Keşke Zamanı Geri Alabilsek: Mahalle Hayatını Özlememiz İçin Yeterli Olan 13 Sebep

 > 
5.2bPAYLAŞIM

Artık çoğumuz eskiden büyüdüğümüz mahallelerde oturmuyoruz. Modern hayat, bizim konforumuzu sağlarken bir yandan da bazı samimiyetleri götürdü. Şimdiki hayatımıza kıyasla o zamanlar yaşadığımız yokluklar bile bizim için birer eğlence unsuruydu. Keşke zamanda yolculuk yapabilsek de arada gidip gelsek büyüdüğümüz zamanki mahallemize. Gidemeyenler için birlikte analım öyleyse...

1. Apartmanın önünde halı yıkamak

Yaz gelince annelerimizin, konu komşunun organize olduğu bu temizlik hareketi biz çocuklar için de mükemmel bir eğlenceydi. Çıplak ayakla halının üstünde dolaşmak, hortumla oynamak anneden gelen bir müdahale ile son bulurdu.

2. Kaldırımda çekirdek çitlemek

Mahallenin en büyük sosyalleşme eylemlerinden bir tanesi. İşin ilginç yanı, kimse kimseye haber vermeden aynı anda aynı yerde olabiliyordu.

3. Parkta içmek için çay demleyip termosla götürmek

En yakın belediye parkında açık havanın tadını çıkartmanın ekonomik yolu buydu. Büyükler çay içerken çocuklar da bir kenarda oyun oynardı.

4. Sinek ilaçlama arabası geçince heyecanlanmak

Çocukların adrenalin dolu eğlencesi, sinek ilaçlama arabalarının arkasından koşmaktı. Sokağın en ucundan görür görmez hepimiz heyecanlanmaya başlardık. Evdekiler de pencereyi kapatmak için salonda adeta depar atardı.

5. Yerde rengarenk misketler bulmak

Ne kıymetliydi o cam misketler. Çocuklar tozun toprağın içinde oynarken mutlaka birkaç misket unuturlardı. Ayaklarımız kaç kere miskete basmıştır, kim bilir.

6. Taşlardan kale oluşturup maç yapmak

Nerede küçük, boş bir alan varsa orada mutlaka maç yapan çocuklar vardı. Hatta sadece çocuklar değil, mahallenin büyük abileri bile taşlı kalelerde maç yapmıştır.

7. Süpermarketlerin varlığından bihaber, lazım olan her şeyi bakkaldan satın almak

Kötü gün dostumuz bakkal amcalarımız artık tek tük var. Süpermarketlerin karşısında direnmek onlar için doğal olarak çok zor oldu. Hiçbir market bize veresiye yazmıyor bakkal amca :(

8. Aynı apartmanda olmasa bile mahalledeki tüm komşuları tanımak

Şimdi bir düşünün bakalım, apartmanınızda oturan kaç kişiyi tanıyorsunuz? Öyle ki, karşı komşumuzun kim olduğunu bile bilmiyoruz bazen.

9. Cep telefonundan mesaj çekmek yerine "müsaitseniz annemler size gelecek" diye kapıya çocuk göndermek

O zamanları yaşayan bütün çocukların öz güven sahibi olmasında bu eylemin çok önemi var. Düşünsenize, "müsait değiliz" cevabını duymak da var. Ne olursa olsun ailenin verdiği görevle işin içine duyguları katmadık; gittik geldik.

10. Postacının gelişini dört gözle beklemek

O zamanlar "Postacı hiç kötü haber getirmez" diye düşünüyorduk herhalde. Öyle de oluyordu. Arkadaşımızdan, sevdiklerimizinden gelecek mektupları getiren postacı sevilmez mi?

11. Renkli macuncunun geçişini beklemek

Görüntüsü bile büyüleyiciydi bu macunların. Kimi yerlerde allı ballı olarak da satılırdı.

Not: Ben bir gün bile yiyemedim, annem satıcının içine tükürdüğünü söylerdi çünkü. Para vermemenin bahanesine bakar mısınız?

12. Evden eve rengarenk çamaşırlar asmak

Kimisi buna "Ay çok ilkel" dese de mahallenin renk cümbüşü gibi bir şeydi. Üstelik mükemmel bir ortak iş yapma biçimi.

13. İlk mühendislik denemesi olarak tornet yapmak

Bunu yapmak acaba ilk kimin aklına geldi? Yokluktan yaratıcılık doğar derler ya, gerçekten doğru. El oğlu Amerikalarda kaykaya binerken, biz kendi üretimimiz olan tornetler yapıyorduk.

Vay be....

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
unknown_member

14. Komşuların kömürlüğüne odun taşıyıp harçlık çıkarmak.

goncaclk

dönen salıncak :)

ezgisen

duygulandım :(

ansaneri

mahallede çamaşır asmak hariç hepsi vardı ve ben hala parka çay götürmeyi çok severim ama artık bizle gelip termostaki çayı bitirecek komşular yok malesef...

Gizli Kullanıcı

#13 Tornet ne ? ilk defa burda duydum. '' Bilyalı '' onun adı :))

Görüş Bildir