Açıkçası konunun ilk bölümünü paylaştıktan sonra devamı istense de üşengeçliğimden dolayı bi' liste daha çıkarmak içimden pek gelmemişti. Ama şuan vaktim ve o ruh halinde olduğuma göre size yeniden bu başlık altında güzel şarkılar sunacağım. :)
Dünyanın ilk sualtı kulüpleri arasında bulunan Türk Balıkadamlar Kulübü tarafından bu yıl 15. kez düzenlenen Uluslararası Marmara Sualtı Görüntüleme Festivali'nde birbirinden güzel fotoğraflar sergilendi. İşte o fotoğraflar ve fotoğraflardaki hayvanlarla ilgili bilgiler.
Bhagavad Gita, dünyanın en uzun destanı olarak bilinen Mahabbarata'nın on sekiz bölümünden birisi ve destanın kalbidir. Mahabbarata destanı bize kardeş çocukları arasındaki iktidar ve adalet mücadelesini anlatırken Bhagavad Gita çok daha büyük bir mücadeleyi, insanın korkularına, arzularına ve içindeki karanlığa karşı olan savaşı hoca ve öğrencisinin ağzından anlatır. Bhagavad Gita'da kendinizi, güçlü ve zayıf yönlerinizi görecek, kendi varlığını fethetmenin eşiğinde olan İç Savaşçı'yı hatırlayacaksınız.
Blues severler için bu tarz bambaşka bir yere sahiptir. Hep anlatmak isterken zorlanır bu insanlar Blues'u. Ekşi sözlükte bir kullanıcının bu müzikle ilgili yaptığı yorumdan yola çıkarak sizlere güzel bir blues ziyafeti hazırladık. Aynan Şöyle diyor; 'Cazibesinin kaynağı galiba 'hiçbir zaman aynı şekilde çalınamaması'ndan olan tür. Ne kadar kült olursa olsun, hiçbir blues şarkısı tam da aynı şekilde iki kere çalınamıyor. Sololar uzuyor, kısalıyor, değişiyor, doğaçlamalar falan... 'Aynı şarkıyı iki kere dinleyemezsiniz'in somut karşılığı. Solodaki ufacık bir değişiklik, o şarkıyı başka bir şarkı yapmaya yetiyor. Acayip bir zenginlik veriyor bu. Aynı şarkının onlarca kaydını dinleyip, her seferinde başka bir şey dinlemek gibi. Veya bir şarkıyı dinlemeye başlarken 'aslında nasıl bir şey dinleyeceğini' bilememek gibi. Sınırlı bile olsa bir sürpriz taşıyor hep blues. Tabi ki buraya eklemeyi unuttuğumuz ya da sığdıramadığımız isimler olacaktır. Sizlerde yorumlarınıza sevdiğiniz blues şarkılarını yazarak bizlerle paylaşabilirsiniz.
Dünyanın en masum canlıları çocuklar, dünyanın en berbat şeyi ise savaş. Peki, savaşta kalan o miniklerin ne suçu var? Sadece çocukları düşünsek bile hep bir ağızdan 'SAVAŞA HAYIR' nidasını dünyaya duyurmalıyız...
Ya aşkım 80’den fazla sanatçı var, 1500 eser sergilenecek, ben rotamızı şimdiden çıkardım… Harika olacak ya, inanılmaz… Dediğinde beni neyin beklediği konusunda pek bir bilgim yoktu. Bu ne aşkım dedim, 1500 eseri nereye sığdırmışlar? Öff’ledi bana, suratıma sanat sanat kokan nefesi vurdu, cahilliğim bienalin 1501’inci eseri olarak gözünün önüne geldi. Dalga geçiyorsun değil mi? dedi, 14’üncü İstanbul bienalinden bahsettiğimin farkındasın umarım diyerek aslında bilmiyor olsam bile bilmem gerekenleri ipucu olarak verdi. Canım dedim, bi tanem tabii ki biliyorum ve seninle biyanelin keyfini çıkarmak için sabırsızlanıyorum… Erkeklerin sanırım en büyük hatası bu, bilmedikleri bir şeyin bilmediklerinin anlaşılmasından deli gibi korkuyorlar. Oysa “ne bienali be?” demiş olsaydım çok daha az hasarla kurtulabilirdim.Öff biyanel değil, bienal dedi gülyüzlüm. Koy a.ına, nasıl olsa ikisinden de haberim yok… Diyemedim.
Yazarların, farklı kaynaklarda yer alan yazma eylemi üzerine söylediklerini derledik. Arada kendi yazma eylemleriyle ilgili kırıntılar da var. Keyifle okumak ve yararlanmak için…
Savaşın nasıl bir şey olduğunu sadece resimlerden, fotoğraflardan, anlatılanlardan anlamak zor. Ancak İkinci Dünya Savaşını iliklerine kadar yaşamış olan 652 nüfuslu Fransız kasabası Oradour-sur-Glane bunu size varlığıyla hissettiriyor. 9 Temmuz 1944 tarihinde Naziler tarafından işgal edilip, yerle bir edilen kasaba bugüne kadar hiç dokunulmadan bir açık hava müzesi olarak korunmuş. Bu kasabada bir gününüzü geçirerek savaşın kokusunu alabilir, savaşın ne kadar berbat bir şey olduğuna şahitlik edebilirsiniz.
DİKKAT: İçerik iç bayan, korkutucu, ürkünç ve rahatsız edici görüntüler barındırmaktadır. Body suspension, yani geçici piercing ekipmanları yardımıyla çeşitli pozisyonlarda kendinizi asma aktivitesi. Kökleri bir kızılderili kabilesi olan Mandan’lara dayanıyor. Arınma, dini ritüel, kendini bulma, vb. anlamları yok. Bir sıradan ve normal insanlara tamamen delilik gibi gelen bu uygulamanın dünya üzerinde müptelaları çok. İşte size body suspension lie ilgili kısa bilgiler, ne işinize yarayacaksa?!
HISHE(How It Should Have Ended) popüler filmlerin aslında nasıl bitmesi gerektiğine dair parodi animasyonlar yayınlayan enfes bir kanal. Geçtiğimiz günlerde de 11. yılını kutlayan kanal ortaya çok güzel bir iş daha çıkararak Batman, Superman ve daha nice karakterin içinde bulunduğu bir parodi video yayınlamıştı. Burada da ortaya çok güzel işler çıkartan kanalın Türkçeye çevrilmiş enfes animasyonlarından 10 tanesini izleyeceğiz.
'Çok film izliyorum, bilindik şaheser filmleri tükettim, artık iyi film bulmak o kadar kolay değil.' diyenleri böyle alalım.Filmler IMDb puanlarına göre sıralandı, puanlara tıklayarak filmlerin sayfasına gidebilirsiniz. Keyifli seyirler...
FPS yani ilk insan gözünden anlatılan oyunlardan sonra sıra şimdi filmlere geldi. Call of Duty tadında aksiyonu ve çatışması bol Hardcore'dan yayınlanan yeni fragmanı izliyoruz...
En sevdiğiniz metal albüm kapakları Juan Betancourt tarafından animasyona dönüştürüldü. Bu animasyonlu albüm kapaklarının yanı sıra sanatçının web sitesini ziyaret ederek gerek çizgi roman kapakları olsun gerekse diğer tarz müzik yapanların hareketli albüm kapaklarının bulunduğu diğer çalışmalara göz atabilirsiniz.
Nina Katchadourian isimli bir kadın fotoğrafçı, sıkıldığı bir uçuşta, tuvalete girdiği sırada kafasının üzerine bir klozet kapağı örtüsü koyuyor (İnanın nedenini kimse anlayamadı) ve aynadan kendi fotoğrafını çekiyor. Çektiği fotoğraf kendisine 15. yüzyılda yapılan Flaman portrelerini hatırlatınca da bu olaya kendini kaptırıyor. 149 farklı uçuşta, 2,500'ün üzerinde çektiği fotoğrafla bu ilginç projeye hala devam ediyor. Fotoğraflarda sadece tuvaletin kendi ışığı var ve cep telefonu kamerası kullanılarak çekilmiş, yani fotoğraflarda herhangi bir oynama da yapılmamış. Sadece Nina ve klozet kapağı örtüsü; belki biraz da tuvalet kağıdı.Sadece uçak tuvaletindeki malzemeleri kullanarak çektiği bu fotoğrafları 'ultra' modern sanat olarak değerlendirenler de var, saçmalık olarak yorumlayanlar da; ama Nina bu fotoğraflardan oluşan bir sergi açmayı başarmış.