Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dünyanın En İlginç Mesleği! Gizli Bir Üssü Tüfeğiyle Kutup Ayılarından Koruyan Adamla Tanışın!

-

1950'li yıllarda Amerika ve Rusya arasındaki Soğuk Savaş döneminde nükleer bir Sovyet saldırısına karşı önceden haber verme sistemi olarak Kuzey Amerika'nın kutup bölgesine inşa edilmiş üste görevlendirilen Duncan Ferguson o çok ilginç mesleği için yollara düşmüş...

Kaynak: https://motherboard.vice.com/en_us/artic...

Uzaktan Erken Uyarı Sınırı olarak adlandırılan üs, 1957'de Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nin ortak çalışmasıyla açılmış ve halen 'Kuzey Amerika Havacılık Savunma Komutanlığı' için temel bir bileşen.

"Üssün kurulma amacı Rusya'ya karşı Kuzey Amerika'nın arkasını kollamakken, benim görevim orada çalışanların arkalarını 'kutup ayılarına' karşı kollamaktı." diyor Ferguson.

"Bu hayvanlar yetenekli, sabırlı ve oldukça zeki avcılardır. Bir kere sizi gözlerine kestirdiler mi günlerce sizi izleyip tüm rutininizi öğrendikten sonra en savunmasız anınızda gelip saldırırlar."

Kutup ayıları Kanada'da "özel endişe kaynağı hayvanlar" olarak görülüyor ve onları avlamak yasal. Kutup ayısı nöbetçisi Ferguson ise onları avlamanın o kadar da kolay olmadığını, bir av tüfeğinin bile yeterli mesafeye yaklaşılmazsa işe yaramayabileceğini söylüyor.

"Bir kutup ayısıyla karşı karşıya kaldığınızda, birbirinizi karşılıklı olarak imha riskiniz oldukça fazladır. Gerçekten iyi bir atışçı olmama rağmen şimdiye kadar av tüfeğiyle hiç bir hayvanı öldürmemiştim. Zaten kim bir kutup ayısını öldürmek istesin ki?"

"Asıl yeteneklerim yıllarca ayılarla karşılaşmanın gayet doğal olduğu Kanada'nın kuzey bölgesine ağaç dikimi üzerine gelişmişti, şimdiyse kendimi bir Sikorsky helikopterinde, 30 yıllık bir pompalı av tüfeğini tutarken buldum."

Başından geçenleri kısaca böyle anlatıyor Ferguson. Bu videoda da genç adam üsse yaklaşan bir kutup ayısını korkutma amaçlı havaya bir el ateş ediyor.

Bu insansız istasyon; 3 büyük radar kubbesi, bir helikopter pisti ve küçük bir binadan oluşuyor. Burada 2 haftalığına görevlendirilen Duncan ve 6 diğer çalışan üç dizel jeneratörün bulunduğu binada sağır eden sesin içinde uyumaya çalışmışlar.

Günler boyu bir perdenin arkasındaki dışkı yakan(!) tuvaletleri kullanan ve sadece ıslak mendillerle temizlenebilen ekip, tekrar kullanılabilen yanları açık bir garajdan bozma aşçı kulübesinde makarna ve çorbayla karınlarını doyurmuşlar.

"Ben yaklaşan ayıları rahatça görebileceğim, düz, geniş bir arazi ve her yönü gören bir görüş açısına sahip olmayı beklerken bu istasyon, yakındaki herhangi bir ayının rahatça saklanabileceği, uçurumlarla üç tarafı çevrili bir dağın üstündeydi. Yani yetmiş beş metre gibi tehlikeli bir mesafedeki sırta tırmanana kadar onları fark etmeniz mümkün değildi."

Günlük rutini sabah 7'de kalkıp hava şartlarını kontrol ettikten sonra çalışanlar kahvaltı için aşçı kulübesine giderken onları korumakmış Duncan Ferguson'ın.

Sis ve alçak bulutlar kutup ayılarını neredeyse görünmez yaptıkları için sadece görüşün iyi olduğu havalarda dışarı çıkıyorlarmış.

"Kutuptaki hava durumu öyle değişken ve zorlu ki sadece Iqaluit'ten üsse uçmak için üç gün bekledik ve orada iki ay kadar sıkışıp kalmaya hazırdık." diyor Ferguson.

"Çoğu gün güneşliydi ama iliklerinize kadar işleyen soğuk bir rüzgar vardı. Her gün bir kamuflajlı kar maskesi, parmaksız eldivenler ve bir ton yünlü kıyafet giyiyordum. Kemerimde bir çift dürbün ve bir büyük bıçak taşıyordum. Bu herhangi bir ayıyla karşılaşma vakası için gülünç durabilecek ama yine de beni rahatlatan bir alışkanlıktı."  

"Radar kubbelerinin etrafında volta atarken, sanırım tabancayı taşımak için akla gelebilecek her şekli denedim. 'Potansiyel bir ayı saldırısı anındaki baskı altında görevimi yerine getirebilecek ve doğru anda vurabilecek miyim' sorusu kafamın içinde dönüpduruyordu."

"Bu mesleğin tehlikeli ama aynı zamanda da ölümcül derecede sıkıcı doğasını size anlatamam. Ya dünyanın en büyük kara avcılarından biriyle burun buruna gelmeyi bekliyordum ya da ciddi anlamda hiçbir şey yapmıyordum." diye anlatıyor garip mesleğini.

"Ayıların hayal gücümün hemen hemen bir figürü haline geldiği, kütüklü bir beyaz kitle için uzak sırtları gözlerken o kadar çok vakit geçirdim ki.."

"Çalışan adamlardan biri ilginç bir şekilde kapı açıkken yatmaktan hoşlanıyordu, yani bizimle beyaz canavarın arasındaki tek engel ayıların pek de hoşlanmadığı bir grup çelik ızgaralı merdivendi."

"Sürekli kutup ayılarını düşünmekten bilinçaltıma o kadar işlemişlerdi ki her gece rüyalarımda onları görüyordum. Uzun süre izole ortamda bulunduğum sırada, bu soyutlanmanın ilk bozulacağı yerin ayı gözlemcisinin olduğu yer olduğunu söylediler. 1 hafta kadar sonra bunun nedenini anlayacaktım. Bu hayvanlardan birini görebilmek için neredeyse her şeyi yapabilirdim. Olaysız geçen 2 haftanın sonunda, tam da güneşin doğumunda dişlerimi fırçalarken gerçekten istediğimi almıştım!"

"Günler önce tam da hedef olarak çalıştığım yerde, nefes nefese o muazzam büyüklükteki beyaz kütlenin silüetini izliyordum."

"Kayaların üzerinden güvenle sarkan bu dev, belli ki sadece kendi kafasındaki programa uyuyor ve en ufak bir endişe duymadan bize yaklaşmaya devam ediyordu. Bu vahşi dünyada yapılmayacak bir şey yapıp hemen bir fotoğrafla o anı ölümsüzleştirdim ve silahımı elime aldım."

Kutup ayılarının trajik kusurları meraklarıdır. Zekalarının getirdiği bir yan ürün olan bu merak yüzünden, kendilerini daima ölümcül tehlikeye atarlar.

Bu, bir ayı gözlemcisinin farkında olması gereken en önemli şeydir ve caydırıcılığı tercih sebebidir. Duncan Ferguson da ayıyla karşılaşma anlarını şöyle anlatıyor: "O muazzam siyah pençeleri ve gözlerinin beyazını iyice görebildiğim andan itibaren bizi ayıran mesafenin oldukça az olduğu açıktı."

"Av tüfeğimi gökyüzüne doğru kaldırdım ve 1 el ateş ettim. Buraların amiri oymuş edasıyla hemen etrafımdan dolaşmadan önce, onu 12 metre kadar uzağa göndermiş olmuştum. 1 saat kadar sonra helikopter geldi ve evimize döndük..."

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
joelee

Biz de KPSS'ye girek, memur olak...

gollum

Şunların yavru halleri çok sevimli bence :) Kar topu gibi yuvarlamalık :)

zubarak

Liam neeson'un The grey filmi geldi aklima, çok da iyi filmdi. IMDb den aldığı puanı haketmemisti bence..

alper-aga

kaç para alıyormuş hemşirem onuda diyivereydin

mustafa-taha-oter

valla bende onu merak ettim la alper :) aysu asıl olayı yazmamışsın

alper-aga

sen nasıl olurda benim hemşireme aysu dersin ! Aysu Bey diyeceksin !!!11bir1!1!

Başlıklar

AkaryakıtAmerika Birleşik DevletleriMakarnaRusyaSavaşTercih
Görüş Bildir