Bir Maske Seç, İnsanlardan Sakladığın Yönünü Bulalım!
Hepimizin insanlara gösterdiği bir yüzü ve yalnızca kendimize sakladığımız bir tarafı var. Bazen güçlü görünmek için kırılganlığımızı gizliyoruz, bazen de kimsenin bizi tam anlamıyla tanıyamamasını tercih ediyoruz. Peki, senin insanların görmesini istemediğin yönün ne?
Seç bakalım!
Kırılganlığını Saklayan Birisin
Dışarıdan sakin, kontrollü ve güçlü görünüyor olabilirsin. İnsanlar seni kolay kolay yıkılmayan, kendi sorunlarını kendi başına halleden biri olarak tanıyor. Ancak bu görüntünün arkasında, aslında sandığından daha hassas bir tarafın var. Sözler, davranışlar ve küçük detaylar seni derinden etkileyebiliyor. Yine de bunları herkesin bilmesini istemiyorsun. Senin için birine kırıldığını söylemek bazen kırılmanın kendisinden bile daha zor olabilir. Çünkü duygularını açık ettiğinde karşı tarafın seni yanlış anlamasından, zayıf görmesinden veya bu hassasiyetini sana karşı kullanmasından çekiniyor olabilirsin. Bu nedenle üzüldüğünde sessizleşiyor, bir sorun olduğunda kendi içine çekiliyor ve zamanla her şeyi unutmuş gibi davranabiliyorsun. Oysa güçlü olmak, hiç incinmemek anlamına gelmiyor. Her şeyi tek başına taşımak zorunda da değilsin. Bazen birine 'Bu davranışın beni üzdü.' demek, kendini savunmasız bırakmak değil, kendine değer vermektir. Seni gerçekten tanıyan insanlar, yalnızca güçlü tarafını değil, hassas tarafını da sevebilir. Senin gizli yönün, kimseye göstermek istemediğin o yumuşak kalbin.
Her Şeyi Kontrol Etmek İstiyorsun
Senin insanlardan sakladığın yönün, belirsizlik karşısında ne kadar zorlandığın olabilir. Dışarıdan kendinden emin, kararlı ve soğukkanlı görünüyorsun. Bir sorun çıktığında hemen çözüm arıyor, ne yapılması gerektiğini düşünüyor ve olayların kontrolünü elinde tutmaya çalışıyorsun. Çevrendekiler bu özelliğini güçlü bir karakter olarak görebilir. Ancak bazen kontrol etme isteğinin arkasında hata yapma veya hayal kırıklığına uğrama korkusu yatabilir. Planların bozulduğunda, insanlar beklediğin gibi davranmadığında ya da gelecek belirsiz kaldığında zihnin sürekli ihtimalleri hesaplamaya başlıyor olabilir. Her şeye hazırlıklı olmak istiyorsun. Çünkü hazırlıklı olduğunda kötü bir sürprizle karşılaşma ihtimalinin azalacağını düşünüyorsun. Bu nedenle bazen kendine dinlenmek için bile alan bırakmıyorsun. Diğer insanlar senin her zaman ne yaptığını bildiğini düşünebilir. Oysa sen de zaman zaman kararsız kalabilir, yardıma ihtiyaç duyabilir veya hiçbir şey yapmadan beklemek isteyebilirsin. Bunu göstermek sana zor geliyor olabilir. Unutmaman gereken şey, her şeyin senin elinde olmadığı. Bazı olayların akışına izin vermek seni güçsüz yapmaz. Her sorunu önceden çözmek zorunda değilsin. Senin gizli yönün, her şeyi yolunda tutmaya çalışırken kendi içinde ne kadar yorulduğun.
Takdir Edilme İhtiyacını Gizliyorsun
Senin için yaptığın şeylerin fark edilmesi, emeğinin görülmesi ve insanların seni takdir etmesi oldukça önemli olabilir. Fakat bunu açıkça söylemek yerine, kendi kendine yeten ve başkalarının düşüncelerine ihtiyaç duymayan biri gibi davranmayı tercih ediyorsun. Birinin seni övmesi hoşuna gidiyor ama bunu beklediğini belli etmek istemiyorsun. Bazen bir ortama girdiğinde insanların seni nasıl algıladığını düşünüyor, başarılarının fark edilmesini istiyor veya yaptığın bir şeyin karşılığında güzel bir söz duymayı bekliyor olabilirsin. Emek verdiğin hâlde görülmediğinde ise içten içe kırılman mümkün. Buna rağmen dışarıdan her şey yolundaymış gibi davranabilir ve aslında ne kadar önemsediğini gizleyebilirsin. Bu durum seni yüzeysel veya kibirli biri yapmaz. İnsanların seni fark etmesini istemek oldukça doğal bir ihtiyaç. Belki de geçmişte yeterince takdir edilmediğin için artık kendi değerini göstermek konusunda daha fazla çaba harcıyorsun. Ancak bazen başkalarının onayını beklemek, kendi başarına duyduğun mutluluğu gölgeleyebilir. Kendi emeğini takdir etmeyi öğrendikçe başkalarının tepkilerine daha az bağımlı hissedebilirsin. Her başarının alkışlanması gerekmiyor ve sessizlik her zaman değer verilmediği anlamına gelmiyor. Senin maskenin ardında, görülmek ve gerçekten fark edilmek isteyen bir taraf var.
Üzgünken Bile Mutlu Görünüyorsun
Senin insanlardan sakladığın yönün, yaşadığın duyguları ne kadar iyi gizleyebildiğin. Bir ortamda herkesin moralini yükselten, espri yapan, insanları güldüren kişi olabilirsin. Sorunlarını anlatmak yerine konuyu değiştiriyor, kendini kötü hissetsen bile başkalarının keyfini kaçırmamak için elinden geleni yapıyorsun. İnsanlar seni tanıdıklarını düşünüyor ama içinde neler yaşadığını her zaman fark edemiyorlar. Belki de üzüntünü gösterdiğinde insanların sana farklı davranmasından hoşlanmıyorsun. Belki de birine derdini anlatmanın sorunu çözmeyeceğini düşünüyorsun. Bu nedenle duygularını kendi içinde yaşamayı ve ertesi gün her şeye yeniden başlamayı tercih ediyorsun. Bazen kendini bile güldürerek yaşadığın sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışıyorsun. Ancak sürekli iyi görünmeye çalışmak zamanla yorucu olabilir. Çevrendekiler seni hep mutlu gördükleri için senin de desteğe ihtiyaç duyabileceğini düşünmeyebilir. Sen de herkesin seni güçlü ve ne yaparsa yapsın toparlanan biri olarak görmesine alışmış olabilirsin.
Gerçek Düşüncelerini Kendine Saklıyorsun
Senin gizli yönün, herkese her şeyi anlatmaman. İnsanlarla iletişim kurabiliyor, sohbetlere katılıyor ve dışarıdan oldukça açık biri gibi görünebiliyorsun. Ancak konu gerçek düşüncelerine, korkularına veya hayata dair beklentilerine geldiğinde kendine ait bir alan oluşturuyorsun. Herkesin seni tamamen tanıması gerektiğine inanmıyorsun. Birini tanımak için zamana ihtiyaç duyuyor olabilirsin. İnsanların davranışlarını gözlemliyor, söyledikleriyle yaptıkları arasındaki farkları fark ediyor ve kime ne anlatacağına dikkat ediyorsun. Birine güvenmeden önce onun seni nasıl anlayacağını ve anlattıklarını nasıl karşılayacağını düşünüyorsun. Bu yüzden bazen insanlar sana yakın olduklarını hissetseler de senin hakkında hâlâ bilmedikleri çok şey olduğunu fark edebilirler. Bu tutumun sana bir miktar güvenlik ve özgürlük sağlıyor. Kendi iç dünyasının yalnızca sana ait olması hoşuna gidiyor. Ancak bazen fazla temkinli davranmak, gerçekten yakınlaşabileceğin insanlarla aranızda görünmez bir mesafe yaratabilir. Kimseye tamamen açılmamak, hayal kırıklığı ihtimalini azaltabilir ama anlaşılma ihtimalini de sınırlayabilir.
Geçmişte Yaşadıklarının İzlerini Saklıyorsun
Senin insanlardan gizlediğin yönün, geçmişte yaşadığın olayların bugünkü davranışlarını ne kadar etkileyebildiği olabilir. Dışarıdan hayatına devam eden, yeni insanlarla tanışan ve geçmişi geride bırakmış biri gibi görünüyorsun. Ancak bazı deneyimler, sen fark etmesen bile insanlara yaklaşma biçimini ve kararlarını etkiliyor olabilir. Belki bir zamanlar çok güvendiğin biri seni hayal kırıklığına uğrattı. Belki emek verdiğin bir ilişki beklediğin gibi sonuçlanmadı ya da kendini anlatmaya çalıştığında anlaşılmadığını hissettin. Bu deneyimlerden sonra daha dikkatli davranmaya başlamış olabilirsin. Artık birine hemen güvenmiyor, beklentilerini açık etmekten çekiniyor veya bir şeyler ters gitmeden önce kendini geri çekiyorsun. En dikkat çekici tarafın, yaşadıklarını herkesle paylaşmaman. İnsanlar seni geçmişinle yüzleşmiş ve her şeyi geride bırakmış biri olarak görebilir. Oysa bazı anılar hâlâ belirli durumlarda kendini hatırlatabilir. Benzer bir davranışla karşılaştığında eski bir kırgınlığın yeniden canlanabilir. Bu da bazen bugünkü insanları geçmişteki deneyimlerinle değerlendirmen anlamına gelebilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın