Güzelliği ve Bilgeliğiyle Bilinen Yarı İnsan Yarı Cin Olan Antik Çağın Kraliçesi Belkıs ile Sultan Süleyman'ın Aşkı

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Saba İmparatorluğunun kraliçesi Belkıs; güzelliği, bilgeliği, kudreti, adaletli oluşuyla dillere destan bir kadın. "Bu dünya ne sana ne de bana kalmaz"ın Sultan Süleyman'ı da sadece İsrail Krallığı'na değil tüm varlıklara da hükmettiği rivayet edilen bilge ve güçlü bir adam. Aynı zamanda Kuran'da peygamber olarak geçer. Milattan öncesine dayanan dönemlerde bu iki güçlü kişilik arasında dillere pelesenk olan bir aşk yaşanır ve onlarca edebiyat ve sanat eserine de ilham kaynağı olurlar.

O zaman hep birlikte bu ilk görüşte aşka biraz yakından bakalım...

1. Uzun yıllar hüküm sürdüğü rivayet edilen ve toplumda kadınların önemli roller oynadığı Saba Hükümdarlığı'nın Kraliçesi olan Belkıs güzelliğiyle, zekasıyla ve gücüyle bilinen bir kraliçe.

M.Ö. 10. yüzyılda yaşadığı söylenen kraliçe Belkıs'ın biyografisi hakkında ne yazık ki detaylı ve net bilgiler bulunmuyor. Günümüzde Etiyopya veya Yemen'inin olduğu topraklarda hüküm sürmüş, arkeologların da hâlâ araştırmaları arasında olan Saba Hükümdarlığı'nın gücüyle, güzelliğiyle ve zekasıyla bilinen kraliçesi olan Belkıs'ın Antik İsrail Kralı olan Süleyman'la aynı dönemde yaşadığı söyleniyor kaynaklarda.

2. Sultan Süleyman ile olan diyaloğu sebebiyle kutsal kitapların tümünde geçer ama ismi bu kitapların her birinde farklı anılır.

Eski Ahit'te kraliçenin ismi geçmez ama bazı kaynaklarda "bu şekilde değil, böyle değil" anlamına gelen Mâkedâ olarak anılır. İslam'da ise Belkıs olarak bilinir. Belkıs binti Şerahil olarak da geçer kimi kaynakta.

3. Nereden geldiğine ve kökenine dair net bilgi bulunmaz ama annesinin cin olduğu rivayet edilir.

Dedesinin de babasının da çok zengin ve güçlü hükümdarlar olduğu söylenir Belkıs'ın. Babası bu denli gücüyle kimseyi kendisine evlilik yapacak kadar denk görmediği için cinler aleminden biriyle evlendirilmiş. Reyhane adıyla bilinen bu cinin de Belkıs'ın annesi olduğu rivayet edilir.

4. Bu sebeple de tasvirlerinin pek çoğunda ayaklarının toynak olduğu ve ters dönmüş bir şekilde göründüğü tasvir edilir.

Güzelliğiyle dillere destan olan Kraliçe Belkıs'ın yarı insan yarı cin olduğu düşüldüğünden ayaklarının toynak şekilde ve ters olduğu rivayet edilir. Bazı kaynaklarda ise bacağı tüylerle kaplı diye geçer. Bu sebeple de çoğu zaman Lilith olduğuna da inanılmış.

5. Gelelim Antik dünyanın en güçlü kadınının Sultan Süleyman ile tanışma hikâyesine.

Kraliçe Belkıs'ın İsrail Kralı Süleyman ile (İslami kaynaklarda Süleyman Peygamber olarak da bilinir.) aynı dönemde hükümdarlık sürdürdüğünden bahsetmiştik. O dönemlerde Belkıs, Kral Süleyman'ın şanını ve bilgeliğini duyar ve Kral'ın o dillere destan bilgeliğini test etmek için onu ziyarete Kudüs'e doğru yola çıkmaya karar verir...

6. Kraliçe Belkıs, şanına yaraşır bir kervan hazırlatır bu ziyaret için. Baharatlar, altınlar ve değerli taşlarla donattığı bu kervanla Sultan Süleyman'ın karşısına gelir.

Fakat Belkıs, Süleyman'ın bilgeliğinden ve şaşaalı zenginliğinden çok etkilenir. Yanında getirdiği altınları ve diğer hediyeleri Süleyman'a hediye eder.

7. Ama Sultan Süleyman da Belkıs'ın bilgeliğinden ve güzelliğinden çok etkilenmiştir.

Aslında çeşitli rivayetler bulunur bununla ilgili. Belkıs'ın ülkesi yıldızlara ve Güneş'e tapmaktadır ve Sultan Süleyman onlara hak dine tek tanrı inancına geçmelerini söylediği bir mektup iletir. Güçlü bir adalet anlayışıyla da bilinen Belkıs bu mektubu halkına okur ve fikirlerini almak ister. Halk da gücüne güvendiği Belkıs'a bırakır son kararı. Belkıs da reddetmek için kalkar Sultan Süleyman'ın karşısına gider. Cesareti, bilgeliği ve güzelliğiyle Süleyman'ı bu şekilde kendine hayran bırakır.

8. Tüm varlıklarla iletişim kurabilme yeteneği olan ve cinlerin hükümdarı olarak da bilinen Sultan Süleyman ise Belkıs'ın ziyaretinden Hüdhüd kuşu vesilesiyle önceden haberdar olmuştur.

Kraliçe Belkıs'ın söylendiği üzere toynakları olup olmadığını görmek için onun geçeceği yere cam taban yerleştirir ve altını suyla balıklarla doldurur. Belkıs da içeri girdiğinde Sultan'ın suyun karşısında durduğunu görür, suyun içinden geçeceğini düşünerek eteğini hafifçe sıyırır. Sultan Süleyman bu vesileyle Belkıs'ın ayaklarının anlatıldığı gibi toynak olmadığını ve keçi gibi kıllı olmadığını görür.

9. Anlatılan rivayetlere göre ilk görüşte başlayan bu devlerin aşkı uzun yıllar sürer.

Pek çok anlatıda bu ilişkinin yalnızca ticaret ve diplomasi amaçlı olduğundan bahsedilir. Fakat bazı rivayetlere göre de bu iki bilge hükümdar evlenerek hayatlarını birleştirmiştir.

10. Ne yazık ki yarım kalan aşklar efsane olurlar bilirsiniz ki. Kraliçe Belkıs daha fazla Kudüs'te kalamaz çünkü yönetmesi gereken bir ülke, liderlik etmesi gereken bir halk onu beklemektedir.

Belkıs, ne kadar bir süre sonra bilemiyoruz, fakat eşi Süleyman'ı Kudüs'te bırakıp halkına liderlik etmek için ülkesi Saba'ya geri dönmek zorunda kalır ve döner de.

11. Ancak Kraliçe ülkesine dönerken Sultan'ın çocuğuna hamiledir. Ülkesine döndüğünde çocuğu doğurur, Menelik ismini verir ve onu tek başına büyütür.

Bazı anlatılara göre Menelik yeterince büyüdüğünde Kudüs'e gidip babası Süleyman'ı bulmuş ve onunla yaşamaya başlamıştır. Daha sonra ise genetik olsa gerek Menelik de güçlü bir hükümdar olur. Etiyopya bölgesindeki tüm hanedanlıkların kurucusudur ve ilk Habeş Kralı olarak bilinir. Etiyopya'daki Yahudiler de köklerinin Menelik'e dayandığını söylerler.

Saba Melikesi Belkıs ile İsrail Kralı Süleyman aşkı gerek Batı'da gerekse Doğu'da çokça edebiyat, sinema ve sanat eserine konu olmuş bir aşktır. Divan edebiyatı da bu aşktan beslenmiştir. Ferhat'ın aşkı uğruna dağları delmesi efsanesi de Süleyman'a dayandırılmaktadır kimi kaynaklarda. Sultan Süleyman, Kraliçe Belkıs için az dağlar, çöller aşındırmamıştır... Ama işte malum bu dünya ona bile kalmadı... 😢

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ask-i-bilvanis

Onedio'nun böyle bir paylaşım yapması cidden şaşırtıcı fakat yine gerçekte yaşanmış olayı biraz basitçe anlatmış. Biraz daha saygı göstererek anlatılması daha hoş olurdu. Misal Hz.Süleyman a.s gibi yazılması daha saygılı olurdu. Nitekim kendisi Kur'an-ı Kerim'de adı geçen büyük peygamberlerdendir. Ayrıca cinler başka bir halktan memleketten değil. Ateşten yaratılmış gerçek varlıklardır. imanı azda olan bir mümin bunu bilir. Görmenizi de sağlardım fakat bunu her bünye kaldırmaz.

kamurr

GÖRMENİZİ SAĞLARDIM DERKEN NE DEMEK İSTEDİNİZ AHMED BEY

huseyin-hakan-akgun

keşke şu olayları bilim adamlarının kontrolünde de yapabilseniz. ama sadece "imanı güçlü" olanlar görebiliyor. ya da manilpüle edilmesi, söylenene inanması kolay insanlar. yargılamak için söylemiyorum, sadece nasıl bazı noktalara değindiysen yazıyla ilgili, aynı şekilde şüpheci yaklaşan ve inanmayanları da göz önünde bulundurman gerek diye söylüyorum. imanlı insan için kutsal kitaplarda anlatılanların bir değerlendirmesi, şüpheci için ilgi çekici bir konu, inanmayan için ise eski bir efsane.

ask-i-bilvanis

İki adın var biri İslam dininden Hz. Muhammed s.a.v torunun ismi diğeri de Türk kültürünün önemli unvanlarından biri fakat yorumun ikisininde ötesinde. Rabbim sana yardım etsin inşaallah.

enis-asa

Bana sağlar mısın görmemi? Rica etsem?

onur-sonku

Ahmet bey bu cinlerin görülmesini sağlayabiliyorsanız, bir bilim merkezine gidip bunu kayıtlı yaptırtsanız, insanlıkta sayenizde şüpheden kurtulur, inkişaf ederiz hep birlikte.

morbidezza

Ailesinin ona verdiği isimden dolayı inanmak zorunda mı yani? Ne saçma.

morbidezza

Ailesinin ona verdiği isimlerden dolayı inanmak zorunda mı ani? Ne saçma.

veenzey

sultan Duleyman baska peygamber Suleyman baska. Peygamber Suleymanin babasi hz. Davutdur.

countess-rain

American Gods'ta vardı Belkıs.

Başlıklar

EvlilikİsrailSinemaaşk
Görüş Bildir