Bağırsak Temelli Beslendiğini Söyleyen Edis, Uyguladığı Tuhaf Rutini Anlattı!
Edis'in sahnede bir dakika yerinde durmadığını artık hepimiz biliyoruz. Dansı, temposu ve yıllardır koruduğu formuyla da maşallahı var. Meğer işin arkasında spor kadar günlük hayatına yerleştirdiği bazı alışkanlıklar da varmış. Arem Arman'ın Hitmakers programına konuk olan Edis, “bağırsak temelli” beslendiğini söyleyip kendine kurduğu düzeni anlattı. Saat 5'ten sonra uzak durduğu yiyeceklerden yemek yerken uyguladığı yönteme kadar anlattıkları bir hayli enteresan.
Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
Edis'in sahneye çıktığı anda enerjisiyle ortalığı ele geçirmesine artık alıştık desek yeridir.
“Benim Ol”la hayatımıza girdiği günden beri pop müziğin en sevilen isimlerinden biri olmayı başaran Edis, aradan geçen yıllarda “Martılar”, “Arıyorum”, “Yalancı” derken hit üstüne hit çıkardı.
Şarkıları bir yana, Edis'i Edis yapan şeylerden biri de sahnesi tabii. Dansıyla, kostümleriyle, bir saniye bile düşmeyen enerjisiyle konserlerini başlı başına bir şova çevirmeyi seviyor. Üstelik yıllardır formundan da pek bir şey kaybetmedi.
Biz de doğal olarak işin arkasında sporundan yediğine içtiğine epey dikkat ettiği bir düzen olduğunu tahmin ediyorduk. Fakat Edis'in kendine kurduğu sistem bizim düşündüğümüz klasik “şunu yemiyorum, bunu içmiyorum” düzeninden biraz daha farklıymış.
Arem & Arman'ın YouTube'da yayınlanan Hitmakers programına konuk olan Edis, konu yemekten açılınca kendine göre oluşturduğu düzeni de anlatmaya başladı.
“Bağırsak temelli” beslendiğini söyleyen Edis, bağırsaklarındaki rahatlığın mentaline ne kadar yansıdığını fark ettikten sonra yeme alışkanlıklarını da buna göre değiştirmiş. Mesela saat konusunda oldukça net: “Saat 4'ten-5'ten sonra kimse bana çiğ sebze-meyve yediremez” diyor.
Ama mesele bununla da bitmiyor. Edis yemek yerken telefonu da televizyonu da tamamen bir kenara bırakıyormuş. Lokmaları uzun uzun çiğnemeye özellikle dikkat ettiğini söyleyen şarkıcı, “Bir lokmayı bir gün, hatta iki gün benim için deneyin. Telefon yok, televizyon yok; sadece yemekte kendiniz olacaksınız” sözleriyle bu alışkanlığını anlatıyor. Bunun kendisini çok daha hafif hissettirdiğini söyleyen Edis, “Sindirimin yarısını ağızda tamamladığın zaman mideye yük bindirmiyorsun, çok hafifliyorsun” diye de ekliyor.
Anlayacağınız Edis'in meselesi yalnızca ne yiyip ne yemediği değilmiş. Ne zaman yediğinden sofrada dikkatini nereye verdiğine, bir lokmayı nasıl çiğnediğine kadar kendince oturttuğu bir sistemi var.
Peki Edis'in bahsettiği “bağırsak temelli beslenme” tam olarak ne?
Aslında bu isimle herkesin uygulaması gereken, sınırları kesin çizilmiş tek bir diyet modelinden söz etmiyoruz. Bağırsak sağlığını destekleyen beslenme denildiğinde genel olarak bağırsak mikrobiyotasındaki çeşitliliği destekleyecek şekilde çeşitli ve lif açısından zengin beslenmek öne çıkıyor. Sebze ve meyveler, baklagiller, tam tahıllar, kuruyemiş ve tohumlar önemli lif kaynakları arasında; yoğurt ve kefir gibi fermente gıdalar da bu yaklaşımda sıkça yer buluyor. Buna karşılık yüksek oranda işlenmiş gıdaları sınırlamak ve yeterli sıvı almak da öneriler arasında.
Bağırsaklarla ruh hali arasındaki ilişki de Edis'in söylediği kadar tamamen havada bir mesele değil. Bağırsak ve beyin arasında “bağırsak-beyin ekseni” olarak adlandırılan çift yönlü bir iletişim olduğu biliniyor. Ancak bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerle ruh hali arasındaki bağlantılar üzerine araştırmalar sürüyor; her ilişkinin doğrudan neden-sonuç anlamına geldiğini söylemek için henüz erken.
Yalnız burada küçük ama önemli bir ayrım var: Saat 5'ten sonra çiğ sebze-meyve yememek, bağırsak sağlığını destekleyen genel beslenme önerileri arasında yer alan standart bir kural değil. Bu, Edis'in kendi vücuduna göre oluşturduğunu anlattığı kişisel rutininin bir parçası.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın