Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Erkek Stil İkonu
Kendileri sadece başarılı değil ayrıca tüm dünyanın takip ettiği en başarılı stil ikonları oldu. İşte tarihin siyah beyaz sayfalarından renkli sayfalarına yayılan en yakışıklı, en başarılı 10 erkek ve kendilerine özendiren stilleri!
4 Kasım 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Yaya Algılama Teknolojisi Kazaları Önleyecek
Otomobillerimiz giderek akıllanırken, insan müdahalesinin azaldığı bir ortamda kazaların da önüne geçmek mümkün hale geliyor.İki büyük otomobil üreticisi Ford ve Honda yaya algılama ve fren sistemleri üzerindeki çalışmalarını tamamladılar ve bu özelliğe sahip araçlarını yakında pazara çıkartıyorlar. Yeni otomobiller kişileri tespit ederek, sürücüyü uyarıyor ve çoğu zaman da fren yapmasına yardımcı olmak için radar ve kamera sistemlerini birleştiriyor. Böylece birlikte bu yaya güvenliği özelliklerine liderlik eden Lexus, Mercedes-Benz, Subaru ve Volvo’ya katılıyorlar.Çoğu sistem 15 ile 30 km/saat hızlarında mükemmel çalışıyor. Hızlar 50 km/saate yaklaştıkça algı için gerekli süre kısalıyor ancak en azından aracını hızını düşürmek mümkün oluyor. Böylece yayalara yüksek bir hız yerine daha düşük hızlarda çarparak hasarı en aza indirmek mümkün hale geliyor.Ford’un Teknolojisi: Pre-Collision Assist with Pedestrian DetectionFord’un sistemi Pre-Collision Assist with Pedestrian Detection (yaya algılamalı çarpışma öncesi destek) olarak adlandırılıyor. Radar ve optik (kamera) teknolojilerini birleştiren sistem diğer sistemler gibi öndeki araç ile mesafe hızla azaldığında uyarıyor ve sonra kazayı önlemek için ya hız kesiyor ya da fren yapıyor.Honda’nın Teknolojisi: Pedestrian Collision Mitigation Steering SystemHonda çatı terim “ Honda Sensin g” altında tanımladığı yayaların ve yakındaki araçların üstesinden güvenle gelecek bir sistem sunduğunu söylüyor. Yaya güvenliği sistemi Pedestrian Collision Mitigation Steering System (yaya çarpışması azaltma idare sistemi) olarak adlandırılıyor. Radyatör ızgarasında milimetre dalgalı bir radar ve ön camdaki bir video kamera aracın önündeki ve yanındaki yayaları sezebiliyor. Yoldaki yayaların normalden fazla yakınlaşması durumunda araç yayadan uzağa doğru yön değiştiriyor ve belli ki bunu yaparken gelen başka araç olup olmadığına dikkat ediyor.Yayaları korumak için diğer özelliklerRadarlar iyi görse ve optik kameralar da geceleri kısa mesafede yeterli performans sunsa da BMW ve Mercedes-Benz gibi otomobil üreticileri objelerin yaydığı ısıları yolun kızılötesi görünümüyle birleştiren kızılötesi gece görüş sistemlerinde uzmanlaşıyorlar. Bu BMW/Mercedes sistemleri çok ışınlı ve yönlendirilebilir farlarından birini çözerek yayanın ayağına tutup üç kere yakıp söndürebiliyor. Ayrıca geyik ve diğer büyük hayvanların üzerine ışık tutabiliyor. Amerika’da bu sistemler ABD güvenlik standartlarına uymak için basitleştirilmiş durumda.Yaya algılama nerede yetersiz kalıyor?Yaya algılama gündüzleri gece olduğundan daha iyi çalışır. Çarpışma önleyici sistemler (özellikle sadece optik olanlar) kar ve yağmurdan etkilenebilir. Otomobil üreticileri ayrıca yayaların kesinlikle çarpılmayacağı maksimum hız konusunda da emin değiller.Radar ve kamera teknolojileri üçüncü partiler tarafından üretildiği için 2 veya 3 yıla kadar tüm otomobil yapımcıları bir şekilde yaya algılama sistemi sunmaya başlayacaklar. Tüm araçlarda nasıl USB girişleri bir standart halini aldıysa bu tarz teknolojilerin de birer standarda dönüşmesi için önümüzde sadece bir kaç yıl bulunuyor.Özellikle elektrikli otomobillerin yaygınlaşmaya başladığı bir dönem içindeyiz. Bu tarz yenilikçi teknolojiler sayesinde otomotiv dünyası yeni bir çağın içine giriyor. Akıllı ve elektrikli otomobiller Türkiye’nin kaçırdığı otomotiv üretim trendlerini tekrardan yakalaması için bir fırsat oluşturuyor.TechInside
Ağaçlar Kesildi, Domuzlar Şehre İndi
Tarabya sahilinde kıyıda yüzen yaban domuzu çevredekiler tarafından denizden çıkarılarak belediye ekiplerine teslim edildi. Yaban domuzu Belgrad Ormanı’nda doğaya salındı.Hasan Yıldırım ’ın Doğan Haber Ajansı’ndaki haberine göre, Garipçe Köyü civarında ormandan denize düştüğü tahmin edilen yaban domuzu, akıntıyla birlikte sürüklenerek Tarabya açıklarına kadar geldi.Akşam saatlerinde Tarabya Otel’in önünde balık tutanlar, kıyıya çıkmaya çalışan domuzu görünce polise ve belediye ekiplerine haber verdi. Bu sırada, çevrede toplananlar ve polis ekipleri kıyıdaki domuzu kurtarmak için çalışmalara başladı. İp yardımıyla denizden çıkarılan domuz, ayakları bağlanarak bekletildi.Uzmanlar, 3. İstanbul'da çarpık ve yanlış yapılaşmanın, ekolojik sistemi bozduğunu belirterek, domuzun bu yüzden kaçtığını söyledi.Daha sonra gelen Sarıyer Belediyesi ekiplerine teslim edilen domuz, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin gözetiminde Belgrad Ormanı’nda doğaya salındı.
60 Yıl Sonra Yeniden Belirdi
Afganistan'da 60 yıldır görülmeyen sivri dişli misk geyiği, ülkenin kuzeydoğusunda yeniden tespit edildi. Afganistan'a özgü Kaşmir misk geyiğinin 1948 yılında yok olduğu sanılıyordu.Afganistan topraklarında en son 1948 yılında görülen misk geyiği, ülkenin kuzeydoğusunda yapılan keşif gezilerinde yeniden ortaya çıktı. Vahşi Doğayı Koruma Topluluğu (WSC), Kaşmir misk geyiğine ot ve dik kayalarlarla kaplı arazilerde en az beş defa rastlandığını açıkladı.Oryx dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, gözlemlerde en az bir dişi, bir yavru ve bir tane de tek başına dolaşan dişi geyik görüldü. Geyiklerin bulunduğu arazinin bol ardıç ağacı ve orman gülü ile dolu olduğu ifade edildi.Araştırmacılar, ürkekliğiyle bilinen geyiğin tespit edildikleri noktalarda uzun süre kalmadığını bu yüzden fotoğraflarının elde edilemediğini belirtti. Sivri dişleriyle dikkat çeken canlının Asya'da yaşadığı bilinen yedi türünden bir tanesi olan Kaşmir misk geyiğinin, 60 yıl önce yok olduğu sanılıyordu. Misk geyiği, yaşam alanlarının azalması ve kaçak avlanma nedeniyle bugün nesli tükenme tehdidi altında olan canlılardan bir tanesi.Yüzyıllardır parfüm ve koku yapmanın yanı sıra ilaç üretiminde de kullanılan misk geyikleri, karaborsada son derece yüksek bir değere alıcı buluyor. Canlının yarım kilodan az gelen derisi 40 bin dolar civarında satılabiliyor.WSC araştırmasında yer alan Peter Zahler, 'Misk geyiği Afganistan'ın yaşayan hazinelerinden bir tanesi... Kar leoparı gibi misk geyikleri de Afganistan'ın doğal miraslarından bir tanesi. Yakın zamanda şartların bu canlıları daha iyi korumak için gelişeceğini umuyoruz' dedi. Otçul olan canlının sadece erkeklerinde yer alan dişler, çiftleşme döneminde yapılan kavgalarda öne çıkıyor.Al Jazeera
Reklam
Mahkeme, Munzur Vadisi'ndeki HES Projelerini İptal Etti
Tunceli'de, Munzur Vadisi içinde yapılması planlanan 4 HES projesi, Ankara 3'üncü İdare Mahkemesi tarafından hukuka aykırı ve ÇED yeterliliği olmadığı gerekçesiyle iptal edildi.Tunceli ile Ovacık İlçesi arasında bulunan Munzur Vadisi Milli Parkı içinde yapılması planlanan 4 HES projesinin iptali için, kentte yaşayan 5 avukat ile 19 vatandaş, Ankara 3'üncü İdare Mahkemesi'ne başvurup projelerin iptal edilmesi için dava açtı.DHA'dan Ferit Demir 'in haberine göre, Mahkeme, Temmuz ayında Konaktepe 1, Konaktepe 1 ve Bozkaya Baraj ve HES projelerini hukuka aykırı ve ÇED yeterliliği olmadığı gerekçesiyle iptal etmişti. Son olarak mahkeme 31 Ekim günü yapılan duruşmada Munzur Vadisi'ndeki dördüncü proje olan Kaletepe HES projesini de iptal etti.'Munzur Vadisi'ne çivi bile çakılamaz'Munzur Vadisi üzerindeki 4 HES projesinin iptal edilmesi için mahkemeye başvuran avukatlardan Tunceli Barosu Başkanı Uğur Yeşiltepe, Özgür Ulaş Kaplan ve Haydar Çetinkaya ile birlikte basın toplantısı düzenledi.Avukat Kaplan, Munzur Vadisi'nde yapım aşamasına gelen 4 HES projesinin mahkemelerce iptal edilmesinin en büyük gerekçesinin geçmiş yıllarda baraj projesi hazırlanırken hukuksuz gerekçeler gösterilmesi ve ÇED muafiyeti olduğunu söyledi.Munzur Vadisi içindeki Milli Park sahası içinde kimsenin tek bir çivi bile çakamayacağını söyleyen Kaplan, 'Bundan böyle Munzur içersinde hiçbir baraj projesinin hayata geçirilmesi imkansız hale geldi. Devlet bir daha vadi içinde baraj projesi hayata geçirmek isterse bu tamamen hukuksuz ve kaçak bir çalışma olur ve buna da kimse müsaade edemez zaten' dedi.Sol
Formula 1’de 'Sanal Güvenlik Aracı' Devri
Güvenlik araçları bazen yarış pilotları için yarışın kendisi kadar tehlikeli olabiliyor – Formula 1 sürücüsü Jules Bianchi’nin yakın zamanda yaşadığı bir kaza buna bir örnek. Eğer US Grand Prix’inde “virtual safety car” denemesi başarılı olursa daha az tehlikede olabilecekler. Sarı bayraklar süresince yavaşlatmak için öncü araçlar yerine gösterge tabloları kullanılan sistemde pilotlar belli bir sınırın altında kalmaya teşvik ediliyor ve eğer bu sınırı aşarlarsa cezalandırılıyorlar. Bu hafta sonu sadece ısınma turlarında kullanılacak olan teknoloji başarılı olursa geniş çapta kullanılmaya da başlanacak.Ancak VSC’nin başarısı biraz zor gözüküyor ve pilotlar sistemin işi çok zorlaştırdığından, gözlerini yollarda tutmak yerine sürekli panelleri gözlemlemek zorunda kaldıklarından yakınıyorlar.
Reklam
Sevgilisi Tarafından Kandırılıp, Sürpriz Düğünle Evliliğe Sürüklenen Damat
etiket
Mayıs ayında sıradan bir Cumartesi. 21 yaşındaki Lenyenne Helen de Oliveira'nın erkek kardeşinin düğün günü!En azından Lenyenne'nin erkek arkadaşı, 26 yaşındaki Felipe Comparini Aragon öyle zannediyordu. Bilmediği şey aslında kendi düğününe katılacağıydı! Lenyenne kendi kurguladığı, damadın hiç bir haberinin olmadığı sürpriz düğünü şöyle anlatıyor; İlk başlarda Felipe için büyük sürpriz oldu, neredeyse kalp krizi geçirecekti ama sonradan o da bu müthiş sürprizin bir parçası olmaktan zevk aldı. Felipe de şöyle diyor; 'Benim için çok heyecanlı bir deneyimdi, bence bu aramızdaki aşkın bir ispatı'
Her Karadenizlide Mutlaka Bulunan 7 Ortak Özellik
En eğitimlisi, en moderni ya da en az Karadenizli olanı dahi 'da'yı mutlaka kullanır. 'Da' vazgeçilmez bir kelimedir, İstanbul Türkçesinde hiç bir kelime bunun karşılığını veremez. Var mı aramızda 'Anne bi çay koy daaaa' yı İstanbul Türkçesine çevirebilecek olan?
Reklam
Batman 74 Yaşında!
Fransız Colette, efsane kahraman Batman’in 74.yaşını, farklı tasarımcılarla iş birliği yaparak kutluyor. Hem de rüyamızı süsleyecek parçalarla! (Merak etmeyin, satın alabiliyoruz.) Berluti, Eugene Riconneaus, Eleven Paris, Yazbukey, New Era, kendi Batman ürününü tasarlayan modacılardan birkaçı. Ürünler arasındaysa, tişörtten papyona, saatten telefon kılıfına, bereden çeşit çeşit tişörtlere her şeyi bulmak mümkün.Yarasa Adam olarak da bilinen ve Bob Kane tarafından yaratılan karakterin, diğer birçok kahramanın aksine süper güçleri yok ama şimdi süper bir koleksiyonu var! Tim Burton’ın yönettiği ilk filmi sonrası bir seriye dönüşen ve izlenme rekorları kıran Batman’e özel hazırlanan koleksiyondan bizim favorimizse bu ayakkabılar. Topuklu olan Eugene Riconneaus, spor olansa Berluti imzası taşıyor.Elle
Erkeklerle Yatarak Tüm Ülkeyi Gezmeyi Planlayan Çılgın Genç Kız
Bilenler bilir; Couchsurfing güzel şeydir. Seyahat etmekte olduğunuz şehirlerde yaşayan insanlara ulaşıp, hiçbir ücret ödemeden onların misafiri olabilirsiniz. Peki insanlar bunu neden yapar? Kültürel değişim ve farklılıkları deneyimlemek adına tabi ki. Peki ya yatak-surfing nasıl bir mantığa dayanır?19 yaşındaki Çinli genç kız, Ju Peng, oldukça sıra dışı seyahat planını, bir sosyal ağ olan Weibo sitesi üzerinden herkesle paylaştı. Kızın planı şu şekilde: Çin topraklarında bir seyahate çıkacak ve tanımadığı insanların evlerinde kalacak. Fakat bu insanlara para ödemeyecek. İşin ilginç yanı da burada yatıyor; Ju Peng'in planı, insanlara olan borcunu onlarla seks yaparak ödemek.
Güzel Modeli Kızdıran Eşek Şakası
Brezilyalı model bikiniyle çıktığı televizyon programında sunucunun iltifatlarıyla onurlandırıldığını düşünürken, yapılan eşek şakasıyla 26 milyon televizyon seyircisinin önünde böyle rezil edildi. Zafira adlı modeli bikiniyle stüdyoya davet eden sunucu ve yanındakiler modele bir süre iltifat ettikten sonra bir podyum geçişi yapmasını istedi. Stüdyodakilerin hazırladığı oyundan habersiz olan model yürümeye başladığı anda altındaki zeminin çökmesiyle beraber kendisini suyun içinde buldu. İlk anda ne olduğunu anlayamayan genç model ayağa kalktıktan sonra öfkeyle stüdyoyu terk etti. Modelin şaka adı altında milyonlarca seyircinin önünde küçük düşürüldüğü an işte böyle görüntülendi.
Reklam
En Kapsamlı İklim Raporu Açıklandı: 'B Planı Diye Bir Şey Yok'
'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel' 30 bin sayfalık değerlendirme raporunu açıkladı. Panelin başkanı; 'İklim değişikliği insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye bir şey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.Yeryüzünde uzun ve kısa vadedeki iklim değişikliğinin nabzını ölçen ve Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel'in (IPCC), 2007 yılında sunduğu raporun ardından 5. Değerlendirme Raporu, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.Tivoli Kongre Merkezi'ndeki basın toplantısında konuşan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, bir süre önce Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile Grönland'a gittiğinde buzulların erimesini ve iklim değişikliği sonuçlarını burada bizzat gözlemlediğini söyledi.Ban, 'Bilim adamı değilim ama dünya genelinde seyahat ediyorum. Gittiğim yerlerde, Amazon havzasında da Grönland'da da iklim değişikliğinin etkilerini görebildim. Eğer hemen ve kararlı şekilde harekete geçersek yaşanılabilir bir dünya imkânımız var' dedi.'B Planı yok çünkü başka gezegenimiz yok'Nobel ödüllü IPCC Başkanı Pachauri ise sera gazlarının düşürülmesi konusunda politika yapıcıların bu raporun sonuçlarından faydalanacağını umduklarını söyledi. Pachauri, 'Küresel ısınma çok açık, refah seviyesi korunarak alınabilecek önlemler var. İklim değişikliği gıda üretimini etkileyecek ve insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye birşey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.'İklim değişikliği geri döndürülemez şekilde devam ediyor'Raporda, yaşanan iklim değişikliğinin artarak ve geri döndürülemez şekilde devam ettiği belirtilerek, etkiler ve değişimin yavaşlaması için yapılması gerekenler irdelendi.Raporda, gözlenen değişiklikler, nedenleri, gelecekteki iklim değişiklikleri ve etkileri, uyum için izlenecek yol ve sürdürülebilir kalkınma gibi konulara yer verilirken küresel ısınmadaki insan etkisinin açık ve net olduğu, insan kaynaklı sera gazları emisyonlarının tarihteki en yüksek seviyede olduğu vurgulandı.1950'den beri gözlenenlerin daha önce olmamış değişimler olduğu kaydedilen raporda, atmosfer ve okyanusların ısınmakta olduğu, kar yağışı ve buzul miktarının düştüğü ve deniz seviyesinin kayda değer şekilde yükseldiği belirtildi.İnsan kaynaklı sera gazları salımını, ekonomi ve nüfus yoğunluğundan kaynaklı olarak endüstri çağı öncesinden artmakta olduğu ancak şimdi hepsinden daha yüksek olduğu vurgulanan raporda, atmosferdeki karbondioksit, metan ve nitrikoksid birleşiminin 800 bin yılda yaşanmamış düzeyde olduğu kaydedildi.Gelecekteki risklerRaporda, süren sera gazları salımının iklimin tüm bileşenlerinde daha ileri düzeyde ısınma ve uzun süreli değişikliklere neden olacağı, geri dönüşü olmayan etkileri olacağı, iklim değişikliğini yavaşlatmak için gaz salınımlarının sürekli ve sağlam bir şekilde düşürülmesini gerektiğinin altı çizildi.900 bilimadamı çalıştıIPCC raporu dünyanın her tarafından 900 bilimadamının katılımıyla hazırlandığını kaydetti.Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) beş ila yedi yılda bir dünyanın iklim sisteminin geldiği durum ile ilgili değerlendirme raporları hazırlayarak duyuruyor. Bu raporlardan ilki 1990, ikincisi 1996, üçüncüsü 2001 ve dördüncüsü 2007 yılında yayınlandı.Kaynak: Anadolu Ajansı
Dikkat! Ev Yapımı Konservelerde Ölüm Riski
Prof. Dr. Pazır: 'Özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var' - 'Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum', evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor'Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerle evlerde yapılan konservelerin sağlık açısından risk taşıdığı, içinde çoğalan ve zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum' adlı mikroorganizmanın, öldürücü etki yapabildiği bildirildi.Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Meyve-Sebze İşleme ve Teknolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fikret Pazır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı kıyı kesimlerde az da olsa konserve yapımlarının sürdüğünü belirterek, ülkenin genelinde ise havaların soğumasıyla yaz aylarında kurulan ev konservelerinin açılmaya ve tüketilmeye başlandığını söyledi.Konserve yapımında hastalık yapıcı organizmaların mutlaka yok edilmesi gerektiğini ifade eden Pazır, bunun saklandığı koşullarda gıdanın bozulmaması ve kalitesinin korunması açısından da önem taşıdığını anlattı.Pazır, bunun için ürünün 100 derecenin üzerinde bir sıcaklıkta işleme tabi tutmak gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:'Konservelerde ayrıca ürünün asitlik durumu da var. Eğer ürün sebzeyse bunun Ph değeri 4,5 üzerindedir. Yani asitliği düşüktür. Bu durumda konservenin özel basınçlı sistemlerde sterilize edilmesi lazım. Ama görüyoruz ki, özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var. Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan clostridium botulinum, evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor.'Açık kazanda suyun kaynama sıcaklığının en fazla 100 dereceye ulaştığını vurgulayan Pazır, bu sıcaklıkta zehirlenmelere yol açan 'Clostridium botulinum'un istenilen ölçüde yok edilemeyeceğine dikkati çekti.Zehirlenmelerin bütün ev yapımı konservelerinde olabileceğini, bu riskin her zaman göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Pazır, 'Zaman zaman gazetelerde şu kadar kişi yedikleri ev yapımı konserveden öldü, bir aile yok oldu gibi haberler okuyoruz. Sanayide, fabrikalarda üretilen konservelerden bahsetmiyorum. Bu konservelerde risk yok denecek kadar az. Evde yapılan konserveler gerçekten ciddi risk taşıyor. Konserve yapacağız diye böyle bir risk almanın mantıklı olduğunu düşünmüyorum' dedi.Ev yapımı konservenin ekonomik değerinin çok olduğunu düşünmediğini dile getiren Pazır, düşük çaplı tasarruf için büyük risk alınmamasını istedi.Ailelere tasarruf için sebzeleri yaz aylarında kurutmalarını öneren Pazır, 'Karadeniz bölgesinde olduğu gibi bu sebzelerin turşusu yapılır, kış aylarında kavrulup tüketilebilir. Taze fasulye, patlıcan, bamya gibi sebzeler kurutulup tüketilirse sağlık açısından hiçbir risk taşımadığı gibi konserveye göre daha faydalı diye düşünüyorum. Çünkü ev konservesi yapımında kaynatma nedeniyle sebzelerde vitamin ve mineral kayıpları fazla oluyor' diye konuştu.Pazır, meyve konservelerinin asitliğinin yüksek olması nedeniyle aynı riskin oluşmayacağını vurgulayarak, kış aylarında ev yapımı sebze konservelerinin tüketilmemesini istedi.Milliyet
Reklam
3 - 9  Kasım  2014 Haftalık Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
3 Kasım 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Zehirli Gaz Yoğunluğu 800 Bin Yılın En Üst Seviyesinde
Uzmanlara göre, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve küresel ısınmayla mücadele için zaman daralıyor. BM uzmanları açıkladıkları raporda siyasetçileri olası tehlikelere karşı uyardı.Birleşmiş Milletler'e bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), iklim değişikliği ile ilgili hazırladığı beşinci raporun final bölümünü uluslararası kamuoyuna sundu. Politikacıların bir an önce harekete geçmesini isteyen IPCC, sera gazı emisyonlarının 2050 yılına kadar yarıya indirilmesi uyarısında bulundu.Raporu Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da dünya kamuoyuna tanıtan IPCC Başkanı Rajendra Pachauri, iklim değişikliğine karşı daha hızlı hareket edilmesi gerektiği uyarısında bulunarak 'Emisyonları etkin bir şekilde azaltmamız gerektiğini biliyoruz' diye konuştu. Pachuri, bilim dünyasının bu konuda artık bayrağı siyasi karar vericilere teslim ettiğini söyledi.En yüksek seviyesindeIPCC'nin raporunda, atmosferdeki zararlı gaz yoğunluğunun 800 bin yıldan bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Raporu hazırlayan Uzmanlar Kurulu'nun verilerine göre, 1880 ve 2012 yılları arasında üst yüzey sıcaklığı 0,85 derece, deniz seviyesi de 1901 ve 2010 yılları arasında 19 santimetre yükseldi.Bilimsel verilerin küresel ısınmayı açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten IPCC Başkanı, küresel ısınmayı iki santigratın altında tutabilmek için çok az zaman kaldığını söyledi.Raporda karbondioksit gibi iklime zararlı gazların azaltılmaması halinde fırtına, sıcak hava dalgaları ya da su baskınları gibi aşırı hava olaylarına yol açan ısınmanın 4 santigrata kadar varabileceği belirtiliyor. Bu nedenle de 2050 yılına kadar küresel ısınmanın yüzde 40 ila 70 oranında azaltılmasının, 2100 yılına kadar da sıfırlanmasının gerektiği vurgulanıyor.Petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil enerji kaynaklarının yerine de rüzgar, güneş ve su gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi istenen raporda ayrıca enerji tüketiminin azaltılmasının önemine de işaret ediliyor.Raporu hazırlayan IPCC bünyesindeki Uzmanlar Kurulu'nda 195 ülkenin temsilcileri yer alıyor. Rapor, üç ayrı bölüm halinde 2013 yılının eylül ayından beri açıklanıyor.Ban'dan çağrıBM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da raporun final bölümünün açıklanmasının ardından küresel ısınma ile mücadelenin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Dünyanın felaketlerden korunabilmesi için derhal ve etkili bir şekilde çaba gösterilmesi gerektiğini belirten Ban, enerji tasarrufu ile herkesin bu mücadeleye katkıda bulunabileceğini kaydetti.Deutsche Welle
Tarihteki En İlginç 5 Seks Ritüeli
Cinsellik dünyanın büyük bir çoğunluğu tarafından hala aşılamaz bir tabu olarak kabul edilse de, dünyada cinselliğin hayatın bir parçası olarak kabul gördüğü birçok zaman dilimi ve topluluk mevcut.
Reklam