Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hayri Cem Yazio: Holiganizm ve Fanatizm

Anasayfa > Yazio

Günümüzden 100 yıl önce, kurduğu çete ile Londra’nın altını üstüne getiren sokak serserisi Patrick Holigan, isminin tüm dünyaca tanınıp, kendisi gibi insanlarının eylemlerini tanımlamakta kullanılacağını bilseydi kendi ile gurur duyardı. 

Holiganizm kavramı ilk kez 1898 yılında, Daily News gazetesinin, maçlarda kavga çıkaran fanatik grupları tanımlamak için kullanılmıştır. Holiganizmin özellikle futbol karşılaşmalarında meydana çıkma nedeni ise; holiganların büyük çoğunluğunun işsiz ya da işçi sınıfı mensubu olmaları ile açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan araştırmalar, holiganların büyük çoğunluğunun alkol ve uyuşturucu düşkünü oldukları ortaya koymuştur.

Holigan kavramı, I890’lı yıllarda sokak serserisi, zalim ve gaddar kelimelerinin yerine kullanılmıştır. Şimdilerde ise asi ve vahşî futbol taraftarları için kullanılmaktadır.

Holigan kavramı, I890’lı yıllarda sokak serserisi, zalim ve gaddar kelimelerinin yerine kullanılmıştır. Şimdilerde ise asi ve vahşî futbol taraftarları için kullanılmaktadır.

Fanatiklik veya fanatizm, yüksek sempati ve sevginin bir marka, kurum ya da topluma mal olmuş duyguların, birey üzerinde yoğunlaşmasına denir. Bu duyguyu yaşayan insanlara fanatik adı verilmektedir. Aşırı fanatik insanlar, çevresindeki doğru değerleri görmemekte, bunun yerine sadece kendi bildiği şekilde hareket etmektedir. 

Fanatizmin saldırganlığa dönüşen ve çevresindeki değerleri görmekten yoksun olmak durumuna ise holiganizm denir. 

Fanatizm bir sevgi eylemi, holiganizm ise aşırı fanatizmin yarattığı saldırganlık boyutudur.

Holiganizmle Mücadelede İngiltere Örneği

Holiganizmle Mücadelede İngiltere Örneği

İngiliz devleti holiganizmi engellemek için çok ciddi kanunlar çıkarttığı gibi, çok ciddi tedbirler de almıştır. 'Demir Leydi' olarak anılan Thatcher'ın, özellikle Avrupa futbol tarihine 'Heysel Faciası' olarak geçen olaylara karşı takındığı sert tavrı ve uygulamaya koyduğu kanun ve yönetmelikler son derece önemlidir. 

Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Liverpool ve Juventus arasında 29 Mayıs 1985 günü Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Heysel Stadı'nda oynanan final maçı öncesinde İngiliz holiganların çıkardığı olaylar sonucunda 38 İtalyan, 1 Belçikalı taraftarın ölümü, 900'e yakın kişinin yaralanmıştı. 

Tribünlerde bu felaket yaşanmasına rağmen maç iptal edilmemiş, tribünler boşaltıldıktan sonra kaldığı yerden devam etmiştir. Maçı Juventus, Michel Platini’nin penaltıdan attığı gol ile 1-0 kazanmış ve kupanın sahibi olmuştu.

UEFA, İngiliz takımlarına 5, Liverpool’a ise 6 yıl uluslararası karşılaşmalardan men cezası verdi. 

Olaylar nedeniyle UEFA’nın Liverpool'a verdiği cezayı az bulan Thatcher, 'Bu hayvanların cezasını ben vereceğim'  demiş ve Liverpool'un Avrupa kupalarından süresiz men edilmesini istemişti. UEFA ise bu cezayı 5 yıla düşürmüştü. İngiliz Başbakan, UEFA’nın 5 yıllık men cezasını az bulmuş ve bu ceza da uygulanmazsa, İngiltere'nin, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve UEFA'ya üyeliğini fesih edeceğini belirtmişti.

Yaşanan bu felaketten sonra Thatcher ve İngiliz devleti bir dizi yasa ve düzenleme getirerek futbolda holiganizmi büyük ölçüde engelledi.

Bu yasa ve düzenlemelerin bazıları şunlardır:

Bu yasa ve düzenlemelerin bazıları şunlardır:

1-     Futbol stadyumlarının modernizasyonu gerçekleştirilerek bütün stadyumlar koltuklu hale getirilmiş, saha ile seyirciler arasındaki tel örgüler kaldırılmış, catering, tuvalet ve diğer servisler geliştirilerek stadyumlar eğlence merkezi haline dönüştürülmüştür. Ayrıca, stadyumlarının içi ve çevresi kameralarla donatılarak güvenlik için alınan tedbirler artırılmıştır. Böylelikle, ülkede futbola bakış açısında değişiklikler yaşanmış futbol sadece işçi sınıfı ve düşük gelir grubundaki insanların oyunu olmaktan çıkarılmış, orta sınıfın ve ailelerin de ilgisi çekilerek, futbol bir endüstri haline getirilmiştir.

2-     Polisin futbol seyircisine karşı uyguladığı yöntemlerde değişikliğe gidilmiş, sert ve katı tutumun yerini pozitif yaklaşım almış, stadyum içerisinde polisin yetkileri azaltılarak ‘steward sistemi’ oluşturulmuş, böylelikle stadyum içi sorumluluklar özel güvenlik görevlilerine bırakılmıştır. 

Ayrıca Ulusal İstihbarat Servisine bağlı olarak Futbol İstihbarat Örgütü oluşturulmuş, sivil polisler holiganların arasına girerek onlarla aynı hayatı paylaşmış ve toplanan veriler ışığında ülke içi ve dışında oluşabilecek birçok olaya önceden müdahale edilmiştir. Ayrıca oluşturulan bu veri bankası sayesinde şiddet olaylarına karışan veya katılma şüphesi olan kişiler hakkında gerekli önlemler alınmıştır.

Futbol sahalarındaki şiddetin önüne geçmek için alınan bu tedbirler ve uygulamalar, futbola özgü kanunlar ile de desteklenmiş ve güçlendirilmiştir.

3-     Sportif olaylar sırasında alkol tüketimini kontrol altında tutmayı amaçlayan bu kanun ile stat çevresinde alkol satışı ve izleyicilerin stada alkol sokmaları yasaklanmış, sarhoş taraftarların stada girmeleri engellenmiştir. (Control of Alcohol Act - 1985)

4-     Futbol Seyircileri Kanunu, mahkemelere futbolla ilgili şiddet olaylarına karışan kimselere İngiliz takımlarının ülke dışında oynadığı maçlar sırasında İngiltere’den çıkış yasağı koyma ve bu kişilere maç tarihinde belirlenmiş polis istasyonlarında bulunma zorunluluğu getirebilme yetkisi vermiştir. (The Football Spectators Act - 1989)

5-     Futbol Suçları Kanunu ile sahaya veya seyircilere yabancı madde fırlatılması, ahlak dışı ve ırkçı tezahüratta bulunma ile seyircilerin sahaya girmesi yasaklanmış karaborsada bilet satımı suç haline getirilmiştir. Ayrıca kanun, polis amirlerine gerekli gördükleri araç ve seyircileri durdurup arama yetkisi vermiştir. (The Football Offences Act - 1991)

6-      Futboldaki Düzensizlikleri Önleme Kanunu, mahkemelere daha önce futbolla ilgili şiddet olaylarına karışmış kişilere yeterli sebepler oluştuğu takdirde ülke içi ve dışındaki maçlara 2 ila 10 yıl arası katılmaktan men cezası verebilme yetkisi tanımıştır. (The Football Offence and Disorder Act - 1999)

7-     Yeni kanunlar ile polisin ve mahkemelerin yetkisi daha da genişletilmiştir. Böylelikle, futbol maçlarına katılımdan men ve yurt dışına çıkışın yasaklanması cezası kişinin daha önce futbola ilişkin bir suç işleyip işlemediğine bakılmaksızın polis amirinin yeterli sebepler oluştuğuna inandığı, gerekli ve faydalı gördüğü durumlarda mahkemeye yapacağı şikâyeti ile birlikte sağlanabilir hale getirilmiştir. (The Footbal Disorder Act - 2000)

Instagram

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
26
10
1
1
0
0
0