Zekası Yüksek Ama Farklı Fikirlere Kapalı İnsanların En Sık Kurduğu 9 Cümle
Zeki insanların her zaman doğru kararlar verdiğini ya da her konuda açık fikirli olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Oysa bir konuda çok bilgili olmak, başkalarının düşüncelerine saygı duyulduğu anlamına gelmiyor. Özellikle tartışmalarda sürekli haklı çıkmaya çalışan, karşısındakini dinlemeyen ve kendi bildiklerinden şaşmayan insanlarla karşılaşmışsınızdır. Üstelik bu kişiler bazen zekâlarını ve bilgi birikimlerini öne sürerek söylediklerinin sorgulanmasını istemiyor. YourTango’da yayımlanan bir yazıda, zeki olmasına rağmen farklı görüşlere kapalı davranan kişilerin kullanabildiği dokuz ifadeye yer verildi. Elbette bu cümleleri söylemek tek başına kişinin dar görüşlü olduğunu göstermiyor; önemli olan sözlerin hangi durumda ve nasıl kullanıldığı. İşte günlük konuşmalarda sıkça duyabileceğiniz o dokuz cümle…
Kaynak: YourTango
“Ben Bu Konuyu Zaten Araştırdım.”
Bir konuyu araştırmak elbette güzel bir şey. Fakat bazı insanlar yalnızca kendi düşüncelerini destekleyen bilgilere bakıp konunun bütün ayrıntılarını öğrendiklerini sanabiliyor. Karşılarına farklı bir kaynak çıkarıldığında ise dinlemek yerine araştırmayı çoktan yaptıklarını söyleyerek tartışmayı bitiriyorlar. Oysa gerçekten araştırmak, kendi fikrimizin yanlış olabileceğini de kabul etmeyi gerektiriyor.
“Artık Herkes Her Şeye Alınıyor.”
Bir arkadaşınıza sizi kırdığını söylediğinizde hemen bu cevabı veriyorsa tanıdık gelmiştir. Bazı kişiler, karşılarındaki insanın neden rahatsız olduğunu anlamaya çalışmak yerine onu fazla hassas olmakla suçlayabiliyor. Böylece asıl konuşulması gereken davranış bir kenara bırakılıyor. Farklı duyguları anlamaya çalışmak yerine onları küçümsemek ise sağlıklı bir iletişim kurmayı zorlaştırıyor.
“Bunu Anlamak İçin Sağduyu Yeter.”
Bir düşüncenin herkese mantıklı gelmesi gerektiğini savunmak, bazen farklı görüşleri susturmanın kolay bir yoluna dönüşebiliyor. Üstelik herkesin deneyimleri, sahip olduğu bilgiler ve olaylara yaklaşımı aynı değil. Bir kişi için son derece açık görünen bir konu, başkası için yeni sorular doğurabilir. Bu nedenle sağduyudan söz etmek, ileri sürülen bir fikrin mutlaka doğru olduğunu kanıtlamıyor.
“Ben Sadece Gerçekleri Söylüyorum, Kimseyi Yargılamıyorum.”
Bazen insanlar kişisel düşüncelerini tartışılmaz gerçekler gibi anlatabiliyor. Özellikle başka birinin hayatına, tercihlerine ya da davranışlarına yönelik yapılan yorumlar, gerçekleri söyleme bahanesiyle sunulabiliyor. Karşı taraf rahatsızlığını dile getirdiğinde ise söylediklerinin yalnızca bir tespit olduğu savunuluyor. Oysa bir görüşü gerçek olarak nitelendirmek, o görüşü otomatik olarak doğru yapmıyor.
“Ben Sadece Gerçekçi Olmaya Çalışıyorum.”
Gerçekçi davranmakla bütün ihtimalleri baştan reddetmek arasında önemli bir fark var. Bazı kişiler kendi bakış açılarını tek mantıklı seçenek olarak görüp farklı önerileri dinlemeye yanaşmıyor. Özellikle yeni bir fikir ortaya atıldığında hemen neden işe yaramayacağını anlatmaya başlayabiliyorlar. Böyle durumlarda gerçekçilik, alternatifleri değerlendirmek yerine mevcut düşünceyi korumanın bahanesine dönüşebiliyor.
“Sen Ne Demek İstediğimi Anlamıyorsun.”
Tartışma sırasında bu cümleyi duymayan var mı? Elbette bazen insanlar birbirlerini gerçekten yanlış anlayabilir. Fakat her fikir ayrılığında karşı tarafın konuyu kavrayamadığını söylemek bambaşka bir durum. Bazı insanlar kendileriyle aynı düşünmeyen herkesin meseleyi yanlış anladığını varsayabiliyor. Böylece karşılıklı konuşmak yerine kimin daha bilgili olduğu tartışılmaya başlanıyor.
“Zaten Bildiğim Şeyi Bana Anlatmana Gerek Yok.”
Bir konuda bilgi sahibi olmak, öğrenilecek başka hiçbir şey kalmadığı anlamına gelmiyor. Ancak bazı kişiler kendilerine yapılan açıklamaları dinlemeye bile gerek duymuyor. Özellikle kendi uzmanlık alanları olduğunu düşündükleri konularda başkalarının söylediklerini daha baştan reddedebiliyorlar. Böyle davranmak, farklı deneyimlerden yararlanma ve yeni bir şey öğrenme ihtimalini de azaltıyor.
“İnsanların Çoğu Bunu Anlamıyor.”
Bu cümle bazen konuşan kişinin kendisini herkesten daha bilgili gördüğünü düşündürebiliyor. Özellikle bir tartışmada başkalarının fikirlerini tek tek ele almak yerine çoğunluğun konuyu anlamadığını söylemek daha kolay gelebiliyor. Oysa insanların aynı düşüncede olmaması, mutlaka bilgisiz olduklarını göstermiyor. Herkesin yanılabileceğini kabul etmek, bilgili olmanın da önemli bir parçası.
“Doğruyu Savunmakta Ne Yanlış Var?”
Doğru olduğuna inandığımız bir düşünceyi savunmakta elbette sorun yok. Asıl mesele, karşımıza çıkan yeni bilgilerin fikrimizi değiştirmesine izin verip vermediğimiz. Bazı insanlar kendi düşüncelerini gerçeklerle eş tutarak aksi yöndeki bütün açıklamaları reddedebiliyor. Böyle bir durumda tartışmanın amacı ortak bir sonuca ulaşmak yerine haklı çıkmaya dönüşüyor.
Unutmamak gerekiyor ki bu dokuz cümle, insanların zekâ seviyesini ya da kişiliğini ölçen bilimsel bir test değil. Her birimiz zaman zaman benzer ifadeler kullanabiliyoruz. Önemli olan, farklı bir görüşle karşılaştığımızda onu dinlemeye ne kadar istekli olduğumuz.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın