorum..kanka hadi adalara gidelim birer eroin çakarız gibi bişey olmuyor bayılıyosun gidiyosun neden kullanırki insanlar yap rakı balık bak keyfine ya

gzm-ynklr

üzücü bir hayat hikayesi.

melek-korel

Ben bu hayat hikayesinde trajik bir yan göremedim açıkçası. Kendi istediği hayatı yaşamış. Hızlı yaşamış genç ölmüş hepsi bu. Eroini zorla enjekte etmediler herhalde vücuduna. Hayatını boşa harcamış insanları böyle yüceltmeyin.

rukenkrmngllr

Asıl trajedi onu bu duruma iten etkenlerdir

melek-korel

Ne etkeni ya? Azmış, bulmuş belasını. Kimsenin hayatı toz pembe değil. Herkesin ailevi sorunları olabilir. Her annesi terk eden eroinman mı oluyor? Fahişelik mi yapıyor? Ne etkeni Allah'ınızı severseniz. Ünlü olmadan önce bile uyuşturucu kullanıyormuş. Hayatını düzeltme çansını defalarca elde etmiş ama kullanmamış. Yaşadığı hayat insanı bu hale getirseydi ben 39 yaşımı göremezdim şu an. Aranmış, bulmuş. Böyle insanları hayatını insanlığa adamış, efendim kansere çare bulmuş, atom parçalamış gibi gösterilmesine çok kızıyorum. Kimseye en ufak bir yararı olmamış, ot gelip saman gitmiş bir insan. Yüceltilemeli. Acınmamalı da.

hulya-kumtepe

değişikbir bakış açısı kadının güzelliği yüceltilmiş ki gerçekten öok güzel bir kadınmış. Yaptığı hatalar yüceltilmemiş ders alınması gereken birşey gibi sunulmuş bana göre

rukenkrmngllr

Evet tabii ki böyle seçimler yapmayabilirdi hayatına devam edebilirdi. Ama her insanın travmatik olaylara verdiği tepkiler hassasiyetlerini de göz önünde bulundurarak farklı olabilir. Dediğiniz gibi bir yüceltme durumu görmüyorum. Güçsüz bir kadının güzelliğini heba etmesi vurgulanmış daha çok..

nevolimon

Çok yanlış bir bakış açısıyla bakıyorsun. Kimse durup da "neden hayatımı mahvedecek ölümcül bir alışkanlık edinmiyorum ki" demez. İlk yorum yapan arkadaşın da dediği gibi mutlaka onu uyuşturucu kullanmaya iten etkenler vardır, senin benim göremeyeceğimiz, belki anlam veremeyeceğimiz. Bu kadar sığ bakmamak lazım.

midnight_blue

Senin yaşayamadığın herşeyi doyasıya yaşamış malesef uyuşturucu bağımlılığındaki aşırılık hayatına son vermiş,sen 10 kere dünyayı gelsen 100 yıl yaşasan değil yanından geçmek göremeyeceğin bir yaşam.

melek-korel

Yaptığı hatalar için bahaneler sunulmuş. Ders alınması istenmemiş. İçeriği tekrar okuyun bence. Rachel Corrie'yi tanıyor musunuz? Hayır değil mi?

melek-korel

Haklısın arkadaşım. Fahişelik yapmadığım, eroin kullanmadığım ve aids'ten ölmediğim için öyle üzgünüm ki. Hayatımı boşa harcadım. Ailemden özür diliyorum burdan. Onları utandırdım. Bununla nasıl yaşayacağım ben şimdi.

midnight_blue

Tabi tabi hep yaşadığı kötülükleri örnek verir öyle avutursunuz kendinizi..ben yaşamının o yönünden mi bahsediyorum bu kızın bir daha oku ne yazdığımı,senin odun gibi hayatının 100 yılı bunun 26 yılının yanından bile geçemez adım gibi eminim.

enk-capital

Bu içerik bu yaşam tarzını yüceltmiş mi bilemem ama sen şimdi yücelttin işte. Bu yorumunu genç aklı havalarda bi kız görmez umarım.

midnight_blue

Yok ben tamamen başka bir noktadayım aslında,hayattan hiçbir halt anlamamış depresyona gömülmüş,odun gelmiş odun gitmeye meyilli kişilikler bu tip insanların arkasından hep oh olsun derler,bilinçaltında koskoca bir komplexle hem de.

yori

huzurlu olmus hep ozlemini gecdiyi annesi gelmis cok gec olsada annesi belki hic terk etmeseydi boyle olmazdi kaderi mutlulugu boslugu hep uyusdurucuyla doldurmaya calismis

rivaille

Ulvi bir hava var her yorumunuzda sjsjsj

Başlıklar

Angelina JolieCinsellikEşcinselSandySiyah BeyazUyuşturucuanne
Görüş Bildir