15- yüzyıldan sonra ortaya çıkışından itibaren gravür, günümüze kadar sanatçıları tarafından yaygın bir biçimde kullanılmış ve geliştirilmiştir. Günümüzde birçok sanatçı gravür baskı tekniğinden sanat baskılarının üretilmesinde yararlanmaktadır. Matbaacılıkta ise 19. Yüzyılın sonlarına kadar basımı yapılan kitaplarda yer alan resimlerin kaliteli reprodüksiyonu için kullanılan gravür, bir baskı tekniği olarak günümüzde fotogravür ya da tiftruk baskı biçiminde kullanılmaktadır.HangerArt Türkiyenin En Modern Kültür ve Sanat Sitesi
Ankara'lı sanatçı Cihan Engin'in, photoshop ve tablet kullanarak yaptığı, etkileyici Mustafa Kemal Atatürk illüstrasyonları. Sanatçının eserlerini içeren bir diğer galeriye buradan ulaşabilirsiniz.
Edebiyatımızın önde gelen dergilerinden Notos, her yıl farklı bir konuda düzenlediği geleneksel yıllık soruşturmalarının sekizincisinin sonuçlarını Şubat-Mart, 44. sayısında açıkladı. Yapılan geniş soruşturma sonunda ortaya çıkan 40 kitaplık liste, bir belge olarak ortaya çıktı. İşte ilk 20 1 İnce Memed Yaşar Kemal 2 Tutunamayanlar Oğuz Atay 3 Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar 4 Memleketimden İnsan Manzaraları Nâzım Hikmet 5 Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali 6 Anayurt Oteli Yusuf Atılgan 7 Huzur Ahmet Hamdi Tanpınar 8 Alemdağ’da Var Bir Yılan Sait FaikAbasıyanık 9 Yunus Emre Divanı 10 Aşk-ı Memnu Halit Ziya Uşaklıgil 11 Kara Kitap Orhan Pamuk 12 Çalıkuşu Reşat Nuri Güntekin 13 Bereketli Topraklar Üzerinde Orhan Kemal 14 Kuyucaklı Yusuf Sabahattin Ali 15 Aylak Adam Yusuf Atılgan 16 Yaban Yakup Kadri Karaosmanoğlu 17 Dede Korkut Kitabı 18 Kendi Gök Kubbemiz Yahya Kemal Beyatlı 19 Seyahatname Evliya Çelebi 20 Eylül Mehmet Rauf Notos ’un yıllık büyük soruşturmalarının edebiyat tarihimize düşülmüş nitelikli kayıtlar arasında yer alacağı, gelecekte geçmişe dönük çalışmalar yapacak bütün edebiyat araştırmacıları için başvurulması gerekli kaynaklar arasında bulunacağı belirtilebilir. edebiyathaber
Digiturk izleyiciye daha kaliteli bir seslendirme sunmak üzere kolları sıvadı ve dizi ve filmlerin, deneyimli seslendirme sanatçıları, uzman yönetmenler ve başarılı bir teknik ekip tarafından seslendirilmesi üzerine bir stüdyo kurdu. Seshane, Digiturk üyelerine orijinaline en uygun Türkçe dublajlı film ve dizileri izleme fırsatı sunulması amacıyla yola çıktı. hedefleniyor. Güçlü ve geniş bir seslendirme kadrosunun ve teknolojik olanakların kullanıldığı dublaj çalışmalarında, çevirilerin de seslendirmeyi daha kaliteli hale getirecek nitelikte olması için bu alanda deneyimli çevirmenlere görev veriliyor. Türkçe dublajla orijinal seyir keyfi Digiturk izleyicilerinin çoğunlukla dizi ve filmleri dublajlı olarak izlemeyi tercih ettiğini belirten Seshane’den sorumlu Digiturk Kreatif Direktörü Cenk Şanal, 'İzleyicilerin önemli bir bölümü iyi seslendirme yapıldığı takdirde filmleri orijinal dilinde izlemektense Türkçe olarak izlemeyi tercih ediyor. Bu tercihte dublaj kalitesinin çok önemli bir rolü var. İlgili içeriğin orijinalindeki atmosferi doğru yansıtan, doğru rollerin doğru isimlere seslendirildiği yapımlar dublajlı olarak izlendiğinde seyir keyfinden hiçbir şey kaybetmiyor. Seslendirmede uygun ve yeterli sayıda sanatçıyla ve gerekli teknik olanaklar ve fiziki koşulların sağlanmasıyla gerekli kaliteyi elde etmek mümkün. Seshane’de amacımız, Digiturk içeriklerinde dublaj kalitesinde maksimum seviyeye ulaşmak ve izleyicilerin seyir zevkini en üst noktaya çıkarabilmek. Digiturk, hali hazırda içerik ve görüntü kalitesi açısından en kaliteli dizi ve filmleri yayınlayan platform olarak bu alanda da farkını ortaya koydu ve içeriklerin seslendirilmesi noktasında üyelerinin hak ettiği özeni gösterdi. Bundan sonra Digiturk kanallarındaki yabancı içerikler, çok daha kaliteli ve aslına uygun seslendirme ile izleyici karşısında olacak.' dedi. Türkiye’nin en deneyimli seslendirme sanatçılarından Seshane Direktörü Yeşim Kopan ise, Seshane’de hem kendileri hem de gelen sanatçılar açısından bir kazan-kazan ortamı oluşturulduğunu belirterek 'Bu şekilde, biz seslendirmede arzu ettiğimiz kaliteyi elde ederken onlar da rahat ve kurumsal bir ortamda işlerini yapabiliyorlar. İş başlamadan hemen önce gelmek yerine yarım saat önce gelip burada vakit geçirmeyi tercih ediyorlar. Seslendirme çalışmalarında kağıt yerine stüdyo içinde yer alan özel ekranları kullanıyoruz. Bu sanatçıların daha rahat ve pratik koşullarda çalışmasına olanak tanıyor. Kadromuzda bu mesleğe uzun yıllarını vermiş çok önemli sanatçılar, yönetmenler ve teknik uzmanlar yer alıyor. Burada yaptığımız işlerle bir taraftan izleyicilerin kulaklarını cezbederken diğer taraftan konuşmacılarımıza verdiğimiz değeri göstermek istiyoruz.' şeklinde konuştu.
Matrix Reloaded gösterime girer girmez salonlar dolup dolup taşarken, İngilizce bilmeyen seyirciye kolaylık olsun diye yapılan Türkçe dublaj sayesinde bizim de Neo, Morpheus ve Trinity'imiz oldu. Filmin ana karakterlerini Türkçe seslendiren Murat Şen, Özden Ayyıldız ve Ayhan Kahya, bugüne kadar onlarca filmi seslendirmelerine rağmen, trend olan Matrix ile gündeme geldi. Matrix'in baş aktörü Neo'yu (Keanu Reeves) tiyatro sanatçısı Murat Şen, Trinity'yi (Carrie Anne Moss) tiyatro sanatçısı Özden Ayyıldız ve Morpheus'u (Laurence Fishburne) ise operacı Ayhan Kahya seslendirdi. REEVES SİRKE GİRSİN Onlar için çok konuşulan bir filmin dublajını yapmanın pek de heyecan verici bir yanı yok. Özellikle Tom Cruise seslendirmeleri yapan ve Dövüş Kulübü'nde Tyler Durden rolündeki Brad Pitt'in Türkçe sesi olan Şen, Matrix'teki Keanu Reeves'i 5.5 saatte seslendirmiş. Şen, Neo'dan memnun ama Reeves'ten pek de memnun değil: 'Neo, ilk Matrix'te daha aktifti ve insani olmanın sıcaklığını taşıyordu. Bu filmde daha cool, ağır ve sessiz bir tip. Çok ağır abi. Konuşma şekli de ağırlaşmış. Neo, muhteşem bir insan. O bir mesih, muhteşem erkek. Gırgır geçiyorum ama işin özü bu. Reeves ise akrobat olarak çok başarılı. Bence sirkte çalışmalı.' COOL TRINITY Trinity'yi seslendiren Ayyıldız ise daha önce birçok kez Kathleen Turner, Sharon Stone'un Türkçe sesi olmuş. 3 saatte seslendirdiği Trinity için, 'Çok cool, karizmatik, inanılmaz bir kadın. Bence günün birinde bu karakterler gerçek olabilir. Anlattığı öykü, aykırı gelmiyor' diyor. Morpheus'u seslendiren ve aynı zamanda İmaj'ın Dublaj ve Seslendirme Departmanı yöneticilerinden olan Kahya da, 'Yaş itibariyle olsa gerek, 'Ne güzel film' diye seslendirdiğim bir film değildi' diye konuşuyor. 42.5 milyon dolar hasılat! Beklenen rekor geldi Dört yıl önce dünya çapında büyük sükse yapan Matrix filminin ikincisi, Matrix Reloaded, ABD'de vizyona girdiği ilk gün 42,5 milyon dolar kazanarak hasılat rekoru kırdı. Hafta sonundaki satışlarla birlikte Matrix'in arayı daha da açması bekleniyor. AOL Time Warner'a ait Warner Bros. stüdyosunca yapılan filmin vizyona girdiği cuma günkü hasılatı, Örümcek Adam (Spider - Man) filminin geçen yıl Mayıs ayındaki açılış günü rakamı olan 39.4 milyon doları geçti. İlk Matrix filmi de, dünya çapındaki bilet satışlarından 456 milyon dolarlık hasılat elde etmiş ve Yıldız Savaşları'ndaki gibi sadık bir hayran kitlesi oluşturmuştu. Matrix Reloaded'ı Türkiye'de de 37 şehirdeki 264 salonda 144 bin 601 kişi izledi. SEMA EMİROĞLU New York Korsanı da aynı gün tezgâhta! Matrix Reloaded filminin korsan CD'si tezgâhlardaki yerini alınca polis harekete geçti. İstanbul Mali Şube Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine, Kadıköy'deki bir işhanına operasyon düzenledi. Filmi çoğalttıkları belirlenen şebeke lideri Ramazan Durman'ın da aralarında bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı. Yapılan aramada, yaklaşık 15 bin adet korsan CD ele geçirildi. Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri ise Eminönü, Fatih ve Şişli'de çok sayıda sokak tezgâhı ve işyerine düzenlediği operasyonda beş kişiyi gözaltına alındı. Bine yakın da korsan Matrix CD'si bulundu.
Renkleri,endamı ve uzun ötüşüyle meşhurdur Denizli'nin horozu. Kent meydanında on yıllardır yer alan horoz heykeli, 2012 yılında Denizli Belediyesi'nin üst yapı çalışmaları sırasında kaldırılmıştı. Çevre düzenlemesiyle beraber gelen değişikliklere paralel olarak , belediyenin eski horoz heykelinin yerine yapılacak heykelin materyalini kamuoyuna sorması sonucunda, en çok oyu CAM HOROZ almıştı. Akabinde çalışmasına başlanan heykelin tasarlanması ve üretimi 1 yılı aşkın bir sürede başarıyla tamamlandı. Mühendislik ve tasarımın mükemmel birlikteliğinden oluşan bu eser, Denizli'de Karma Tasarım Atölyesi'nde Fatih ve Ömür Duruerk çifti ve ekibi tarafından üretildi. 7000 adet el yapımı cam parçasının, sıcak cam hariç tüm cam teknikleri kullanılarak üretilen heykel ağustos 2013 tarihinden beri Çınar meydanında ,Denizlilerin ve turistlerin uğrak fotoğraf çekilme noktasıdır. Cam horoz kısmı 260cm olan heykel havuz kaidesi dahil 410cm ve 1500kg ağırlığındadır. Türkiye'nin açık havada sergilenen en büyük cam heykelidir.
'Yenilmezler / Avengers' filminin yönetmeni Joss Whedon, serinin devam filmi hakkında konuştu 'Yenilmezler / Avengers' filminin Oscar adayı başarılı yönetmen Joss Whedon, sevilen Marvel serisinin devam filmiyle ilgili açıklamalarda bulundu. AlloCiné'ye 'Yenilmezler / Avengers'ın devam filmi 'The Avengers: Age of Ultron'ın 'Baba / Godfather' üçlemesinden esinlendiğini söyleyen Whedon, Francis Ford Coppola'nın 'Baba / Godfather' serisinin kendisi için büyük bir ilham kaynağı olduğunu belirtti. 'Yaratmaya çalıştığım proje hem 'Baba' serisinin 2. filmini temel alıyor' diyen yönetmen, 'O, birçok şeyin iç içe geçtiği, çok başka bir film. Ama onu anlatmama gerek bile yok' diye konuştu. Filmin kendini oldukça iyi anlattığını ve açıklamaya gerek olmadığını söyleyen Whedon, 'İlk filmle farklı bir dünyaya girdiniz ve 2. filmle bunu daha da ileriye taşıdınız. İşte benim de 'Yenilmezler 2' ile yapmak istediğim şey bu' diye konuştu. 'The Avengers: Age of Ultron' filmi, Demir Adam (Robert Downey Jr.), Thor (Chris Hemsworth), Kaptan Amerika (Chris Evans), Kara Dul (Scarlett Johansson), Şahingöz (Jeremy Renner), Hulk (Mark Ruffalo), Quicksilver (Aaron Taylor-Johnson) ve Scarlet Witch (Elizabeth Olsen) ekibinin James Spader'ın seslendireceği mekanik düşman Ultron'a karşı dünyayı kurtarmak için savaşını anlatacak.Milliyet Sanat
İznik'te kanalizasyon kazısı yapılırken Doğu Roma döneminden ait insan yüzü figürlü taban mozaiği bulundu.Alınan bilgiye göre, Beyler Mahallesi Afyon Sultan Sokağı'nda kanalizasyon kazısı yapan ekipler, iki metre derinlikte bir cisme rastladı. Bunun bir tarihi eser olduğunu fark eden görevliler, İznik Müze Müdürlüğü yetkililerine haber verdi. Müze yetkilileri tarafından gerçekleştirilen incelemede, Doğu Roma döneminden kaldığı sanılan cismin, insan yüzü figürlü taban mozaiği olduğu tespit edildi. Polis ile müze ekipleri tarafından koruma altına alınan mozaiğin çevresinde genişletme çalışması yapılacağı ve böylece hem büyüklüğünün hem de bir eve mi yoksa mabede mi ait olduğunun belirleneceği öğrenildi. Muhabir: Halil Ataş | AA
Neon fırtınası ve elektrik kıvılcımlarından esinlenerek yapılan bu çalışma Dr. Seuss ve M.C. Escher imzası taşıyor. Uzun pozlama, ışık manipülasyonu ve harika ışık boyama sanatıyla bu fotoğraflar neredeyse kusursuz görünüyorlar. Işın boyama sanatındaki püf noktalardan birisi de photoshop kullanılmamış olması. İşte karşınızda ışın boyama sanatı...
Görselleri yüksek çözünürlükle bilgisayarınıza indirmek için resmin üzerine gelince sol tarafta çıkan paylaşım menüsünün en altındaki indirme tuşunu kullanınız
Minyatürleri çok çok küçük ama değerleri çok büyük... Hasan Kale, çizimlerini toplu iğne başına, balık pullarına, pirinç tanelerine, sinek ve kelebek kanatlarına yapıyor. Mikroskobik ölçüdeki minyatürleri dünyanın birçok yerinde sergileniyor. Bu sanatın adı mikro minyatür Hasan Kale, resimle beş yaşında tanışmış. Düşlerini, hayallerini kalemiyle kâğıda ve tuvale aktarmış. İlkokula başladığında ise Cin Ali yerine portreler çizmiş. Resim sanatı için 'Kendimi anlatma biçimim' diyen Kale, bugüne kadar çizgi ve boyayla olan bütün alanları deneyimlemeye çalışmış; matbaada renk ayrımı, grafik, logo çalışmaları, amblem ve kutu tasarımı hatta ayakkabı boyacılığı yapmış... Sonunda da minyatürde karar kılmış. Ancak onun minyatürleri şekilleri kadar ölçüleriyle de bildiklerimizden çok farklı. Yaptığı minyatürler, üzerlerine yapıldıkları minik objeler ve mikro birimlere varan boyutlarıyla Hasan Kale'yi dünyanın en nadir sanatçılarından biri haline getirmiş. Onun eserlerini rahatça seyredebilmek için büyüteç kullanmanız gerekiyor.
Kırşehir Belediyesi, Selçuklu Devleti döneminde Kırşehir Emiri Cacabey tarafından yaptırılan rasathane ve medresenin bulunduğu alana astronomi müzesi kuracak. Kırşehir Belediyesi, Selçuklu Devleti döneminde Kırşehir Emiri Cacabey tarafından yaptırılan rasathane ve medresenin bulunduğu alana astronomi müzesi kuracak. Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cacabey Medresesi'nin kentin önemli kültür ve turizm değeri olduğunu söyledi. Bu değerin daha etkin tanıtımı için çalışma yürüttüklerini ifade eden Bahçeci, Cacabey Meydanı Düzenleme projesi ve Açık Hava Astronomi Müzesi'nin bunların başında geldiğini vurguladı. Medresenin, Türkiye'nin de önemli eserleri arasında yer aldığına dikkati çeken Bahçeci, şöyle konuştu: 'Cacabey Medresesi, Türkiye'nin en önemli eserlerinden bir tanesi. Ecdadımız, Selçuklu Devleti döneminde 1272 yılında uzayı araştırmak için astronomi üniversitesi kurmuş. Bu çok önemli bir eser. Bu eseri hem turizme kazandırmak hem de gençlerimize ecdadının neler yaptığını göstererek onların öz güvenine katkı sağlamak amacıyla burada meydan düzenlemesi yaptık. Cacabey'in etrafını sadeleştirip, biraz daha ön plana çıkaran, aynı zamanda Kırşehir'in kültürünü de yansıtabileceğimiz uygulamalarla farklı kent meydanını oluşturacağız.' Güneş saatleri, yıldız saatleri, açı ölçerler... Cami olarak hizmet veren medresenin yapım amacındaki özelliğini hala koruduğunu dile getiren Bahçeci, kuracakları müzede, o dönemde kullanılan aletlerin prototipini sergileyeceklerini kaydetti. Bahçeci, Cacabey Medresesi'nin yanına Açık Hava Astronomi Müzesi yapacaklarını ifade ederek, 'Türk İslam medeniyetine mensup bilim adamlarımızın icat ettiği ve kullandığı 20 aleti buraya koyacağız. Bu objelerin tamamı İstanbul Gülhane'deki Türk İslam Medeniyetleri Müzesi'nde mevcut. Biz de onlardan 20'sini seçtik. Prototiplerini yaptırarak bu alana yerleştireceğiz. Güneş ve yıldız saatleri, açı ölçer gibi farklı amaçla kullanılan eserleri getireceğiz. Bunların Türkçe, İngilizce ve Japonca anlatımları olacak' dedi. Yaklaşık 800 yıllık uzay çalışmalarının yaşatılacağı müzeyi bu yıl bitirmeyi hedeflediklerini belirten Bahçeci, Ahi Evran Külliyesi projesinin tamamlanmasıyla da Cacabey ile Ahi Evran-ı Veli'yi buluşturmayı planladıklarını kaydetti. Zaman içerisinde Cacabey ile ilgili farklı projeler uygulayacaklarına da değinen Bahçeci, 'Amacımız, hem Cacabey'i Kırşehir turizmine kazandırmak hem de gelecek nesillere en güzel şekilde aktarabilmek. Bunların dışında yine aynı dönemleri içeren Ahi Evran Külliyesi projemiz de devam ediyor. Zanaatkarlar çarşısı, müzesi, araştırma merkeziyle yaşayan bir külliye olacak. İki proje tamamlandığında Ahi Evran ile Cacabey'i birleştirmiş olacağız' diye konuştu. Bahçeci, Kırşehir'in, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan önemli tarihi özellikleri bulunduğuna dikkati çekerek, burasının Kapadokya turizminin giriş kapısı olarak algılanmasını istediklerini sözlerine ekledi. Cacabey Medresesi'nin özellikleri Kent merkezinde bulunan Cacabey Medresesi, Selçuklu döneminde Kılıçaslan'ın oğlu Keyhüsrev zamanında Kırşehir Emiri Nurettin Cibril Bin Cacabey tarafından 1271-1272 yıllarında gözlem evi ve medrese olarak yaptırıldı. Eser, sonradan camiye çevrildi. Kesme taştan yapılan iki eyvanlı kapalı avlulu medrese, döneminde astronomi yüksek okulu olarak hizmet verdi. Yapıdan ayrı olan tuğladan yapılmış çinili ve tek şerefeli minaresi ilk önce gözlem yeri olarak kullanıldı. Ana eyvanda yer alan karşılıklı iki sütun koni ve küre biçimlerinin üst üste bindirilmesiyle oluşturuldu. Caminin giriş kısmında güneş ve gezegen sistemlerini andıran geometrik şekiller yer alıyor. A Haber
Japon bir erkek 30 yıl önce, oldukça karmaşık, inanılmaz ve muhtemelen çözülmesi imkansız bir labirent çizdi. Geçtiğimiz günlerde çizerin kızı tarafından twitter’da paylaşılan (inanmayanlar için @Kya7y) ve tahmin edeceğiniz üzere sosyal medya kullanıcılarının yoğun ilgisini çeken labirent çiziminin arkasındaki adam kim peki? Bir profesör? Ya da matematikçi? Belki de bir sihirbaz? HAYIR! Doğru cevap: Japonyadaki bir üniversitenin temizlik işleriyle görevli çalışanı… Bilirkişiler, çalışmanın sanatsal yanına ve daha ziyade çözülmesinin imkansız oluşuna hayran kalarak, esere paha biçme işlemini henüz tamamlamamışlar… Ancak hepimizin yapması gereken çıkarım oldukça net: kimseyi mesleğine ya da hayattaki yerine göre yargılamamalıyız! İşte 87x58 cm ebatlarındaki zeka eserinden birkaç görsel…
2014 yılı Oscar Ödül Töreni'ne az bir zaman kaldı. Ödül almaya aday 15 kısa filmi henüz internet ortamından ücretsiz olarak mümkün olmasa da filmleri vimeo üzerinden 1$ karşılığında kiralamak yada 2$ a satın alabilmek mümkün. Animasyon kategorisinde aday olan filmler; Feral Get a Horse! Mr.Hublot Possessions Room on the Broom Live Action kategorisinde aday olan filmler; That Wasn't Me Just Before Losing Everything Helium Do I Have to Take Care of Everything The Voorman Problem Belgesel Kategorisinde aday olan kısa filmler; CaveDigger Facing Fear Karama Has No Walls The Lady in Number 6: Music Saved My Life Prison Terminal: The Last Days of Private Jack Hall
Dünyaca ünlü markaların logolarını hergün defalarca kez görüyoruz. Sürekli olarak gündelik hayatımızda karşımıza çıkan ve bilinç altımıza yerleşen bu logolar markaların adeta kimliği haline geliyor. Birçok evreden geçip,farklı zamanlarda değişik düzenlemeler ile logolar son halini alıp markaları temsil etmeye başlar. İşte Apple’dan Microsoft’a birçok markanın logolarının son haline gelene kadarki geçirdiği görsel değişim…
Fotoğrafların bazılarından da anlayacağınız üzere para içinde yüzen bu kedilerden bazıları mafya üyelerinin, bazıları da başka başka illegal sektörlere kendini adamış insanların kedileri. Ve şirinlikleri paralarla, silahlarla, ziynet eşyalarıyla, elmaslarla bir araya getirilince bir garip duruyorlar. Tabi ki şirinliklerinden bir şey kaybetmiyorlar fakat silahlı veyahut bir adım ötesinde pompalı tüfekle poz veren bir kedi görünce insan haliyle biraz korkuyor. :)İşte para, silah, elmas, altın vs vs içinde yüzen 27 sevimli kedi...Not: Bazılarında para miktarı az olsa da, hepsi gayet gururlu kedi bundan emin olabilirisiniz.