Pılımızı Pırtımızı Toplayıp Küçük Yerleşim Bölgelerinde Yaşamak İçin Haklı Nedenler

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Büyük şehirlerde yaşayanların çoğu zaman hayali olan küçük yerleşim yerlerinde yaşama hayalini az çok biliyoruz. Peki küçük yerleşim bölgelerinde yaşamanın güzel yanları neler?

Hava kirliliği yok, nefes alabildiğimizi hissediyoruz.

Fabrikalardan uzakta, mis gibi oksijen...

Her yer yemyeşil ve dokunulmamış.

Dışarı çıktığımız zaman betonların arasında boğulmak yerine içimizden bir OH BE çekiyoruz.

Yediğimiz her şey mis gibi taptaze.

Hormonlu sebze meyve yerine dalından koparılmış besinler tüketiyoruz.

Domatesin ve salatalığın bir kokusu varmış, yeni öğrendik.

Gerçekten böyle mi kokuyormuş dedik...

Küçük esnaf adeta ailemizden bir parça gibi.

Muhabbet edebildiğimiz, günaydın dediğimizde cevap alabildiğimiz bir esnaf...

Trafik sıkıntımız, metrobüste ezilecek miyim derdimiz yok.

Her yere bisikletle gidebilmenin getirdiği o huzur hissiyle yaşıyoruz.

Stres de neymiş, kuş sesleriyle uyanıyoruz her gün.

Sabah alarm ile uyanmaya gerek yok, kuşlar en güzel alarm burada.

Kendi ürünlerimizi yetiştirebiliyor;

Hatta tarladan birkaç parça meyve kopararak öğle yemeğimizi yemiş oluyoruz.

Yaşça büyük insanların arasında harika hikayeler dinleyebiliyor, bunlardan ders alabiliyoruz.

Ömürlerine kocaman hikayeler sığdırabilmiş insanlardan öğütler alıyoruz.

Eğlenmek için gürültülü bir ortama ihtiyacımız yok.

Güzel bir masa ve sevdiğimiz insanlarla doğanın tadını çıkarıyoruz.

Suçun kol gezdiği büyük şehirlerde olmamanın verdiği güvenle evimizde oturabiliyoruz.

Kapıyı kilitlemeye bile gerek duymuyoruz bazen.

Kendimize ayırabileceğimiz zaman daha fazla oluyor ve kendimizle vakit geçirmeyi sevmeye başlıyoruz.

İstersek sporumuzu istersek yogamızı yapıyor, dilediğimiz gibi kendimize vakit ayırabiliyoruz.

Genellikle herkes herkesi tanıdığı için akşamları canımız istediği zaman güvenli bir şekilde yürüyüşlere çıkabiliyoruz.

Sokaklarda oturup çayını içen, meyvesini yiyen insanlara selam vere vere yürüyoruz.

İnsanlar doğal ve davranmak istedikleri gibi davrandıkları için biz de içimizden geldiği gibi davranabiliyoruz.

Beyaz yakalı alışkanlıklarını geride bırakıp hayatın tadını çıkarabilmek adına...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ata-korkmaz1

ilk fotoğrafın Antalya'nın göbeğinde olması :D ?

domalt-trump

"Genellikle herkes herkesi tanıdığı için akşamları canımız istediği zaman güvenli bir şekilde yürüyüşlere çıkabiliyoruz." Böyle bir şey yok. En son yaşadığımız çocuk cinayetleri böyle küçük kasaba ve köylerde yaşandı. Mesele suçsa metropol, kasaba, köy fark etmiyor. Bir canavar sizi her yerde bulabiliyor. Yüksek dozda Polyannacılık bünyeye zarar. Sonra sizinde bir kuytuda cesedinizi bulurlar. "Kapıyı kilitlemeye bile gerek duymuyoruz bazen." demeyin, her zaman dikkatli olun, gaza gelmeyin.

rulokat

daha önce istanbulda yaşayan ve bazı sebeplerle çözüm yolu olarak seçtiğim küçük yerleşim bölgesinde 4 yılımı ziyan ettim. ay sonunda istanbula dönüyorum ve kesinlik şunu söyleyebilirim: “Arkadaşlar sakın gelmeyin tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor”

sipidik-sipidik-yuzen-balik

küçük yerde herkes birbirini tanır, biriyle sevgili olup ayrıldığınızda potansiyel en az on arkadaşı da mundar olur, ya da aşık olduğunuz kız arkadaşlarınızdan birinin kardeşii, akrabası, eski sevgilisi olur. kim kimin nerede ne yaptığını bilir. kaçamak yapamazsınız, işten okuldan vb kaytaramazsınız. sevgilinizle rahat rahat gezip koklaşamazsınız. bara pavyona gittiğinizde muhakkak bi tanıdık çıkar. bi süre sonra aynı insanları görmekten sıkılırsınız. sonra tatile büyük şehirlere koşarsınız.

corpse-bride

zaten sorunumuz bu sehırlere tıkısıp kaldık b. var gıbı bırbırımızı yıyoz ıste

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

meyve
Görüş Bildir