Ülkede Olup Bitene Kayıtsız Kalıp Hiçbir Haksızlığa Sesi Çıkmayanlardan Nefret Eden Düşünür Ne Diyor?

0PAYLAŞIM

"Kayıtsızlık ise irade kaybıdır, asalaklıktır ve korkaklıktır. Bu yüzden kayıtsızlardan nefret ediyorum." diyor düşünür Antonio Gramsci.

Gençler politikayla ilgili görüş belirttiği zaman "Sen okumana bak." diye akıl verenler...

Ya da "Ben taraf tutmam Ekmek Partisi'ni tutarım." diyenler, daha birçok örnek var ancak hepsi politik olarak taraf tutmuyor olmanın çok daha iyi olduğunu düşünenlerin lafları.

Tarafsız olmanın ya da daha doğrusu olan bitene tepki vermemenin başımızı belaya sokmadan hayatımızı sürdürmek için tek yol olduğu düşüncesi zaten çok yaygın.

Peki politikanın sonuçları hepimizin hayatını yönlendirirken, cebimizdeki parayı eksiltip arttırırken hiçbir fikrimizin olmaması doğru mu?

Hayat şartlarımız değişiyor, huzurumuz kayboluyor ancak halen politik olarak sessiz kalmayı seçiyoruz. Bir açıdan düşünüldüğünde bunu anlamak mümkün çünkü tepki versek de vermesek de bunların değişmeyeceğine inanıyoruz ancak bir adım geriye gidip daha derin düşündüğümüz zaman büyük bir hata yapıyor olabiliriz.

Tarihin en önemli düşünürlerinden Antonio Gramsci tarafsızlığa dair bu arada kalmışlığımıza öfkeli.

"Kayıtsız kalanlardan nefret ediyorum! Tıpkı Frederich Hebbel gibi ben de yaşamanın taraf tutmak olduğuna inanıyorum. Kimse toplumun dışında kalıp yalnızca "insan" olarak var olamaz. Gerçekten yaşamak yurttaş olmaktır, katılım sağlamaktır. Kayıtsızlık ise irade kaybıdır, asalaklıktır ve korkaklıktır. Kayıtsızlık yaşamak değildir. Bu yüzden kayıtsızlardan nefret ediyorum."

Gramsci tarafsızlığın sanıldığı gibi adaletli olmakla bir bağlantısı olmadığını da söyler.

"Kayıtsızlık tarihin ağır bir yüküdür. Yenilikçi olanın boynuna geçirilmiş değirmen taşıdır, en parlak gayretlerin boğulduğu atalet halidir, eski şehri kuşatıp şehri en güçlü duvarlardan ve en cesur askerlerden bile daha iyi savunan bataklığın ta kendisidir."

Ve tabii kayıtsız kalmanın bugüne dek yaşanmış politik felaketlerin tümünde payı olduğunu da ekliyor.

"Hepimizin başına gelen musibetler birkaç kişinin aldığı inisiyatifin değil, çoğunluğun kayıtsızlığının bir sonucudur. Olan biten her şey bazıları öyle istediği için değil, kitleler ancak bir kılıçla çözülebilecek düğümlere, bir isyanla feshedilebilecek kanunlara, bir ayaklanmayla alaşağı edilebilecek iktidarlara imkan tanıyarak sorumluluk almaktan kaçındıkları ve "oluruna bıraktıkları" için gerçekleşir."

Kayıtsız ve tarafsız duruşun yanında oy veren, gerektiğinde hakkını arayanları da hatırlatır.

"Bu toplumda toplumsal bağların ağır yükü birkaç kişinin üzerinde değil. Ayrıca olan biten her şey şansın veya kaderin değil, yurttaşların akıllı çalışmalarının ürünü."

Gramsci'nin taraf tutmaktan kastı elbette bir görüşün savunuculuğunu yapmak değil.

Demokratik yollarla bir haksızlık varsa onun peşine gidebilmek, kim haksızsa çekinmeden söyleyebilmek ve başa gelecekleri izlemek yerine onlara yasalar çerçevesinde müdahale edebilmek.

Sizce bu kaynakta orijinal metnine ulaşabileceğiniz Gramsci haklı mı? Yorumlarda buluşalım.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir