Ekümenik Haberleri

Ekümenik ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Ekümenik ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Papa Françesko Türkiye'yi Ziyaret Edecek
Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Françesko'nun, İstanbul'daki Fener Rum Partikhanesi'nin kuruluş bayramı etkinliklerine katılmak amacıyla 30 Kasım'da Türkiye'yi ziyaret edeceği açıklandı.Belçika Kiliseler Birliği'nin duyurusunda, ziyaretin 'Konstantinapol’un Ekümenik Patrikhanesi'nin taht kuruluş bayramı’ amacıyla gerçekleşeceği belirtildi. Yeni Papa, bu vesileyle Türkiye'ye ilk ziyaretini yapmış olacak.Papa’nın ilk olarak Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkilileriyle görüşmesi bekleniyor. Françesko'nun İstanbul'daki törenin ardından Suriyeli mültecilerin kaldığı kampları da ziyaret edeceği belirtildi.Cihan
Filmekimi'nde Bilet Bulursanız Sevinçten Halay Çekeceğiniz 16 Film
Ken Loach, Mike Leigh, Tony Gatlif, Jean-Luc Godard, Gregg Araki, Roy Andersson, David Cronenberg, Jean-Pierre ve Luc Dardenne, Abel Ferrara, Clint Eastwood, Zhang Yimou,  Kim Ki-duk... Bu sene 13. kez düzenlenecek olan Filmekimi'nin programında önemli bir kısmı usta yönetmenlerden ve pek çoğu ödüllü 43 film yer alıyor. Programda Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen dört film var: George Ovashvili’nin yönettiği, Karlovy Vary Film Festivali’nde Büyük Ödül’ü kazanan Corn Island / Mısır Adası. Başrolünde İlyas Salman’ın oynadığı film, Gürcistan’ın Oscar adayı.Kornél Mundruczó’nun Macar yönetmen Miklos Jancso’ya ithaf ettiği altıncı uzun metrajı Beyaz Tanrı / White God, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Film seçildi. Macaristan’da günümüzde yükselen ırkçılığı köpeklerin insanlara karşı devrimi üzerinden anlatan film, Macaristan’ın Oscar adayı.Avrupa sinemasının son dönem yetiştirdiği en dikkat çekici yönetmenlerden Ruben Östlund’un yazıp yönettiği Turist / Force Majeur Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Ödülü’ne layık görüldü. Tatile çıkan bir ailenin çözülmesini anlatan film, İsveç’in Oscar adayı.Afrika sinemasının en büyük isimlerinden Abderrahman Sissako’nun dünya prömiyerini yaptığı Cannes’da Ekümenik Jüri Ödülü’nü kazanan “Timbuktu”, Moritanya’nın Oscar adayı oldu. Bu sene 'karşı'yı da sevindiren Filmekimi, İstanbul'daki gösterim yerlerine Rexx'i de ekledi ve ilk kez Kadıköy'de. İstanbul ayağı 11-17 Ekim tarihlerinde yapılacak Filmekimi ayrıca Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Urfa ve Trabzon olmak üzere 6 kenti daha ziyaret ediyor. Detaylar için filmekimi.iksv.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Filmekimi, geçen yıl 47 bin izleyiciyle buluşmuş, salonlardaki doluluk oranı %99’a ulaşmış. Filmekimi'ni takip eden sinemaseverlerin çok iyi bileceği üzere dilediğiniz filme bilet bulmak öyle kolay bir iş değil. Biletler göz açıp kapatıncaya kadar tükeniyor. Özellikle 24-25 ve 26  Eylül'de gerçekleşecek Lale Kart üyeleri için ön satış döneminden sonra biraz da ne çıkarsa bahtımıza diyeceğiz. Sinemaseverlere iyi şanslar diliyor ve bu seneki programdan seçtiklerimizi paylaşıyoruz. Şimdiden iyi seyirler...
Papa'nın Türkiye Ziyareti Ne Anlama Geliyor?
28-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye'ye ziyarette bulunacak olan Papa Francesco, bu ziyaretinin Katolik ile Ortodoks kiliseleri arasındaki ayrılığı aşma isteğine işaret ettiğini söyledi.Papa Francesco önceki gün, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasında diyalog çalışmaları yapan ABD merkezli Orientale Lumen Vakfı'ndan bir heyeti kabul etti. Hac ziyaretindeki heyetin Vatikan'ın ardından İstanbul'a giderek Fener Rum Patrikhanesi'ni de ziyaret edecek olmasından hareketle Papa şunları söyledi:'Önümüzdeki günlerde hac ziyaretinizde Fener'e gideceksiniz ve Ekümenik Patrik 1. Bartholomeos Hazretleri'yle görüşeceksiniz. Kendisine sevgi ve saygılarımın yanı sıra candan ve kardeşçe selamımı da iletmenizi rica ediyorum. Bildiğiniz gibi ben de Bartholomeos Hazretleri'nin nazik daveti üzerine gelecek Kasım ayında, Havari Aziz Andreas Yortusu'nda Ekümenik Patrik'i ziyaret etmeye hazırlanıyorum. Roma Piskoposu'nun (Papa) Ekümenik Patrikhane'yi ziyareti ve Patrik Bartholomeos'la şahsen yeniden görüşecek olmam, Roma ve Konstantinopolis makamlarını birleştiren derin bağların ve bizi hala ayıran engelleri sevgi ve gerçek vasıtasıyla aşma arzusunun bir göstergesi olacaktır.'Papa Francesco, Mart 2013'te göreve gelmesinden bu yana, 1054'te ayrılan Doğu ve Batı kiliseleri arasında daha yakın ilişkilerin tesis edilmesi yönünde mesajlar veriyor.Papa Francesco'nun göreve başlama törenine Patrik Bartholomeos da katılmış, Hıristiyanlık tarihinde bir ilk teşkil eden bu olay iki kilise arasındaki diyalog arayışının yansıması olarak yorumlanmıştı.Papa Francesco ve Patrik Bartholomeos daha sonra da Mayıs ayında Kudüs'te, Haziran'da da Vatikan'da bir araya gelmişti.Papa Francesco'nun Türkiye ziyareti öncesinde de iki kilise arasındaki engelleri aşmaktan söz etmesi üzerine, hem genel olarak ziyaretin hem de bu sözlerin nasıl yorumlanması gerektiğini 'içeriden' bir isme sorduk.Papa Francesco'nun da mensubu olduğu yaklaşık 500 yıllık Cizvit cemaatinin ilk ve tek Türkiye vatandaşı pederi olan Peder Antuan Ilgıt, BBC Türkçe için Papa'nın Türkiye ziyaretini değerlendirdi.Aynı zamanda İtalyan vatandaşı olan ve halen ABD'deki Boston College'de Ahlak Teolojisi ve Biyoetik alanında araştırma görevlisi olarak doktorasını sürdüren Peder Antuan Ilgıt şunları söyledi:'Sayın Erdoğan'ın Petrus ve Andreas kardeşlerin şahsında Roma Kilisesi ve Rum Ekümenik Patrikliğini İstanbul'da kucaklaştırması Türkiye'nin başarısıdır, ülkemiz için gurur vesilesi olmanın yanında, güncel konjonktürde oynayabileceği kuvvetli rolün sağlam bir işaretidir.'Peder Ilgıt, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki yakınlaşma belirtilerini de şu sözlerle yorumladı:'Sayın Ekümenik Patriğin Vatikan'a yaptığı ziyaretler, mayıs ayında Kutsal Topraklar'da gerçekleşen tarihi kucaklaşma ve İsrail eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres ve Filistin Yönetimi lideri Abbas'ın beraberinde Papa Francesco'nun Vatikan'da düzenlediği Ortadoğu için barış duasına iştirak etmiş olmaları her ikisinin arasında öncekilerden bir nebze daha ileri ve derin samimi bir kardeşlik ve dostluğun geliştiğini gösteriyor.''Bu dostluk ve kardeşlik münasebeti bu kadar ileri olunca acaba yüzyıllardır özlenen ve özellikle son yüzyılda giderek artan 'Hıristiyanların birliği için ateşli tutku' nihai bir sonuca varacak mı diye sormadan edemiyor insan.'Ortadoğu'daki çatışmalar, bölgedeki Hıristiyanların durumu ve İslam'ın Batı'da son zamanlarda IŞİD örgütü üzerinden konuşulduğu göz önünde bulundurulursa böyle bir dönemde Papa'nın Türkiye'yi ziyaret etmesinin nasıl yorumlanması gerektiğini sorduğumuz Peder Ilgıt bu konuda da şunları söyledi:'Hali hazırdaki politik durumda, bir yandan Gazze'de yaz süresince yaşananlar ve halen süren sonuçları, öte yandan IŞİD terör örgütünün insanlık dışı ve Islam'la uzaktan yakından alakası olmayan tutumları ve Suriye-Irak ekseninde yaşananların yarattığı sığınmacı akını Papa'yı oldukça endişelendiriyorlar. Kendileri pek çok fırsatta bunun altını çizdi ve bu insanlar için dua ettiğini belirtti.''Bütün bunlar yaşanırken, kendisini İslam ile demokrasinin bir arada yaşanabileceğine örnek olarak gösteren Türkiye gibi büyük ve etkili, yüzde 99'undan fazlası Müslüman olan bir ülkeyi ziyaret etmesi de Papa'nın Ortadoğu ve İslam dünyasına ilişkin hassasiyetinin ayrı bir göstergesi… Cumhurbaşkanımızdan Ortadoğu'da barışın bir an evvel sağlanması için daha kararlı adımlar atmalarını isteyeceklerini bekliyorum.''Son yıllarda vakıf mal ve mülklerinin azınlıklara iadesi başta olmak üzere Hıristiyanları ilgilendiren konularda AKP hükümetlerinin hatırı sayılır iyileştirmeler yaptığını' söyleyen Peder Ilgıt, Papa'nın da bu hususun altını çizeceğini tahmin ettiğini söyledi.Peder Ilgıt ayrıca '(Papa'nın) bu bağlamda kardeşi Ekümenik Patriğin yıllardır dillendirdiği ruhban okulu probleminin çözümlenmesi için ona destek çıkmasını da bekliyorum' dedi.Övgü Pınar | BBC Türkçe
Papa Fracesco: 'Türkiye'ye Ortodokslarla Katolikleri Ayıran Engelleri Aşmak Arzusuyla Gideceğim'
Türkiye'ye kasım ayı sonlarına doğru ziyaret gerçekleştireceği açıklanan Katolik Hristiyanların manevi lideri Papa Fracesco, bu ülkeye, halen Ortodokslarla Katolikleri ayıran engelleri aşmak arzusuyla gideceğini söyledi. Papa'nın Türkiye yerine, 'Ekümenik Patrikhane' ve 'Konstantinopol' ifadelerini tercih etmesi dikkat çekti.Papa Francesco, merkezi ABD'de bulunan Orientale Lümen Vakfı'na bağlı bir delegasyonu, Vatikan'da kabul etti. Vatikan'a yakın haber sitelerinin aktardığına göre, burada delegasyon üyelerine hitaben kısa bir konuşma yapan Papa, 28-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye'ye gerçekleştireceği ziyarete de değindi. 'Türkiye' kelimesini sarf etmeyen Papa, 'Roma Piskoposu'nun (Papa), Ekümenik Patrikhane'ye ziyareti ve şahsımın yeniden Patrik Bartholomeos ile buluşması, Roma ve Konstantinopol (İstanbul) kiliseleri arasındaki derin bağın ve halen bizi ayıran engelleri, sevgi ve gerçeklikle aşmak arzusunun bir işareti olacak' ifadelerini kullandı.Doğu ve Batı kiliselerinin 1054 yılında tamamen ayrılmasının ardından, ilk kez 1962-1965 yılları arasında düzenlenen 2. Vatikan Konsili'nde iki kilisenin birleşmesi dillendirilmişti. O dönemden sonraki selefleri gibi bu birleşmenin önemine defalarca atıfta bulunmuş olan Papa, buradaki konuşmasında da yine bu konuyu ele alarak, 'Kendi içimizde yenilenmedikçe, gerçek bir ekümenik diyalogdan bahsedemeyiz. Ancak bu ölçülerle uzun bir yol alınır ve Mesih'in tüm inananları arasında uzlaşma ve tam birleşme sağlanır' dedi. Papa konuşmasında, bir süre önce aziz ilan edilen papalar 23. Jean (Türk Papa olarak biliniyor) ve 2. Jean Paul'u de hatırlatarak, 'Bu iki aziz örneği, kesinlikle hepimiz için oldukça aydınlatıcı, çünkü ikisi de Hristiyanların birliği için ateşli bir tutkuyla çalıştılar' dedi. 23. Jean, dinlerarası diyaloğun ilk kez hayata geçirildiği ve Ortodoks kilisesiyle barışma adımlarının atıldığı 2. Vatikan Konsili'ni başlatan isim.KİLİSELERİN BİRLEŞMESİ TEMASI ÖN PLANDAKatolik yayın organları, Papa'nın Türkiye ziyareti resmileştikten sonra kaleme aldıkları haberlerde ağırlıkla, Fener'deki İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi ile Roma Katolik Kilisesi'nin birleşme yolundaki diyalog çalışmalarına vurgu yaptı. Nitekim Papa, Ankara'nın ardından gideceği İstanbul'da, Rum Ortodoks Kilisesi'nin Aziz Andreas tarafından kurulmasının 1976'ncı yılı olması dolayısıyla yapılacak olan özel ayine katılacak ve bunun ardından Patrik Bartholomeos'la bir öğle yemeği yiyecek. 2006 yılında yine bu ülkeyi ziyaret etmiş olan Emerit Papa 16. Benediktus da, ziyaret takvimini Aziz Andreas gününe denk getirmişti. Arjantinli Papa, göreve geldiği 2013 yılının Mart ayından bu yana, Katolik Kilisesi'ni daha kapsayıcı bir hale getirme arzusuyla çalışıyor.1054 yılından beri ilk kez 1964 yılında Katolik (Papa 6. Paulus) ve Ortodoks (Patrik Atenagoras) liderler Kudüs'te bir araya gelerek kucaklaşmıştı. Patrik Bartholomeos, Papa Francesco'nun resmi göreve başlama ayinine de iştirak ederek, 1054'ten bu yana bunu bu yapan ilk İstanbul patriği olmuştu. İki lider, seleflerinin kucaklaşmasının 50. yılına denk gelen Mayıs ayında Kudüs'te buluşmuştu. 28 Kasım'da ilk olarak Ankara'ya gidecek olan Papa, Anıtkabir ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı ile bir araya geldikten sonra İstanbul'a geçecek.CNN Türk
Papa: 'Tanrı Türkiye'yi Kutsasın ve Korusun'
Papa Franciscus ve beraberindeki heyeti taşıyan İtalya havayolları Alitalia’nın kendisine tahsis ettiği ve üzerinde Papalık arması bulunan özel uçak, saat 12.50'de Esenboğa Havalimanı'na indi. Karşılamada askeri kıta hazır bulundu. Türkiye ziyaretine Anıtkabir'de saygı duruşuyla başlayan Papa Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın ilk resmi konuğu oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Papa Franciscus Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki görüşmenin ardından ortak bir açıklamada bulundu. Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus'un bugün başlayan Türkiye ziyareti 30 Kasım'a sürecek. Ziyaretin ilk ayağı Ankara. Papa Franciscus'u taşıyan özel uçak saat 13.00 sıralarında Esenboğa Havalimanı'na indi. Papa ilk ziyaretini Anıtkabir'e gerçekleştirdi ve ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Papa Franciscus Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.Açıklanan programa göre Papa daha sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’le görüşecek.Papa’nın Mart 2013’te göreve gelmesinden bu yana yapacağı 6. yurtdışı gezisi olan Türkiye ziyareti, hem Hristiyan alemi içindeki ayrılıkların aşılması, hem de İslam dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi açısından özel bir öneme sahip.Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede yaşananlar da bu ziyaretin etki alanını Vatikan-Türkiye ekseninden çıkarıp genişletiyor.
Bahçeli: 'Davutoğlu Doğan Görünümlü Şahin'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Başbakan Davutoğlu için 'doğan görünümlü şahin' benzetmesinde bulundu.İşte Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları:Bir insanın doğuştan ya da sonrada bedensel ruhsal yetenekleri kaybetmesi bir engele maruz kaldığının işaretidir. Engelli olmak yetersizlik olarak değerlendirilmemelidir. Kaldı ki engelli hakları engelli kardeşlerimizin engelsiz fertler gibi eşit haklara sahip olması için vardı. Bu pozitif ayrımcılık herkes tarafından kabul edilmelidir. 3 Aralık Dünya Engelliler günü hepimize fırsat verecektir. Vicdan muhasebesi yapmak için 3 Aralık dönüm noktasıdır. Engelli olmanın kayıp ve kusur olmadığını bıkmadan anlatmalıyız. Engelli vatandaşlarımızı hatırlamak için 3 Aralık’ı beklemek hakkaniyetli bir tutum değildir. Engelli olmayı dışlanmak ve ayrı tutulmak için bir bahane olarak görmek insanı olmayacağı gibi ahlakla da bağdaşmayacaktır.MHP Grup Başkanı Oktay Vural, eşi Tuba Vural’ın vefatının ardından ilk kez partisinin grup toplantısını yönetti.Engelli kardeşlerimizin yaşadıkları sorunlarının ailelerini yakınlarını etki altına alan geniş bir etki alanı olduğu bilinmektedir. Unutmayalım ki engelli olmak bir tercih ya da talep edilen bir durum değildir. Her insan bir yönüyle engelli adayıdır. Engelli arkadaşlarımıza verilen destek herkesin geleceğini de güvence altına almak demektir. Zihin yerine zihniyette engel yoksa ümitsizlik doğru olmayacaktır. Her çağda farklı tema ve tonlarda ortaya çıkan yoksulluk, eşitsizlik ve şiddet insanlığı meşgul etmiştir. Adaletin toplumsal kurumların ilk erdemi olduğu fikri ulaşmaya dayanmaktadır. Milliyetçiliğimizin ana sütunlarından birisi adalet, eşitlik ve millet sevgisiyle bir diğeri ise demokrasi ve insan haysiyetine duyduğumuz saygıdır.KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİKadın-erkek arasındaki eşitliğin asırlar önce Türk milletinde imrenecek seviyede olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün hasretini çektiğimiz ne varsa geçmişimize damga vurmuştur. Milletimiz Avrupa’da kadınların cadı avına tabi tutulup diri diri yakıldığı dönemlerde insan olmanın şerefini yaşıyordu. Türk kadını devlet yönetiyor, cephelerde mücadele veriyordu. Gerek dinimizin buyrukları, gerekse kültür mirasımız kadına saygı konusunda nasıl bir maziden geldiğimizi kanıtlamaktadır.Bugün gelişmiş ülke kategorisinde olan ülkelerin 1930’larda Cumhuriyet’in kadınlara verdiği seçme seçilme hakkını kadınlara çok gördüğü unutulmamalı. İşgal yıllarının en ızdıraplı günlerinden birinde İstanbul’da yapılan bir toplantıda ''Kim demiş bir kadın küçük şeydir, bir kadın belki de en yüksek şeydir'' sözleri bir kadına aittir.ERDOĞAN KADIN-ERKEK EŞİT DEĞİL DEDİ, HANIMEFENDİLER ALKIŞLADICumhurbaşkanı Erdoğan 24 Kasım günü hem de kadınların yüzüne baka baka ''Kadınla erkeği eşit duruma getiremezsiniz'' demiştir. Bizi üzen ise bu sözlerin sarf edildiği salonda bulunan hanımefendilerin Erdoğan’ın sözlerini alkışlamalarıdır.YA FITRATA, YA PARALELE ARACISIZ BAĞLANMAKTADIRBu anlayışa hanımefendilerin destek vermesi yürek yaralayan bir durumdur. Değer nedir bilmeyen, değerli olmayı tanımayan birisinin eş değerden ne anladığı muammadır. Devletin en tepesinde cinsiyetçi körlüğe sahip birinin bulunmasını talihsizliktir. Erdoğan 17-25 soygununu fıtratına uygun bulmuştur. Soma’da 301 madencinin kaybı işin fıtratıdır. Erdoğan sıkıştıkça ya fıtrata ya paralele ya başörtüsüne aracısız bağlanmaktadır. Nasılsa inanan çoktur. PKK ile pazarlık yapmak fıtrata ters değildir. Kaçak saray yaptırmak, bu sarayı millete yaptırıyorum derken komandolara teslim etmek fıtrata uygundur. Biz böyle fıtratı tanımayız, böyle bir fıtratın fitne olduğunu söylemekten de hicap duymayız.Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 80. yılında tüm kadınlarımıza sağlık, mutluluk içinde geçecek bir ömür diliyorum. 2014’ün bitişine sayılı günler kalmıştır. Siyasi ve ekonomik belirsizliklerle karamsar ve kayıp bir yıl olmuştur. Yapıcı çabalarımıza rağmen siyaset tıkanmış çözüm üretme kabiliyetinden uzaklaşmıştır. Bu yıl içinde 2 seçim yapılmasına rağmen siyasi ve toplumsal tansiyon normalleşememiştir. Toplumsal hoşgörü zehirlenmiştir. Adalete darbe vurulmuş rüşvet ve rüşvetçilere kol kanat gerilmiştir. Bunların yanında ekonomik tablo ise yıkımı işaret etmektedir. Villada para eritemeyen, gemi yüzdüren milyar dolarlar içinde yüzen evlatlar talihlidir de milletimizin milyonlarca gencinin cebinde 5 para yoktur.DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN...Türk milletinin geleneğinde emanete ihanet yoktur. Hediye almak sünnettir ancak rüşvet almanın cezası bellidir. Tuhafımıza giden başka bir konu ise eski bakanlarla ilgili yayın yasağı konulmasıdır. Başbakan'ın 'Bu gelişmelerden haberim yok' demesi kendisi ve üslubu kadar kara mizahtır. Başbakan Davutoğlu her fırsat ve zeminde doğan görünümlü şahin otomobil gibi ses çıkarmaktadır. Kendisi ses konu ve vücut dile kopyadır. Ezberlediği ifadeleri milletimize yedirmeye çalışmaktadır.PUTİN'İN TÜRKİYE ZİYARETİDün ülkemize gelen Putin’in doğalgazın satış fiyatında indirime gideceklerini açıklaması iyimser bir gelişme olsa da bunun neyin karşılığı olduğu ilerleyen günlerde görülecektir. Rusya’nın Türkiye’ye sattığı doğalgazda indirime gitmesi siyaset ve bölgesel gelişmelere endekslidir.Erdoğan hala Galaport ile uğraşmakta yargıyı suçlamakta Oferler'in eline bakmaktadır. Ya Galaport ihalesinde yüklü bir komisyon alınmış ya da Erdoğan bu ihale ile ilgili kişisel ya da ailesi için bir söz almıştır. Zira konuyla ilgili ses tonu başka türlü açıklanamaz.ÜLKEMİZ SICAK KARA PARANIN MAHKUMUYolsuzlukları kestik diyenler çalarken yakalanmış, hortumları kapattık diyenler hortum döşerken yakalanmıştır. Ülkemiz sıcak kara paranın mahkumu olmuştur. Erdoğan’ın hayırsever diye övdüğü sima kara paranın simgesi olmuştur.YENİ SARAYININ AÇILIŞINI PAPA İLE BİRLİKTE YAPTIİtibar için yapıldığı söylenen ve vatandaşlarımızın cebinden çıkan kaçak sarayı ve uçağı unutmayacaktır. Kimse Suriyeli mültecilere para harcayıp öğretmene çok gören vicdansızları unutmayacaktır. Katolik dünyasının Ruhani Lideri Papa’nın ziyareti değerlendirilmelidir. Yeni sarayının açılışını Papa ile birlikte yapan Erdoğan’ın günah çıkarmak için acele etmesinin göstergesidir. Kuşku yok ki sözde Ermeni soykırımı ile ilgili uydurmaların zirveye çıkacağının habercisidir. Papa adete bunun sinyalini vermiştir.Fener Rum Patriği’nin ekümenik sıfatını kullanması Lozan’a aykırıdır. Anadolu coğrafyası Türk milletinin son vatanıdır. Kilisede ayin yapmak isteyen varsa buyursun yapsın buna saygı duyarız. Fakat ezanı susturmayı aklından geçiren varsa yeni Kılıçarslanların nöbet beklediğini tarihi bir görev sayarım.haberler.com
Bartholomeos ve Papa'dan Ortak Bildiri
Fener Rum Patriği Bartholomeos ve Papa Franciscus İstanbul'da ortak bir bildiriye imza attı. Ziyaret İtalyan basınında da geniş yer aldı. Haber kapsamında yapılan yorumda, Papa'nın Patrik önünde eğilerek kendisini ve Roma Katolik Kilisesi'ni takdis etmesini istemesinin, bunun karşılığında Patrik Bartholomeos'un da Papa'yı takkesinden öpmesinin Papa-Patrik ilişkilerinde daha önce hiç görülmediği, 'buluş' olarak nitelenen iki hareketin kiliseler arasındaki üstünlük iddialarını da alt-üst eden bir jest olduğu ifade edildi.Patrikhane'de gerçekleşen imza töreninin ardından bildiri metni basına dağıtıldı. 'Ortak niyetleri ve kaygıları teyit' amacıyla kaleme alındığı belirtilen bildiride, başta Katolik ve Ortodokslar olmak üzere bütün Hristiyanların birliğine yönelik gayretlerini yoğunlaştırma yönündeki kararlılıkları ifade edildi.Irak, Suriye ve bütün Ortadoğu'daki bugünkü durumla ilgili ortak kaygılarının altı çizilen bildiride, 'Barış ve istikrar arzumuzda, çatışmaların diyalog ve uzlaşmayla çözülmesini teşvik irademizde birlik içindeyiz' denildi.'Halkların kaderiyle ilgili sorumluluk taşıyan herkesi, acı çeken topluluklar için gayretlerini derinleştirmeye ve Hristiyanlar dahil bölgedeki toplulukların anavatanlarında kalmalarına yardım etmeye çağırıyoruz' ifadeleri kullanılan bildiride, 'Hristiyanların olmadığı bir Ortadoğu'ya razı olamayız' görüşü dile getirildi.'Pek çok biraderimiz ve hemşiremiz baskıya maruz kaldı ve evlerini terk etmeye zorlandı. İnsan hayatının değerinin de kaybolduğu görülüyor, insanlar artık önemsenmiyor ve başka çıkarlara feda edilebiliyor. Trajiktir ki bu birçokları da buna aldırmıyor' ifadeleri kullanılan bildiride, 'Ortadoğu'da acı çekenlerin ve Hristiyanların korkunç durumu sadece bizden sürekli dua beklemiyor, aynı zamanda uluslararası toplumdan da uygun bir cevap bekliyor' denildi.Hristiyan-Müslüman diyaloguHristiyanların ve Müslümanların diyalog ve işbirliğinin gereğine de işaret edilen bildiride şunlar kaydedildi:'Dünyanın bugün karşı karşıya olduğu vahim sorunlar iyi niyet taşıyan bütün insanların dayanışmasını gerektiriyor, biz de İslam ile karşılıklı saygı ve dostluğa dayanan yapıcı bir diyaloğu teşvik etmenin önemini görüyoruz. Ortak değerlerden mülhem ve halis kardeşçe duygularla güçlendirilmiş olarak, Müslümanların ve Hristiyanların adalet, barış ve her insanın onuruna ve haklarına saygı gösterilmesi için birlikte çalışması gerekir. Bu, özellikle de yüzyıllarca barışçıl bir şekilde birlikte var oldukları ama şimdi savaşın dehşetini birlikte yaşadıkları bölgelerde özellikle böyledir.'Bildiride, 'Biz Hristiyan liderler olarak bütün dini liderlere dinler arası diyaloğu sürdürme, güçlendirme, insanlar ve halklar arasında bir barış ve dayanışma kültürü inşa etmek için her türlü gayreti gösterme çağrısında bulunuyoruz' denildi.Bildiride, Ukrayna'daki duruma da değinilerek, bu ülkedeki çatışmanın taraflarına diyalog ve uluslararası hukuka saygı çağrısı yapıldı.PAPA, NİJERYA'DAKİ CAMİ SALDIRISINI KINADI'..Şiddetin her türlüsüne göz yummak Tanrı karşısında çok ağır bir günahtır'Katolik aleminin ruhani lideri Papa Francesco, Fener Rum Patrikhanesi'nde katıldığı Aziz Andreas Yortusu ayininde yaptığı konuşmada, Nijerya'nın Kano kentindeki bir camiye düzenlenen saldırıya da değindi. Kurbanlarını derin bir üzüntüyle andığını söylediği saldırıyı kınayan, bunun insanlık dışı olduğunu söyleyen Papa, “Bir halkın huzurunu bozmak ve savunmasız, zayıf insanlara karşı şiddetin her türlüsüne göz yummak Tanrı karşısında çok ağır bir günahtır' ifadelerini kullandı.BU HİÇ OLMAMIŞTI, 'BULUŞ' DEDİLERKatolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus'un Türkiye ziyaretinin İstanbul ayağında yaptığı jestler, İtalyan basınında geniş yankı buldu.Ülkenin yüksek tirajlı gazetelerinden Corriere della Sera, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un Papa Franciscus'u takkesinden öptüğü tarihi anın fotoğrafına ilk sayfadan yer vererek 'Papa'dan Patriğe tarihi eğilme' başlığını attı.Haber kapsamında yapılan yorumda, Papa'nın Patrik önünde eğilerek kendisini ve Roma Katolik Kilisesi'ni takdis etmesini istemesinin, bunun karşılığında Patrik Bartholomeos'un da Papa'yı takkesinden öpmesinin Papa-Patrik ilişkilerinde daha önce hiç görülmediği, 'buluş' olarak nitelenen iki hareketin kiliseler arasındaki üstünlük iddialarını da alt-üst eden bir jest olduğu ifade edildi.La Repubblica gazetesi de Papa'nın önce Sultanahmet Camisi'nde ayakkabısız yürüdüğüne, ardından da Patrik Bartholomeos'un önünde eğilerek takdis edilmeyi istemesiyle iki tarihi hareket yaptığını yazdı. Gazete, Papa'yı yakından tanıyan Rahip Antonio Spadaro'nun 'Sürprizdi. Bebek gibiydi. Mistik bir hassasiyetin yaşandığı an oldu' yorumuna yer verdi.İSTANBUL'U 'FETHETTİ' DENİLDİLa Stampa gazetesi de birinci sayfasında, Patrik Bartholomeos'un Papa'yı takkesinden öptüğü anının fotoğrafını kullanarak 'Franciscus'tan Patrik önünde tarihi eğilme' başlığını attı.Gazetenin iç sayfalarındaki haberde, Papa'nın jestleriyle İstanbul'un kalbini fethettiği yorumu da yapıldı.Vatikan'a yakınlığıyla bilinen Avvenire gazetesi de Papa ile Patrik arasındaki tarihi jestlere manşetinden 'Birliğin hediyesi' başlığıyla verdi.Haberde, Papa Franciscus ve Patrik Bartholomeos arasındaki dünkü jestlerin, iki kilise arasında karşılıklı aforozun yaşandığı 1054 yılındaki bölünmeden sonra 1964'te Kudüs'te dönemin Papası 6. Paulus ve Patrik Athenagoras'ın ilk kez kucaklaşmasıyla açılan birliktelik yolunda atılan bir başka adım olduğu ifadeleri yer aldı.Vatikan gazetesi olarak bilinen L'Osservatore Romano da manşetinde Papa'nın inananları radikalizme karşı bir olmaya çağıran sözüne yer vererek fotoğraf olarak Papa Franciscus'un, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran ile Sultanahmet Camisi'nde ayakkabısız yürürken çekilmiş fotoğraf karesine yer verdi.Milliyet
Tarihin ve Kültürün Başkenti SELÇUK-EFES
Selçuk, Dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biridir.Antik Çağ'ın en önemli yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Selçuk’ta bulunan tarihi yapıların büyük bir bölümü ayaktadır.İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes,Küçük Menderes Nehri'nin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu’ya açılan büyük bir ticaret yolunun başında oluşu, gerek Antik Çağ'da, gerekse de Hıristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu, tarihe büyük bir kent olarak geçmesini sağlamıştır.Selçuk eski adıyla Ayasuluk,1304 yılında Aydınoğulları Beyliği'nin eline geçmiş ve 1426 yılında Osmanlı Devleti  topraklarına katılmıştır. 1914’de Ayasuluk olan adı Selçuk olarak değiştirilmiş ve Kurtuluş Savaşından sonra da Akıncılar adıyla anılan Selçuk 1957 yılında İzmir İline dahil edilmiş ve ilçe unvanını almıştır.
AP'nin Türkiye Raporunda 'Medya Özgürlüğü' Vurgusu
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) oylayacağı Türkiye hakkındaki yıllık olağan raporunda, özellikle medya özgürlüğüne dikkat çekiliyor.Raporda Ankara'ya, her yıl olduğu gibi bu yıl da demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti konularında yeterli ilerleme kaydedilmediği mesajı veriliyor. Medya özgürlüğüne geniş yer verilen raporda, Akkuyu nükleer santral projesinin durdurulması, sendikal hakların güvence altına alınması, iş kazaları hakkında saydam soruşturma yürütülmesi isteniyor. AP, Ankara’dan IŞİD’le mücadelede daha aktif rol almasını, Kıbrıs’tan asker çekmesini ve kapalı Maraş bölgesini BM’ye devretmesini de talep ediyor.Rapor, AP Türkiye raportörü, Hollandalı sosyal demokrat parlamenter Kati Piri tarafından kaleme alındı. AP’nın Dışişleri Komisyonu tarafından son şekli verilen karar tasarısı şeklindeki raporda, Türk hükümetinden basın özgürlüğünü “öncelikli” konu olarak ele alması isteniyor. Sosyal medya ve internet sitelerine mahkeme kararı olmaksızın getirilen yasaklamalar kınanıyor. Hükümetin ifade özgürlüğüne “kısıtlayıcı” yaklaşımı ve medya ve gazeteciler üzerindeki “baskılar” eleştiriliyor. Bu baskıların “genelleşmiş otosansür, korkutma, gazetecilerin işten çıkarılması veya yakalanmasıyla” sonuçlandığı kaydediliyor. Bazı gazeteci ve medya yöneticilerine yönelik 14 Aralık 2014 tarihinde gerçekleştirilen polis operasyonlarının da kınandığı taslak kararda, son dönemde basın ve düşünce özgürlüğü konularında alınan önlemlerin “AB’nin benimsemiş olduğu temel haklarla uyuşmadığı” görüşü dile getiriliyor.Barış sürecine destekÇözüm sürecine de değinilen raporda, “PKK ile müzakereler temelinde Kürt toplumuyla yürütülen barış sürecinin genel ve kalıcı biçimde sonuçlanması için Türk hükümeti ve diğer tarafların çabalarına” destek mesajı veriliyor. Kürt sorununa çözümün Türkiye’de demokrasi, barış, istikrar ve insan haklarına önemli katkı sağlayacağı kaydediliyor. Buna karşılık, PKK’nın AB’nin “terör örgütleri listesinde yer almaya devam ettiği” de not ediliyor.Raporda, her ne kadar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasıyla ilgili yasal düzenlemeden memnuniyet duyulduğu belirtilse de, Ankara’ya bir kez daha AİHM ve AİHM gibi Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışan Venedik Komisyonu’nun kararlarını “gerektiği gibi uygulama” çağrısında bulunuluyor. Avrupa standartlarında yeni bir Anayasa için Venedik Komisyonu ile ortak çalışılması isteniyor.Laiklik vurgusuRaporda laiklik vurgusu da yer alıyor. AB değerleri gereği, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulması ve herkesin yaşam biçimine saygı duyulması gerektiği not ediliyor. Cemevlerinin resmen dini ibadethane olarak kabullenilmesini isteyen AP, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, Ortodoks Patrikhanesi’ne “ekümenik” sıfatını kullanma izni verilmesi ve Mor Gabriel Manastırı’na ait toprakların iade edilmesi çağrısında bulunuyor.Soma ve Ermenek maden facialarının ardından AP raporunda bu yıl sendikal haklar ve çalışma koşulları konularına da daha geniş yer veriliyor. Türkiye’de iş kazalarında en tehlikeli sektörlerin maden ve inşaat olduğu kaydediliyor. Türk hükümetinden iş kazalarıyla ilgili soruşturmalarda saydamlığı güvence altına almasını isteyen AP, sendikal özgürlük, sosyal diyalog ve sosyal aktörlerin karar süreçlerine katılımının “çoğulcu ve refah bir toplumunun kalkınması için gerekli” olduğunu not ediyor. Türkiye’de çalışma hakları ve sendikal haklar alanlarında eksikler olduğuna gönderme yapılan taslak kararda, örgütlenme, toplu sözleşme ve özel sektör ve kamuda grev haklarıyla ilgili olarak AB müktesebatı ve Uluslararası Çalışma Örgütü normlarına uyulması gerektiği belirtiliyor. AB ile Türkiye arasındaki müzakerelerde bu konuyla ilgili 19 numaralı başlığın açılması destekleniyor.
IMDB'ye Göre Türk Sinema Tarihinin En İyi 40 Filmi
Herkese merhaba! Bugün sizler için harika bir liste hazırladık ve IMDB'ye göre en iyi Türk filmlerini bir araya getirdik. Listemizde yer alan filmler 5 bin oy ve üzeri olan filmlerdir. Listede neler yok ki, Hababam Sınıfı'ndan son dönem Türk sinemasına pek çok film listede yer alıyor. Bu en güzel Türk filmlerini izlerken çok keyifli vakitler geçireceksiniz. Aralarında tabii ki kült olmuş filmler de mevcut. Mutlaka izlenmesi gereken Türk filmleri listemiz sizlerle! Keyifli seyirler.