Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Varoluşumuzdan Bugüne Evrimin İzlerini Bedenimizde Taşıdığımıza Dair Vücudumuzdan 8 Örnek

 > -

Vox adlı bir internet sitesi tarafından hazırlanan bir videoda, insanlarda işlevselliğini ve faydalılığını zamanla kaybetmiş olan; ancak hala var olmaya devam eden bazı organlardan ve davranışlardan bahsedilmiş. Diğer canlılarda hem varlıklarını, hem de işlevlerini sürdüren bu organlara bizim de sahip olmamız da evrimsel sürece bağlanmış. Gelin bahse konu olan videoda bu organlar ve davranışlar hakkında verilen bilgilendirmelere bir göz atalım.

Kaynak: http://www.vox.com/2016/3/17/11250962/pr...

1. Palmaris Longus kası

Dört ayak üzerinde yürüyen memeli hayvanlarda bulunan Palmaris Longus kası, insanlarda herhangi bir işleve sahip değil. Öyle ki, eksikliğinde kollarda herhangi bir işlev kaybı görülmüyor; bu nedenle estetik ameliyatlarda sık sık kullanılan bir kas kendisi. Dahası da var, zamanla önemini yitirdiği için körelmeye yüz tutan bu kasa, insanların yaklaşık %15'inde ya tek bir kolda, ya da iki kolda birden rastlanmıyor bile. 

Kolunuzu düz bir yüzeye koyup baş parmağınız ile serçe parmağınızı birleştirdikten sonra elinizi bileğinizden yukarı doğru kaldırarak bu kasa sahip olup olmadığınızı görebilirsiniz.

2. Kulak kasları

Harici kulak kasları olarak da bilinen ekstra kulak kasları hayvanlar tarafından işitme duyularını özel seslere odaklamak üzere kulaklarını döndürmek ve kontrol etmek (kafalarından bağımsız olarak) için kullanılır. Dış kulağa bağlı olan 3 kas, böylece sesin tam konumunu algılayabilmek için kulağa hareket özgürlüğü tanıyor. En basitinden hayatınız boyunca bir kedi gördüyseniz, seslere bu şekilde karşılık verdiğini görmüşsünüzdür. Biz ise diğer memeli hayvanlardan farklı olarak kulaklarımızı hareket ettiremiyoruz, hem de gerekli kaslara sahip olmamıza rağmen. Yine de bir çoğumuz başaramasa da, hala kulağını az da olsa hareket ettirebilen insanların olduğunu belirtelim. Peki siz bunu yapabiliyor musunuz?

3. Tüylerin ürpermesi

Derimizdeki her bir tüy incecik bir kasa bağlıdır. Korktuğumuz ya da üşüdüğümüz zamanlarda bu kaslar büzülür, dolayısıyla tüylerimiz de dikleşir. Binlercesi bir araya geldiğinde ise tüylerimiz diken diken bir görünüm alır. Bu durum diğer memeli hayvanlarda ve kuşlarda da görülüyor; kimi zaman ısı kaybını önlemek için, kimi zaman da düşmanlarına karşı daha büyük gözükebilmek için tüylerini kabartıyorlar. Bize bu iki durumda da herhangi bir faydası dokunmamasına rağmen hala sahip olduğumuz bu özelliğin de evrimi desteklediği belirtiliyor.

4. Kuyruksokumu kemiği (Koksiks)

Kuyruk sokumumuzda bulunan, eskiden kuyruğu desteklemek üzere görev yapan birkaç kemik, günümüzde bu bölgede bulunan bazı kasların tutunması için yüzey alanı oluşturururlar. İlk baştaki işlevinden oldukça uzaklaşmış olan koksiks, binlerce yıl sonra şimdiki işlevini de kaybedebilir. İşin ilginç tarafıysa, insanlarda da anne karnındaki ilk dönemlerde kuyruk oluşumunun gerçekleşmesi. Kuyruğu oluşturan hücreler zamanla kontrollü şekilde ölüyor ve bu nedenle doğduğumuzda kuyruğa sahip olmuyoruz. Yine de bazı genetik problemlerin yaşandığı vakalarda kuyrukla doğan bebeklerin olduğunu da ekleyelim.

5. 20 yaş dişleri

20 yaş dişleri, alt ve üst çenenin iki köşesinde de birer tane olmak üzere toplam dört taneler. 17-25 yaşlarında çıkan bu dişler, genelde hep büyük bir sorun yaratırlar. Bu yüzden de çoğu zaman doktorlar tarafından hemen çekilirler.

Bir zamanlar doğada sert yemek parçalarını çiğneyebilmemize yardım eden bu dişler, ateşle pişirdiğimiz ve görece yumuşak olan etlerle beslenmeye başlamamızın ardından eskisi kadar sert dişlere sahip olmamızın gerekmemesi nedeniyle uzun süreçler sonunda işlevselliklerini yitirmeye başladılar. Öyle ki, günümüzde insanların %40'ında 20 yaş dişleri hiç çıkmıyor bile.

6. Apandis

Apandisin insanlarda bilinen bir işlevselliği yoktur ve enfeksiyon kaptığında ameliyatla alınır, ki buna yatkın bir organdır. Bilim adamlarının çoğu bu organın eskiden işlevinin, bir zamanlar bol miktarda yaprak ihtiva eden gıdalarımızdaki selülozun işlenmesine yardımcı olması olduğu görüşünde. Zamanla beslenme şeklimizin otçulluktan etçilliğe dönmesi nedeniyle apandise daha az gerek duyulmuştur. Bu sürecin sonunda apandis işlevini yitirip tamamen körelmiş olmasına rağmen muhtemelen bizimle uzun süre daha kalacak ve herhangi bir şey yapmadan öylece durmaya devam edecektir.

7. Üçüncü Göz Kapağı

Daha çok kuşlarda, sürüngenlerde ve balıklarda ortak olarak görülen bu yapının insanlarda da kullanım dışı olan bir kalıntısı mevcut. Görselde de bu yapıyı görebiliyoruz. Günlük hayatta bu yapıyı en iyi gözlemleme şansını muhtemelen bir kedinin gözlerine bakarak elde edebilirsiniz, nitekim gözlerini kırptıklarında beyaz bir zar tabaka gözünüze çarpacak; işte üçüncü göz kapağı da tam olarak o yapıya deniyor.

8. Plantaris Kası

Plantaris kası hayvanlar tarafından, nesneleri ayakları ile tutmak ve kontrol etmek için kullanılır (maymunların ayaklarını da en az elleri kadar iyi kullanabildiklerini görmüşsünüzdür). Bu kas insanlarda da aynı şekilde mevcuttur ancak o kadar az gelişmiştir ki, vücudun diğer bölümlerinden herhangi birinin yeniden oluşturulmasında dokuya ihtiyaç olduğunda, doktorlar tarafından yerinden alınarak kullanılırlar. İnsanların %9'u bu kasa sahip olmadan doğarlar.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
a-arif-terzi

Evrim vardır , evrim yok diyenin evrimleşirken beyni körelmiştir ..

rastik

Onu bunu bilmem ama bildiğim bir şey var ki; şimdiki insanlarda beyin ya yok ya da insanlar tarafından kullanılmadığından işlevselliğini yitirmiş şekilde bahsi geçen "apandis" misali emekliye ayrılmış, yok oluşa terk edilmiş öylece duruyor.. Yakındır, ilerleyen süreçlerde kendisini hiç göremeyeceğiz. O yüzden insanlar bol bol hatıra fotosu çekilsin ki gelecek nesillere aktara bilinsin. Onlar da bizim gibi böyle okusunlar 'bir zamanlar insanlarda "beyin" denen bir organ varmış' diye... Ayıp yaa...

medya-cakali

Bu arada daha önce paylaşımı yapan bu yazıya güncel bir yorum yapmak istedim. Üzülerek söylüyorum ki yorumların çoğunda evrime sertçe tepki gösterenler birçoğu kadın ve verilen cevapta görülüyor ki araştırmadan yalan atma konusunda da kadınlarımız daha ileri seviye de ne yazık ki. Ben dinleri artık yadırgamıyorum, sadece kendi düşünceme destek çıkıyorum ve diyorum ki Türk kadınının özgürlüğünü terkedip ısrarla kendini köleleştiren inancı benimsemesi tek kelime ile YAZIK !!!

halil-yilmaz3

evrimi inkar etmek tanrıyı reddetmektir şöyle fanatik cahil bir iki koyu şeriatcı islamcı gelsede kavga etsek

halil-yilmaz3

aslına bakarsan evrimde tanrının olmadığının çok güzel bir örneğidir tanrı varsa bunca şeye neden gerek duyulduki adem ile havvanın cocuklarından(kardeşler birbirini düzüyor sabah akşam ve insanlık coğalıyor)geldiysek tüm canlılar üzerindeki pataolojik evrim neden var neden bir canlı adaptasyon sürecine girip evrim dediğimiz şeyi yaşıyor zamanla başka yetiler kazanıp başka yetilerinide kaybediyor ve evrim süreci sonsuza kadar böyle devam ediyor bunlar gerçek bilgi doğruluk ve zeka isteyen konular

sallabre

yaşadığımız dünya'da farklı adaptasyon dönemlerinden geçtiği için olabilir. Eski çağlardaki iklim şartları ve gıda kaynakları ile günümüzdeki çok farklı. Buna mukabil insan bedeni de şartlara uyum sağlıyor olabilir. İnsanı yaratan yaratıcı insanı evrimleşecek şekilde yaratmış olabilir. Burada sayılan maddeler evrime ispat değil orası ayrı konu. DNA lar incelendikten sonra çoğu evrim teorisi çöktü bile. fanatik cahil diyerek kendi fanatiklik ve cahilliğini göstermissin.

halil-yilmaz3

ah canım benim konuya nekadar vakıf olduğun ortaya cıkıyor ama adaptasyon konusunda birşeyler biliyorsun galiba pokemon gibi gelişim ilerleyiş ve evrim odaklı şeylere zamanında severek izlemiş oradaki bazı fikirleri kapmışsın bu arada digimonda güzeldir ama biliyorsun zaten fanatik cahillik ve fanatiklik ince konulardır arasında cok farklar var insanlar üzerindeki derin konulara nekadar mukadil olmaya calışsakta coğu zaman boşa cıkar tüm bunlar çünki insan bir hayvandır şimdi bu fikri yadırgıyorsan sindiremiyorsan çokta şey yapma keyfine bak yaşa bu konularıda boşver

palasertac

Geçenlerde bunların birçoğunun işe yaradığını kusursuz evrim başlığıyla yayınlamıştınız şimdi işe yaramıyor diye evrime bağlıyorsunuz haber sunum şeklinize hayranım. Yakında Kuran ayetlerini de evrime bağlarsınız :/ Ateist kitleniz de sizin gibi kıt beyinli olduğu için tuzu alıp koşuyor tebrikler. Ama şuna zekanız ermiyor! Bunlar çoğu insanda yok diye bir işi yaramıyor mu sayılıyor? Yani bunların olmaması belki de ufak bir kusur olamaz mı? Mesela düz taban olan bir insan evrimi tamamlamış mı? Yahut siyah yada beyaz olmamak ekstra bir işe yaramazken şimdi siyahiler evrimi tamamlamamış beyazlar tamamlamış mı diyeceğiz? Yahut benim sırtımda kıl yok arkadaşım kıllıysa arkadaşım evrimi tamamlamamış mı? Yani her insanın parmak izi nasıl farklıysa her insanın özellikleri de evrimden alakasız olarak farklılık gösterebilir.

palasertac

Şimdi gelelim işe yaramıyor dediğiniz şeylere; hiçbir araştırma yapmadan sadece Allah'ın verdiği beyni kullanarak bunların işe yarayacağını söylemeye çalışayım. Mesela #1 #2 ve #8 maddedeki kasın bir işe yaramadığını iddia ediyorsunuz ama insan vücudunun her yerinde bulunan kasların bilek ve kulak bölgesinde bulunması da tuhaf olmasa gerek. Bende adonis kası yoksa evrilmedim der gibi saçma ve alakasız. #3 tüylerin ütpermesi ise soğuk ve korkunun dışında en çok duygulanıldığı zaman olan bir eylem ama size kalırsa hayvanlara ibretlik bir hikaye anlatınca ürperme oluyormuş gibi... #5 20 yaş dişlerinin öndeki dişleri desteklediğini hatta bence diş teli görevine yaradığı dahi söylenebilir. #6 apandisin özellikle gençlik çağında kalın bağırsaktaki virüsleri temizlediği biliniyor. Yaş ilerledikçe organ önemini kaybediyor ama size kalsa evrildiğimiz için kaybediyor dersiniz...

palasertac

#7'de gösterdiğiniz bölge de; Bayburt'ta cırbıt, Türkçe'de çapak denilen özellikle geceleri pislikleri tutan yer. İşlev arıyorsanız çapakları tutmak diyebiliriz. #4 ise kendiniz ilk cümlede kasları tutamaya yarayan yüzey filan deyip peşine 1000 yıl sonra bu işlevini de yitirebilir demişsiniz. Eğer ölmez sağ kalırsak 1000 yıl sonra bu işlevini kaybederse bunu tartışabiliriz. Son bir dipnot da geçmek isterim ki, bu dediğiniz özellikler belki de eski insanlarda bulunan ve sonradan kaybedilen özellikler olabilir ki Kuran'da da eskiden insan boyunun ve ömrünün çok daha uzun olup şuan kısa olmasından da bahsediyor.

muhammed-ali-yilmaz

Evrimin tamamlanması gibi bir durum söz konusu değil ki bu sürekli devam eden bir durum.Ayrıca ufak bir kusur olamaz mı demişsiniz Tanrı insanları kusursuz yaratmamış mıydı ?

palasertac

Yoo kim diyor kusursuz yaratıldık diye? Kusursuz bir yaratılış olsaydı ilaç, tedavi vs. gerek kalmadan vücudun kendisini tamir edecek mekanizması olurdu. Burdaki kusur görecelidir. Evrimin tamamlanması cümlesinin, benim dediklerimle ne alakası var?

Görüş Bildir