Şatoda Yaşamanın Mantıksızlığını Gösteren 16 Sebep

-

Günümüzde artık eğlence merkezleri haricinde pek şato yapılmıyor, ama yapılmış olanları restore ettirip yaşayanlar illaki vardır. Biz size bir şatoda yaşamanın, esasen şato fikrinin bizzat kendisinin neden son derece mantıksız olduğunu sebepleriyle izah etmeye çalışacağız. Günün birinde zengin olup şatoda yaşamaya karar verirseniz bunları göz önünde bulundurun.

1. Isınma

Bir şatoyu ısıtmak kolay değildir. Günümüzün teknolojik imkanlarıyla bile çok zor olan ısınma konusu ortaçağ gibi karanlık bir dönemde bir hayli zordur. Taşlardan örülmüş, sıvasız, badanasız, 12 metre tavanı olan bir odayı avuç içi kadar şömineyle ısıtmak hiç de sanıldığı gibi kolay değildir. Bakmayın siz filmlerde, dizilerde şömine yakıp ısınanlara, alayı saçma, yalan görüntüler. Geçtim şatonun kendisini, sadece bir odasını bile, kış şartlarında bir gece ısıtmak için 1 ton kömür gerekir.

2. Su tesisatı

Taşıma suyla değirmen dönmez demiş atalarımız, ne güzel de demişler. Su tesisatı gibi bir kavramın olmadığı, içmeden, temizliğe, banyodan, genel kullanıma kadar bütün su ihtiyacının kuyulardan tedarik edildiği zamanlarda, güvenli olsun diye dağın başına yaptığın şatonun su ihtiyacını karşılamak için sucular ordusu kurman gerekir ki masrafını siz düşünün. Ama bugün su tesisatı kurulabilir diyorsanız, 15 bin liralık fatura gelince görürüm ben sizi.

3. Aydınlatma

Zaten iklim paso yağmurlu, yılda güneş aldığın gün sayısı belli, zaten şato surların içinde, zaten kasvetli ve elektrik diye bir şey yok. Mum, meşale Allah ne verdiyse uğraşıyorsun hala şato derdindesin. O şatoya mum, meşale mi dayanır, sürekli başına adam dikeceksin ki meşaleyi, mumu canlı tutsun. E şato dediğin 100 odalı bir yer, 50'sinin aydınlatsan, bahçesi, kapısı, kulesi var onları da aydınlatayım desen şövalyeden çok mumcuya ihtiyacın var demektir. Kokusu, isi pisi de cabası. Onun yerine 5+1 bir kral dairesi yapsan mis gibi. Ama bunu gösteriş meraklısı derebeylerine anlatamazsın.

4. İnsanı gam yıkar duvarı nem

Sıva yok, badana boya yok, koruma yok, bildiğin taştan imal, 20 metrelik duvarlar. Asıl amaç düşmanlara karşı savunma ama sen şatoya harcayacağın eforu surlara harcasana? Şato yerine daha mütevazı bir mekan tercih edip, artan taşlardan ekstra bir şerit daha sur yapsana? Vatandaş 2 göz evde otursun, sen 150 odalı, nem kokan, yıkılmaya yüz tutmuş şatolarda ahkam kes. Kralların çoğu savaş meydanlarının değil, şatodaki nemin kurbanı olmuştur.

5. Haşarat & fare istilası

Şatoya giren insanları bile kontrol etmekte zorlanırken, içinde dolaşan haşarattan, fareden haberdar olmak olası değil. Yapıldığı yer bakımından, yapısı, duvarı, etrafındaki bitki örtüsü bakımından haşereler ve fareler için bir cennettir şatolar. Gece uyurken kulağınızı kemiren mi ararsınız, sizi sokup zehirleyen mi ararsınız ne ararsanız şatoda mevcut. Ha siz uyurken başucunuzda haşere nöbeti tutan birileri varsa ne âlâ.

6. Gel beni işgal et!

Siz kendinizi korumak için ihtişamlı, görkemli şatolar yapıyorsunuz ama bilmiyorsunuz ki bu görkem, şatafat düşmanın iştahını daha çok kabartıyor. Sizi zengin göstermesini geçtim, kendi şatosunun beğenmeyip, sizinkine göz koyan hasetlerin bile hedefi olabilirsiniz. Yani sizi koruması için yaptığınız şato aslında bir düşman paratoneri farkında değilsiniz.

7. Gereksiz iş gücü, yapım maliyeti

Düşman ulaşamasın diye dağın başına yap, çelik halatlara tutturulmuş özel kapılar koy, etrafına hendek kaz içine timsah at, zindan yapmalık özel kuleler diktir, vs. E tüm bunlar masraf demek. 10 liralık işi 1000 liraya mal etmek demek. Daha gözden uzak bir yere şehir kurmak, içine tek katlı, sağlam bir sürü ev yapmak, dış hattına da sağlam bir sur örmek varken, 1500 rakımlı tepeye şato yapıp havamı atacağım ben dersen kusura bakma da adın deli krala çıkar, hiç de haksız olmaz.

8. Gizli geçit, dar koridor, yüzlerce oda...

Odama gidip de dinleneyim derken kendinizi zindanda veya kanalizasyona açılan gizli geçitte bulmanız işten bile değil. Labirent gibi yollar, birbirine benzeyen odalar, tıpkısının aynısı koridorlar derken şatoya alışmanız bile yıllarınızı alır. E zaten yapılması de yıllar sürdüğüne göre, bir şatonun keyfini çıkaracağım derken iki gün oturup ölmeniz hiç de şaşırtıcı olmaz.

9. Kesilmeyen sesler

Hayaletini, hortlağını geçtim. Rüzgarın uğultusu, suyun şıkırtısı, askerlerin mırıltısı, ateşin harıltısı kesilmez. Şatoda sessizlik kelimesinin karşılığı yoktur. Esasen kralların deli, depresif, gergin olmasının temel sebebi budur. Çünkü herhangi bir insanın bu gürültü içerisinde uykusunu alıp da güne keyifli başlamasının mümkünatı yoktur.

10. Dekorasyonunun zorluğu

200 metrekare, 20 metre tavan yüksekliğine sahip, 3 metrelik mumlar ile aydınlatılan, çapı 5 metrelik 10 avize bulunan bir odaya ne koyarsanız koyun kelebek (!) gibi duracaktır. Sandalye ve masanın dışında pek aksesuar bulunmadığı göz önünde bulundurulursa, şatoların yalınlığa ve yavanlığa mahkum olduğu aşikardır. Gösteriş yapacağım derken fakir görünmeniz an meselesidir. Oysa odayı küçük tutup dekorasyona abansan çok daha zengin bir görünüm sağlaman mümkün ama derebeyi kafası işte, çok basmıyor böyle şeylere.

11. Temizliği

3+1 evi için ayda iki kere kadın alan insanların, bir şatonun temizliğini tahayyül etmesi imkansızdır. Ama ayakkabıyla, hatta çizmeyle girdiğin, girenin çıkanın belli olmadığı, yeri geldiğinde atla girilen, toz toprak içindeki bir şatonun temizliği takdir edersiniz ki zorun ötesinde bir kavramdır. Şato demek hastalığa davetiye demektir. Kir, pas, toz, toprak demektir. Yattığın yataktan, yemek yediğin masaya kadar çamur, bok, püsür demektir. Hal böyleyken hala şatoda ısrarcı olunmasının mantığını cidden anlamakta zorluk çekiyorum.

12. Kendine has geniz yakan kokusu

İçinde kalan askerlerin, çalışanların doğal kokuları, yanan mumun, meşalenin çıkardığı isin, pasın kokusu, çıplak duvarların, nemin kokusu, ağır ahşap, metal kokusu... Bunların hepsinin bir araya geldiğini düşünün, üstüne tuvalet diye bir şeyin olmadığını hayal edin işte size şato kokusu... 3 günde burnun koku almaz olur, 4. gün yediğin yemeğin tadını alamazsın. İstediğin kadar bağın bahçenin içine yap, fark etmez.

13. Olası psikolojik rahatsızlıklar

Bakmayın bugün ne kadar ihtişamlı, görkemli, alımlı göründüklerine. Şato dediğin insanı depresyona sokan, ruhunu boğan, karamsarlığa sürükleyen bir yapıdır. Bildiğin zindandır. Derebeylerinin bu kadar zalim, kralların bu kadar deli olmasının yegane sebebi şatoların onlara aşıladığı bu kötümser, karanlık, negatif enerjidir. Neden şato denince aklınıza kasvet geliyor hiç düşündünüz mü?

14. Masraf kapısı

Kral da olsan, derebeyi de olsan bir şato kaça dönüyor haberin var mı? Eğer zalim biriysen, insan kaynağı konusunda sıkıntın yoksa, sana bağlı, güçlü bir ordun varsa bu senin için sorun olmayabilir ama ısınmasından, yemeğine, temizliğinden, aydınlatmasına, korumasından, kapısının açılmasına, bakımına, tamiratına kadar bir şato masraf kapısıdır. Derebeylik sisteminin batmasının sebeplerinden biri, belki de birincisi budur. Bakma tarih yazmaz bunları!!

15. Ulaşım zorluğu

Aman düşman gelmesin, aman kimse beni işgal etmesin diye akla hayale gelmedik yerlere yapılan şatolara, gelmesini istediğin insanların gelmesi de pek mümkün olmuyor. Dağın başına, gölün ortasındaki adacığa, denize uzanan engin kayalıklara şato yapmak insan ilişkilerini öldürüyor.

16. Oysa başka türlü bir şey mümkün...

Hem korunaklı, hem masrafsız, hem bakımı, aydınlatması, ısıtması kolay bir şey yapmak mümkün. Örnekleri yok değil.

Ya da daha iyisi...

Geç de olsa insanoğlu şatoların ne kadar kötü bir uygulama olduğunun farkına varıp saraya döndü ama yıllar boyu şatoya harcanan emek ve insan gücü heba olup gitti. Saray gibisi yok, kararında yapılmış saray gibi güzel bir konaklama türü yok.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hitlerhayrani

üzerinden uzun zaman geçmiş ama yazıyorum. amma uzattınız lan verin elinizde fazla şato varsa dertlerini ben düşüneyim. ne yarak kürek kafa şişirmişsiniz aq. orta çağda o şatoya sahip adamların binlerce köleleri vardı suyu ateşi ısınmayı mı dert ederler sence ?

legolas62

Bakınız; onedio uyesi 150 odalik satodan neler cikarmis amk. 😄 Bunun bide 1000 odalı sarayı var mk :)

eylul-aktas

5 teki gibi bi şatom olsun offffffffffffffffffffffffff :D

hope

İnsanlar piramitleri nasıl yaptıklarını hala aklımız almıyorsa şatoda insanların nasıl yaşayabildiğini de anlamanız mümkün değil zaten... O bir dönemdi ve insanlar bir şekilde yaşamasını bildiler. Şuanki insanoğlu herşeyin kolayına o kadar alıştıki herşey ayağına gelsin istiyor.

starchild

Sırf şatoların o mükemmel mimarisi için okudum, öven bir yazı olsa beğenir, paylaşırdım da ama maalesef :)

Başlıklar

SavaşTercihet
Görüş Bildir