Türk Dizilerinin Dünyanın Dört Bir Tarafını Saran Başarıları ve Yabancıların Övgüleri

-

Yıllardır insanları çekirdek çitleterek hipnoz etmiş gibi ekranlara bağlayan Türk dizilerinin önünün alınamayacağı belliydi. Birileri bunu görünce cesur bir hareket sergileyerek dünyaya pazarladı ve şimdi yüz milyonlarca insanın evinde Türkler'in çektiği diziler izleniyor. Vallahi tebrikler.

Her ne kadar bolca eleştirsek de Türk dizileri dünyanın dört bir tarafında yüz milyonlar tarafından sevilerek izleniyor.

Balkanlar'dan Arap ülkelerine, Çin'den Rusya'ya, Endonezya'dan İsveç'e, Afrika ülkelerinden Güney Amerika ülkelerine kadar onlarca ülkede Türk dizileri yayınlanmaya devam ediyor.

Sinema sektöründe sonlarda yer alsak da dizi sektöründe dünya ikincisiyiz ve ABD'nin en büyük rakibiyiz. 👊

Bu konuda çok dişli olduklarını bildiğimiz Güney Amerika, Avrupa, Güney Kore dizileri artık bizim çok gerimizdeler. 😎

Bir zamanlar Güney Amerika ülkelerinin Rosalinda, Vahşi Güzel gibi dizileriyle yatıp kalkarken şimdi onlar bizim dizilerimizle yatıp kalkıyorlar.

Arjantin, Peru, Şili, Uruguay, Paraguay gibi ülkelerde prime time ya da gündüz kuşağı fark etmeksizin Türk dizileri ekranlarda gösteriliyor ve reyting rekorları kırıyor.

Türk dizisi hayranlarının bir hayli fazla olduğu Şili'de yaşayan bir kadının Türk dizileri hakkındaki görüşü şöyle mesela:

"Türk dizilerinde Amerikan dizilerindeki klişeler yok. Dizilere daha kolay bağlanılıyor ve seks fazla abartılmıyor."

Perulu bir üniversite öğrencisinin yorumu ise şu şekilde:
"Arkadaşlarımla toplanıp Türk dizileri geceleri düzenliyoruz. Senaryolar zekice, aktörler çok yakışıklı. Hepimizin birer favorisi var."

(BBC'nin haberinden alıntıdır.)

Güney Amerikalı bir kızın "İbrahim💜" yazması ne kadar sempatik mesela. 😁

Arjantin, Şili, Uruguay gibi ülkeler seksin abartılı kullanılmadığını düşünseler de Arap ülkeleri aynı fikirde değil.

Bu yüzden Türk dizilerinin en çok tuttuğu bu ülkelere gençlik dizileri yerine daha çok ağır dram içeren diziler pazarlanıyor.

Gençlik dizisi satma girişimlerinde, "Evin kızı hamile kalıyor, annesine söylüyor, sonra da babasına söylememesi gerektiği tembih ediliyor. Bu sizce gerçekten normal mi?" cümleleriyle karşılaşılıyormuş. Üstelik bunu söyleyenler sıradan halk değil TV yapımcılarının ta kendisi.

Türk dizilerini dünyaya pazarlamada büyük etkisi olan İzzet Pinto, Al Jazeera Turk'e verdiği demeçte şöyle diyor:

"Son 5 yılda Türkiye’ye Orta Doğu’dan gelen turist sayısında %350 artış olmuş. Bunun tek sebebi diziler, ikinci bir sebebi yok. Şöyle düşünün, 400 milyon kişi her gece Türkiye’yi izliyor, boğazı izliyor. Bundan daha iyi bir reklam olamaz."

"Muhteşem Yüzyıl partileri yapılmaya başlandı. Muhteşem Yüzyıl’daki karakterler gibi giyinip partilere gidiyorlar. Pastaneler Muhteşem Yüzyıl pastaları yapıp satıyor. Zaten bu tarz şeyler dizinin başarısını gösteriyor."

Sadece Orta Doğu'da değil dizilerin yayınlandığı 90'a yakın ülkede de çok sağlam reklam yapıldığı ortada.

Ülke gündemi bu kadar ürkütmese turizm konusundaki etkisi hissedilir derecede olabilirdi.

Hatta bir sonraki aşamada, dizilerde kullanılan markaların global markalar yerine yerli markalar olması için çalışmalar başlatılmış. Bu dayanışmanın, markalarımızın küreselleşmesine katkısı olacağı kesin gibi.

Yurt dışına, diziler haricinde farklı formatlar da satılıyor.

Hep deriz ya, "O Ses Türkiye, Survivor gibi formatları hep dışarıdan alıyoruz." diye; aslında biz de satıyormuşuz. Kanal D’de yayınlanan Bana Her Şey Yakışır programı, Shopping Monsters, Shopping Queens gibi adlarla yurt dışına pazarlanıyor. "Gelinim Olur musun?" da pazarlanan programlar arasında.

İlk pazarlama girişimlerinde diziler bölüm başına 30-50 dolar gibi düşük miktarlarla satılırken şimdilerde bölüm başına 20 bin dolara kadar satılabiliyor.

Getirisi bu kadar iyi olunca yabancı TV yapımcıları daha fazlasını bile vermeye hazır olmalılar.

Türk oyuncuların sosyal medya hesaplarındaki hayran yorumlarına baktığınızda, yabancıların yoğunluk konusunda Türkleri bile bastırdıkları görülebiliyor.

Şu sıralar Uruguay'da El Sultan adıyla yayınlanan Muhteşem Yüzyıl, reytinglerde ikinci sırada.

Peru'daki dublajlı versiyon ve "Yenebilirsin Hürrem!" diyen bir izleyici:

Şilili bir izleyiciden Türkçe sözcükler. ☺️

Yaşam tarzlarını öve öve bitiremediğimiz Kuzey Avrupa ülkeleri de dizilerimize bayılıyorlar.

20 Dakika dizisi İsveç'in devlet televizyonu SVT'de yayınlanmıştı, hem de prime time'da. Başarılı olunca bir de Paramparça dizisini satın aldılar.

İsveçli izleyicilerler ise dizileri beğendiklerini, sadece oyunculukların daha iyi olması gerektiğini belirtiyorlar.

Sizin belki de ilk defa gördüğünüz dizileri onlar çok daha iyi biliyor ve takip ediyorlar.

Ülkelerinde yayınlanmayan dizileri de alt yazılarıyla birlikte rahatlıkla bulabiliyorlar.

Hatta sadece izlemekle yetinmiyorlar, magazin gündemini de takip ediyorlar.

Buna ilgi duyulduğu bilindiği için de farklı ülkelerin dergilerinde bizim ünlüleri görmek şaşırtıcı olmuyor.

Buna ilgi duyulduğu bilindiği için de farklı ülkelerin dergilerinde bizim ünlüleri görmek şaşırtıcı olmuyor.
Buna ilgi duyulduğu bilindiği için de farklı ülkelerin dergilerinde bizim ünlüleri görmek şaşırtıcı olmuyor.

Diziler oralarda bu kadar popüler olunca oyuncularımızı kendi ülkelerine davet ediyorlar. Binbir Gece, Sırbistan'ı etkileyince Bergüzar Korel ve Halit Ergenç bir programa konuk oluyorlar.

Biz Brad Pitt'i çağırsak gelmez ama bizimkiler alçak gönüllü tabii ki, kıramazlar. 😁

Arap dünyasında ise Hollywood yıldızları yerine Türk yıldızların yer aldığı böyle reklamları sıkça görebilirsiniz.

Yunanistan'daki televizyon ve gençlik dergilerinde ağırlıklı olarak Türk dizilerine ve Türk oyuncuların özel hayatlarına yer veriliyor.

Yunanistan'daki televizyon ve gençlik dergilerinde ağırlıklı olarak Türk dizilerine ve Türk oyuncuların özel hayatlarına yer veriliyor.
Yunanistan'daki televizyon ve gençlik dergilerinde ağırlıklı olarak Türk dizilerine ve Türk oyuncuların özel hayatlarına yer veriliyor.

Yunan dizi sektörü çoktan ikinci planda kalmış durumda. Prime time'da yayınlanan Türk dizileri her zaman ilk 3'te kendine yer bulabiliyormuş.

Yunanistan'da çılgınlık seviyesine gelince Kilise yetkilileri bile olaya müdahil olmak istemişler ve "Türk dizileri yasaklanmalı." şeklinde açıklama yapmışlardı.

Yunanistan hakkında bir detay daha: Diğer ülkelerde olduğu gibi dublaj olarak izlemiyorlar. Alt yazılı izliyorlar, bunun nedeni ise doğal sesin daha gerçekçi olması haricinde Türkçe'nin kulağa hoş gelen bir tınısı olduğunu belirtmeleri.

Türk dizileri hakkında yapılan bir belgeselde Yunan kadının sözleri:

Bir gün karşıma bir Türk dizisi çıktı ve ekrandaki adamın çok yakışıklı olduğunu gördüm. Ablama, "Televizyonda Brad Pitt'e benzeyen bir Türk erkeği var, çabuk gel." dedim. Ablam da "Türk erkeği ve Brad Pitt, emin misin?" cevabını verdi. O günden beri Türk erkeklerinin aslında gerçekten yakışıklı olduklarını düşünüyoruz.

Türk erkeğinin imajını göklere çıkardığın için bir teşekkürü borç biliriz Kıvanç. 😎

Ve tabii ki bu dizileri dünyaya pazarlayıp ülkemizi tanıtan herkese de teşekkürümüzü edeliim. 👏👏👏

Yine de şu dizileri şu kadar uzun yapmasanız diyoruz. 😁

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
murat-yilmaz66

arka sokaklar yok lan

xekox

Dünya da her iyi şeyin altından ucuz emek çıkıyor. Polanya'nın lider oyun firması CD Projekt RED, The Witcher serisiyle ülkenin en büyük firmaları arasına giriyor. İhracatı ile ülkeyi tek başına idame edecek kadar büyük. Sonradan öğreniyorum ki bu piyasada en az ücret alan çalışanlar bunların çalışanları. Değeri en eski köklü oyun firmalarını 2 ye 3 katlarken çalışanlar asgari seviyede ücretlerle firmayı ihya ediyor.

wanton-novel

Sette elemanına en ucuz yemeği yedirip, yardımcı oyunculara 40 tl verip, oyuncusuna 2-3 yuzbın verip, bolumunu 20 000 ,30 000 lere yurtdısına satmanın adı KAPİTALİZM' dir.

suhiss

Suskunlar da satilmis ceksinler de izleyelim 😍 Bir de söylemeden gecemicem, Türkiye'de de kaliteli diziler yapildi ama izlenmedigi için ya erken bitti ya yayindan kaldirildi. Mesela Revenge çevrimi olan İntikam, pretty little liers çevrimi olan tatli küçük yalancilar çok kalitelilerdi ama cabucak bitiverdiler. Cunku bizim halk agir dram olmadan dizi izleyemiyor. Ya da biraz zekice olsun bi bolum kacirirsan kafan karissin boyle şeylere gelemiyor o yuzden de hep ayni konuda ve basitlikte diziler çekiliyor.

7kedi7eti7

VALLA MUTLU OLDUM YA LA...

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriArjantinBrad PittÇinCinsellikEndonezyaİsveçKanal DKoreMuhteşem YüzyılRusyaSinemaSosyal MedyaTürk dizileriYunanistandizihamilekore dizilerisurvivor
Görüş Bildir