article/comments
article/share
Haberler
Dışkıya Benzeyen Deniz Canlısı 120 Yıldan Fazla Yaşayabiliyor: DNA Testi 24 Yıl Sonra Aynı Hayvanları Buldu

Dışkıya Benzeyen Deniz Canlısı 120 Yıldan Fazla Yaşayabiliyor: DNA Testi 24 Yıl Sonra Aynı Hayvanları Buldu

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Avustralyalı bilim insanları, dış görünüşüyle şaşırtan ve lüks mutfakların talebi nedeniyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir deniz hıyarı türünün 120 yıldan fazla yaşayabildiğini kanıtladı. 24 yıl süren genetik bir takip sonucunda elde edilen bu eşsiz veri, deniz canlılarının gizemli yaşam döngülerine ışık tutarken, okyanus ekosisteminin geleceği için de kritik uyarılar barındırıyor.

Kaynak: ScienceAlert

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Lüks restoranların menülerini süsleyen ve aşırı avlanma kurbanı olan "siyah emzik balığı" (Holothuria whitmaei), bilim dünyasında eşine az rastlanır bir rekorun yeni sahibi oldu.

Lüks restoranların menülerini süsleyen ve aşırı avlanma kurbanı olan "siyah emzik balığı" (Holothuria whitmaei), bilim dünyasında eşine az rastlanır bir rekorun yeni sahibi oldu.

Uzaktan bakıldığında hayvan dışkısını andıran bu gösterişsiz deniz hıyarı, iScience dergisinde yayımlanan son araştırmaya göre bir asrı devirebilen ilk deniz hıyarı türü olarak kayıtlara geçti. Avustralya Deniz Bilimleri Enstitüsü'nden biyolog Sven Uthicke ve ekibinin yürüttüğü çalışma, bu canlının 120 yıldan fazla yaşayabildiğini ve yaşlandıkça fiziksel olarak oldukça sıra dışı tepkiler verdiğini ortaya koydu.

Pasifik ve Hint Okyanusu'nun derinliklerinde yaşayan bu canlıyı incelemek, doğası gereği bilim insanları için her zaman büyük bir zorluk olmuştur. Hayvanların üzerine yerleştirilen fiziksel takip etiketleri kısa sürede düştüğü için, canlıların yaşam sürelerini geleneksel yöntemlerle ölçmek neredeyse imkansızdır. Bu engeli aşmak isteyen araştırma ekibi, 2000 yılında Avustralya'nın Büyük Set Resifi'ndeki Kuş Adacığı'na giderek 76 farklı siyah emzik balığından düşme ihtimali olmayan tek etiketi, yani DNA örneklerini topladı.

Bu öncü hamleden tam 24 yıl sonra, Eylül 2024'te aynı resife geri dönen ekip, bölgede buldukları 53 deniz hıyarını yeniden genetik teste tabi tuttu.

Bu öncü hamleden tam 24 yıl sonra, Eylül 2024'te aynı resife geri dönen ekip, bölgede buldukları 53 deniz hıyarını yeniden genetik teste tabi tuttu.

Sonuçlar şaşırtıcıydı; incelenen hayvanların 31'i, çeyrek asır önce DNA'sı alınan canlılarla birebir eşleşti. Bu durum, tespit edilen hayvanların büyük bir kısmının zaten 2000 yılında maksimum boyutlarına ulaşmış yetişkinler olduğunu ve aradan geçen onca yıla rağmen hayatta kalmayı başardıklarını kanıtladı.

Ancak bilim insanlarını asıl şaşkına çeviren detay, hayvanların hayatta kalma başarısından ziyade fiziksel değişimleriydi. Aradan geçen 24 yılın ardından bu canlıların hiç büyümediği, aksine küçüldükleri tespit edildi. 2000 yılındaki ölçümlerine kıyasla deniz hıyarları ortalama yüzde 21 daha hafif ve yüzde 14 daha kısaydı. Uzmanlar, deniz hıyarlarının vücut kütlelerini zamanla değiştirme yeteneğine sahip olduğunu ve bu daralmanın değişen çevresel stres faktörlerinden kaynaklanabileceğini düşünüyor.

Elde edilen yüzde 41'lik hayatta kalma oranını matematiksel modellere döken araştırmacılar, bu türün yıllık ölüm oranının binde 37 gibi inanılmaz düşük bir seviyede olduğunu hesapladı.

Elde edilen yüzde 41'lik hayatta kalma oranını matematiksel modellere döken araştırmacılar, bu türün yıllık ölüm oranının binde 37 gibi inanılmaz düşük bir seviyede olduğunu hesapladı.

Bu istatistik, siyah emzik balıklarının 123 yaşına geldiklerinde bile popülasyonlarının bir kısmının hala hayatta kalabileceğini gösteriyor. Üstelik bazı bireylerin göç etmiş veya gözden kaçmış olma ihtimali göz önüne alındığında, bu asırlık ömrün aslında çok daha uzun olabileceği tahmin ediliyor.

Tüm bu büyüleyici hayatta kalma becerisine rağmen, araştırmanın ortaya koyduğu çok karanlık bir tablo da var. Bilim insanları hem 2000 hem de 2024 yılındaki saha çalışmalarında tek bir yavru deniz hıyarına bile rastlayamadı. Yeni nesillerin popülasyona bu denli yavaş katılması, siyah emzik balıklarının aşırı avlanmaya karşı neden bu kadar savunmasız olduğunu net bir şekilde açıklıyor. Canlılar, mutfak endüstrisinin yarattığı tahribatı onaracak hızda üreyemiyor.

Bu yavaş üreme ve uzun yaşam döngüsü, sadece deniz hıyarlarının değil, içinde yaşadıkları mercan resiflerinin geleceği için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Okyanus tabanındaki tortuları eleyerek besinleri geri dönüştüren bu canlılar, deniz ekosisteminin temizlik işçileri olarak kritik bir rol üstleniyor. İklim değişikliği ve ısınan sular nedeniyle halihazırda can çekişen mercan resiflerinden bu kilit türün eksilmesi, deniz altı yaşamı için geri dönüşü olmayan bir ekolojik çöküşün habercisi olabilir.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın