Salih Uçan: "Roma'ya 11 Milyon Euro'yu Ödettirmek İstiyorum"
Fenerbahçe'nin Roma ile oynadığı maçta Salih Uçan’ı görenler gözlerine inanamadı. Bizim cılız Salih, kısa bir sürede NBA pivotları gibi kas yapmıştı. Salih, FourFourTwo’dan Hilal Gülyurt’a verdiği röportajda kaslarıyla ilgili ipuçları verirken, Türkiye ile İtalya arasındaki antrenman farkını da gözler önüne serdi. İşte Salih Uçan’ın doyumsuz röportajı:,Roma’ya transfer olacağını öğrendiğin anda ne yaptın? Kulüple ilgili, Roma’yla ilgili neleri araştırdın?Çizmeyi biliyordum! İtalya deyince aklıma ilk gelen şey oydu. Bir de gelmeden önce Emre Belözoğlu’nun başını çok ağrıttım. Her konuda ondan tavsiye almaya çalıştım. Bana “Onlardan biri gibi ol, onlardan biri gibi yaşa; onları iyi izle, neler yaptıklarına bak ve yap” dedi.İtalyanlarla ilgili neler düşünüyorsun? Türkleri Avrupa’da en çok İspanyollara ve İtalyanlara benzetirler. Sence de öyle mi?Çok sıcakkanlılar. Beni İtalyan sanıyorlar, ne dediklerini anlamadığımı görünce biraz şaşırıp yine İtalyanca konuşmaya devam ediyorlar! Yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Hepsini çok sevdim. Sokakta benimle fotoğraf çektirmek istediklerinde çok yaklaşmıyorlar, uzun uzun rica ediyorlar. Roma taraftarları da takımına çok bağlı, Türkiye’deki koyu taraftarlardan hiçbir farkları yok.Seni hemen tanıdılar mı?Evet, saçlarım sağ olsun!Kulübe geldiğinde sorduğun ilk sorular ne olmuştu? Hangi futbolcularla iyi anlaşıyorsun?Yurt dışında oynamayı hep merak ederdim. Avrupa’ya gençken transfer olan nadir futbolculardan biri oldum. Heyecanlıydım, ilk antrenmanımı bekliyordum. Takım arkadaşlarımı gördüm, Totti’yi gördüm. En çok onu merak ediyordum. Nasıl biri, nasıl görünüyor, bana nasıl davranacak… İlk antrenmandan önce tanıştım, hepsi çok eğlenceli, güler yüzlü insanlar. Pjanic ve Urby Emanuelson’la aram çok iyi.Dil konusunda sorun yaşıyor musun?İlk antrenmanda hocamız sadece İtalyanca konuşuyordu, tercümanım daha gelmemişti. Ben de anlamadığım için üzülüyordum. Sonra Urby yanıma geldi, bana İngilizce çeviri yaptı. Çok rahatlamıştım.Totti’den neler öğrenmek istiyorsun?Beni gözlemlemesini isteyeceğim. 20 yıldan fazla zamandır burada, ben de iki sene burada kalacağım. İki sene sonunda Roma’ya 11 milyon euro ödettirmek istiyorum. Maçlarda daha hızlı mı oynamalıyım, nerelere koşu yapmalıyım… Hepsini soracağım daha.Takımın yaş ortalamasının düşük olması, yaşına yakın çok oyuncunun olması seni rahatlattı mı?Tabii ki. Kafa dengi çok insan var. 22 yaşın altında sekiz, 24 yaşın altında beş futbolcu kadroda. Takım genç. Gençler birbirini anlar.Onlarla konuşabileceğiniz ortak konularınız var mı? Ortak müzikler, filmler…Daha çok bulamadık.Sana neler soruyorlar?Hepsi İstanbul’u biliyor. Çoğu gitmiş, beğenmiş. Türk kızlarını soruyorlar en çok, güzel olup olmadığınızı soruyorlar! Türk yemeklerini soruyorlar bir de. Mesela bizim ikinci kaleci benden baklava istedi. Fenerbahçe’yle oynayacağımız hazırlık maçından önce Alper Potuk’u aradım. O da gelirken yanında kocaman bir tepsi baklava getirdi. Aziz Yıldırım onu kucağında baklava tepsisiyle görünce kızmış. O da “Salih’e götürüyorum” demiş. Başkan maçtan önce yanıma gelip “Bu ne oğlum? Burada aklına baklava mı geliyor? Yapma böyle şeyler!” dedi.Yanına gelenlerden kendin için ne istiyorsun?Sağ olsun herkes soruyor ama aklıma bir şey gelmiyor. Annemle babam da yanıma gelecek zaten, şimdi onu ayarlamaya çalışıyorum. Şu anda turist olarak sadece 30 günlüğüne gelebiliyorlar. Sezon sonuna doğru üç ay yanımda kalacaklar.Kendini güçlendirmek için neler yapıyorsun?Fiziğim ince ama güçsüz bir oyuncu değilim. Sadece iskeletim, kemiklerim ince. Bunu da geliştiriyorum zaten. Burada çok fazla hoca var, sahada altı hoca oluyor. Onlar içeri girmeden fitness’a gidiyoruz, altı hoca da orada oluyor. Her gün herkesle tek tek ilgileniyorlar. Biri geliyor bileklerime çalışıyoruz, biri geliyor üst çalışıyoruz; sadece karın kası yaptıran bir hoca var mesela. Ben de şaşırdım. Farklı aletler var bir de. Artık ne işe yaradıklarını anlıyorum.Kurcalaya kurcalaya çözdün herhalde…Aynen! Mesela BucaGenç Akademi Türkiye’nin en iyi altyapılarından biriydi ama Fenerbahçe’deki aletler orada yoktu. Burada gördüklerim de Fenerbahçe’de yoktu.Hocaların seninle ilgilenirken en çok hangi konu üzerinde duruyorlar?Genel. “Salih senin bacakların çok kuvvetsiz, gel seninle bacak çalışalım” diye bir şey olmadı. Bacak, kalça, kol kası, göğüs kası… Ne ararsan!Sahada senden özel olarak istedikleri bir şeyler yok mu?Antrenmanlar zaten çok fena! Mesela Türkiye’de bir maçı kazanmışsan bir gün sonra eğlence antrenmanı olur, biraz lay lay lom’dur. Neşeli, hafif bir idman olur. Burada da öyle bir idman oluyor ama tempo o kadar yüksek ki! Koşu, koşu, koşu, pas, kuvvet, pas!Antrenman bittikten sonra “Bu neydi ya!” dediğin oldu mu hiç?Oldu. Inter maçından önce bir idman yaptık, söyleseler inanmazdım. Deli gibi koştuk. Herkes çok yoruldu, ben bittim! Düdüğü bekliyorum artık. Düdük çalınca otobüse bindik, otele gideceğiz sanıyorum. Bir baktım otobüsü fitness’ın önüne çektiler! Kimsenin yürümeye bile mecali kalmamış. Yine yıkılmadım ama basit hareketler yaparız diye bekliyorum. Bize bir antrenman yaptırdılar görmeni isterdim! Kocaman boks çuvalları var ya hani. Onlardan 10 tane yan yana, hepsine var güçleriyle vuruyorlar, sen de koşarak gelip omzunla vuruyorsun ama o kadar kuvvetli bir şey ki o. Hepsine sırayla vurmazsan çuval gelip sana vuruyor!Daha önce Avrupa’da oynayan Türk futbolcular hep özgürlükleriyle mutlu olduklarını anlatıyorlar. Sanki Türkiye’de cam bir fanusun içinde yaşıyormuşsunuz da Avrupa’da ondan kurtuluyormuşsunuz gibi. Sen de bunu hissettin mi?Tabii ki. Türkiye’de kulüplerden sürekli uyarılar alırsın: Çok fazla gezme, çok fazla konuşma, çok fazla görünme, kaybol! Burada bir hoca geldi yanıma, “Evini tuttun mu, bahçıvanın var mı, evini kim temizleyecek, araban var mı, arabanı kendin mi kullanacaksın, nerede yemek yiyeceksin, arkadaşlarınla nerede dans edeceksin, eğlenmek için nerelere gideceksin, Roma’da nereleri görmek istiyorsun…” gibi 40 tane soru sordu, notlar aldı ve “Bunların hepsinde sana yardımcı olacağım” dedi. Gözlerim kocaman oldu, şöyle bir nefes aldım. “Yeni bir dünyadayım artık” dedim. Bunun karşılığında benden istedikleri tek şey var diye düşündüm. Kendimi borçlu hissediyorum. Transferimle bu borcu ödeyeceğim.Seninle BucaGenç Akademi’de konuştuğumuzda “Avrupa’da oynamayı hak etmeye çalışıyorum. Tek hayalim bu” demiştin. Futbola dair hayal kurmaya ne zaman başladın?Futbola okulla birlikte başlamıştım ama ondan önce de dört yaşımdan itibaren sokakta futbol oynamaya başlamıştım. Bugün gibi hatırlıyorum, bütün komşuların kapısını tek tek çalıyordum, “Şu abi okuldan geldi mi?”, “Bu abi evde mi?” diyordum.Sana “Git buradan! Bizim çocuğu da ayartıyorsun, ders çalışacak o” diyenler oluyor muydu?Bir tane sinsi bir teyze vardı, beni bazen kovalıyordu. Babamın kafasını da futbol, futbol diye şişiriyordum. O da beni okula başladığım yaz Marmarisspor’un spor okuluna götürdü. 9 yaşımda lisansım çıktı. Mahalleden adam toplamama gerek kalmadı. Her gece yatmadan önce dua ediyordum, “Allah’ım inşallah büyük kulüplerde oynarım, inşallah sponsorlarım olur, inşallah yıldız bir oyuncu olurum” diyordum. 9 yaşımdaydım o zaman. Her gece aynı dua!Marmaris gibi bir ilçeden çıkarak bunu nasıl yapmayı düşünüyordun?Marmaris’in tatil yerlerini, sahillerini düşünmezsen şehir merkezi gerçekten çok küçük. En fazla 25 bin kişilik nüfusu vardır. Özellikle kışın insanlar çekilince daha da küçükmüş gibi olur. Ben Marmarisspor’da oynamaya başladığımda takım 2 Lig B Kategorisi’ndeydi. “Marmaris’ten kim çıktı da büyük takımlarda oynadı?” diye sorsalar bir şey söyleyemiyordun.Sen nasıl çıktın peki?10 yaşımdayken Marmaris’te Geleceğin Yıldızları turnuvası oldu. Fenerbahçe, Beşiktaş, Gençlerbirliği, Bursaspor gibi takımlar geliyordu. Ben de orada oynuyordum. Fenerbahçeli, Beşiktaşlı futbolculara bakıp “Keşke ben de İstanbul’da doğsaydım da ben de onların arasında olsaydım; o zaman büyük bir futbolcu olmam kolay olurdu” diyordum. Marmaris’ten İstanbul’a gitmek çok uçuk geliyordu bana. Bir gün Marmarisspor’da antrenman yaparken antrenörümüz gelip, “Can arkadaşınız milli takıma seçildi” dedi. O kadar garip gelmişti ki bana, uzaya çıkacaklar gibi bir şey düşünmüştüm! Ondan daha ötesi yok! O zaman13 yaşımdaydım. Marmaris’ten milli takımla kim bilir nerelere gidecekler diyordum. Bizim takım tur atlasa ancak Aydın’a gidiyordu! Bütün Marmaris bölgesi kaptanlık yaptığım için beni tanıyordu ama milli takıma filan seçilmemiştim.Şansın ne zaman döndü? Aydın’dan ötesini görmek için ilk fırsatın ne oldu?Uşak’a gitmiştik bir turnuva için, Bucaspor beni orada görüp beğenmişti. Şimdi çocukluk arkadaşlarımla konuşuyoruz, gülüyoruz. Eskileri hatırlıyoruz bazen. Teneffüslerde beton bahçede maç yapardık, oradan çıkıp Marmarisspor’a giderdik. Bizden yaşça büyükler benim için hep “Bu çocuk çok iyi” derdi.Ama “Avrupa’da futbol oynayacak kadar iyi” demiyorlardır herhalde…Onlar o kadarını düşünmüyorlardı ama ben düşünüyorum. Kendime güveniyordum.Güven konusunun senin için çok önemli olduğunu biliyorum. Kendine güvenilmediğini hissettiğin anda tepki gösterebiliyorsun. Burada durum nasıl?Burada başından itibaren bana güvenildiğini hissettim. Geçen sene Fenerbahçe’de doğru düzgün oynamadım, ilk 11’e girdiğimde sezonun 28’inci haftası oynanıyordu. Oynadığım maçlarda da en fazla 50 dakika oynadım. 17-18 maçta oynadım ama çok kötü bir sezon geçti diyemem. Oynadığım maçların çoğunda asist yaparak, pozisyon yaratarak kendimi hissettirmiştim. AS Roma’nın sportif direktörü Walter Sabatini o dönem çılgın gibi beni istemeye başladı. Devre arasında istediler, kulüp 10 milyon euro istedi, “Hemen veriyoruz” dediler, sonra başkan “Biz şampiyon olmak istiyoruz, bu kulüpten kimse bir yere gidemez” dedi. Lig bittiğinde de 15 milyon euro istediler, Roma yine de benden vazgeçmedi.Pazarlıklar sürerken olmayacağından korktun mu?Birkaç kere tereddüttüm olmuştu ama çok isteyince gerçek oluyor.Bundan sonrası için neyi çok istiyorsun? Roma’da her gece uyurken ne için dua ediyorsun?Roma benim için yeni bir başlangıç, yeni bir dil, yeni bir şehir, yeni bir hayat… Fenerbahçe’ye ilk geldiğim sezonda, 18 yaşımdayken Aykut hoca beni iki maçta oynattı. Zaten Fenerbahçe tarihinde öyle bir şey çok yoktu. Yine de formayı çekip çıkarmıştım, yoksa hiç oynamayabilirdim. Burada da şimdi benim mevkiimde çok iyi oyuncular var. Onların arasından kendimi, kuvvetimi, aklımı gösterip formayı almak istiyorum. İki senenin sonunda değil, belki de bu senenin sonunda Roma’ya anlaşmamızda yazan 11 milyon euro’yu ödetmek istiyorum. En büyük hedefim bu.Şunu yapmasaydım hayallerim gerçekleşmezdi diyebileceğin ne var?Bucaspor’da U-15’te oynadım, U-16’ya çıktığımda kendimi biraz daha üst seviyede görüyordum. U-16’da oynarken U-18’in antrenmanını izliyordum. O günü hiç unutmam: Yan sahamızda U-18 takımı antrenman yapıyor, bizim antrenman da o sırada devam ediyor. Bizimkiler çalışırken ben tellerin yanına gittim, ellerimle telleri tutup kafamı tellere dayadım, diğer tarafı izliyorum. Bizim takımın antrenörü beni görünce çok kızdı “Ne yapıyorsun!” dedi. Sonra da “Orada mı oynamak istiyorsun sen?” dedi. “Evet, orada oynamak istiyorum” dedim. “Tamam, şimdi antrenmanına dön, konuşacağım bunu” dedi. Genel koordinatör Zafer Bilgetay’la konuştu, o da sağ olsun beni gönderdi.Onların arasında nasıl oldun?Bir kademe atlamış oldum. O takımla birlikte bir turnuva için Antalya’ya gittiğimizde ilk 11’de takımın kaptanıydım. Türkiye 3’üncüsü olduk, ben de özel olarak Fair Play ödülü aldım. Oradan dönüp A2’de oynamaya başladığımda Bucaspor Süper Lig’e çıkmıştı. Takımın başına Bülent Uygun gelmişti, A2’yle A takım arasında bir maç yaptırdı. O maç sırasında ben U-17 milli takımıyla İzlanda’ya gitmiştim. Belki de o maçta olsam Bucaspor’la birlikte Süper Lig’de oynayacaktım. Tam buna üzülürken 8’inci haftada Bülent Uygun’un yerine Samet Aybaba geldi. Yani hayatta hep benim için şanslar oldu.Samet Aybaba seni nasıl gördü? Maçlarınızı izler miydi?Kendisi izlemezdi ama bizim Bursa’daki bir maçımıza yardımcısını göndermişti. Ben de o gün Bursa’da bir top oynadım, herkes çok beğendi. Gol de atmıştım. Maç daha bitmeden Samet hocayı arayıp “Salih diye çok yetenekli bir çocuk var” demişler. Benim haberim yoktu bunlardan. Döner dönmez Samet hoca beni A takıma aldı. Mutluluktan uçuyordum!Daha Bucaspor’dan ayrılmadan yurt dışından transfer teklifleri almaya başlamıştın. O zaman neden gitmedin?Bucaspor’da oynarken beni Rubin Kazan istemişti. Scout’ları beni izlemek için milli maçlarımızdan birine gelmişti. Maçtan sonra Tomas yanıma gelip, “Sen nasıl istiyorsan öyle olacak” demişti. “İstersen bizimle anlaştıktan sonra Bucaspor’da bir sene daha devam et, istersen hemen gel” demişti. Sonra Eskişehirspor istemişti, Ersun Yanal hocaydı, Trabzonspor ve Fenerbahçe istemişti. Bütün teklifler geldiğinde fikrimi sordular ve ben çok net bir şekilde “Fenerbahçe’yi istiyorum dedim. O zaman Fenerbahçe’de hemen yapamam, Eskişehir’e gideyim diyebilirdim, doğrudan yurt dışına çıkmak için Rubin Kazan’da diretebilirdim, yapmadım.Neden?Aykut Kocaman’a güvendim, inandım. O da hiçbir zaman beni zor durumda bırakmadı.Buradaki hocan senden neler istedi?Birebir oturup konuştuk ama bana hiç “Sen şöyle bir oyuncusun, ben de senden şunu istiyorum” demedi. Sadece sahanın içinde uyarıları oluyor. “Salih burada önde basmalısın” diyor mesela.Nasıl bir durumda?“Rakip takım zor duruma düştüğü anda, hata yapabileceklerini hissettiğin anda önündeki ilk oyuncuyu baskı altına al” diyor. Tempo çok yüksek, ben de ayak uydurmaya çalışıyorum, benimle ilgili bu konuda da bir sıkıntı yok. Yerim gayet iyi, hoca beni tam istediğim yerde oynatıyor; hem defans hem hücum, ben o aradayım, 8 numarada.Şehri nasıl buldun? Roma’yı beğendin mi?Roma başlı başına bir ülke gibi. Her yerinde tarih var. Buraya geldiğimden beri bir günlük bir iznim oldu. O arada Vatikan’a gittim. Kesinlikle çok etkileyiciydi. Şehri de şöyle bir gezdim ama Kolezyum’a filan girecek vaktim olmadı.Burada tesislerde kalan futbolcular var mı?Yok. Fenerbahçe’deyken tesislerde kalıyordum ama alışmıştım. 9 yaşımda ailemden ayrılmaya başladım. Okul takımıyla birlikte Marmaris’ten Aydın’a, Denizli’ye, İzmir’e filan gidiyorduk, yani hep civar iller. İlk defa 9 yaşımda Aydın’a maça gittiğimizde annemden ayrıldığım için ağlamıştım. Zamanla alıştım, 14 yaşımda İzmir’de yalnız yaşamaya başladım. Yalnız dediğim BucaGenç Akademi’nin tesislerinde kalıyordum. Sonra kulübün yöneticilerinden Murat Dizdar’a “Olmuyor, ailemi yılda iki kere görüyorum” diye söyledim. O da önce beni evine aldı, sonra annemin babamın yanıma gelmesi için yardımcı oldu. A takıma yükseldiğimde ailem Buca’ya geldi ama çoğunlukla tesislerde kaldım. Fenerbahçe’de de iki sene tesiste kaldım. Tesiste kalmak bana daha kolay geliyordu. Antrenmandan çıktığım gibi dinlenmeye çekiliyordum. Kafam dağılmamış oluyordu.Sürekli takımla birlikte olmak, sürekli futbol düşünmek iyi bir şey mi?Bazen çok fazla oluyor, evet. Evde kalmak ayrıcalık gibi. Burada döşemek zor olmasın diye eşyalı bir ev tuttum, tek eksiği resim çerçeveleri. Sevdiklerimin fotoğraflarını koyacağım. Sadece oyun oynamak için bir bilgisayar aldım; eskiden Counter oynardım, ondan sıkıldım, Call of Duty, Arma, Battlefield oynuyorum. Televizyonuma Türk kanallarını yükleteceğim, belki ona da biraz bakarım.İtalyanca konusunda ne durumdasın? Özel ders alıyor musun?Şimdilik ufak tefek şeyleri öğrendim. Çabuk öğrenebilirim diye düşünüyorum. Hocanın söylediklerini unutmuyorum, sonra yapılanlardan da ne demek istediğini anlıyorum. Böyle böyle biraz oturdu. Öğretmenle derslere de başladım.eurosport
Volkan Demirel: 'Bambaşka Biri Olacağım'
Aziz Yıldırım'ın, “Fenerbahçe'nin gelecekteki yöneticisi” dediği Volkan Demirel mesajı aldı.Fenerbahçe’nin 1 numarası Volkan Demirel’den başkan Aziz Yıldırım’a büyük söz... Sarı-Lacivertliler’in patronunun, tecrübeli kaleci için sarfettiği, “O Fenerbahçe’nin gelecekteki yöneticisi, hocası ve menaceri olup kulübe hizmet edecek. O çok iyi bir Fenerbahçeli. Milli takıma alınmaması oradaki teknik heyetin sorumluluğundadır ama alınması gerektiğini söylüyorum. Alınsaydı bazı yerlere mesaj olurdu” sözlerine karşılık gecikmedi. “Gereken mesajı aldım” diyen yıldız file bekçisi, “Cezamın bitmesini bekleyeceğim. Arkadaşlarım ile birlikte 4. yıldızı göğsümüze takmak için tüm gücümüzle uğraş vereceğiz. Cezamın bitmesi ile birlikte çok farklı bir Volkan olarak sahada yerimi alacağım” ifadelerini kullandı.Volkan’a durmak yok!Bu arada ilk haftadaki Karabükspor mücadelesinin ardından iki maçlık cezası kalan Volkan Demirel, tesislerde kaleci antrenörü eşliğinde çalışmalarını sürdürüyor. Takımın diğer kalecileri İsmet ve Erten’le de sürekli iletişim halinde olan tecrübeli file bekçisi, genç oyuncularla yakından ilgileniyor.Fanatik
'F.Bahçe'den Ayrılmak Bana Ödül Gibi'
Fenerbahçe'de A2 takımı ile çalışmalarına devam eden Milos Krasic, yaz aylarında takımdan neden ayrılamadığını anlattı.Yaz aylarında sakin bir transfer dönemi geçiren Fenerbahçe'de yaz aylarında elden çıkarılamayan ve A2 takımı ile çalışmalarına devam eden Milos Krasic, Sırp basınına sitem etti.La Liga ekiplerinden Elche'ye transferinin gerçekleşemediğini kaydeden Sırp oyuncu, 'Elche'ye transferim gerçekleşmediyse, benim yapabileceğim bir şey yok. Kulüp son 20 günde transfer yapamadı. Sebebi de, o fair-play mi ne diye çağırdıkları şey. Benim bir pişmanlığım yok. La Liga'da gerçekten oynamak istiyordum' ifadelerini kullandı.ŞAŞIRTAN 'PARA' SÖZLERİ...Kayda değer başka kiralık teklifi almadığını belirten tecrübeli oyuncu, ücretinde indirim yapmaya da yanaşmadığını söylerken, 'Geçen sezon bir miktar paradan vazgeçtim ve ayrıldım. Bu sezon aynı hatayı yapmadım. Artık başka bir takıma gitmek benim için ödül gibi. Şu anda profesyonelim ve ne deniyorsa onu yapıyorum. İdmana gitmek bana ağır gelmiyor, olması gereken o' diye konuştu.'SÖZLEŞMEMİN FESHEDİLMESİNİ TALEP EDECEĞİM'Sarı-lacivertlilerden ara transfer döneminde ayrılmayı umduğunu belirten orta saha, 'Kış aylarında kesin olarak ayrılacağım. 30 yaşına geldim. Menajer ile konuşacağım ve sözleşmemin feshedilmesini talep edeceğim. Eğer kabul edilmezse de, futbolda kiralama diye bir şey de var, değil mi?' diyerek sözlerini noktaladı.Fenerbahçe'nin 2012/13 sezonu başında 7 milyon euro bonservis ile Juventus'tan kadorya kattığı, geçen sezon Fransız ekibi Bastia'ya kiraladığı ve 2016'ya kadar sözleşmesi bulunan oyuncusu, sarı-lacivertli takımdan yıllık 2,3 milyon euro ücret alıyor.Habertürk
Fenerbahçe 'İsviçre'den Kötü Haber' Başlıklı Haberi Yalanladı
Fenerbahçe Spor Kulübü, Habertürk'te yer alan 'İsviçre'den kötü haber' başlıklı ve sarı-Lacivertliler’in, Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yaptığı itiraz kesin olarak reddedildiğine dair haberi yalanladı.Habertürk'te yer alan haberin üzerine Fenerbahçe adına davayı İsviçre'de yürüten avukatlardan Abdullah Kaya; '1 Eylül tarihinden İsviçre Federal Mahkemesi tarafından verilen karar yürütmenin durdurulması talebinin reddidir. İsviçre Federal Mahkemesi tarafından CAS kararını karşı açtığımız davada verilmiş nihai bir karar yoktur; dava hala devam etmektedir.' demişti.İşte Fenerbahçe'nin açıklaması;'Bugünkü Habertürk Gazetesi’nde Hilal Öztürk imzasıyla yayınlanan 'İsviçre’den Kötü Haber' başlıklı yazı gerçek değildir.Fenerbahçe’nin İsviçre Federal Mahkemesi’nde CAS Kararı aleyhine açtığı davada nihai kararın verildiği haberi gerçeği yansıtmamaktadır. İsviçre Federal Mahkemesi’nde yürütülen dava halen görülmeye devam etmektedir.Kamuoyunda algı kirliliği yaratma amaçlı yapılan bu tür haberlere itibar edilmemesini rica ederiz.Sporx
'Melo'nun TFF Başkanı'nın Elini Sıkmaması Türkiye Cumhuriyeti'ne Hakarettir'
Başkan Aziz Yıldırım’ın 3 Temmuz süreci ile ilgili yaptığı çarpıcı açıklamaların ardından bir diğer gündemi de Galatasaray’ın yıldızı Felipe Melo’ydu. Özellikle Süper Kupa Finali’nde yaşanan olaylar başkan Yıldırım’ı fazlasıyla sinirlendirmiş.Fenerbahçeli oyuncuların Melo ile yıldızı pek barışmıyor. Geçen sezon Emre’yi attırdı, bu kez Volkan ile kapıştı.“Selçuk geldi penaltı attı, Volkan ile arasında hiçbir diyalog var mı? Hiçbir şey yok. Ama Melo ile var. Çünkü Melo devamlı hakaret ediyor. Fenerbahçe maçlarında her türlü pisliği yapıyor. Geçen sene Emre’ye yaptı, Emre atıldı.Kendisine belli vasıfları kendi kendine veren bir oyuncu. Her maçta oyuncularımıza tekme atıyor, dil çıkartıyor. Ve o oyuncu soyunma odasının kapısını kapatıyor, kendi takım arkadaşını dövüyor. Öldüresiye dövüyor. Bununla ilgili ne kendi camiası ne federasyon bir şey yapıyor. Kendi milli takımına almıyorlar, neden almıyorlar?Türkiye Cumhuriyeti’nin federasyon başkanının elini sıkmıyor ve o federasyon başkanının kendi gazeteleri ile başkanın kendisi bu konuda yorum yapmıyor. Melo’nun bu tavrı Türkiye Cumhuriyeti’ne hakarettir. Bizim oyunculardan bir tanesi yapsa siz medya olarak neler yazarsınız, ne hakaretlerde bulunursunuz. Adam kendisini bir hayvanın yerine koyuyor ve kendisini zaten öyle gösteren bir insana mecazi anlamda söylenen bir sözü herkes eleştiriyor. Ne kadar yabancısever olduk ya!‘TÜRK İNSANINA IRKÇILIK YAPIYOR’“Acaba sporcularımız yurt dışında oynadıkları takımlarda bu davranışları yapsalar, o ülkede basın ve kamuoyu ne tür tepki gösterir? Muz göstermeye ırkçılık diyoruz. O hareketi yapan insana herkes saldırıyor. Bu adam Türk insanına karşı her türlü ırkçılığı yapıyor kimse sesini çıkarmıyor. Son Bursa maçında rakibine bir hareketi var. Yaptığı yine ırkçılık.Peki niye basın üzerine gitmez? Irkçılık değil mi bu? Hep Türk çocukları hedef yapılıyor. Bu ne biçim iş. Adamın dokunulmazlığı var. Bunu yarattılar. Federasyon başkanının elini sıkmadığı anda ceza kuruluna sevk etmen ve ceza vermen lazım. TFF kendisine saygılı olunmasını istiyorsa bu konuyu çözmelidir.HER iLE F.BAHÇE EViAziz Yıldırım’ın en önemli hedeflerinden biri de 1 milyon üye. Bu proje doğrultusunda aylardır hummalı bir çalışma var. sürdürülüyor. Yönetim Kurulu Üyesi Ender Alkaya koordinatörlüğünde ciddi adımlar atılmış durumda. Projenin lansmanı önümüzdeki ay içinde gerçekleştirilecek. Sistem hayata geçtiğinde Türkiye’nin her yerindeki her F.Bahçeli kongrede oy kullanabilecek. Tüm illerde şubeler açılacak. Mevcut dernekler şubelere dönüştürülecek. İlk adım dün Antalya’da atıldı. Şube kuruluşu tamamlanan Antalya Derneği’nin düzenlediği gecede 300 F.Bahçeli kulübe üye yapıldı.TÜM İLLERDE TESİSBu yönde derneklerin de kulübe ciddi başvurusu var. Şimdiden 15 derneğin işlemleri tamamlandı, şube olarak tescil edildi. 15’inin de tamamlanmak üzere. Her ilde F.Bahçe evleri yapılacak. Konseptte spor sahaları, salonları, sosyal tesisler, havuzlar yer alacak. Spor okulları kurulacak. F.Bahçe üyeleri,nasıl ki İstanbul’daki, Ankara’daki sosyal tesislerden yararlanabiliyor, aynı tesisler artık tüm illerde olacak. Kulübe üyelik konusunda da tüm F.Bahçeliler’e cazip seçenekler sunulacak.AZİZ YILDIRIM: NE CHELSEA’DE NE R.MADRİD’DE VAR“Bir milyon üye projesi, benim cezaevinden beri üzerinde çalıştığım bir proje. Tüm Türkiye ve dünyadaki Fenerbahçelileri; birleşmeye, yetki ve sorumluluk almaya davet eden bir proje bu. Dünyada başka hiçbir kulüpte benzeri olmayan bir proje. Ne Chelsea’nin Team Card programı ne Real Madrid’in Madridista programları bu boyutta ve hacimde değildir...Ve bu proje her şeyden önce Aziz Yıldırım’ın antidemokratik yönetim sevdalısı olduğuna dair kelamlar düzenlere verilen en güzel cevap olacaktır. Lafa gelince 'AB’ye uyalım' diyen zihniyet sporda bunun tam tersini yapmaya başladı. Şimdi biz de bu operasyonu yaparak tamamen Türk çocuklarına uygun sistemi kurmaya çalışacağız.”ASBAŞKAN ENDER ALKAYA: KİŞİLER DEĞİL KİTLELER YÖNETECEK“Türkiye’nin her tarafında Fenerbahçeliler’in bulunduğu her yerde bir şube açmayı planladık. Her ilde Fenerbahçe evi olacak. Bankalarla yaptığımız anlaşma var. Denizbank’tan çok cazip kredi faizleri aldık, ortak bir kart yarattık. 36 ay vade ile temsilci üye olabilecekler. Sisteme göre her şubede 200 kişi tamamlandığında bir delege seçebiliyorlar. 5 kişilik yönetim kurulları da genel kurullara katılabiliyor. Dolayısıyla her Fenerbahçeli kongrede temsil edilmiş oluyor.”CEO HASAN HAKKI YILMAZ: TAM DEMOKRASİ“1 milyon üyeden bahsediyorsanız tam demokrasinden bahsediyorsunuz demektir. Türkiye’nin her yerinden gelen Fenerbahçeli’nin oy verdiği bir sistem. Müthiş bir demokrasi uygulaması. İki üç sponsor, zengin iş adamının parası ile bu işler sürdürülemez. Çözüm bulunamazsa Türk sporu duvara toslamak üzere. 500-600 milyon Euro bütçeli takımlarla 100 milyon Euro’luk bütçeyle yarışamazsınız. Bir kere şampiyon olsan ne olur sonrasında 15 sene bir şey olamıyorsan.”'VOLKAN YÖNETİCİ OLACAK KALİTEDE’Volkan bu kulüpte ileriki dönemlerde yönetici olacak kalitede bir insandır. Gerekirse de antrenör, idari menajer olacaktır. Her konuda iyi bir Fenerlidir. Milli Takım’a alınmaması oradaki teknik heyetin sorumluluğundadır ama alınması gerektiğini de ben buradan söylüyorum. Alınsaydı bazı yerlere mesaj olurdu.”'EVET DEĞİŞTİM'Başkan Vekili Abdullah Kiğılı’nın Fenerium’dan sonra yönetimdeki görevinden de istifası çok konuşulmuştu. Bununla ilgili olarak birçok iddia ortaya atılırken, başkan Aziz Yıldırım yaşananları tüm ayrıntısına kadar Habertük’e anlattı.-Abdullah Kiğılı istifa etti ve sizi de suçlayıcı açıklamalar yaptı. İstifadan döndürmeye çalıştınız mı? Abdullah beyin dediği gibi gerçekten de değiştiniz mi?“Ben Fenerbahçe’nin aleyhine olacak hiçbir şeye müsaade etmem. Fenerbahçe’de tek başına imza atma yetkisi başkanda bile yoktur. Aziz Yıldırım’ın imza attığı yerde muhakkak bir yönetici daha imza atacaktır. Tüzükte de böyledir ve ben bunu 16 senedir uyguladım. Ama bizim Fenerium müdürünün tek başına 150 milyon TL’ye imza atma yetkisi vardı...Bu olaydan önce ben kendilerini uyardım. Abdullah Kığılı’ya da söyledim. ‘Bu kulüpte benim bile böyle yetkim yok, bunun sorumluluğu ağırdır’ dedim. Ama o bunları anlamadı. En sonunda formalar satışa çıktı, ben de Mahmut bey ile tanıttım.”‘SEVKİYATI BEN YAPTIM’“Ertesi gün geldim buraya hiçbir Fenerium yetkilisi yoktu. Ben 30 tane forma aldım, pazar günü evimden kalktım yine buraya geldim. Mağazada forma bulamayan taraftarlarımıza versinler diye formaları iade ettim, yine Fenerium’da kimse yoktu. Depolara ben gittim, yığılmış, bekleyen malzemelerin sevkiyatını ben yaptırdım. Kargo şirketi ile anlaşma yapmışlar, buradan Suadiye’deki, Akasya’daki, Akmerkez’deki mağazaya bile kargo ile mal gidiyor İstanbul’un tüm semtlerine... Haliyle geç gidiyor. Müdahale ettim, her sevkiyatı kulübün araçlarıyla yaptırdım.”‘BİRİ YANLIŞ SÖYLÜYOR’“Birkaç gün sonra müdürü çağırdım. Bir gün önce yardımcısına ‘Adidas’tan kaç tane forma geldi?’ diye sordum. ‘29 bin geldi, bin 500 tane de bugün geliyor 30 binin üzerine çıktık’ dedi. O gün müdüre aynı soruyu sordum. ‘18 bin tane geldi’ dedi. ‘Bir yanlışlık olmasın’ dedim, ‘Bu listeleri ben hazırladım’ karşılığını verdi. Ben de ‘Yardımcısını çağırın biri yanlış söylüyor’ dedim. Yardımcı yine 30 bin 500 rakamını verdi, ‘Benim size söylediğim gibi’ dedi. Müdüre ‘Hani 18 bindi’ dedim. Cevap veremedi işine son verdim. Çünkü Fenerium ile müdürün ilgisi yoktu. Kendisine başkanda olmayan yetkiler verirseniz böyle olur.”‘150 MİLYON TL’LİK BÜTÇEYE ULAŞMASI GEREKİR’“Abdullah Kiğılı diyor ki; ‘Aziz Yıldırım değişti.’ Evet doğru! 2011 yılındaki Aziz Yıldırım neyse yeniden yargılama çıktıktan sonra da öyleyim. Çünkü o arada hiçbir şeye karışmıyordum. Karışmadığım için de anlattıklarım ortada. Fenerium olması gereken yerin gerisinde. Türkiye’de şu anda 150 milyon TL’lik bütçelere ulaşması lazım. Çünkü Fenerium’u Fenerbahçeliler büyütüyor, biz değil. Bizim orada çalışmamız, onlara hizmet, ürün götürmemiz lazım. Biz bunları yaparsak Fenerium kendisi büyür. Fenerium’la ilgili kısa bir bilgi vermek isterim. Fenerium 2007 yılında mağazacılık faaliyetlerinden 35.7 milyon dolar ciro, 12.9 milyon dolar kar elde etmişti. Geçen yıl ise 42.8 milyon dolar ciro elde edilmiş. Kar ise 10.6 milyon dolar olmuştur.”‘ABDULLAH BEY BASINLA KONUŞMAYI ÇOK SEVER’“Abdullah Kiğılı seçime 8 ay kala aday olmayacağını basına söyler, çünkü basınla konuşmayı çok sever. Bu sene, bu konuda neyseki rahatız! Abdullah Bey ile aramızda geçtiği iddia edilen yalan ve çirkin bir haber yayınlandı. Bunu yazan kişi Engin Verel ve gazetesi hakkında dava açtık. Verel’i de Disiplin Kurulu’na şikayet ettim.”ERSUN YANAL VE SES KAYDISoyunma odasındaki konuşmaların sızdırılmasının sorumlularını bulabildiniz mi?“Belirli bir gerçekliği ve seviyesi olamayan hiçbir iddia ve yalana cevap vermeme kararı aldık. 3 Temmuz’dan bu yana bu tür hukuka aykırı delillerden en çok mağdur olmuş bir yönetimiz. Önce futbolcularımıza suç attılar. Sonra yöneticilerimize saldırdılar. Ben ekibime ‘Sakın cevap vermeyin’ dedim. Sağolsunlar kimse muhattap olmadı. Sonra Ersun hoca zaten çıkıp ‘Tüm kayıtlar kontrolümde yapılıyordu’ dedi. Konu kapandı.”‘YENİDEN YARGILAMA İLE HERKES ETEĞİNDEKİ TAŞI DÖKMELİ’Bugün herkes bizim üzerimizden bu olayı kullanıyor. Türkiye de kullanıyor, Avrupa da kullanıyor. Herkes bizim üzerimizden kendi menfaatleri doğrultusunda 3 Temmuz’u kullanıyor. Bunu siyaset de kullanıyor, ekonomi de kullanıyor. Mahkemede hesaplaşılması lazım. Hesaplaşmanın sonucunda çıkacak düşüncenin doğrultusunda herkes o zaman samimi olarak birbirine elini uzatacaktır. Stadın karanlığında kupa almak için çarpışanlar, zorlayanlar “Biz dostuz” diye konuşurlarsa, bizi üzerler. Yeniden yargılama ile herkesin eteğindeki taşı mahkemede dökmesi lazım.‘SAHTE DOSTLUKLAR BANA TERS’Biz herkesi oraya çağıracağız. İnsanların bildikleri veya bilmedikleri konuları orada gündeme getireceğiz. Orası yalnızca Fenerbahçe’nin yargılanma yeri olmayacaktır. Türk sporunun yargılandığı yer olacaktır. Ondan sonra da hepimiz kucaklaşacağız.Onun dışında ben “Dost olalım” kelimesini kabul etmiyorum. Sahte dostluklar benim anlayışıma ters geliyor. Dostluğun yerine gelebilmesi için gerçeklerle yüzleşilmesi şarttır. Eğer gerçeklerle yüzleşilemezse kulüpler arası dostluk hiçbir zaman oluşturulamaz, barış getirilemez.‘YALANDAN BİR ARAYA GELME’-Kulüpler Birliği toplantılarına katılacak mısınız?Hayır.-Fenerbahçe’den katılım olacak mı?Onun şartlarına bakarız.-Kulüpler Birliği’nin başkanları bir araya getirme çabalarından bahsediliyor..Yalandan bir araya gelmenin önemi yok. Önemli olan isteyerek, tavırlarınızı ortaya koyarak bir araya gelmek. Yürekten bir araya gelelim. Onun da şartını söyledim. Yeniden yargılama Türk sporu için çok önemlidir. Sporun içinde dostluk olacaksa yeniden yargılamada Türk sporu geçmişinden bugüne yargılanmalıdır. Herkes gelsin korkmadan konuşsun. Devlet de desin ki ceza vermeyeceğiz. Biz suçluysak bize ceza versinler,bizim dışımızdakilere vermesinler. Ama gelsin herkes korkmadan söylesin doğruları. Herkes gelsin doğruları anlatsın ve bu iş bitsin.‘BİR TÜRK ÇOCUĞUNA YAPILAN MUAMELE BENİ ÜZDÜ’Süper Kupa Finali’nde yine olanlar oldu. En sonunda da Volkan, Milli Takım’a alınmadı. Sizce bir tavır mı söz konusu? Demirören’in manifestosu doğrultusunda mı kadroya çağrılmadı? Geçen sezonda da Melo ile tartışan Emre atılmıştı. Neler söylersiniz?Aslında bu konuları konuşmak istemiyorum ama madem ki soruyorsun, cevaplayayım. Fenerbahçeli olduğu için ceza aldı Volkan. Her şeyden önce Türk Milli Takım kaptanına ve bir Türk çocuğuna yapılan bu muamele beni üzdü. Ayrıca Süper Kupa’yı Fenerbahçe düzenlemedi. Bunun sorumluluğu tamamen federasyonundur. Oraya gelen seyircinin hiçbirinin içeri girmesinde bizim dahlimiz yok. Tüm tedbirleri federasyonun alması lazım. Kupada her şeyi federasyon uyguladı, cezayı biz yedik. Halka arz bir şirkete kafana göre ceza veriyorsun. Olmaz ki! O zaman düzenleme, kaldır Süper Kupa’yı.‘ADALETİ SAĞLAYAMAZSAN SAĞLAYAN BULUNUR’Volkan daha kalesine geçmeden su şişeleri yağdı. Küfür ediyorlar annesine, kızına, eşine... Volkan namuslu, şerefli, Anadolu çocuğunda olması gereken tüm vasıfları üzerinde barındıran bir çocuktur. Böyle bir insana tüm bunları yapacaksınız ve bu insandan hiçbir tepki koymamasını bekleyeceksiniz. Volkan dik ve delikanlıdır. Haksızlığa, küfre, hele hele ailesine yapılan hiçbir tacize kayıtsız kalmaz. Burada hakemin yapacağı şey maçı oynatmamaktı. Statlarda bu tür olayların olmasını engellemeniz lazım. Tribünlere gelen insanların onları atmamasını sağlayacaksınız. Bunun tedbirini de federasyon alacak. Siz bunları almamışsınız, suç sizde ama Volkan’ı suçluyorsunuz. Federasyonun tavrı üzücü. Volkan’a savunma hakkı bile tanınmadı. Nedense savunma yapmasından korkuldu. Apar topar karar verildi. Sen Seba Ligi diyorsan, Fair Play diyorsan, önce adaleti sağlayacaksın. Sağlayamazsan, sağlayanlar bulunur.TİCARİ OPERASYONA HAYIRSüper Lig’in başlamasıyla birlikte tartışılan bir diğer konu da Passolig... Tribünlerin büyük bir kısımı buna tepkili. Özellikle Fenerbahçeli taraftarlar bu uygulamayı istemiyor. Peki başkan Aziz Yıldırım’ın bu konudaki düşünceleri ne? Önümüzdeki günlerde Fenerbahçe Passolig’e geçecek mi? İşte bu konudaki duygu ve düşüncelerini de başkan Yıldırım çok net bir şekilde dile getirdi.‘E-BİLET’E KARŞI DEĞİLİZ’Sayın başkan, Passolig sistemine bir tek Fenerbahçe geçmedi. ‘Fenerbahçe’nin ayrıcalığı ne? Kanunen suç işliyorlar’ şeklinde eleştiri getirenler var. Anlaşmayı neden kabul etmiyorsunuz? Nelere karşı çıkıyorsunuz, ne istiyorsunuz?“Biz kanuna karşı hiçbir eylemde bulunmuyoruz. Kanun iyice okunduğunda bunun yalnızca e-bilet konusu olduğu görünmektedir. Biz de e-bilet satışına karşı değiliz. Ancak ihaleyi aldıklarını söyleyenler bizim diğer bankalarla yaptığımız anlaşmalar gereği kulübümüze gelen gelirleri de yok edecek bir tutum içindeler. Onlar diğer bankalarla yapılan anlaşmaların iptal edilmesini istiyorlar. Bunun karşılığında da kulübümüze 1.8 milyon dolar teklif ediyorlar. Taraftar kartımız ve bankalardan kulübümüzün elde ettiği gelir ise 18 milyon TL’dir.”‘BİZ ZATEN TARAFTARIMIZA BAZI HİZMETLERİ VERİYORUZ’“Fenerbahçe’nin haklarını kimseye yedirmeyiz. Onlara teklifimiz vetavsiyemiz yalnızca Biletix’in yaptığı gibi bilet satışını organize etmeleridir. Firma yetkilileri bizimle yaptıkları ilk görüşmede 25 milyon TL kazanacağımızı ve 5 milyon dolar da ayrıca harcama yapacaklarını beyan ettiler. Biz ise yapılacak 5 milyon dolar harcamayı kulüp olarak yapmayı taahhüt edeceğimizi söyledik. Onlara 20 milyon TL yılda bize ödemeyi taahhüt ettikleri taktirde 10 yıllık bir anlaşma yapabileceğimizi söyledik.Bu toplantıdan sonra bize ancak 1.8 milyon dolar ödeyebileceklerini beyan ettiler. Biz ise Fenerbahçe Spor Kulübü olarak kredi kartı operasyonuna girmek istemiyoruz. Çünkü karta tüm belediye ve kuruluşlardaki hizmetleri de almak istiyorlar. Biz bugün bazı hizmetleri kendi taraftarımıza zaten veriyoruz.”‘SPONSORLUK İSTEMİYORUZ’“Biz sizin sponsorluk paranızı istemiyoruz dedik, 9 milyonu sildik. Hatta ‘yatırımı da kendimiz yapacağız’ dedi başkanımız. ‘25 lirayı da istemiyoruz, kendi hakkınızı ve federasyon hakkınızı alın, geri kalanı biz taraftar kartına yükleyeceğiz’ dedik. ‘Bunun karşılığında passolig sistemine biz de girelim’ dedik. Bu sistem kanuna uyumlu şekilde çalışsın, ama biz bu ticari olayın içinde yokuz dedik. Biz sponsorluk da istemiyoruz. Sadece kart maliyetini taraftardan alabileceklerini söyledik.”HABERTÜRK
Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi’ne Katılamayacağı Kesinleşti
İsviçre Federal Mahkemesi, Fenerbahçe kararını açıkladı. Sarı-Lacivertliler’in, Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yaptığı itiraz kesin olarak reddedildi.Habertürk'ten Hilal Öztürk'ün haberine göre; İsviçre Federal Mahkemesi, Fenerbahçe kararını açıkladı. Sarı-Lacivertliler’in, Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yaptığı itiraz kesin olarak reddedildi.Kararda Fenerbahçe’nin yaptığı savunma da yer aldı. İşte o dikkat çekici savunma: “Temmuz 2014’te Türkiye’de birçok polis memuru tutuklanmıştır. Bu soruşturma kapsamında soruşturmayı yürüten polis memurları delilleri sahte üretmekten tutuklanmışlardır. Mahkemenin (UEFA) verdiği karar bu polislerin ürettiği sahte deliller üzerinden oluşmuştur. Şunu da belirtmek isteriz ki takımın yöneticilerine karşı yapılan suçlamalar Türk yargısı tarafından bozularak yeniden bir davanın görülmesi için karar verilmiştir.”Şampiy10
Reklam
Krasic Neden Ayrılamadığını Anlattı
Fenerbahçe'de A2 takımı ile çalışmalarına devam eden Milos Krasic, yaz aylarında takımdan neden ayrılamadığını anlattı.Yaz aylarında sakin bir transfer dönemi geçiren Fenerbahçe'de yaz aylarında elden çıkarılamayan ve A2 takımı ile çalışmalarına devam eden Milos Krasic, Sırp basınına sitem etti.La Liga ekiplerinden Elche'ye transferinin gerçekleşemediğini kaydeden Sırp oyuncu, 'Elche'ye transferim gerçekleşmediyse, benim yapabileceğim bir şey yok. Kulüp son 20 günde transfer yapamadı. Sebebi de, o fair-play mi ne diye çağırdıkları şey. Benim bir pişmanlığım yok. La Liga'da gerçekten oynamak istiyordum' ifadelerini kullandı.ŞAŞIRTAN 'PARA' SÖZLERİ...Kayda değer başka kiralık teklifi almadığını belirten tecrübeli oyuncu, ücretinde indirim yapmaya da yanaşmadığını söylerken, 'Geçen sezon bir miktar paradan vazgeçtim ve ayrıldım. Bu sezon aynı hatayı yapmadım. Artık başka bir takıma gitmek benim için ödül gibi. Şu anda profesyonelim ve ne deniyorsa onu yapıyorum. İdmana gitmek bana ağır gelmiyor, olması gereken o' diye konuştu.'SÖZLEŞMEMİN FESHEDİLMESİNİ TALEP EDECEĞİM'Sarı-lacivertlilerden ara transfer döneminde ayrılmayı umduğunu belirten orta saha, 'Kış aylarında kesin olarak ayrılacağım. 30 yaşına geldim. Menajer ile konuşacağım ve sözleşmemin feshedilmesini talep edeceğim. Eğer kabul edilmezse de, futbolda kiralama diye bir şey de var, değil mi?' diyerek sözlerini noktaladı.Fenerbahçe'nin 2012/13 sezonu başında 7 milyon euro bonservis ile Juventus'tan kadorya kattığı, geçen sezon Fransız ekibi Bastia'ya kiraladığı ve 2016'ya kadar sözleşmesi bulunan oyuncusu, sarı-lacivertli takımdan yıllık 2,3 milyon euro ücret alıyor.Sporx
Galatasaray'dan Volkan Demirel'e Gönderme
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan Süper Kupa maçının gerginliği bitmiyor...Galatasaray Spor Kulübü, aylık resmi kulüp dergisinin kapağında Fernando Muslera için 'Zeki, çevik ve ahlaklı' tanımını yaparak imada bulunurken, derginin iç sayfalarında ise başka bir gönderme yer aldı.3-2 Fenerbahçe'nin üstünlüğüyle biten TFF Süper Kupa maçının yazısında 'Kova kaleci bile olamamak' bölümünde, Volkan Demirel ima edilerek şu satırlar yer aldı;'Eskiden bu topraklarda müstehzi bir tavrın muhatabı olmayı kaldıracak temiz insanlar giyerdi reusch marka kaleci eldivenlerini ve rakip takım kalecilerin huzurunu kaçıracak tatsız kelime 'kova'ydı. Biz büyüdük ve kirlendi dünya hikayesi gibi bu satırların sonu ama futbol değişmedi, rakip takımda yine kaleci var. Uzun boylu, eldivenli, hatta belki de daha yetenekli...Ama bir şeyler eksik diyeceğiz çok naif kalacak. Tam bir tarifi yok, şimdi biz ona kova desek, o güzel insanlara hakarete çıkar bu kelimenin adresi...'Eurosport
Reklam
Melo: 'Volkan Hayvanseleri İncitecek Bir Tavır Sergiledi'
Fenerbahçe ile oynadıkları Süper Kupa maçından sonra kaleci Volkan Demirel’in kendisi için söylediği sözlere ilk kez cevap veren Brezilyalı futbolcu Habertürk Gazetesine verdiği röportajda kendisine yöneltilen soruları dobra dobra yanıtladı. İşte Pitbull’un birbirinden özel açıklamaları:Geçen sene Fenerbahçe derbisinde Emre Belözoğlu ile gerginlik yaşadınız. Bu sene de Süper Kupa’da Volkan’la... Bu konuda söylemek istediğin bir şeyler var mı?EMRE ÇOK İYİ BİR FUTBOLCUEmre Belözoğlu ile yaşadığımız şey artık geçen senede kaldı. Emre’ye saygım sonsuz. İyi bir futbolcu olduğunu düşünüyorum ama saha içinde bu tip şeyler olabiliyor. Bir atılma olayı yaşandı. Ama dediğim gibi, geçen seneydi ve geçti artık...DERS ÇIKARIRIM AMA...Volkan’a gelince... Benim gördüğüm, öğrendiğim bir şey var. Üst düzey bir yerden, kaale almam gereken bir eleştiri gelirse ya da bir söz gelirse ki, örnek veriyorum mesela Buffon (Juventus’ta efsane kaleciyle birlikte oynadı) diyelim... Buffon bana bir şey söylese, mutlaka onu ciddiye alırım ve dinlerim. Alınacak bir ders varsa alırım veya bir şey söylenmesi gerekiyorsa saygı çerçevesinde söylerim. Ama Volkan’ın söylediği sözleri inanın dinlemedim bile... Yani bazı laflar vardır mesela, insanın bir kulağından girer diğerinden çıkar. Ama onun söylediği laflar, benim o kulağımdan bile girmedi...KÖPEK OLMADIĞIMA GÖRE BENCE BANA SÖYLENMEMİŞ!Volkan senin için köpek benzetmesi yaptı ve “Belediye gereksiz sokak köpeklerini zehirlesin. Yoksa o iş bana kalacak” dedi. Bu sözlerle hayvanseverlerin de şimşeklerini üzerine çekti...Söylediği laflar bence bana söylenmiş değil. Kullandığı kelime, bir hayvan. Bir köpek benzetmesi... Ben köpek olmadığıma göre, demek ki bunun hayvanseverleri incitecek bir cümle olduğunu düşünüyorum.KÜFÜR EDECEKLERİNE HAVLAMALARI DAHA İYİ7 köpeğim var. Sadece köpekleri değil, tüm hayvanları çok seviyorum. Mesela deplasmanlarda bana ‘hoşt hoşt’ diyorlar, bazen de havlıyorlar. Aksine, hoşuma gidiyor. Küfür etmelerinden ya da aileme kötü söz söylemelerindense, böyle havlasınlar daha güzel bence!DEMEK Kİ NE SÖYLEDİĞİNİ BİLMİYORBrezilya’da şöyle bir görüş vardır. Türkiye’de de söylenir: Köpek, bir insanın en yakın dostudur... Bence çok saygı duyulması gereken bir hayvandır köpek. O yüzden bu kelime benim için dendiyse bile, yine de üzerime alınmıyorum. Bu tamamen bütün hayvanseverlere söylenmiş bir laftır bence. Tabii Volkan’a da saygı duyuyorum. Eğer köpek sevmiyorsa, hayvan sevmiyorsa, ki illa her insan sevecek diye bir kaidesi yok... Bazı insanlar hayvan sevmeyebilir. Önemli olan hayvanlara kötü davranılmamasıdır. Buradaki püf nokta bana göre bu...Volkan daha sonra köpeği ile bir fotoğrafını paylaştı...(Gülüyor) Demek ki ne söylediğini bilmiyor kendisi...EN BAŞTA AİLEM İÇİN OYNUYORUMFelipe Melo, kendisini nasıl bir futbolcu olarak tarif eder?Felipe Melo sadece maçlarda değil, antrenmanlarda da devamlı mücadele eden, elinden gelenin maksimumunu veren, geldiği yeri unutmayan ve şuanki durumu için de her zaman Tanrı’ya şükreden bir insan. Sonuçta onun için en önemli unsur ailesi. Her antrenmanda ve her maçta sadece kendisi için değil, en başta ailesi için, Tanrı için bir mücadele eden Felipe Melo var... O yüzden bunun gibi önemli unsurlar olunca, Melo’nun yapması gereken tek şey sahada yüzde yüzünü verebilmek.AMACIM EVE BİR EKMEK GÖTÜREBİLMEKEvet, saha içinde savaşan, agresif bir Melo var. Ama saha dışında da sanki yufka yürekli iyi bir aile babası görüyoruz.Bunu nasıl dengeliyorsun?Beni tanıyanlar çok iyi bilirler zaten. Evet, saha içinde amacım, eve bir ekmek götürebilmek! Çünkü girdiğim her pozisyonda onu düşünüyorum. Aileme bir yemek götürebilmeyi... Hep amacım bu. O yüzden de hep, yüzde yüzümü vermem gerekiyor sahada. Ama saha dışında arkadaş canlısı, ailesine bağlı bir insanım. Beni yakından tanıyanlar da çok iyi bilirler.SÜREKLİ F.BAHÇE’Yİ KONUŞMAKTAN ÇOK SIKILDIMFutbolseverlerin bütün bu olanlardan sonra, 6. haftada oynanacak F.Bahçe derbisi yine gergin mi geçecek diye endişesi var...Sonuçta sadece F.Bahçe maçları değil, bütün derbiler tansiyonu yüksek geçer. Bu sadece Fenerbahçe’ye özel bir şey değildir, derbiler zor maçlardır.Süper Kupa geride kaldı. Ama artık sürekli Fenerbahçe’yi konuşmak beni çok yordu ve sıktı. Bunları bir kenara bırakmamız gerekiyor. Şu anda benim için en önemli maç, bir sonraki maç, yani Eskişehir maçı.DERBİLERLE ŞAMPİYON OLUNMAZSüper Kupa’da Fenerbahçe’ye karşı oynadık ve kaybettik, onları tebrik ediyoruz. Ama bundan önceki iki senede de biz kazandık...34 tane maç oynuyorsunuz. Sadece Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarından ibaret değil bu lig. O yüzden bu derbileri kazansanız da kaybetseniz de kimse ne hemen şampiyon oluyor ne de kaybediyor...Diğer 32 maçı da kazanmanız gerekiyor. O yüzden, basına büyük rol düşüyor bütün bunların anlatılabilmesi için...Habertürk
Aziz Yıldırım'dan Emre'ye 'Futbolun Başına Geç' Teklifi
Fenerbahçe'de geleceğin temellerini kurmak isteyen Başkan Aziz Yıldırım'ın, Emre Belözoğlu'na sürpriz bir teklif yaptığı öğrenildi.Aziz Yıldırım, sezon sonu sözleşmesi bitecek olan tecrübeli oyuncuya, 'Jübileni yap ve futbol şubesinin başına geç' dediği belirtildi. Yıldız futbolcunun da bu teklife sıcak baktığı ve kesin kararını sezon sonunda vereceği belirtildi. Emre görevi kabul ederse, mali işler, takımın sorunları ve transferlerde doğrudan... Başkan'a bağlı olarak çalışacak.Star
Ediz, Ölüm Yıldönümünde Unutulmadı
Eskişehirspor'un 2 sene önce ani bir şekilde hayatını kaybeden futbolcusu Ediz Bahtiyaroğlu, ölüm yıldönümünde unutulmadı.26 yaşında geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayata gözlerini yuman Ediz'i ilk hatırlayanlardan birisi yakın dostu ve eski takım arkadaşı Hürriyet Gücer oldu.Twitter'daki hesabından '5 Eylül... En büyük hayali Fenerbahçe'de oynamaktı Ediz Bahtiyaroğlu'nun' yazan Hürriyet Gücer'e ilk destek Alper Potuk'tan geldi.Bir dönem Eskişehirspor'da forma giyen ve şimdi Fenerbahçe'de mücadele eden Potuk, 'Unutmadık, mekanı cennet olsun' ifadelerini kullandı.Alper Potuk'un bu yanıtı karşısında 'Keşke hayali gerçek olsaydı be Alper, taksitli krampon almıştı' yazan Hürriyet Gücer'in bu sözleri görenleri duygulandırdı.Sporx
Reklam
İsmail Kartal, Daha Dayanıklı Takım İstiyor
Fenerbahçe, Trabzonspor maçının hazırlıklarını akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı antrenmanla sürdürdü.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetiminde saat 18.30’da başlayan çalışma 1 saat 20 dakika sürdü. Isınma hareketleriyle başlayan antrenman, çeşitli parkurlardan oluşan dayanıklılık koşusu ile tamamlandı. Selçuk Şahin ve Bekir İrtegün antrenmanın tamamında takımla birlikte çalışırken, Bruno Alves ile Egemen Korkmaz ise özel program dâhilinde çalışmalarını sürdürdü.Milli takımlarda bulunan Emre Belözoğlu, Mehmet Topal, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Mert Günok, Dirk Kuyt, Moussa Sow, Emmanuel Emenike, Raul Meireles ve Michal Kadlec ise antrenmanda yer almadı.Fenerbahçe hazırlıklarını 5 Eylül Cuma günü Can Bartu Tesisleri'nde yapacağı çift antrenmanla sürdürecek. Sabah antrenmanı 10.30, akşam antrenmanı ise 18.30’da başlayacak.Sporx
'Bu Karar Yok Hükmündedir, Cezayı Tanımıyoruz'
Galatasaray Spor Kulübü, 1 maç seyircisiz oynama cezası veren Tahkim Kurulu'na yönelik çok sert bir açıklama yayınladı.İşte Galatasaray ’ın resmi siteden yaptığı o sert açıklama:Bu Karar Yok Hükmündedir!Galatasaray ve Fenerbahçe futbol takımları arasında oynanan Süper Kupa maçındaki saha ve seyirci olayları nedeniyle Tahkim Kurulu tarafından alınan hukuk dışı kararları tanımıyoruz. Bu karar, kasıtlıdır, taraflıdır ve hatta kulübümüze ve camiamıza karşı düşmanca niyetler taşımaktadır.1) TFF tarafından organize edilen ve güvenlikle ilgili önlemleri alma sorumluluğu tümüyle Türkiye Futbol Federasyonu’na ait olan bir maçta çıkan saha ve seyirci olaylarından kulübümüzün cezalandırılması, hukuku ayaklar altına almak demektir.Spor dışı olayların önlenmesi için müsabaka öncesinde, maç sırasında ve stat girişlerinde gerekli önlemleri almayan Türkiye Futbol Federasyonu, çıkan olayların yegane sorumlusudur ve aslında cezalandırılması gereken tek kurumdur.2) TFF tarafından cezaların arttırılması yönünde yapılan itirazlar sonucunda, Tahkim Kurulu’nun kulübümüze saha kapatma cezası verirken rakip takım için sadece para cezasının arttırılması yönünde karar alması, tarafsızlığın da ayaklar altına alındığının en büyük göstergesidir.3) TFF’nin ve kurullarının, 2014-2015 sezonunun daha başında, seyircileri alenen tahrik edecek böylesine hukuk dışı ve taraflı bir kararı alması, kulübümüze karşı niyetini ortaya koymaktadır.Disiplin müfettişlerinin benzer olaylarda hatta “şike” davasında bile, cezaların arttırılması yönünde görüş bildirdiğine rastlanmamışken, bu maçla ilgili kararı ve kararların alınmasındaki görülmemiş aceleciliği de dikkatlerden kaçmamıştır.4) Taraftarlarımızın hukuk içinde gereken bütün girişimlerde bulunacağımızdan şüphesi olmasın. “Hukuk dışı” olarak yasak konulan bu maçın başlama düdüğüne kadar yasal mücadelemizin süreceğini bütün kamuoyunun da bilmesini istiyoruz.Galatasaray Spor KulübüT24
Şehrinin Takımını Destekleyenlerin Aşina Olduğu 10 Durum
Memleketimizin güzide takımları olan 3 büyükler 'en çok taraftar bizde' diye tartışadursun, doğup büyüdüğü ya da bir sebepten ayrı kaldığı şehrinin futbol takımını desteklemeyenler de yok değil. İnsanlar 'hangi takımı tutuyorsun?' Sorusunun cevabının 'FB, BJK ya da GS' olmasına o kadar alışmış durumdalar ki, başka bir takımı desteklediğinizi söylediğinizde size sanki uzaylıymışsınız gibi muamele yapmakta bir beis görmezler. İşte koşulsuz şartsız, başarılı ya da değil, şehir takımını destekleyenlerin başına gelebilen durumlar
Reklam
Aziz Yıldırım: 'Süleyman Seba Ağabeyime Yakışır Bir Sezon Olmasını Diliyorum'
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş Kulübü'nün onursal başkanı merhum Süleyman Seba'ya adanan 2014-2015 futbol sezonunun, onun centilmen ve sportmen kimliğine yakışır geçmesini temenni etti.Yıldırım, sarı-lacivertli kulüp dergisinin eylül sayısında yayımlanan başyazısında, Süleyman Seba Sezonu'nun tüm kulüplere, sporculara, taraftarlara ve futbol ailesine hayırlı olmasını dileyerek, fair play mesajı verdi.Fenerbahçe olarak 4. yıldıza doğru yürüdüklerini kaydeden başkan Yıldırım'ın ifadeleri şöyle:'Öncelikle Süleyman Seba ağabeyimin ismini taşıyan bu sezonun, onun centilmen ve sportmen kimliğine yakışır bir sezon olmasını temenni ediyorum.Fenerbahçe olarak tüm taraftarlarımızla, sporcularımızla, camiamızla ve kararlı duruşumuzla şampiyonluğa ve 4. yıldıza doğru yürüyoruz. Fenerbahçe'nin ne denli büyük bir camia ve ne denli büyük bir aile olduğunu herkese bir kez daha göstereceğimiz bu yeni sezonda tek hedefimiz olacaktır; o da Fenerbahçe için mücadele etmek. Çünkü bizim için mücadele etmek, kazanmaktır... Kazanmak ise karakterimizdir.'eurosport
Gökhan Gönül Her Ay 60 Taraftara Evinde Yemek Verecek
Eşi Hatice hanımın önerisiyle eşi görülmemiş bir projeye soyunan Gökhan Gönül, takım arkadaşlarının da davetli olacağı özel günde taraftarla buluşacak.Fenerbahçe'nin başarılı sağbeki Gökhan Gönül, Türkiye'de bir ilke imzasını atacak. 8 sezondur sarı-lacivertli formayı tecrübeli oyuncu, eşi benzeri görülmemiş bir projeye imzasını atıyor. Tribünlerin sevgilisi olmayı başaran Gökhan Gönül, eşi Hatice Gönül'ün teklif ettiği 'Her ay evimizde belli sayıda taraftara yemek verelim' önerisini gerçeğe dönüştürüyor.İmza günlerinde taraftarların kendisine gösterdiği sevgiyi eşiyle paylaşan Gökhan, evinde düzenleyeceği organizasyonda 60 taraftarı bir araya getirecek. Ayda bir gününü taraftara ayıracak olan tecrübeli oyuncu, bu özel gününe takım arkadaşlarını da davet edecek.Gökhan Gönül, taraftarların nasıl belirleneceğini önümüzdeki günlerde açıklayacak.AMK
Reklam
Sow Uyardı Demba Ba Fransa'ya Kaçtı
Son güncelleme Şu anda - Güncellendi 04/09/2014 tarihinde 07:23'deEurosport Türkiye tarafından - Şu andaFenerbahçeli Moussa Sow, yakın arkadaşı Demba Ba’yı “Ertuğrul Karanlık’a tedavi olma. Benim için ‘Futbol hayatı bitti’ demişti” sözleriyle uyarınca Senegalli santrfor Fransa’nın yolunu tuttu.Beşiktaş'ın Arsenal ile oynadığı Şampiyonlar Ligi play-off turu 2. maçında sakatlanan Demba Ba, kulüp doktoru Ertuğrul Karanlık’a tedavi olmadı... Çünkü yakın arkadaşı ve vatandaşı Moussa Sow kendisini bu konuda uyardı...Bilindiği gibi Karanlık, geçmişte F.Bahçe’de çalışmış ve Sow için “Dizi vahim halde. Futbol oynayamaz” demişti. Hatta sonrasında Karanlık’ın sarı-lacivertlilerdeki görevine son verilmişti.Sow, Ba’yı “Ertuğrul Karalık’a tedavi olma. Benim için ‘Futbol hayatı bitti’ demişti” diyerek uyardı. Ba da bunun üzerine Mersin İdman Yurdu maçının ardından Fransa’ya, o dönemde Sow’u iyileştiren Türk osteopat Osman Fatih Aydoğdu’nun kliniğine gitti. Senegalli oyuncunun tedavisinin büyük bir kısmı Fransa’da gerçekleştirilirken Beşiktaş fizyoterapisti Aşkın Dede’nin de Milli Takım’a gitmesi nedeniyle Ba, Aydoğdu’yu tedaviyi tamamlaması için Türkiye’ye çağırdı.İkili dün öğle saatlerinde İstanbul’e geldi ve 29 yaşındaki oyuncunun dizindeki sakatlığın tedavisi bir süre daha devam edecek.Şampi10
Aziz Yıldırım'dan FBTV'ye Volkan Ayarı
Milli kalecinin G.Saray maçından sonraki açıklamaları nedeniyle ceza almasının ardından Aziz Yıldırım maç sonlarında soyunma odasından canlı yayın yapılmasını yasakladıG.SARAY ile oynanan Süper Kupa maçında Volkan’ın soyunma odasında FBTV’ye canlı yayında yaptığı açıklama sonrası hem ceza alması hem de milli takımdan kesik yemesi F.Bahçe'yi önlem almaya itti. Özellikle soyunma odalarında yapılan yayınlar konusunda çok dikkatli olunmasına karar veren başkan Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri artık soyunma odasından canlı yayın yapılmasını yasakladı.VOLKAN olayının milat olmasını isteyen başkan, “Kendi kendimize yaptığımız yayınla oyuncumuza ceza verildi. Halbuki bant yayını olsa bu sözler hiç ekrana gelmeyecekti. Bundan böyle bu yayınların soyunma odasında yapılmasını istemiyorum. Büyük maçlarda veya şampiyonluk kutlamalarında illa yayın yapılacaksa da bu bant kaydı olmalı” diyerek bu talihsiz olayın bir daha yaşanmaması için tedbirler aldı.şampiy10
Cristian Baroni: 'Galatasaray'a Giderdim'
Sözleşmesinin fesh edildiği gün, 'Ben artık iyi bir F.Bahçe taraftarıyım' diyen Cristian Baroni ülkesinde yayın yapan Fox Sports Radio'ya farklı konuştu.Profesyonel bir oyuncuyumF.Bahçe'yi çok sevdiğini belirten Cristian, 'Profesyonel bir oyuncuyum, Türkiye'yi de çok seviyorum. F.Bahçe'nin ezeli rakipleri G.Saray veya Beşiktaş'tan teklif gelseydi gidebilirdim' dedi. Sao Paulo ve Palmeiras'tan teklifler geldiğini de söyleyen Brezilyalı oyuncu şunları söyledi: Son dakikalarda Yunanistan ve İtalya'dan da girişimler oldu. Ancak imza aşamasına gelmedi. Şimdi hedefim Brezilya'ya dönmek ve 1-2 yıl daha futbol oynamak. Teklifleri değerlendireceğim' dedi.skorer
Reklam