Gökhan Töre Haberleri

Gökhan Töre ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Gökhan Töre ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Forvet Hattında Yerli Krizi
HABERLER Spor Herhangi bir ligdeki yabancı oyuncu sayısının o ülkenin futbolunu nasıl etkilediği konusunda farklı fikirler ortaya atılır. Kimisi kaliteli yabancı oyuncuların o ligdeki oyun kalitesini de yukarı taşıdığından dem vurur, kimisi lejyonerlerin sayısı arttıkça yerli oyuncuların fiyatlarının dengelendiğini savunur. İşe kulüpler açısından bakanlar, 'Ne kadar çok yabancı oyuncu, Avrupa kupalarında o kadar çok başarı' fikrine sahiptir. Bu fikirlerin hepsi tartışılabilir... Doğrulukları ya da yanlışlıkları üzerine farklı örnekler verilebilir. Evet, bazı yabancı oyuncuların gerçekten de sudan ucuzdur ama bu ülkede bir sezon boyu mahzun gözlerle yedek kulübesinden maç izleyen adı büyük golcülere milyonlarca euro sayıldığı da çok görülmüştür. Avrupa kupalarındaki başarı ise sadece yabancı oyuncuların çokluğu ya da kalitesiyle doğru orantılı olamaz. O zaman Galatasaray'ın dört yabancı oyuncuyla kazandığı UEFA Kupası zaferi nasıl izah edilebilir? Üstelik kupaya uzanan süreçte atılan 15 golün 11'ini yerliler, 4'ünü yabancılar atmışken. Futbol Federasyonu Basın Departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisi'nden Mazluç Uluç'un hazırladığı Türk futbolundaki yerli forvet krizi dosyasının detayları şöyle: Tüm bu tartışmaların arasındaki tartışılmaz tek gerçek, kulüplerde oynayan yabancı oyuncu sayısındaki artışın, forma giyebilen yerli oyuncu sayısını aşağıya çektiği ve Millî Takım'a seçilebilecek oyuncu alternatifini azalttığıdır. Zaten bu sorunu yakından hisseden Türkiye de son yıllarda Avrupa'da yetişen Türk asıllı oyuncuları Genç Millî Takımlardan itibaren kazanmaya çalışarak problemi çözmeye çalışıyor. Geçmiş sezonlarda ligimizde giderek artan sayılarda yabancı oyuncu gördük. Yakın dönemde sahada 6, yedek kulübesinde 2 yabancı yer alırken, kulüpler ayrıca istedikleri kadar lejyonerle sözleşme imzalıyordu. Bu sayı daha sonra sahada 6, yedek kulübesinde 2, toplamda 10 olarak sınırlandırıldı. Yeni sezonda ise kulüpler yine 10 yabancı oyuncuyla sözleşme imzalayabilse de 18 kişilik kadrolarında sadece 6 oyuncu bulundurabiliyor. Bu sınırlamanın yerli oyunculara daha fazla forma bulma şansı verdiği de gözle görülür bir gerçek. Nitekim Süper Lig'deki 18 takımın ideal on birlerine baktığımızda, forvet dışındaki tüm mevkilerde yeri oyuncu seçeneklerinin büyük ölçüde arttığını görebiliyoruz. Kalecilerde 10-8'lik yerli üstünlüğü var. Yerlilerin sağ bekte 13-5, sol bekte 14-4, orta sahada 21-15, kanatlarda da 22-14 üstünlüğü bulunuyor. Yabancılar stoperde 19-17 ile ele geçirdikleri üstünlüğü forvet ikilisinde 30'a 6 gibi ezici bir çoğunluğa yükseltiyor. Mevkilere göre dağılım: Kaleci: 10 yerli, 8 yabancı Sağ Bek: 13 yerli, 5 yabancı Stoper: 17 yerli, 19 yabancı Sol Bek: 14 yerli, 4 yabancı Orta saha: 21 yerli, 15 yabancı Kanatlar: 22 yerli, 14 yabancı Forvet: 6 yerli, 30 yabancı YABANCI KRALLAR Bu girizgâhtan sonra sanırız konunun ağırlığı belli oldu; Türkiye'deki yabancı forvet sayısının çokluğu! O zaman şöyle bir geçmişe uzanalım ve yabancı golcülerin ligimizdeki durumuna bir göz atalım. 56'ncı sezonu oynanan ligimizde geçmişte yabancı oyuncuların parmakla gösterildiğini ve bir ara da yabancı oyuncu transferinin yasaklandığını göz önünde tutarsak, 1983-84 sezonuna kadar Süper Lig'de bir yabancı gol kralının çıkmamasını normal karşılayabiliriz. 1970'lerin ikinci yarısından itibaren iki yabancı oyuncu transferine izin verilmesinin ardından ise ilk yabancı gol kralıyla 1983-84 sezonunda karşılaşıyoruz. Yugoslavya'dan gelerek 1981'de Galatasaray formasını giyen Boşnak Tarık Hodzic,bir sezon sonra aynı takımda top koşturmaya başladığı Mirsad Sejdic'in de asist desteğiyle 1983-84 sezonunda 16 gol atarak ligimizin ilk yabancı gol kralı oldu. Ancak yabancı oyuncu sayısının 3'ü geçmediği o yıllarda lejyonerler tam 11 yıl gol krallığı göremedi. Ta ki 1995-96'da Trabzonspor formasıyla 25 gol atarak bu tacı giyen Gürcü Shota Arveladze'ye kadar. Yabancı oyuncuların üçüncü gol krallığı için beklemesi de 10 yıl daha sürdü. Bu defa 2006-07 sezonunda Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex De Souza 19 golle ligin gol krallığını elde etti. Ancak bu yıllarda yabancı oyuncu sayılarında önemli artışlar olmuş, takımlar özellikle gol bölgelerini büyük ölçüde lejyonerlere teslim etmeye başlamıştı. Nitekim Alex'in ardından ertesi sezon takım arkadaşı Semih Şentürk tacı taksa da sonraki üç sezonda sırasıyla Galatasaray'ın Çek santrforu Milan Baros, Kayserispor'un Portekizli santrforu Aziza Makakula ve bir kez daha Fenerbahçeli Alex De Souza gol kralı oldu. Son iki sezonda bu yabancı hegemonyası Burak Yılmaz sayesinde bozulmuş görünüyor. Burak son iki sezonda önce Trabzonspor formasıyla 33, sonra da Galatasaray formasıyla 24 gol atarak ligin kral tahtına oturdu. Ancak meseleye sadece bu açıdan bakarsak önemli bir gerçeği ıskalamış oluruz. O gerçek ne mi? Bakalım... Burak'ın 33 golle açık ara gol kralı olduğu sezonda 10 gol ve üzerinde gol kaydeden 18 oyuncu daha var ligimizde. Bu oyuncuların Burak'tan sonraki 6 sırasında yabancılar var. Kamara, Tum, Eneramo, Webo, Alex ve Doka'dan oluşan bu altılının ardından gelen 12 oyuncunun arasında ise sadece Necati Ateş, Selçuk İnan ve Muhammet Demir yer alabiliyor. Geçtiğimiz sezon Burak Yılmaz'ın 24 gollü krallığının arkasından ise Kalu Uche, Bobo, Pierre Webo, Moussa Sow, Pablo Batalla, Lamine Diarra, Mert Nobre listesi uzanıyor. Sonrasındaki 13 isim arasında ise yerli oyunculardan Necati Ateş, Umut Bulut, İlhan Parlak, Olcay Şahan ve Cenk Tosun yer alabiliyor. BU SEZON TABLO DAHA VAHİM Biz şimdi bu sezon ligin krallık yarışına bir göz atalım ve zirvede kimler var bir görelim. Sezonun ilk yarısı sona erdi ve zirvede Sivasspor'un 10 gollü Fransız oyuncusu Aatif Chahechouhe, Beşiktaş'ın Portekizli santrforu Hugo Almeida ile aynı sayıda gol atan son iki sezonun gol kralı Galatasaraylı Burak Yılmaz yer alıyor. Bu üçlünün arkasında Kasımpaşa'nın Arjantinli forveti Oscar Scarione ile Fenerbahçe'nin Senegalli golcüsü Moussa Sow 9'ar golle sıralanıyor. 8 gollü oyuncular ise Akhisar Belediye Gençlik ve Sporlu Oumar Nissa ile Fenerbahçeli Emmanuel Emenike. Yani zirvede ve hemen altındaki 7 oyuncu arasında sadece tek yerli isim bulunuyor. 7 gollü oyuncularda ise Fenerbahçeli Dirk Kuyt, Pierre Webo, Medical Park Antalyasporlu Lamine Diarra, Gençlerbirliği'nden Bogdan Stancu, Galatasara'dan Didier Drogba'nın arasına sadece Gaziantepspor'dan Cenk Tosun girebiliyor. 6 gollü oyuncularda da Akhisar Belediye Gençlik ve Spor 'dan Bruno Rosa, Sivasspor'dan Manuel Da Costa ve Trabzonspor'dan Paulo Henrique ile birlikte Sivassporlu Burhan Eşer, Beşiktaş'tan Olcay Şahan ve Kardemir Karabüksporlu İlhan Parlak listede kendilerine yer bulabiliyor. Kısaca özetlemek gerekirse ilk 20 sıradaki golcülerin arasında sadece 5 yerli oyuncu bulunuyor. GOL TİMLERİ LEJYONER Şimdi bu tablonun sebeplerine yakından bakalım. Neden gol krallığı listelerinde Türk oyuncuların isimleri yabancıların arasında kayboluyor. Bu soruya ilk etapta, 'Yabancı golcüler bizimkilerden daha becerikli ve daha yetenekli' cevabını verebilirsiniz. Ama haklı olmanız için yerli ve yabancı golcülerin eşit şartlarda bir yarışa girmesi ve yabancıların böyle bir yarışta üstünlük sağlaması gerekiyor. Çünkü Süper Lig'deki 18 takımın gole en yakın noktadaki ayaklarının büyük bölümünü yabancı oyuncular oluşturuyor. 'Gole en yakın nokta'dan kastımız santrforlar ve arkasında yer alan hücuma dönük orta saha oyuncuları. Takımların ideal on birlerinde bu bölgedeki 36 oyuncudan 30'u yabancı, sadece 6'sı Türk. 18 takım arasında bu bölgede direkt santrfor oynayan yerli oyuncular sadece Elazığspor'da Deniz Yılmaz, Gaziantepspor'da Muhammet Demir veya zaman zaman Cenk Tosun. Yani 18 takımdan sadece ikisinin santrforu Türk. Bu bölgeye orta sahadan destek veren oyunculara baktığımızda ise Elazığspor'da Köksal Yedek veya Mehmet Nas, Eskişehirspor'da Erman Kılıç, Galatasaray'da Burak Yılmaz, Torku Konyaspor'da Recep Aydın isimlerini görüyoruz. 36 oyuncuda 6 Türk'ün yüzdesi genel toplam içinde 16.6'ya tekabül ediyor ki, bu rakam da golcüler listesinde yerlilerin isimlerine neden bu kadar seyrek rastlandığını açıklamaya yetiyor. Takımlara tek tek yakından baktığımızda, zaman zaman da olsa yüzde yüz yerli hücum timine sahip tek ekip Elazığspor. Sağda Serdar Gürler, solda Serdar Özkan, forvet arkasında Köksal Yedek veya Mehmet Nas, santrforda Deniz Yılmaz dörtlüsüyle sık sık izlediğimiz Elazığspor, ligin son sırasında yer alıyor. Gaziantepspor, üç yerli oyuncunun yanında forvet arkasında oynattığı Traore ile hücum hattını ağırlıklı olarak Türk oyunculardan oluşturuyor. Torku Konyaspor da zaman zaman sağ kanatta Djalma'nın yerine Ömer Ali Şahiner'e yer verip forvette 3-1'lik yerli üstünlüğünü sağlıyor. Hücum hattını dört yabancıyla oluşturan takımlar da var ligimizde. Bu takımların başında lider Fenerbahçe geliyor. Sarı-lacivertli ekip Cristian'lı on birle oynadığı maçlarda hücum hattını Kuyt, Sow, Webo veya Emenike ile oluşturarak tamamen lejyoner bir forvetle gol arıyor. Aynı tablo Medical Park Antalyaspor için de söz konusu. Akdeniz ekibi sağda Isaac, solda 'vatandaş' Tita, forvet arkasında Insa ve santrforda Diarra ya da zaman zaman Baros'la tam bir yabancı hücum takımı görünümünde. Kasımpaşa da Adem Büyük'ün yerine Viudez'i kullandığı maçlarda Babel, Scarione ve Malki ile hücum hattını yabancı oyunculardan oluşturuyor. Kayserispor, Trabzonspor ve Kayseri Erciyesspor ise hücum timlerinde sadece birer yerli oyuncuya yer veriyor. KALEDE SIKINTI YOK Geçmişte çok sayıda yabancı kalecinin yer aldığı ligimizde bu sezon gerçek bir denge hâkim. Millî Takımımız için ligimizde sürekli görev yapan 10 kaleci seçeneği bulunuyor. Şampiyonluk yaşamış beş takımdan üçünün kalesini yerliler koruyor. Fenerbahçe'de Volkan Demirel, Beşiktaş'ta Tolga Zengin, Trabzonspor'da da Onur Kıvrak Millî Takım teknik ekibinin elini rahatlatan isimler. Sivasspor'da Korcan Çelikay, Medical Park Antalyaspor'da Hakan Arıkan, Kayserispor'da Gökhan Değirmenci ve Ertuğrul Taşkıran, Gençlerbirliği'nde Ramazan Köse, Çaykur Rizespor'da Serkan Kırıntılı ligde banko oynayan yerli kalecilerin sayısını 9'a yükseltiyor. Bu isimlere Elazığspor'da Vanja Ivesa'yı çoğu zaman yedek bırakan Zülfük Özer'i de eklemek ve sayıyı 10'a çıkarmak da mümkün. SAĞ VE SOL BEK PATLAMASI Geçmişte Millî Takım'ın oyuncu bulmakta sıkıntı çektiği sağ ve sol bekte Süper Lig takımları bu sezon yerli oyuncuları tercih etti. 18 takımdan 13'ü sağ bekte, 14'ü ise sol bekte tercihlerini yerli oyunculardan yana kullandı. Fenerbahçe'de Gökhan Gönül, Medical Park Antalyaspor'da Koray Arslan ve Serkan Balcı, Kayserispor'da Salih Dursun, Akhisar Belediyespor'da Emrah Eren, Gençlerbirliği'nde Serkan Kurtuluş ve Serkan Yanık, Beşiktaş'ta Serdar Kurtuluş, Kayseri Erciyesspor'da Cem Can, Eskişehirspor'da Veysel Sarı, Kardemir Karabükspor'da Uğur Uçar ve Erdem Özgenç, Kasımpaşa'da Elyasa Süme ve Orhan Şam, Çaykur Rizespor'da Koray Altınay, Torku Konyaspor'da Ali Turan, Elazığspor'da Adem Alkaşi ile Deniz Aslan forma giyiyor. Sağ bekte yabancıya yer veren takımlar ise Bursaspor (Basser), Sivasspor (Cicinho), Gaziantepspor (Binya), Trabzonspor (Bosingwa) ve Galatasaray (Eboue). Uzun yıllardır Gökhan Gönül ile Sabri Sarıoğlu dışında alternatif bulmakta zorlanan Millî Takım için bu sezon Salih Dursun, Serkan Kurtuluş, Koray Altınay gibi isimler de seçenek oldu. Yine bir dönem sıkıntı yaşanan ve sağ ayaklı Ümit Özat'la çözüm bulunmaya çalışılan sol bekte de 14 takım yerli oyuncuya yer veriyor. Fenerbahçe'de Caner Erkin, Hasan Ali Kaldırım, Galatasaray'da Hakan Balta, Trabzonspor'da Kadir Keleş, Elazığspor'da Özgür Özkaya, Sivasspor'da Ziya Erdal, Kayserispor'da Ömer Bayram ve Alper Uludağ, Akhisar Belediyespor'da Çağdaş Atan, Gençlerbirliği'nde Uğur Çiftçi, Gaziantepspor'da Şenol Can, Kayseri Erciyesspor'da Emre Öztürk ve Ekrem Ekşioğlu, Eskişehirspor'da Tarık Çamdal, Kardemir Karabükspor'da İshak Doğan, Kasımpaşa'da Sancak Kaplan ve İlhan Eker, Torku Konyaspor'da Mehmet Uslu ve Ergün Teber sezonun ilk yarısında forma giyen sol bekler. Sol beklerini yabancılara emanet eden takımlar ise Bursaspor (Taiwo), Medical Park Antalyaspor (Vederson - TC vatandaşı), Beşiktaş (Motta) ve Çaykur Rizespor (Ali Adnan). Yerli sol beklerden Tarık Çamdal, Uğur Çiftçi ve İshak Doğan son Millî Takım kadrosunda yer alarak ay-yıldızın alternatiflerini çoğalttı. STOPERDE YABANCILAR ÖNDE 18 takımın stoper tercihinde ise forvetler kadar olmasa da yabancıların üstünlüğü bulunuyor. Takımlarının ilk on birlerinde ağırlıklı olarak oynayan 36 stoperin 19'u yabancı, 17'si yerli. Stoperde yüzde yüz yerliyi tercih eden takımlar Emre Güngör-Musa Nizam ikilisiyle Medical Park Antalyaspor, zaman zaman Bamba'ya şans tanısa ada Mustafa Yumlu-Aykut Demir ikilisiyle Trabzonspor, İbrahim Kaş-Görkem Görk ikilisiyle Elazığspor. Torku Konyaspor'da da Kokaloviç'in sakatlığında Selim Ay-Erdinç Yavuz ikilisinin kullanıldığını vurgulamak gerekiyor. Yüzde yüz yabancı stoperlere ise Fonseca Sereno- Khizanishvili ikilisiyle Kayserispor, Kecojeviç-Stankevicius ikilisiyle Gaziantepspor, Akaminko-Diego ikilisiyle Eskişehirspor, Mabiala-Puygrenier ikilisiyle Kardemir Karabükspor, Oboabona-Viera ikilisiyle de Çaykur Rizespor sahip. ORTA SAHADA YERLİLER FAZLA Orta sahanın ortasında yer alan 36 oyuncuda da yerlilerin 21'e 15 üstünlüğü bulunuyor. Bu bölgede yüzde yüz yerli ikililer kullanan takımlar Batalla'nın ayrılmasının ardından Belluschi'nin forvet arkasına kaymasıyla Bursaspor (Şamil Çinaz - Murat Yıldırım veya Musa Çağıran), Sivasspor (Kadir Bekmezci - Adem Koçak), MP Antalyaspor (Serkan Balcı - Uğur İnceman), Akhisar Belediyespor (Merter Yüce - Bilal Kısa), Torku Konyaspor (Ali Çamdalı - Mehmet Güven), zaman zaman da Fenerbahçe (Alper Potuk - Mehmet Topal) ve Beşiktaş (Veli Kavlak - Oğuzhan Özyakup). Bu bölgede yüzde yüz yabancıyı tercih eden takımlar ise Elazığspor (Sane - Vitolo/Sow), Kayserispor (Mijailoviç - Cleyton) ve Trabzonspor (Zokora - Colman). KANATLAR YERLİYLE UÇUYOR Hücum hattının her iki kanadındaki 36 oyuncu tercihinin de 24'ü yerli, 12'si yabancı. Bu bölgede Elazığspor (Serdar Gürler - Serdar Özkan), Bursaspor (Kazım Kazım - Ferhat Kiraz), Sivasspor (Burhan Eşer - Aydın Karabulut), Akhisar Belediyespor (Ahmet Cebe / Kenan Özer - Güray Vural / Sertan Vardar), Gaziantepspor (İbrahim Akın / Taşkın Çalış - Cenk Tosun / Turgut Doğan Şahin), Beşiktaş (Gökhan Töre - Olcay Şahan), Kardemir Karabükspor (İlhan Parlak - Ahmet İlhan Özek / Erkan Kaş), Çaykur Rizespor (Tevfik Köse - Sercan Kaya) yüzde yüz yerli oyuncu tercihleri kullanırken, kanatlarını tamamen yabancı oyunculara emanet eden takımlar ise Medical Park Antalyaspor (Promise Isaac - Tita / TC vatandaşı), Fenerbahçe (Dirk Kuyt - Moussa Sow) ve zaman zaman da Kasımpaşa (Viudez - Babel). Not: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen lejyoner oyuncular, bu araştırmada 'yabancı' kategorisinde değerlendirilmiştir. Süper Lig'in Gol Kralları 1983-1984 Tarık Hodzic 16 1984-1985 Aykut Yiğit 20 1985-1986 Tanju Çolak 33 1986-1987 Tanju Çolak 25 1987-1988 Tanju Çolak 39 1988-1989 Aykut Kocaman 29 1989-1990 Feyyaz Uçar 28 1990-1991 Tanju Çolak 31 1991-1992 Aykut Kocaman 25 1992-1993 Tanju Çolak 27 1993-1994 Bülent Uygun 22 1994-1995 Aykut Kocaman 27 1995-1996 Shota Arveladze 25 1996-1997 Hakan Şükür 38 1997-1998 Hakan Şükür 33 1998-1999 Hakan Şükür 18 1999-2000 Serkan Aykut 30 2000-2001 Okan Yılmaz 23 2001-2002 Arif Erdem 21, İlhan Mansız 21 2002-2003 Okan Yılmaz 24 2003-2004 Zafer Biryol 25 2004-2005 Fatih Tekke 31 2005-2006 Gökhan Ünal 25 2006-2007 Alex De Souza 19 2007-2008 Semih Şentürk 17 2008-2009 Milan Baros 20 2009-2010 Aziza Makakula 21 2010-2011 Alex De Souza 28 2011-2012 Burak Yılmaz 33 2012-2013 Burak Yılmaz 24 CİHAN
''Diego'yu Çok İstedik Fener Aldı''
Hugo Almeida, Fanatik gazetesine özel açıklamalarda bulundu.'Fernandes’in eksikliğini ciddi anlamda hissettim. Olcay, Gökhan ve Oğuzhan’la hücumda iyi bir iletişim kurmaya çalıştık ama olmadı. 1-2 şutla tamamladığım maçlar bile oldu. Yalnız kaldım.' 'Onun olmaması, hem ben hem de takım adına büyük kayıptı. Beni iyi tanıyordu, sahada nereye koşacağımı ve nasıl oynayacağımı iyi biliyordu. Eksikliğini ciddi anlamda yaşadım. Olcay, Gökhan ve Oğuzhan'la hücumda iyi bir iletişim kurmaya çalıştık ama bazen bu işe yaramadı. 1-2 şut atarak tamamladığım maçlar bile oldu. Bunların çoğunda ileride yalnız kaldım' 'Beşiktaş’ta kalmak ve yeni statta sahaya çıkmayı çok isterim. Taraftarımızın gücünü kullanmalıyız. Yönetim elinden geleni yapıyor ama ben Ağustos’ta bu stadın biteceğini pek sanmıyorum.' 'Gökhan Töre’nin vurulduğu gece ben de Fernandes’le oradaydım. Ancak Gökhan’dan haberimiz yoktu. Silah sesini duyduk, mekanı terk ettik. Sabah kalktığımda onun vurulduğunu öğrendim.' Fernandes gitti yalnız kaldım! Siyah-Beyazlılar'ın henüz sözleşme yenilemediği Hugo Almeida'nın, FANATİK'e yaptığı çarpıcı açıklamaların ikinci bölümü de çok konuşulacak. Almeida'ya bu kez Manuel Fernandes'in yokluğunun, onu sahada nasıl etkilediğini sorduk. Yıldız futbolcu ise şunları söyledi: 'Fernandes'in gitmesi, benim için oldukça karmaşık bir durumdu. Hem benim hem de kulüp adına büyük bir kayıptı. Bunu sadece arkadaş anlamında söylemiyorum, sahada da onun eksikliğini hissettim. Fernandes beni iyi tanıyor ve nereye koşu yapacağımı ya da ne tarafa doğru hareketleneceğimi iyi biliyor. Gününde olduğu zaman neler yapabileceğini hep gösterdi. O gerçekten sakattı ve o yüzden takıma dahil olamadı. Ancak geleceğiyle ilgili nasıl bir karar vereceğini bilmiyorum.' 'Eleştirmek çok kolay' 'Diğer oyuncular benimle henüz yeni yeni oynamaya başladılar. Sayılmayan iki golüm de dahil, 15 golle ligi tamamladım. Uzun süre gol atamadığım zaman herkes beni eleştirdi. Bu açıdan bakınca tabii ki olumsuz şeyler söylemek kolay. Ama maçlara baktığımızda her zaman istediğim fırsatları bulamıyordum. Bazı maçları kaleye 1 ya da 2 şut atarak tamamladığım bile oldu. İstediğiniz topları alamayınca, gol atmak da o kadar zorlaşıyor. Ancak bunu asla çok sorun etmedim. Çünkü önemli olan benim gol atmam değil, takımın kazanmasıydı.' 'Genç ve kaliteli isimler' 'Sahaya çıktığımda her ne olursa olsun, en iyisini yapmak için iyi niyetle çabaladım. Bu açıdan baktığımda performansımı iyi buluyorum. Hücumda Olcay, Gökhan Töre ve Oğuzhan'la oynadım. Hepsi genç ve kaliteli futbolcular. Özellikle Gökhan ve Oğuzhan, Türkiye için çok daha büyük oyuncular olabilirler. Fernandes'in yokluğunda onlarla saha içinde iyi bir iletişim kurmaya çalıştık. Ancak bazen bu işe yaramadı. Maçların çoğunda kendimi hücumda yalnız hissettim. Bir hücum oyuncusunun bu durumda kalması, iyi bir şey değildi. ‘Stadın biteceğine inanmıyorum’ 'Burada kalmak ve yeni statta sahaya çıkmak çok isterim. Taraftarımızın gücünü kullanmalıyız. Yönetim elinden geleni yapıyor ama, ben ağustosta stadın biteceğini pek sanmıyorum' 'Dünya Kupası'ndaki performansıma göre beni isteyenlerin artacağına dair bir düşüncem olmadı. Beni gol atamadığım dönemlerde çok eleştirdiler. Ayağımdan yaşadığım sakatlıktan sonra yaklaşık 1 ay futbol oynayamadım. Ardından takımıma yardım etmek için neler yaptığımı çoğunluk göremedi. Özellikle belimdeki ağrılara rağmen, hep oynamaya çalıştım. Bu da benim istenen ritmi bulmamı zaman zaman engelledi. Ancak futbolun içinde olan şeyler bunlar.' 'Gerçekçi olmak lazım' 'Daha önce de söylediğim gibi Beşiktaş'ta kalmak ve yeni statta sahaya çıkmayı çok isterim. Ne yazık ki bu sezon en büyük silahımız olan seyircimizden yeterli derecede faydalanamadık. Stadın bitmesi çok önemli. Yönetim, Ağustos ayında bitmesi için elinden geleni yapıyor ama gerçekçi olmak lazım. Umarım hazır olur ama stadın tahmin edilen zamanda hazır hale geleceğini pek sanmıyorum.' ‘Sabah uyandım vurulmuş’ Portekizli futbolcu, Gökhan Töre'nin vurulmasıyla ilgili olarak, 'Fernandes'le birlikte oradaydım ama, Gökhan'dan haberimiz yoktu. Silah sesini duyduk, mekanı terk ettik. Sabah kalktığımda onun vurulduğunu öğrendim' dedi. Fenerbahçe ile oynanan derbi karşılaşmasının ardından şok bir olay yaşanmış, mücadele sonrası soluğu bir eğlence mekanında alan Gökhan Töre, burada silahlı saldırıya uğramıştı. Mekanda başka Siyah-Beyazlı oyuncuların da bulunduğu, bunlardan birinin de Hugo Almeida olduğu öğrenilmişti. Portekizli forvet, Gökhan'ın yaşadığı olayla ilgili ilk kez konuştu. Almeida, 'Gökhan'ın vurulma olayında benim de adım geçti. Evet ben de oradaydım ancak Gökhan'ın mekanda bulunduğundan haberim yoktu. Ben, Fernandes'le birlikteydim. Bir anda silah sesini duyduk ve hemen ardından orayı terk ettik. Ertesi sabah uyandığımda, bu olayın yaşandığını öğrendim. Her ne olursa olsun, ona bir şey olmamasına hepimiz çok sevindik' yorumunu yaptı. ‘Fenerbahçe’nin maddi gücü var’ 'Benim pozisyonum için Eto'o ve Gomis yazılıyor. Ayrıca kulüp, Atletico'dan Diego ile de ciddi biçimde ilgilendi. İşte o anda devreye Fenerbahçe girdi ve maddi gücüyle işi bitirdi' 'Futbolda başarılı olmak için çok çalışmamız ve sahada yüzde 100'ünüzü vermeniz gerekiyor. Ancak bir diğer önemli olan şey de, kaliteli oyunculara sahip olmanız. Bu sayı ne kadar çoksa, şampiyonluk şansınız da o derece yüksek. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin bu sezon bize göre en önemli avantajı, bütçelerinin daha yüksek olmasıydı. Onlara karşı iyi savaştık ama, sezonun genelinde kadro derinliği anlamında sıkıntılar yaşadık. Benim yerime forvet pozisyonu için gazetelerde birçok isim yazıldı. Samuel Eto'o ve Gomis konuşuluyor. Ayrıca Diego için ciddi girişimlerde bulunulduğunu herkes biliyordu.' 'Cenk iyi işler yapacak' 'Sonrasında bir anda Fenerbahçe, Diego ile ilgilendiğini resmen açıkladı. İşte burada devreye maddi konular girdi. Kendisi kaliteli bir oyuncu. Anlaşma sağlanırsa, başarılı olacaktır. Şimdiden anlaşılan Cenk Tosun var. Antep'te çok iyi bir performans gösterdi. Onun Beşiktaş'ta iyi işler yapacağına inanıyorum. ‘Atletico mucizeye imzasını attı’ 'Atletico Madrid'in bu sezon hem İspanya'da hem de Avrupa'da başardıklarını, mucize olarak nitelendirebiliriz. Ancak çok çalışarak bu noktaya geldiler. Barcelona ve Real Madrid'in egemenliğine bu sezonluk bile olsa son vermeleri, futbol adına çok önemliydi. Teknik direktör Diego Simeone, çok önemli işler başardı. Yaptıkları hiç de kolay şeyler değildi. Kaliteli ve hiç durmadan koşan bir takım yarattı. Arda Turan da bu takımın önemli bir parçası ve Türkiye'nin de en önemli oyuncularının başında geliyor.' ‘Dünya Kupası'nda favorim yok’ 'Ülkem Portekiz'le, Dünya Kupası'nda başarılı olmak istiyoruz. Genç ve tecrübeli oyunculardan oluşan bir ekibiz. İlk önce önemli olan grup aşamasını geçmek. Almanya, ABD ve Gana ile oynayacağız. Almanya en güçlü rakip. Ancak Gana, Afrika'nın en iyi takımlarından, ABD'de de Klinsmann önderliğinde başarılı olmaya çalışacak. Turnuva için bir favorim yok. İspanya son şampiyon, Brezilya, Almanya, İtalya her zaman yarı finalleri görebilecek ve şampiyon olma şansları olan ekipler. Bizim de onlar kadar şansımız olduğunu düşünüyorum.' ‘Sadece Ronaldo’dan ibaret değiliz!’ 'Cristiano Ronaldo, harika bir futbolcu. Ancak Portekiz'in elde ettiği başarıları tamamen onun üzerinde konuşmak, diğer oyunculara haksızlık olur. Biz sadece Ronaldo'nun olduğu bir takım değiliz. Bana göre dünyanın en iyi futbolcusu ama sahada oynayan diğer 10 kişiyi de unutmamak gerek. Ronaldo'nun bize karşı rakip olmamasından dolayı mutluyum. Saha içinde ve dışında çok iyi bir profesyonel. Lionel Messi'yi ise bu sezon sakatlık çok etkiledi. Üst düzey bir futbolcu ve her zaman bu seviyede olmak kolay değil.' FANATİK
Önder Özen'den Açıklamalar
Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen, TRT Spor'da Futbol Keyfi programında açıklamalar yaptı. Transferler konusunda önemli açıklamalarda bulunan Özen, Gökhan Töre, Olcan Adın, Motta ve diğer transferlerle ilgili bilgi verdi. Manuel Lanzini ile de ilgilendiklerini söyleyen Özen merak edilen tüm konulara açıklık getirdi. İşte Önder Özen'in açıklamaları 'Zor bir sezonu tamamladık. Yaşadığımız zorkuklar arasında diğer kulüplerin yaşadığı tipte zorluklardan ziyade farklı sorunlar da vardı. Biz futbolun seyirci tarafından faydalanamadık. BEtona top oynadık. Bazen büyük kulüpler taraftarla maçlarını kazanır. Rakipler İstanbul'a 1 puan için gelirler. Taraftar olmayınca sizi itici güç de arkanızda olmaz. Bunlar biz göreve geldiğimizde bilinen şeylerdi. Bundan kaçış da yoktu. 'GÜNAHIYLA SEVABIYLA BİR SEZON BİTTİ' 'Kulüp 110 yıllık tarihinin en zor kararını verdi ve stad için inşaat başladı. Çok zor durumlardan geçerek stada kazma vuruldu. Bizim de bu sorunumuz bitecek elbet ve rahata ereceğiz. Baktığımızda Galatasaray ve Fenerbahçe'nin statları 50-55 bin kişilik, kalabalık seyirciye oynayan takımlar. Gelirleri de bu şekilde artıyor. Slaven Bilic, İnönü'de oynasaydık arkasına taraftarı alarak rakibe büüyk baskı uygulayabilirdi. Kadıköy'de ve TT Arena'da olan budur. Eskişehir ve Bursa bile zaman zaman bu baskıyı kurabiliyor. Günahıyla sevabıyla bir takım dersleri alarak sezonu bitirdik' 'BETONA OYNAMAK ZORUNDA KALDIK' 'Seyircimize de bir kelime etmek isterim ama. İlk maç ribünde 56 bin kişi vardı. Tromso maçında 66 bin kişi geldi. Galatasaray maçında 80 bin kişiye oynadık. Bu maçta gelen cezalardan sonra betona oynamak zorunda kaldık. Kasımpaşa'da 3-4 bin kişiye oynadığımız maçlar oldu. Bir şekilde iç saha maçlarını oynayamadık. Dışarda lig ikincisiydik ancak içerde yetersiz kaldık. Gol ve pozisyon adedimiz yetersiz. 'FENERBAHÇE MAÇINDA BENDEN BAŞKA KAHROLAN GÖRMEDİM' 'Ligin en az gol yiyen ve pozisyon veren takımı olduk. Bunlar bardağın dolu tarafı. Boş tarafına bakınca bazı oyuncularımızın ellerinden geleni vermemiş olmalarını söyleyebiliriz. Bunun arkasından Fenerbahçe maçı sonunda seyircimizin alkışlamasını ben anlamadım. Derbide puan kaybedip alkışlayan taraftar olmaz. Sanırım o gece kahrolan bir tek ben varım. Onun dışında stat bittikten sonra derbiler ve avrupa maçları dahil takımımız sert bir trbinün haliyle derbilerde üstünlük sağlayabileceğiz. Beşiktaş bu üstünlüğü yakalayabilir.' 'PTT 1. LİG'DE BİR KULÜPLE ANLAŞTIK' 'A Takım ve A2 arasındaki mesafe çok yüksek. Sadece bizde değil her takımda bu fark çok yüksek. Bu farkı, aradaki basamak farkını Dikilitaş Kulübü'yle bir anlaşma yaparak aştık. Kümede tutup bir ayağımızı oraya atacağız. İkinci kulüp PTT 1. Lig'de, ismini veremem ama anlaşma sağlandı' PİLOT KULÜP PLANLARI 'Avrupa'daki kulübe, Rooselare'ye 4 oyuncu göndereceğiz. Yıllık maaliyeti 1 milyon olan. Yanında bir antrenör ve yönetici gidecek. Son olarak Brezilya'ya gidince bir 3. Lig kulübüyle anlaştık. Avrupalıların daha fazla yaşadığı bir bölgede olan bir kulüp. Bu kulübe de oradan seçtiğimiz 4 oyuncuyu koyacağız. Oradaki kulüpten yetiştirip o oyuncuları almamız daha kolay olacak' '550 BİN AVROLUK LABORATUVAR YAPIYORUZ' 'Laboratuvar yerimizin bütün izinlerini bekliyoruz. Her birinin bir maliyeti var. Bu konu 5 bin avro. Yüksek irtifa odasıyla birlikte, -110 dereceye kadar soğuk hava üretebilen bir soğuk hava odası ve bununla birlikte performans ölçüm aletleri toplam 550 bin avro bir maliyeti var. Bunları tamamlayınca büyük bir iş yapmış olacağız' 'MUSA MUHAMMED'İ BEKLİYORUZ' 'Musa Muhammed konusunda fazla konuşmak istemiyorum. Kendi milli takımında U18'de önemli işler yaptı. U20'de de kaptanlığa yükseldi Biz yaşı henüz tutmadığı için bekleyeceğiz. 31 Ekim'den sonra kontratımızı imzalayacağız. Şu an oyuncuya hamilik yapıyoruz ama 31 Ekim'den sonra oyuncu bizimdir. Barcelona'nın düştüğü hataya düşmeyeceğiz' 'SAMBADE YÜZÜNDEN TESİSLER TÜRBE GİBİ OLDU' 'Sambade yalnız bir kaleci antrenörü değil buna ek olarak her hareketi teknik anlamda basamaklayarak yaptırıyor. Marsilya'dan ciddi bir teklif almdı ancak vermedik. Tesis türbe gibi oldu dünyanın her yerinden antrenörler geliyor Sambade'yi izleyebilmek için. Aynısı forvetler için olabilir mi? Çok akıllıca. Vuruşu teknik açıdan adımlayabilecek bir antrenör olabilir. Hareketleri ve vuruşları sınıflayabilme ve uygulayabilme yapabilen arkadaşlarımızla çalışmayı çok isterim. Feyyaz Uçar bu konuda Türkiye'nin en iyisi. Alıp, dönüp vuruşlarını çok çok iyi yapıyor. İlhan Mansız aynı şekilde. Ben bu konunun üzerinde çok fazla duruyorum. Bir dünya kupası karakteri. Dünya tanıyor. Genç oyuncular tarafından idol olarak algılanabilecek bir spor figürü. Takıma katılmasını isterim ancak bunlar için zaman gerekiyor. Hepsi olacaktır' 'LABORATUVAR VE ATLETİK OLUŞUMLAR İÇİN İKNA EDİCİ OLDUM' 'İlk gün 5 konudan bahsettim. Bu alanlarda yürüyebiliyorsak ve kulüp bu fırsatı bana verebiliyorsa. Ben de bu fırsatı değerlendirebiliyorsam. O zaman bu yol yürümeye değer. Eğer oluşturramıyorsam bu kulübü ikna edemiyorum anlamına gelir. Ne zaman ikna edemezsiniz? Karşınızdakini ikna edecek heyecan ve bilgiyi ortaya koymadığınızda başkan ve yöneticileri ikna edemezsiniz. Ben laboratuvar ve atletic oluşumlar için ikna edici oldum. Bize yol verdiler ve başarılı oldum. Bu konuları bitti ama bir içine girelim bakalım duruma. Bunu henüz görmedim. Bizim futbol yatırımları departmanımız burayı yönetebilir mi? Proje sağlıklı yürüyecek mi? Göreceğiz' 'ANTRENÖRLÜK BENİM HEVESİM DEĞİL, MESLEĞİM' 'Ben koltuğa yapışacak birisi değilim. O konuda kimsenin şüphesi olmasın. Ben baskıdan etkilenmem. Benim üzerimde olan baskı bana yeter zaten. Çevreden gelecek baskı türleri beni etkilemez. Benim kendime kurduğum baskı benim koltuğa yapışmamamı sağlıyor zaten. Ömrüm uzun olursa sahaya dönerim. Geçenlerde bir büyüğümüz bana soru sorarken antrenörlük hevesimden bahsetti. Bu benim hevesim değil mesleğim. Altını tekar çiziyorum. Bu konu Beşiktaş'ta olmayacak. Tekrar tekrar söylüyorum. Beşiktaş'ın antrenörü herkesin bu meslekte güveninş kazanmış, bir şey kazanmasa da ortaya koyduğu değerler olmuş. Yaptığı kontratlar da bunun için bir kriter. Çalışacağım kategori Beşiktaş değil. Tevazu içinde bunu cevapladım' İSTİFAYI DÜŞÜNÜYOR MU? 'Bunlar son derece doğal. Bazen yorulursunuz, kendinizi çıkmazda hissedebilirsiniz. Beşiktaş 3-5 kişiyi ilgilendiren bir kulüp değil. Devasa bir ülke kadar büyüklüğe sahip bir kulüp. Milyonlarca insan top çizgiyi geçti mi geçmedi mi bununla ilgileniyor. İşini 40 yıldır yapan insanlar bile istifayı düşünmüştür. Neye ne zaman reaksiyon vereceğimizi bazen bilemediğimiz bir pozisyon. Örneği yok.' 'MOLEDO'DA MUTABIKIZ' 'Dany'de pişman olacağım bir şey olduğunu zannetmiyorum. Bu konudaki tepkileri yedim. Göğüsleyeceğiz bunları. Dieal stoper iklisi zamanla oluşacaktır. Çok arzu ettiğim oyuncuları scout ekibiyle paylaşıyorum. Mutabık olduğumuz bir isim Moledo.' 'YALÇIN İLE GÖRÜŞMEDİK' 'Yalçın Ayhan ile henüz bir temasımız veya imzalanmış bir kontrat yok. Bunu ilk defa sizden duydum ve şaşırdım. Süper Lig'de kontratı bitmiş olan 4-5 stoper var. Her biri gündemde olur. Scout ekibi bakar, Slaven Bilic bakar ve düşünülür. Sivok ve Escude ligde başlamıştı. Köprünün altından çok sular geçti ve en son Jermain Jones ve Ersan Gülüm oynadı. Bu arada biz de en az gol yiyen takım olduk. Takım savunması diye bir durum var. Bu konuda iyiyiz. Şu anda Ersan dışında bir yerli stopere daha ihtiyacımız var. Aralarından bir tanesi kontratı bitmiş oyuncular olacak. Yalçın'ı değerlendireceğiz.' 'Sezer benim kalitemi tartışamaz demiş. Ben hiç bir oyuncunun kalitesini tartışmam. Büyük takımlara gelmiş oyuncuların kaliteleri tartışılmaz. Tartıştığım nereden çıktı ona şaşırdım. Onun hakkında ben karar veririm. Takımdaki bütün oyuncular hakkında ben karar veririm. Sezer klas bir oyuncu, teknik anlamda üst düzeye yakın, saha içinde bir çok şeyi yapabilecek yetenekte oyuncuyum.' 'GÖKHAN TÖRE TRANSFERİ ZOR' 'Gökhan Töre değerinde bir oyuncuyu herkes ister. Biz de ona fırsat verdik. Kulübü kolay da bırakmak istemiyor. Oyuncunun bir değeri var. Yurt dışına transferi de söz konusu. Kulübü yurtdışındaki teklif yerine bizimkini değerlendirirse Gökhan bizimle devam eder. 7 ay önce sayın başkan beni arayıp böyle bir şey duyduk aslı olabilir mi diye sordu. Ben de akşam 10 gibi idari mesanjeri arayıp direkt evine gittim. Evine gittiğim ilk oyuncudur. Evde kendisi ile konuştuk. Bana detaylarıyla anlattı. Gökhan Töre'nin hatalar yapma potansiyeli olmakla birlikte özü sözü bir bir insandır. Konunun aslını bana anlattı. Almanya tarafıyla ilgili de bir araştırma yaptım ve Gökhan'ın söyledikleriyle paralel çıktı. İtalya'dan teklif var ve hocası da takımdan göndermek istemiyor. Zor bir transfer.' 'OLCAN İÇİN TRABZON'LA GÖRÜŞMEDİK' 'Olcan Adın ile çalıştım. Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir oyuncu. Ligde fark yaratan 3-4 yerli oyuncudan biridir. Bu tür oyuncu ile bütün kulüpler... Olcan ile görüşmedik kontratı çok değerli. Trabzon ile görüşmeden bunları konuşmak doğru değil.' 'Motta'nın kendisi ile anlaşma oldu. Kulübü de bugün yarın daha net bir cevap verecek. Sağ bek ve sol bekte ikişer oyuncuya ihtiyacımız olacak. Sağ bekte bir oyuncuya ihtiyacımız olacak. Muhammed'i kiralık olarak göndereceğiz. Lanzini de kaliteli bir oyuncu. Değerli bir oyuncu. Stat konusu önümüzdeki günlerde tartışılacak, biz de önümüzdeki günlerde fikrimizi aktaracağız.' 'İlk yarıda tüm maçlarımızı deplasmanda oynama fikrine ben evet derim. Bunu mantıklı bulurum. Stadımız 2. yarıya yetişirse. Çatısı zor bir çatı. Daha değişik bir teknoloji. Biraz zaman gerektiriyor anladığım kadarıyla.' 'Dünya Kupası'nda ev sahibi takımlar her zaman favoridir. İyi bir takımları da var. Arka 6 oyuncu turnuvayı domine edebilir. Hulk Rusya'da uçtu son dönemlerde. Arjantin de favori. Almanya da favoridir. Ama Belçika da yarı final oynarsa şaşırmam. Ülke hazır görünmüyor. Organizasyonda çalışacak bir arkadaşla konuştum, turnuva başladığında yüzde 70 hazır olacak diye duydum.'Sporx
Beşiktaş, Gökhan Töre ile 5 Yıllık Sözleşme İmzaladı
Beşiktaş, Gökhan Töre ile 5 yıllık anlaşmaya vardığını borsaya bildirdi. İşte Beşiktaş'tan yapılan açıklama: 'Futbolcu Gökhan Töre'nin transferi konusunda kulübü ve oyuncunun kendisi ile anlaşmaya varılmıştır. Buna gore Rubin Kazan'a 4.500.000 Avro transfer bedeli ödenecektir. Oyuncuya; -2014-2015 sezonu için 1.400.000 Avro garanti ücret ve 10.000 Avro maçbaşı ücreti, -2015-2016 sezonu için 1.500.000 Avro garanti ücret ve 10.000 Avro maçbaşı ücreti, -2016-2017 sezonu için 1.600.000 Avro garanti ücret ve 10.000 Avro maçbaşı ücreti, -2017-2018 sezonu için 1.700.000 Avro garanti ücret ve 10.000 Avro maçbaşı ücreti, -2018-2019 sezonu için 1.800.000 Avro garanti ücret ve 10.000 Avro maçbaşı ücreti ödenecektir. ' lig tv
Beşiktaş, Bryan Ruiz'i Bitirdi
Şampiyonlar Ligi'nde play-off turuna kalan Beşiktaş, transferde Bryan Ruiz için hem Kosta Rikalı futbolcu hem de kulübüyle el sıkıştı. Ancak siyah beyazlılar bir iki gün Manuel Lanzini için gelecek yanıtı beklemeye geçti.Feyenord'u yenerek gözünü yarın çekilecek kuraya diken Beşiktaş, bir taraftan da transfer için temaslarını yoğunlaştırdı. Londra'da Bryan Ruiz için Fulham kulübüyle ve de Kosta Rikalı oyuncuyla masaya oturan futbol komitesi üyesi Erdal Torunoğulları'nın bu transfer için taraflarla el sıkıştığı ortaya çıktı. Ödeme planlarının bile belli olduğu, bu görüşme sonrası istanbul'a gelen Torunoğulları, başkan Fikret Orman'a kapsamlı bir rapor sundu. Torunoğullarına teşekkür eden Orman'ın ' Bir iki gün daha lanzini için bekleyelim, eğer olumlu yanıt gelmezse en geç Pazartesi ya da Salı günü Ruiz'i istanbul'a davet edelim ' şeklinde konuştu. Bu arada Feyenord'u eleyerek UEFA'dan 2.6 milyon Euro kazanan Beşiktaş bu parayı Gökhan Töre'nin transferinde kullanacak. Rubin Kazan'a 2.5 milyon Euro nakit ödeme yapacak olan Beşiktaş, bir iki gün içerisinde bu transferi sonuçlandırıp Gökhan'ı antrenmanlara çıkması için Nevzat Demir tesislerine davet edecek. Beşiktaş ayrıca Norveç'in Molde takımında oynayan Martin Linnes için de temaslarını yoğunlaştırırken bu futbolcunun yanı sıra Erdem Özgenç ve Sefa Yılmaz için de görüşmelerini sürdürüyor. Beşiktaş'lı yöneticilerin son olarak stoper mevkine bir takviye yapmayı planladıkları ve bu transferler tamamlandıktan sonra Tomas Sivok ve Filip Holosko'yu kiralık göndermeyi düşündükleri belirtildiBeşiktaş'ta kampı iyi değerlendirip son iki resmi maçta ilk 11 de oynayan Mustafa Pektemek, Kerim Frei ve Ersan Gülüm'e teşekkür eden teknik direktör Slaven Bilic, 'Sizi kutluyorum gerçekten çok iyi örnek oldunuz. Sizler gibi çok iyi performanslar gösteren İsmail Köybaşı ve Cenk Gönen de formayı alacak ve bize büyük katkılar sağlayacak' ifadeleri kullandı. LigTv
Gökhan Töre ile 5 Yıllık Anlaşma Tamam!
Beşiktaş arapsaçına dönen Gökhan Töre transferinde mutlu sona ulaştı! Beşiktaş, Gökhan Töre'nin transferi konusunda Rubin Kazan kulübüyle her konuda anlaşma sağladı. Gökhan Töre ile yapılacak 5 yıllık anlaşma, yarın borsaya bildirilecek. MedyaSpor
Belhanda'dan 'Beşiktaş' Açıklaması
Kara Kartal’ın 10 numara transferindeki ilk hedefi Younes Belhanda, geleceğiyle ilgili olarak Fransız internet sitesi Lions de Atlas sitesine açıklamalarda bulundu.Ukrayna’daki siyasi krizin ülke futboluna da yansıması nedeniyle zor günler geçiren Dinamo Kiev takımında, yönetimin aksine oyuncular arasında hâlâ iyi bir ortam olduğunu belirten Faslı futbolcu, “Takımımda çok iyi bir arkadaşlık var. Fransa’dan tanıdığım Chamakh ve Benatia’yla beraber forma giyiyorum. Teknik direktörümüz ve kulüp yönetimimiz benden çok memnun. Ancak ben profesyonel bir futbolcuyum. Roma ve Beşiktaş’ın benimle ilgilendiğini biliyorum” ifadelerini kullandı. İtalyan ekibinin temsilcileriyle kısa bir görüşme yaptığını ancak olumlu bir sonuç alamadıklarını kaydeden 24 yaşındaki futbolcu, “Beşiktaş’ın da Kiev Yönetimi’yle transferim hakkında konuştuğunu biliyorum. Yeni sezonda Dinamo Kiev Şampiyonlar Ligi’nde olmayacak. Eğer şartlar oluşursa yeni sezonda Devler Ligi’nde forma giymek istiyorum. Bunu hiçbir zaman gizlemedim. Şimdi Dinamo Kiev’in bir oyuncusuyum. Kulübümle anlaşılması halinde bende geleceğimle ilgili karar verebilirim” dedi. Arsenal’e yetişecek! Teknik direktör Slaven Bilic’in isteği doğrultusunda orta alana yapılacak transferi, Arsenal’le oynanacak Şampiyonlar Ligi Play-Off mücadelesine yetiştirmeyi planlayan Siyah-Beyazlı Yönetimin, Belhanda konusunda yoğun bir çalışma sürdürdüğü öğrenildi. Geçen sezon Fransa Lig 1 ekibi Montpellier’den 8.5 milyon Euro’ya (yaklaşık 25 milyon TL) transfer ettiği futbolcuyu bu bedel civarında bir ücrete satmaya sıcak bakan Kiev’in, Beşiktaş Yönetimi’yle pazarlıklarını sürdürdüğü, iki takımın düşündüğü ücret konusunda az bir fark kaldığı ifade edildi. Kadrosunu; Cenk Tosun, Ramon Motta, Demba Ba ve Gökhan Töre’yle güçlendirerek şov yapan Siyah-Beyazlılar’ın, her an Belhanda transferini de duyurabileceği öğrenildi. Geçen sezon 6 gol attı Faslı futbolcu, geçen sezon Dinamo Kiev formasıyla 31 mücadeleye çıkmıştı. Başarılı orta alan, bu karşılaşmalarda, takımına 6 gollük katkı sağlamıştı. fanatik
Orman: 'Beşiktaş Türkiye'de Destek Görmemiş Bir Camiadır'
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, vefat eden Süleyman Seba'nın herkesin gönlünde derin acı bıraktığını, onursal başkan adına her yıl 'Süleyman Seba Barış Ödülü' organizasyonu düzenleyeceklerini söylediCeylan InterContinental Otel'de gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını, üzerinde dün toprağa verilen Süleyman Seba'nın resmi bulunan kürsüden yapan divan kurulu başkanı Yalçın Karadeniz, sözlerine onursal başkanı anarak başladı.Seba'nın yalnızca Beşiktaş'ın değil, tüm kulüplerin başkanı olduğunu ifade eden Karadeniz, 'O, tüm kulüplerin Süleyman Seba'sıydı. Her toplumda Beşiktaş'ı iyi temsil eden bir zattı. Dün hepimiz gördük. 35 derece sıcak altında, yoğun nem olmasına rağmen binlerce seveni, kendisine olan son görevlerini yerine getirdi. Allah gani gani rahmet eylesin. Süleyman Seba'nın izlediği, tavsiye ettiği yoldan giderek, kendisine erişmeye çalışacağız' dedi.Beşiktaş'ta yönetim kurulu üyeliği ve basın sözcülüğü yaptığı dönemde, Süleyman Seba ile rakip olmalarına rağmen, efsane başkanın kendisine her zaman bir baba gibi davrandığını dile getiren Karadeniz, şu ifadeleri kullandı:'Beşiktaş iskelesinin üst tarafının alınması ve kulübümüze kazandırılması ile ilgili gayretlerim olmuştu. Müracaatlarda bulunmuş fakat başarılı olamamıştım. Bir gün üzgün olduğumu görüp bana sebebini sordu, ben de anlattım. Bana, 'Üzülme, inşallah iyileşirim, beraber gider çözeriz' dedi. Maalesef kalan zamanı yaşam mücadelesi vererek geçti. İnşallah bundan sonra konuyla ilgili gayreti gösterip, ruhunu şad etmiş oluruz.'Süleyman Seba ile ilgili duygu ve düşüncelerini aktardıktan sonra, siyah-beyazlı kulübün divan kurulu üyelerini, bundan sonra yapılacak tüm toplantılara katılmaya davet eden Yalçın Karadeniz, 2013 yılında değişen tüzüğe ilave edilen bir maddeyi hatırlatarak, konuşmasını şöyle noktaladı:'Beşiktaş Kulübü'nün anayasası tüzüğüdür. Bildiğiniz gibi 2013 yılında değişikliğe uğradı. 39-F maddesi gereğince, yeni bir madde ilave edildi. 'Divan Kurulu toplantılarına 3 defa mazeretsiz katılmayanların üyeliği düşer' denildi. Bu konuda itiraz etmeme rağmen, değişiklik kabul gördü. Biz divan başkanlık kurulu olarak, bu tüzüğü uygulamak durumundayız. Bir ömrün yarısı kadar tecrübe sahibi arkadaşlarımızın üyeliklerinin düşmesi, tabii ki beni üzüyor ama yapılacak bir şey yok. Bu çerçevede, 283 divan kurulu üyemiz maalesef üyelik hakkını kaybetmiştir. Bugünden sonra da, takip eden iki toplantıya mazeret bildirmeden katılım olmazsa, bu sayıya 100-150 kişi daha ilave olacaktır. Konuyla ilgili dikkat etmemiz gerek.'ORMAN: 'BEŞİKTAŞ TÜRKİYE'DE HİÇ DESTEK GÖRMEMİŞ BİR CAMİADIR'Ceylan InterContinental Otel'de gerçekleştirilen kulübün olağan divan kurulu toplantısında konuşan başkan Orman, Seba'nın öncelikle herkesin içinde derin acı bıraktığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:'Türk spor alemi ile Beşiktaş'a bazı mesajlar ve dersler vererek aramızdan ayrıldı. Zamanında iki büyüğün olduğu ve Beşiktaş camiasını küçümseme noktasına getirenlere karşı, Türkiye'nin en büyük camiasının Beşiktaş olduğu dersini verdi ve kulüp başkanımızın bütün kulüplerin başkanı olduğunu gösterdi. Bütün siyasetçiler, bütün spor adamları ve bütün renkler, herkes Süleyman ağabeyin cenazesinde buluştu. Demek ki barış içinde ve düzgün işler yapıldığında herkes, her yerde buluşabiliyor. Herkes hiçbir ayrım yapmadan Süleyman ağabeyin cenazesinde buluştu.'Fikret Orman, efsane başkanlarının anısına en kısa sürede bir barış ödülü koyacaklarını dile getirdi.Statlarda gördükleri kavgaların ve demeçlerin bu ödülle beraber bitmesini temenni ettiğini vurgulayan Orman, 'En kısa sürede 'Süleyman Seba Barış Ödülü' organizasyonu yapacağız ve bir heyet oluşturup bunu her sene vereceğiz. Seba'nın toplumsal barışla alakalı ve topluma verdiği barış mesajıyla ilgili bir ödül vereceğiz' diye konuştu.Başkan Orman, Beşiktaş'ın fazla destek görmediğinden şikayetçi oldu.Beşiktaş'ın, Türkiye'nin en büyük camiası olduğunu vurgulayan Fikret Orman, şunları söyledi:'Ama maalesef Türkiye'de hiç destek görmemiş camiadır. Ülkemizde bütün şehirlere yatırımlar yapılmıştır. Üçüncü lig takımların olduğu yerlere 35 bin kişilik stat yapılmıştır. Bizim stadımız için şu ana kadar bir kuruş katkı görmemişizdir. Bu bir yerde gurur kaynağımızdır. İnşaat devam ediyor, bir an önce bitirmemiz lazım. Sanırım 2010 dönemiydi. Beşiktaş'ın o gün itibarıyla 130 milyon lirayken, gideri ise çok daha fazlaydı. Borçları yüksek miktarda ve hızla artarak devam etmekteydi. Yönetime gelirken gelir 140 milyon lira civarındaydı. Yayın, kira ve sponsorluk gelirleri kullanıldığı için elimizde kalan kaynak sadece tribün gelirleri ve UEFA maçlarıyla ilgiliydi. Son iki dönemdir hak ettiğimiz halde Avrupa'ya gidemedik.'Stadın yapılmasından dolayı bu yöndeki gelirin inanılmaz düştüğünü kaydeden siyah-beyazlı kulübün başkanı,'Gelirlerimizde azalma olurken, hepimizin '10 numaraya kimi alacağız, nasıl şampiyon olacağız?' diye beklentisi var. Bunlar hep kaynak konusu. Gelir olmadan nasıl yapacağız? Bir yandan stadı yapmamız, bir yandan borçları ödememiz ve bir yandan da yatırım olması lazım. Taraftarlarımız sahada başarılı bir takım istiyor. Beşiktaş'ın büyümekten başka çaresi yoktur. Amacımız, gelir seviyesini 400-500 milyon lira baremine çekmektir' ifadelerini kullandı.'Hep beraber elimizi taşın altına koymamız lazım'Rakiplerine göre daha iyi sponsorluk anlaşmaları yaptıklarını anlatan başkan Orman, sözlerini şöyle sürdürdü:'Biz piyasa koşulları içinde rekabet ederek sponsorluklar bulurken, rakiplerimizi, sponsorluklar kesilince ne aşamada olduklarını görüyoruz. Beşiktaş formasının hiçbir yerinde reklam sıkıntısı yoktur. Uzun dönemli anlaşmalar yapılmıştır, sponsorlar da bizimle çalışmaktan mutlu olmuştur. Hep beraber elimizi taşın altına koymamız lazım. Statta geç kaldık ama iyi gidiyoruz. Yeni stadın 146 locası var, 106'sı satılmış durumda. 40 tane kaldı ve yavaş yavaş az arzu edilenlere doğru gidiyoruz. 27 milyon dolar civarında loca ve VIP koltukla alakalı satış gerçekleştirdik. 10 milyon dolar da Vodafone anlaşmasını, üzerine koyarak stadı yapıyoruz. Stat bittiği takdirde Beşiktaş'ın bütün konuları yavaş yavaş planlanabilir. Geçen sezon futbol A takımına önemli yatırımlar yaptık. Kadro ve teknik heyet istikrarıyla beraber iyi günler olacağını arzu ediyoruz.'- 'Kendi stadımıza şampiyon olarak dönmek istiyoruz'Transfer döneminde çok baskı gördüklerini ifade eden Fikret Orman, Beşiktaş'ın her kuruşunu hesap vererek yaptıklarını söyledi.Bu yöndeki çalışmaları hızlı yapmalarının kendisi açısından kolay olduğunu belirten Orman, 'Ama paraları ödemesi zor olduğu için ince eleyip sık dokuyoruz. Gökhan Töre'yi 7,5 milyon dolara alabilirdik, almadık. Belli bir siyaset güttük ve 500 bin avrosu peşin, 6 ay 800 bin avro ödeyecek şekilde aldık. Demba Ba transferi de böyledir. Futbol ve basketbol takımlarımızda çok cüzi borçlarımız vardır. Bu sezon sonunda kendi stadımıza şampiyon olarak dönmek istiyoruz' diye konuştu.Futbol AŞ'nin hisse senetlerine değinen başkan Orman, sözlerini şöyle tamamladı:'(Hisse senetleri rehin verilmesin) dendi. Bizden önceki halka arzda yüzde 15'ten veriyorsunuz. Sayın Demirören döneminde yüzde 15'i sanırım yüzde 22,5 oldu. Bizim dönemimizde sadece yüzde 5'i kullanılmış durumda. Yüzde 51 hisseleri bizdedir. Beşiktaş yönetim kurulunun ve profesyonel ekiplerinin gizli kapaklı işleri yoktur. Her şey şeffaftır. 'Böcekler varmış' deniliyor. 'İnceletip, savcılığa suç duyurusunda bulunalım' talimatını verdim. Maalesef camiada dedikodular, yalanlar ve bilmeden söylenen şeyler oluyor. Bunlar yavaş yavaş beni üzüyor. Ama alıştık ve işimize bakıyoruz. Önümüze bakmamız lazım.'Cumhuriyet
"Sahaya Çıkıp Selfie Yapmayacağız"
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Şampiyonlar Ligi'nde Arsenal ile oynanacak play-off turu ilk maçı öncesi basın toplantısı düzenledi. İşte Hırvat teknik adamın açıklamaları: 'Maçın önemini biliyoruz, rakibi çok iyi tanıyoruz. Asla pes etmeyeceğiz, çok büyük bir maç oynayacağız; elimizden geleni yapacağız. Arsenal, Avrupa'nın en büyük kulüplerinden biri ama bizim de bir hayalimiz var. Gökhan Töre ile ilgili kararı yarın vereceğiz. Atiba ise bizim anahtar oyuncumuz, çok önemli bir görevi var. Tam olarak hazır değil; oynama şansı yüzde 50. Hazırlıklarımızı Atiba oynamayacakmış gibi yapıyoruz. Oynama olasılığı var ancak yarın belli olacak. Arsenal'e karşı West Ham formasıyla 2-2'lik beraberlik almıştık. Şu ana kadar görev yaptığım diğer takımlarda Arsenal'e karşı kazanamamış olmam yarınki maç için hiçbir şey ifade etmiyor. Belki Alman futbolcularını kullanamıyorlar ama Arsenal yarın bizim karşımıza hazır olarak çıkacaktır. Arsene Wenger'i 15 yıldır tanıyorum; tam bir rol modelidir. Hiçbir kulübü rencide edecek açıklama yapmaz. Onlar favori olabilirler ama biz onların gönlünü yapmayacağız. Futbolcularımız sahada Sanchez, Arteta ile selfie yapmayacaklar. Maça forma değiştirmek için çıkmayacağız. Bizim bir planımız var. Asla pes etmeyeceğiz. Sahaya çıkıp savaşacağız. Teslim olmayacağız ve elimizden gelenin en iyisini yapacağız'Haber Türk