Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Milli Hikayecimiz Ömer Seyfettin'den Çocuklarımıza: Silaha Oral Seks, Kan, Şiddet, Tecavüz

13bPAYLAŞIM

Bugün Ömer Seyfettin'in 96. ölüm yıldönümü. Ömer Seyfettin kuşkusuz Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Genç yaşta hayatını kaybetmesine rağmen Türk edebiyatına onlarca eser kazandırdı. Ömer Seyfettin öyküleri okullarımızda genellikle ilk ve ortaokullarda öğretmenler tarafından çocuklarımıza okutulur. Bu içeriğimizde Milli Hikayeci olarak kabul edilen Ömer Seyfettin'in bazı eserlerinin çocuklar için ne kadar tehlikeli olduğunu göreceksiniz.

Ömer Seyfettin öykülerinde kadına şiddet yaygındır. 9-10 yaşındaki çocukların zihin dünyasını alt üst edecek cümleler barındırır.

Eser: Beyaz Lale

Öykülerinde kadına şiddet pornografik bir hal alır ve

Eser: Beyaz Lale

işkence sayfalarca anlatılır.

Eser: Beyaz Lale

Öykülerine yayınlayan yayınevleri kapakları seçerken özen göstermezler

Kapaklar genel olarak çocuklar için rahatsız edici görüntüler taşır.

Bazı öykü kapakları ise yetişkinler için kara mizah iken çocuklar için rahatsız edicidir.

Bazı öykülerinde ise silaha oral seks yaptırılır.

Eser: Primo Türk Çocuğu

Ömer Seyfettin öyküleri çocukların duygu dünyalarını bozduğu gibi yarattığı tahribatlar çocukları rüyalarında da yalnız bırakmaz

Çocukken okunan travmatik öyküleri bir ömür boyu çocukların peşini bırakmaz.

Öykülerdeki birçok travmatik sahne gerilim filmlerine taş çıkartır

Öykülerindeki cinsellik sanıldığından daha fazladır.

Elbette Ömer Seyfettin kitapları yasaklansın, sansürlensin istemeyiz fakat 8-12 yaşındaki çocukların, IŞİD'i hatırlatan kapakları olan, şiddet, taciz, tecavüz içeren metinleri okuması sağlıklı bir nesil yetişmesi için engellenmelidir.

Fakat bu mümkün değil. Şu an isteyen bir öğretmen istediği kitabı okulda öğrencilerine tavsiye edip okutabiliyor. Ve dahası Ömer Seyfettin kitapları birçok yayınevi için çocuk öyküleri kategorisinde.

Peki sizce bu kitaplar ilk ve ortaokul düzeyindeki çocuklara okutulmalı mı?

Kesinlikle hayır
Okusunlar bir şey olmaz.
O bölümler sansürlenip okutulsun

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mmsaci

Ömer Seyfettin kitaplarının tamamını okuyup bitirdiğimde henüz 9 yaşındaydım. Ne kabuslar gördüm yukarıdaki bir zat-ı muhteremin dile getirdiği gibi, ne bir kadına şiddet uyguladım yazı başlıklarında teşvik ettiği söylendiği gibi ve yahut sadist cinayetler de işlemedim. Bu yazıyı yazanlar çok merak ediyorum nasıl bir nesil kurguluyorlar gelecek için. Bizler insanız insan ölüm, hayat, acı, sevinç, matem, merhamet bu duygular insanca ve her an karşılaşabileceği şeyler. Çocuklarınızı hayattan bu türden duygulardan uzak tutarak onları korumuş olamazsınız ancak embesiller olarak olarak yetiştirirsiniz. Hayat karşısına bir olay çıkardığında en ufak acıları ölümcül algılayan travmalar ile perişan bir hayata mahkum edersiniz...

emre.sarak

zaten yanlış olan Ömer Seyfettin'in sadece çocuk yazarı gibi algılanmasıdır.

ihsan-dinc

Ihsan Dinç Ömer Seyfettin çok akıcı bir üslubu olan bir yazardır, gerçekten edebi anlamda bir değerdir. Bomba, Primo Türk Çocuğu gibi öykülerinin korkunç yanları bir tarafa, üslubun akıcılığı nedeniyle okunabiliyorlar. Ancak çocuklara kesinlikle okutulmamalıdır, eğer yarın onların sağlıklı yetişmelerini istiyorsak. Ömer Seyfettin'in Başını Vermeyen Şehit ve Kütük gibi öyküleri bana İngiliz yazarı Bernard Cornwell'i anımsatıyor ancak onun savaş sahneleri mizah ile dengelendiriliyor ve kadınlara karşı koruyucu bir tutum görülüyor. Yine de İngiltere'de Cornwell'in kitaplarının çocuklara verildiğini hiç sanmıyorum. Bence Ömer Seyfettin edebiyat tarihimizdeki yerinde bırakılmalı ve kanlı özelliklerinden arındırılmış hikayeleri çocuklara okutulmalıdır. Keşke bir Türk çocuğunun İtalyan bir annesinin olması kültürel bir zenginlik, ve çocukta hem İtalyan, hem de Türk kültürünü keşfetme arzusu uyandırsaydı, o zaman bu öykü çok daha anlamlı olurdu.

isbara-alp-sonmez

ömer seyfettin osmanlı’nın yıkılış yıllarında bizzat cephelerde görev almış bir türk subayıdır. askerlik kariyerinin büyük bir bölümünü balkanlar’da bulgar komitacıları ve çetecileriyle mücadeleyle geçirmiştir. selanik’in tek kurşun atılmadan düşmana bırakılmasına şahit olmuştur. balkan savaşlarında yunan ordusuna esir düşmüş ve 13 ay esaret altında yaşamıştır. ömer seyfettin dediğimiz kişi bulgar ve yunan çetecilerden sosyal darwinizmin ne olduğunu çok iyi öğrenmiş ve onların uç noktadaki türk düşmanlıklarını bizzat olayların içinden gözlemlemiştir. neticesinde anlamıştır ki türklüğün devamı için tek yol savaşmak ve düşmanları yok etmektir. işte bu sebeplerden dolayı beyaz lale’yi yazmış ve zalim bulgar radko’nun şerefsizliklerini anlatmıştır. Mına kodugumun cahilleri

isbara-alp-sonmez

ne aptalca bir paylaşım bu kitaplarda yazan herşey o dönemler Türklere yapılıyordu. Türk düşmanlığınızı şimdi böyle şeylerle mi çıkıyorsunuz ortaya ? Git bak teelevizyonlarda, telefonlarda nasıl bozuluyor ahlakları !!!!!!!!!!!!!!!

Görüş Bildir