BMW’nin sportif orta boyutlu Coupe modeli 4 Serisi Coupe nihayet yollarda boy göstermeye başladı.Tasarımındaki küçük detaylarla BMW 3 Serisi model gamındaki kuzenlerinden bir hayli farklılaşan 4 Serisi Coupe, opsiyonel olarak sunulan tam LED farlar sayesinde bütün bakışları üzerine çeken bir yüze sahip. 4 Serisi Coupe, önceki model olan BMW 3 Serisi Coupe’den genişlik ve aks aralığı açısından gözle görülür şekilde daha geniş ve dinamik olarak uzatılmış coupe silueti yola daha yakın. Bu özelliği BMW’ye özgü kısa çıkıntıları, uzun motor bölmesi kapağı ve akan tavan çizgisiyle birlikte geriye çekilmişYolcu bölmesi ile beraber BMW 4 Serisi Coupe’ye kusursuz bir denge sunuyor. Otomobilin çarpıcı ön kısmı, çift böbrek ızgara, ikiz dairesel farlar ve ön difüzörde yer alan geniş hava girişleri gibi BMW’ye özgü tasarım özelikleriyle, BMW 3 Serisi ile arasındaki aile bağlarını sergiliyor.Araçta standart teknik özelliklere alternatif olarak üç donanım kombinasyonu ve bir M Sport paketi arasında tercih yapabilirsiniz. Sport Line, Modern Line ve Luxury Line paketleri otomobilin dış ve iç görünümünün görsel açıdan kişiselleştirilmesini sağlıyor.Yeni BMW 4 Serisi Coupe daha geniş bir aks aralığına, daha geniş bir tekerlek izine ve yerini aldığı BMW 3 Serisi Coupe’den daha yere yakın bir sürüş yüksekliğine sahip. Sonuç olarak BMW 4 Serisi Coupe, BMW ürün yelpazesindeki en sportif seri üretim otomobillerden biri olarak karşımıza çıkıyor.Spor iki kapılı model pazara sunumundan itibaren gücünü şu motorlardan alacak: BMW 435i Coupe modelinde altı silindirli sıralı benzinli motor, BMW 428i Coupe modelinde dört silindirli benzinli motor ve BMW 420d Coupe modeli için dört silindirli dizel motor.Tüm motorlar en yeni BMW TwinPower Turbo teknolojisini kullanıyor ve 184bg/135kW ila 306bg/225kW arasındaki geniş bir motor gücü aralığını kapsıyor.Motorlardan gelen güç, standart olarak altı ileri manuel şanzıman aracılığıyla arka tekerleklere iletiliyor. Aynı zamanda tüm motor modellerinde opsiyonel olarak, sürücüye manuel olarak ya da direksiyon üzerindeki vites kanatçıkları sayesinde vites değiştirmekolaylığı sunacak, sekiz ileri Spor otomatik şanzıman da yer alacak. Pazara sunumunda, opsiyonel olarak BMW xDrive akıllı dört çeker sistemi ile birlikte iki adet benzinli motor seçeneği de sunulacak.
Dokuz Eylül Üniversitesi Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Proje yürütücülüğünü üstlenen DEÜ Üniversite Sanayi Uygulama ve Araştırma Merkezi (DESUM) Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Bayram, törendeki konuşmasında, akademisyen, girişimci ve öğrencilerden oluşan Solaris'in, bugüne kadar ürettiği güneş arabalarıyla çeşitli yarışmalardan dereceler aldığını belirtti. Solaris'in ilk kez elektrikle çalışan araç tasarladığına değinen Bayram, 'İzmir Kalkınma Ajansı, projemizi destekledi. Üniversite tarihi için önemli olan projeyle farklı fakültelerden akademisyen ve öğrenciler bir araya geldi. DEMOBİL, güneşten elde ettiğimiz elektrik enerjisiyle şarj edilebiliyor. Burada fark yarattık. Bünyesinde kullanılacağı kampüste, şarj istasyonları olacak. Sonraki aşama, güneşten enerji üreten fotovoltaik hücre yapmak.' DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün de son yıllarda atılım içinde olduğunu ifade ettiği üniversite bünyesinde teknoloji geliştirme bölgesi kurduklarını anlatarak, 29 Ekim'de tamamen hizmete girecek DEÜ Biyomedikal Ar-Ge Merkezi'nin, Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Avrupa'nın en büyük gen merkezi olması için çalıştıklarını dile getirdi. Konuşmaların ardından DEMOBİL, katılımcılara gösterildi. DEMOBİL'in özellikleri Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli ve 2 kişilik elektrikle çalışan otomobili olduğu bildirilen DEMOBİL, saatte 80-100 kilometre hıza ulaşabiliyor. Dış gövdesi kompozit olan ve karbon fiberden üretilmesiyle çelik kullanılan araca göre ağırlığı 40-50 kilogram civarında azaltılan DEMOBİL'in ağırlığı 250 kilogram. Motor, pil kontrol sistemi, telemetri ve maksimum güç noktası takipçilerinin Solaris tarafından tasarlanıp üretildiği DEMOBİL'in menzili de ortalama 80 kilometre. Güneş enerjisiyle panellerden şarj edilmesi yaklaşık 2 saat süren DEMOBİL'in, şebeke elektriğiyle şarj edilmesi ise 4 saati buluyor. DEMOBİL'in 3 araç için yatırım maliyetinin 100 bin lira olduğu, bunun yerli kaynakların kullanımının artmasıyla daha da aşağıya çekilebileceği kaydedildi. Geçen hafta düzenlenen Bursa Bilim Şenliği'nde ilk kez görücüye çıkan otomobil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından kullanmıştı. Emre Umurbilir/AA
Geçtiğimiz günlerde geçmiş ve geleceği birleştiren oldukça etkileyici otomobil konseptleri yayınlandı. Atlanta'daki Yüksek Sanatlar Müzesi tarafından yayınlanan bu görüntüler, geçmiş ile geleceği birleştiriyor. İşte yayınlanan 13 muhteşem konsept otomobil;
Sürücüsüz otomobil testlerine uzun bir süredir devam eden Google, ilk etapta yeni aracını otoyollarda denemiş ve şehir içi trafiğin keşmekeşinden uzak durmuştu. 1.1 milyon kilometreyi aşkın bir mesafe boyunca sürücüsüz otomobilini test eden Google, bu süre içinde önemli aşamalar kaydetmeyi de başardı ve geçtiğimiz yıl içinde şehir içi trafik testlerine de başladı.Google’dan yapılan açıklamada şehirde yapılan 1 millik bir yolculuğun otoyolda yapılan 1 millik yolculuktan çok farklı olduğu; küçük bir alan içinde çok sayıda farklı nesnenin farklı prensipler çerçevesinde hareket ettiği belirtildi. Yazılımda gerçekleştirilen iyileştirme sayesinde sürücüsüz otomobilin aynı anda hareket eden farklı unsurların tespit edilebildiğini duyuran Google, sürücüsüz otomobilinin şehir içinde kullanacağı gelişmiş tespit sisteminin nasıl işlediğini gösteren bir videoyu da paylaştı.Google’dan yapılan açıklamada sürücüsüz otomobilin gelişimi açısından çözülmesi gereken çok sayıda problem olduğu ve önce Mountain View’da, daha sonra diğer şehirlerde sürücüsüz otomobile daha fazla sokak öğretileceği belirtildi.
Volvo, 2017 yılında kendi kendine gidebilen otomobillerin gerçek trafikteki testlerine başlayacağını açıkladı. İlk deneme İsveç'te gerçekleştirilecek. Uzun yıllardır başta Google olmak üzere birçok firmanın üzerinde çalıştığı otonom araçlar kullanıma sunuluyor. 4 yıl önce Çinli Geely'ye satılan İsveç markası Volvo'nun yaptığı açıklamaya göre 2017 yılında otonom araçlar trafiğe çıkacak. İsveç hükümeti ile görüşen ve bu araçlarla ilgili gerekli izinleri alan Volvo, ilk etapta kısa mesafeli denemeler yapacak. Popular Science'ın haberine göre firma ilk denemeleri İsveç'in Göteborg şehrinde 100 araç ile 45 km'lik bir güzergahta yapacak. 2017 yılında başlaması planlanan test sürüşlerinde Volvo tarafından geliştirilen Autopilot teknolojisi kullanılacak. Volvo'da teknik uzman olarak çalışan Erik Coelingh, geliştirdikleri sistemin araçları çizgide tutabildiğini, hız ve trafik adaptasyonu sağladığını ifade etti. Tamamen otonom sürüşte ise bunlara ek olarak araçların belli bir rotayı takip etmeleri sağlanacak. Volvo'nun Autopilot sistemi bir dizi radar, lazer ve kamera kombinasyonu ile aracın kendi kendine gitmesini sağlıyor. Bütün test araçlarında acil durumlarda uzaktan durdurma özelliği de bulunacak. Aracı kullanan sürücüler ellerini tamamen bırakıp araç içinde etrafı izleyebilecek. İlk değil Volvo, otonom araç geliştiren tek üretici değil. Aralarında Mercedes, Toyota ve Nissan gibi firmaların da bulunduğu üreticiler de bu alanda çalışmalar yapıyor. Google da ABD'nin California eyaletinde kendi geliştirdiği otonom araçlarını deneme izni aldı. Volvo, bu üreticilerden farklı olarak İsveç hükümeti ile anlaşma yaparak araçları gerçek hayatta test amaçlı da olsa kullanıma sunan ilk marka olacak. Kaynak: Popular Science
Dünyanın lüks otomobil üreticilerinden Mercedes, Çin'deki 66 bin 692 aracını geri çağırıyor. Çin Kalite Denetleme ve Karantina İdaresine göre, araçların çağrılma nedeninin arızalı arka lambalar olduğu belirtilirken, bu arızanın kaza riskini artırdığı kaydedildi.Geri çağırma işleminin Mercedes'in 2007-2011 arasındaki C-sınıfı araçlarını kapsadığı bildirildi. Şirket, arızalı parçaları ücretsiz değiştireceğini açıkladı.CNN Türk
BAE 'de üretilen bu canavar dünyanın en pahalı otomobili olma ünvanını almış bulunmaktadır. Sadece 7 tane üretilen araç araba aşıkları arasındaki rekabeti arttırıyor. Aracın fiyatı $3.4M
Arabalar sadece ayağımızı yerden kessin diye aldığımız binekler olmaktan öteler aslında. Kişiliğimizi yansıtırlar, kim olduğumuz hakkında mesajlar verirler. Bu mesajı alıp yorumlamak tabii bakan kişiye göre de değişebilir. Ortalama intibaları göz önünde bulundurarak bu listeyi hazırladık, bakın bakalım belki sizin aracınız vermek istediğiniz mesajın çok dışındadır;
Bir dönem ülkemizde en çok tercih edilen otomobiller arasında Kartal, Şahin, Doğan ve Serçe gibi modelleri gösterebiliriz. Özellikle Şahin'ler gençlerin ilgisini çekerken, Kartal'lar da geniş bagajları sayesinde iş ve aile arabası olarak kullanılırdı. Artık bu modeller üretilmiyor ve sıfırlarını bulmak da çok çok zor. Ancak sizin de gördüğünüz üzere bazen sürprizlerle karşılaşabiliyoruz. Fotoğrafta gördüğünüz araç, bir Kartal ve 1990 model. Fabrikadan çıktığı gibi sıfır durumda olduğu belirtilen otomobil, Sahibinden sitesinde 49.999 TL fiyat etiketiyle yeni alıcısını bekliyor. Maddi durumu iyi ve koleksiyona meraklı olan kişiler, büyük ihtimalle bu araca ilgi gösterecektir. Siz ne dersiniz?teknokulis
Üniversite öğrencileri yeni elektrikli araç yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi'nden 'Ae2 Project' ekibinin tasarladığı güneş enerjisi destekli elektrikli araç, 25 Nisan'da törenle tanıtılacak.Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğrencilerinin oluşurduğu 'Ae2 Project' ekibi, geliştirdikleri yeni güneş enerjili aracı tamamladı. YTÜ Davutpaşa Kampüsü'ndeki Otağ-ı Hümayun binasında tanıtımı yapılacak elektrikli araç daha sonra Hollanda'ya uğurlanacak. Araç Rotterdam'da 15-19 Mayıs arasında düzenlenecek Shell-Eco Marathon'da, 'Prototip, akü beslemeli elektrikli araç' kategorisinde ilk yarışına çıkacak. Daha önce 1 kwhk enerjiyle 437 kilometre yol gidebilen araç üreten Ae2 ekibi, yeni elektrikli araçlarıyla 700 kilometre yol kat etmeyi hedefliyor. Yakıt tüketimine büyük etkisi olan ağırlık ise bir öncekine göre üçte bir oranında düşürüldü.Yaklaşık bir yıllık bir çalışmanın ardından tamamlanan araçta, otomatik fren sistemi, araç içi kablosuz iletişim sistemi ve pit bölgesi ile aynı şekilde veri aktarımı sağlayan telemetri sistemi de yer alıyor. Avrupa çapında binlerce öğrencinin daha az enerjiyle daha fazla yol alan araçlar tasarlayıp ürettikleri ve yarışarak test ettikleri Shell Eco-Marathon'a bu yıl Türkiye'den 17 takım katılacak. Al Jazeera
KIA firması geçtiğimiz yıl Chicago Auto Show'da meraklılarıyla buluşturduğu Superman temalı araçlarından sonra diğer süper kahraman temalı araçlarını da tanıttı. Geçtiğimiz yıl Chicago Auto Show’da tanıtılan Superman temalı araçların büyük ilgi görmesinin üzerine DC Comics ile anlaşmasını genişleten KIA’nın yeni araçları da Optima, Sportage ve Soul modellerini kapsıyor. Superkarga
Özellikle erkeklerin rüyası olan Ford Mustang , Ford Falcon modelinden esinlenerek ilk kez bundan tam 50 yıl önce hayatımıza giriş yapmıştı. yılındaki New York Fuarında görücüye çıkan bu otomobil 1964 yılında başrolünde Sean Connery'in oynadığı James Bond Goldfinger (Altın Parmak) filminde boy göstererek ün kazanmıştı. Şimdi ise bu otomobilin 50. yıldönümü . İşte Ford da bu efsane otomobilin 50. yıldönümü için oldukça özel bir organizasyon hazırladı. ABD'li otomobil devi Ford, 1965 model Mustang markasının yeni modelini New York'taki Empire State binasında sergilemeye başladı. Tam olarak altı parçaya ayrılan araç, asansörle Empire State'in 86. katına çıkartıldı ve burada tekrar montajlandı. Zaten turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden birisi olan Empire State binası, bu organizasyon ile birlikte ziyaretçi akınına uğradı. Mustang'ın 50 yıl önceki modeli ile şu anki hali arasında büyük farklılıklar bulunuyor. Sadece model değil otomobilin fiyatı ve New York'un şu anki manzarası da 50 yıl öncesine göre oldukça değişmiş durumda.Teknokulis
Hollanda dünyanın ilk 'akıllı yol' projesini hayata geçirdi. Daily Telegraph’ın haberine göre, trafik kazalarının azaltılması ve enerji tasarrufu sağlanması amaçlanan uygulamaya göre, özel bir boyayla boyanan yol şeritlerinin gündüz depoladıkları ışık, gece 8 saate kadar yolu aydınlatabiliyor. Işığı karanlıkta yansıtarak parlatan şerit ve yol çizgileri, gece yolculuk yapanların sürüşlerini kolaylaştırıyor.Bu ay sonunda açılışı yapılacak olan yol havanın yağışlı olduğu zamanlarda da otomatik olarak kar veya yağmur işaretleri vererek sürücüleri uyarıyor. CNN TÜRK
‘Ayna’ların 103 yıllık hakimiyeti sarsılıyor. Elektrikli otomobil üreticisi Tesla ile ABD’deki otomotiv lobi grubu Otomobil Üreticileri İttifakı, otomobillerdeki yan aynaların kameralarla değiştirilmesi konusundaki girişimlerini artırdı. Bunun için Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi’ne bir dilekçe de veren ikili, yan aynaların 103 yıllık hakimiyetini tartışmalı hale getirdi. 1911 yılında ilk kez Amerikalı bir yarışçı tarafından kullanılan ve bu tarihten sonra motorlu araçların vazgeçilmez unsuru haline gelen aynaların kaldırılması ve bunların yerine yüksek çözünürlüklü kameralar yerleştirilmesi amacıyla 2012’den bu yana çalışmalar yürüten Tesla, “Model X” adını verdiği crossover konseptinde bunu kullanmış, ancak mevcut ürettiği modellerde standart aynalara yer vermeye devam etmişti. Volkswagen’in sınırlı sayıda üreteceği ve çok düşük yakıt tüketimiyle dikkat çeken XL-1’de de, yan aynalar yerine kameralar konulmuştu. VW’nin kamera sisteminde aracın arka bölümüne ait görüntüler, doğrudan kapıların içindeki ekranlardan izlenebiliyor. Yakıt tüketimini azaltacak iddiası Yan aynaların sadece kapılara monte edilebileceğini, bununla birlikte kameraların, aracın istenilen ve geniş görüş sağlayabilecek herhangi bir yerine konulabileceğine dikkat çeken Tesla, bununla birlikte kameraların daha küçük olması nedeniyle aracın aerodinamiğine olumlu katkı sağlayacağını savunuyor. Ancak gerek NHTSA gerekse de güvenlik uzmanları, “aynasız” araçların sürücüleri hata yapmaya zorlayabileceğini, nitekim tüm trafik eğitimlerinde “aynaların kontrol edilmesi” kuralının öğretildiğini, işe yaramaması durumunda pek çok şikayetin ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tip teknolojilerin sürücüler tarafından hızlı bir şekilde kullanılamadığını da savunuyor.veteknoloji
Türk motorsporlarının en başarılı ralli pilotlarından Volkan Işık, Türkiye'nin ilk özgün yarış otomobiline 3 sene önce imza attı. VOLKICAR adını taşıyan konsept yarış otomobili, tamamen Türk mühendisliğiyle tasarlanırken, geliştirme çalışmaları Volkan Işık ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. Volkan Işık, 2008 yılının Aralık ayında start verdiği VOLKICAR projesinde yola yeni nesil yarış otomobili üretmek için çıkmıştı ve bunu başardı. VOLKICAR'ı, fiyat, sürüş yetenekleri, seyir lezzeti ve kalite açısından dünyadaki örneklerini de göz önüne alarak geliştirdiğini söyleyen Işık benzerlerinden daha etkin,iyi ve başarılı bir yarış otomobili üretti. VOLKICAR, projesi ile yurt dışına da ihraç ediyor. İlk taslaklarından üretim aşamasına kadar yaklaşık 2 yıllık bir çalışmayla ortaya çıkarılan VOLKICAR'ın V1 Challenge isimli bir de şampiyonası var. VOLKICAR, Türkiye'de bir benzeri daha yapılmamış bir organizasyonda başrolü oynuyor. V1 Challenge organizasyonu hem kuralları hem de şehir merkezlerinde yapılıyor olmasıyla Türkiye motorsporları tarihinde yepyeni bir sayfa açtı. Üç senesini tamamlayan ve 2014'te yeni sezonuna başlayacak olan şampiyona motorsporlarına yeni bir yarış ruhu getirdi. Geliştirme aşamasında lastikler için Lassa, jantlar için de CMS'nin desteğini alan Volkan Işık Türk üreticilerle çalıştıVOLKICAR'ın şasisi tubular yapıya sahip. 42 mm ve 32 mm çelik çekme borudan imal edilen güvenlik kafesi, sürücünün güvenliğini en üst düzeyde tutuyor. Alt gövde ve üst gövdesi kompozit plastikten üretilen VOLKICAR'da küçük yapısına karşın yüksek performansı nedeniyle 115 HP gücündeki Yamaha motosiklet motoru tercih edildi. Automechanika istanbul fuarı katılımları ile ilgili Volkan Işık şunları söyledi: 'Türk üreticisi ile Türk yarış otomobilini buluşturmak bizim için önemliydi. Bölgedeki tüm otomotiv üretim ve onarım profesyonellerini bir araya getirirken bu fuarda yeni nesil bir anlayışla üretilen yarış otomobilimizle yer alıyoruz. Herkesi fuara stndımızı ziyaret etmeye bekliyoruz. ' VOLKICAR ile yapılacak showlar 4 gün boyunca fuar ziyaretçileri ile buluşacak. Automechanika İstanbul 10-13 Nisan tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre merkezi'nde gerçekleşecek ve Türkiye, Avrupa ve çevre ülkelerden 1.000'den fazla otomotiv firması 25.000 m² net alanda ürünlerini ve hizmetlerini sergileyecekler.teknolojioku
Araç sahibi olmak prestijinin yanı sıra hayatı kolaylaştırdığı düşünülen bir durum. Peki gerçekten öyle mi? Araç sahibi olduğumuz da sınıf atlayıp hayatı daha mı güzel yaşamaya başlıyoruz? İşte araç sahibi olmayı bir kere daha düşünmenizi sağlayacak bazı küçük ipuçları. Karar elbette yine sizin.
Otomobiller birçok insan için bir tutkudur. Bazen sadece bir motor sesi bile bu tür insanların yüreğinin farklı atmasına neden olmaya yeter. Ancak bazı otomobiller de var ki, bu tür otomobil sevdalılarını bile otomobillerden soğutabilir. Bu otomobilleri gördüğünüzde insan bu otomobili bir tasarımcı mı tasarladı acaba diye sormadan edemiyor. Üstelik bir tasarımcı tasarlasa bile bu kadar çirkin bir otomobile onun üstündeki yöneticiler nasıl izin verdi sorusu da ayrı bir konu. Bu konuda örnek verilebilecek birçok tasarım faciası mevcut. Ben bunlardan gözüme takılan 15 tanesini derledim. Birçok kişi de daha çirkin tasarımlar bulabilir. Ancak tüm bu listelerde değişmeyecek bir model var ki, o da Fiat Multiplia. Google’da “çirkin otomobil” diye hangi dilde aratırsanız aratın karşınıza çıkan bu otomobil, sektörün çirkin kralı.
Yeni Volkswagen Beetle, namı diğer kaplumbağa firmanın bu modelde piyasaya 1938’den bu yana sürdüğü tamamen yeni üçüncü versiyon. Yeni Beetle Golf Mk6 şasisinde temellendirilmiş. Her ne kadar olaya teknik açıdan yaklaşıldığında temel alınan Mk6 çok daha önde olsa da, Beetle her zaman kalbini mantığından önde tutanların otomobili olmuştur.Pek çoğunuzun hatırlayacağı gibi Volkswagen çok uzun yıllar sonra Beetle modelini tamamen yenilemiş ve 1998’de piyasaya sürmüştü. Dünya çapında bir milyondan fazla satılan yeni Beetle satış rakamları olarak tatminkâr sonuçlar elde etse de, ne kullananları, ne de firmayı tam olarak tatmin edemedi ve üretimine 2010 yılında son verildi. Ne yazık ki ilk girişim, tüm dünyadan otomobil tutkunlarının ortak rüyasını gerçekleştirmek yerine daha çok kadınlar tarafından tercih edilen küçük bir araba yaratmaktan öteye gidemedi. Buradan da anlıyoruz ki Volkswagen Beetle’a biraz peri tozu serpmek lazım. O sadece bir otomobil değil. Hiçbir zaman sadece bir otomobil olmadı.Bu jenerasyonun sonrasında ise Volkswagen pes etmek yerine efsanesini sürdürmek için inatla çabalamayı sürdürdü ve köklerini gelecek ve günümüzle birleştiren çok daha agresif, bir o kadar da duygusal bir tasarımla yollara geri döndü. Volkswagen Beetle artık yeniden gördüğünüzde sarılmak isteyeceğiniz, yoldayken şeklini ya da beygir gücünü düşünmeden gazına yüklenmekten kendinizi alamadığınız bir otomobil. Aranan Peri tozu bu kez bulunmuş görünüyorDış tasarıma bakılacak olursa, Beetle’ın büyüdüğünü ve daha net hatlarla köklerine selam çakarken, günümüz tasarım gerekliliklerini de unutmadığını görüyoruz. Tasarımda baştan bir yaratıma gidilemeyeceğinden Volkswagen mevcut tasarımı kusursuzlaştırma yoluna gitmiş. Bence başarmışlar da. Arabaya bindiğinize sizi uzun zamandır görmediğiniz kadar yüksek bir ön konsol ve nostaljik, aynı zamanda eşsiz torpido gözü karşılıyor.Test sırasında kullandığımız 1.4 litre TSi motor 160 ps güç üretiyordu. 1.2 TSi ve 1.6 TDi versiyonları da ülkemizde mevcut olan yeni Beetle’ın en ‘seksi’ motor seçeneği ise elbette test sırasında kullandığımız 1.4 litre TSI motorlu versiyon. 0-100 km hızlanması gerçekten de 8.3s olan bu motor sürüş esnasında en agresif taleplere bile sorunsuz cevap verirken, arabanın yapısal özellikleri nedeniyle de performansınızı olduğundan dahi fazla hissediyorsunuz. Sonuç? Sınırsız mutluluk.Volkswagen’in artık rüştünü çoktan ispat etmiş DSG otomatik şanzımanıyla vites geçişleri hem ruhlu, hem de sarsıntısız ve her zaman doğru devirlerde gerçekleşiyor. Arabanın ECO ve Sport modları arasındaki performans ve sürüş özellikleri ise çok belirgin. Her iki modda da ruh halinize göre çok keyif almanız mümkün. 1973 model bir Beetle ile uzun zaman geçirmiş bir eski Beetle sahibi olarak şunu söyleyebilirim ki Beetle her zaman bir parça agresif kullanımı ve yüksek devri seven bir arabadır. Yeni versiyonda bu özelliğin teknik olarak olmasa da hissiyat olarak genetiğine işlemesi beni ayrıca mutlu etti.Ülkemizde vergi sistemi yüzünden muhtemelen bulunmayan 2.0 litre TDI motor seçeneği yurtdışında bulunabilen yeni Beetle’ın mevcut 3 motor seçeneği ülke koşulları açısından her açıdan tatminkâr bir seçim aralığı sunuyor.Yakıt tüketimi noktasında da boş ağırlığı 1373 kg olan yeni Beetle’ımız oldukça tatminkârdı ve şahir içi-uzun yol ortalaması olarak 6.8 litre gibi bir ortalama değere rahatça ulaştık. Uzun yolda ise sakin tepkilerle yakıt tüketimini 5.5 litre gibi değerlerde tutmak mümkün fakat biraz çaba ve dikkat gerektiriyor.Sürüş özellikleri olarak her ne kadar temel alındığı Golf’ün konfor ve stabilitesinden uzak olsa da, Beetle otoban ve şehir yollarında alışılmış Volkswagen sürüş kalitesine sahip. Yine de bozuk yollar ve ani yön değişimlerinde biraz fazla hareketli ve aksiyona gebe.Direksiyonda ise yeni bir elektromekanik düzenleme söz konusu ve direksiyon oldukça ağır. Buna rağmen arabanın refleksleri oldukça hızlı ve çevik. Direksiyonun ağırlığı biraz suni, bu nedenle sportif bir his katıyor olsa da arabayla aranızdaki iletişimi biraz gölgeliyor gibi.Yeni jenerasyonda daha yüksek ve geniş lastik kullanımı yol tutuş ve viraj kabiliyetini de önceki versiyona göre ciddi oranda arttırmış durumda. Ön tarafta çok noktadan bağlantılı süspansiyon kullanılırken, arkada torsiyon çubuğu kullanılmış fakat açıkçası araba normal yol koşullarında biraz sert süspansiyonlara sahip olmasına rağmen kullanıcı ve yolcusunu rahatsız etmiyor. Her özelliğinde yarattığı mutluluk hissinin psikolojik etkisi de var.Kabinde ise harika bir direksiyon, basit bir vites kolu, etkileyici bir parlak kromvari plastik ön konsol sizi karşılıyor. Uzun zamandır bu kadar etkileyici ve mizanpajı başarılı bir ön konsol görmediğimi söylemeliyim. Ne Mini, ne de şimdiye kadar kullandığım başka bir otomobilin ön konsolu geçmişi günümüzle bu kadar iyi bağlayamamıştı diyebilirim rahatça.Önde oturanlar için mesafeler ve her şey gayet yolundayken, arkadakiler için aynı şeyi söylemek ise malesef biraz güç. Eğer 1.80 cm ve üzerinde kişiler öne oturuyorsa, arkadaki yolcuların iki büklüm olmaları kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.310 litrelik bagaj arabanın hedef kitlesi, kökleri ve boyutları gözlendiğinde yeterli. Her noktada köklere atıf yapmamız sebebi ise Beetle’ın bağımsız bir araba gibi düşünülmemesi gerektiğine inanmam. Sonuç olarak ‘retro’ bir arabayla karşı karşıyayız ve atasının prensiplerine yeni teknolojilere sahip olsa da bağlı kalmalı. Zira Beetle’ı seven milyonlarca insan onu sahip oldukları kadar, sahip olmadıklarıyla da sevdi. O ruhu yaşamak, birkaç bavulu evde bırakmaktan hala daha büyük önem taşıyor.Sonuç olarak yeni Volkswagen Beetle sahip olduğu tarih içerisindeki geçmişinden kopmamasına rağmen en kendine güvenli tasarım olarak ön plana çıkıyor. Şurası gerçek ki yeni Beetle önceki jenerasyondan çok daha fazla erkek kullanıcıyı da cezbedecek. Her eski Beetle sahibine tavsiyem ne yapın ne edin bu arabanın direksiyonuna birkez oturup eski günlerinizi hatırlayın. Sadece gaz pedalına eğilip baktığınızda bile, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.Teknik Özellikler:Motor:1390 cc, 4 silindir, 16v, TSi, 160 ps 5800 d/dak, 240 Nm 1550- 4100 d/dakPerformans :207 km/s Maksimum hız, 8.3 sn 0-100 km/s hızlanmaŞanzıman :7 ileri DSG, önden çekişOrtalama tüketim :6.2 lt/100 km, 143 g/km CO2Boş Ağırlık :1373 kgGüç/ağırlık oranı :Ton başına 114 bgBoyutlar U/G/Y :4278 / 1808/ 1486 mmFiyatı: 33.800 Euro + 909.50 TL