Grafikli - Kırgızistan'daki Siyasi Kriz Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov'u İstifaya Götürdü
BİŞKEK (AA) - ALİ CURA - Kırgızistan'da 4 Ekim'de yapılan parlamento seçiminin sonuçlarının protesto edilmesiyle başlayan siyasi kriz, Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un istifasını getirdi.Son 15 yıldır 'yolsuzluk' iddiaları sık sık gündeme geldiği için 2005 ve 2010’da çıkan olaylar yüzünden cumhurbaşkanı değiştirmek zorunda kalınan Kırgızistan’da 4 Ekim'de yapılan parlamento seçimlerinin sonuçları, ülkeyi bir kez daha cumhurbaşkanını istifaya zorlayan yeni bir kaosa sürükledi.Katılım oranının yüzde 55 civarında olduğu seçimin ilk sonuçlarına göre, 4 siyasi parti yüzde 7'lik barajı aşarak 120 sandalyeli meclise girmeye hak kazandı. Gelecek 5 yıl görev yapacak milletvekili seçim yarışına katılan 16 siyasi partiden 'Birimdik' (Birlik), 'Mekenim Kırgızistan' (Vatanım Kırgızistan), 'Kırgızistan' ve 'Bütün Kırgızistan' meclise girmeyi başardı. Böylece mevcut Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov'un aday gösterildiği Kırgızistan Partisi yerini korurken diğer 3 parti ilk kez parlamentoya girmeye hak kazandı.Seçim sonuçlarının iptal edilmesi istendiSeçimler öncesinde başlayan siyasi parti liderlerinin karşılıklı suçlamaları, taraftar kavgaları, saldırılar, yolsuzluk iddiaları seçim sonrasına da taşındı.'Ata Meken', 'Bir Bol', 'Reforma', 'Bütün Kırgızistan', 'Çok Kazat' partileri ve diğerlerinin barajı aşamadığının ilan edilmesiyle 5 Ekim’den itibaren ülkede sokaklar karıştı. 'Milletvekili seçimlerinin adaletli geçmediğini ve oyların satın alındığını' iddia eden parti liderleri, seçim sonuçlarının iptal edilmesini istedi. Barajı geçemeyen partilerin lider ve üyeleri, seçim sonuçlarını protesto etmek için başkent Bişkek'in ana meydanı Ala-Too'ya çıktı.Bazı göstericilerin Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na doğru yürüyüşe geçmesi ve sarayın ön tarafındaki kapıları zorlaması üzerine polis kalabalığa sert müdahale etti. Göstericiler de polise taş atarak ve çöp konteynerlerini ateşe vererek karşılık verdi.Eski Cumhurbaşkanı Atambayev, cezaevinden çıkarıldı6 Ekim'de gecenin ilerleyen saatlerinde protestocular, 'iktidar yanlısı partilerin hile yoluyla seçimleri kazandığı' iddiasıyla cumhurbaşkanlığı ve hükümet binalarını işgal etti. Polis, bu defa göstericilere müdahale etmedi. Göstericilerin işgal ettiği Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın üst katlarında yangın çıktı ve bir süre sonra bu yangın söndürüldü. Çıkan olaylarda 120 kişi ağır yaralandı, 1 kişi yaşamını yitirdi.Daha sonra protestocular, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na yakın mesafede bulunan ve eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev'in kaldığı Milli Güvenlik Devlet Komitesi'ndeki cezaevine giderek arbede çıkardı. Ardından Atambayev kaldığı cezaevinden çıkarılarak taraftarlarına teslim edildi.Atambayev'in iktidarı döneminde 11 yıl 6 ay hapse mahkum edilen ve suçunu kabul etmediği için Cumhurbaşkanı Ceenbekov'un iktidarında çıkarılan af yasasından kendi isteği ile yararlanmayan eski milletvekili Sadır Caparov da kaldığı hapishaneden serbest bırakıldı. Caparov, 4 Ekim'deki parlamento seçimlerinde seçim barajına az farkla takılan 'Mekençil' adlı siyasi partinin aday listesinin 2. sırasında yer almıştı.Milletvekili seçim sonuçları iptal edildiCumhurbaşkanı Ceenbekov, bazı siyasi güçlerin seçim sonuçlarını bahane edip iktidarı ele geçirmek istediklerini belirterek, aynı gün (6 Ekim) Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu'na 4 Ekim'de yapılan milletvekili seçim sonuçlarının iptal edilmesini tavsiye etti. Merkez Seçim Komisyonu, 6 Ekim'de seçim sonuçlarını iptal etti. Devam eden olaylar nedeniyle Kırgızistan Başbakanı Kubatbek Booronov ve Parlamento Başkanı Dastan Cumabekov görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı.Kırgızistan'da seçim sonuçlarını kabul etmeyen muhaliflerin kamu kurumlarını işgali sürerken ülkede durumun kontrol altına alınması için Koordinasyon Kurulu oluşturuldu ve başına eski Bütün Kırgızistan Partisi lideri Adahan Madumarov getirildi. Koordinasyon Kurulunca Bütün Kırgızistan Partisi Üyesi Kursan Asanov İçişleri Bakanlığından ve Parti Üyesi Ömürbek Suvanaliyev de güvenlik güçlerini koordine etmekten sorumlu yapıldı. Kurulun ömrü uzun sürmedi. Asanov ile Suvanaliyev, sorumlu oldukları kurumların personellerince uzaklaştırıldı. Asanov, 'daha sonra kitlesel olaylar çıkardığı' iddiasıyla gözaltına alındı.Hapisten çıkarılan Caparov’a 'başbakanlık' görevi verildiSeçim barajını aşamayan siyasi partilerin taraftarlarının organizasyonunda bir otelde bazı meclis üyeleri toplantı yaptı. Toplantıda, Meclis Başkanlığı görevine Milletvekili Mıktıbek Abdıldayev ve geçici Başbakanlık görevine de 51 yaşındaki Sadır Caparov seçildi.Madumarov'un liderliğinde kurulan Koordinasyon Kurulu'nu tanımayan Caparov, Ala-Too Meydanı'nda taraftarlarıyla bir araya gelerek ülkede hukuki düzeni sağlamak için elinden gelen gayreti göstereceğini belirtti. Bişkek'te 7 Ekim’de 24 saat boyunca göreve çıkmayan güvenlik güçlerinin yokluğunu fırsat bilen bazı gruplar, şehirde yağma teşebbüsünde bulundu.Ülkede olaylar kontrolden çıkarken, gün içinde bakanlıklar, televizyon binaları, kamu ve belediyelerdeki makamlar işgal edilmeye çalışıldı. Bişkek ve Oş Büyükşehir Belediye Başkanları görevinden istifa etti.Bazı parti taraftarlarının baskısı üzerine görevlerinden ayrılan Bişkek ve Oş Belediye Başkanları, 8 Ekim'de makamlarına tekrar geri döndü.Ülkenin çeşitli bölgelerinde yabancıların işlettiği altın madenlerine baskınlar düzenlendiği, madendeki yapıların ateşe verildiği, yağmalandığı ve işgal edilmeye çalışıldığı haberleri geldi. Muhalifler arasında 'iktidar kavgası' başladıGeçici başbakanlık koltuğuna oturtulan Sadır Caparov'un taraftarları, Başbakanlık binası önündeki gösterilerde, Caparov'un başbakanlık koltuğunda kalmasını istedi.Başbakanlık binasının diğer tarafında toplanan Reforma, Ata Meken, İman Nuru Adalet ve Kalkınma adlı parti temsilcileri de başbakanlık koltuğuna genç ve yeni yüzün oturması amacıyla gösteri yaptı.Gösteride, Başbakanlık kapılarının açılması ve kurulmaya çalışılan yeni geçici kabinede Ata Meken Partisi Adayı Tilek Toktogaziyev'in yer alması talepleri dile getirildi. Caparov'u tanımayanlar, Tilek Toktogaziyev’i başbakanları olarak ilan etti.Başbakanlıkta makam mücadelesi yapılırken bina dışında da her iki kesim arasında sert tartışmalar yaşandı.Cumhurbaşkanı Ceenbekov, 8 Ekim'de göstericilere ateş açılması ve olağanüstü halin ilan edilmesi için bilinçli olarak talimat vermediğini, tüm siyasi güçlerin masada toplanmaları çağrısında bulundu.Taraflardan hiçbirinin durumu çözmek için tek bir müzakere platformunu sunmadığını sitem eden Ceenbekov, siyasi güçlerin teklifini beklediğini ifade etti. Ceenbekov, ülkenin hukuki zemine oturur oturmaz cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmaya hazır olduğunu duyurdu.Ceenbekov, Merkez Seçim Komisyonunun milletvekili seçim sonuçlarını iptal ettiğini ve Komisyonun yeni seçim tarihiyle ilgili kararın alınmasından sonra mevcut siyasi gerilimi düşüreceğine dikkati çekti. Atambayev, Ceenbekov’u istifaya çağırdıCezaevinden çıkarılan eski Cumhurbaşkanı Atambayev, Ceenbekov'un istifasını talep etmek için taraftarlarıyla başkent Bişkek'teki Ala-Too Meydanı'nda toplandı.Ala-Too Meydanı'na yakın mesafedeki Başbakanlık binası önünde gösterilerini sürdüren Caparov'un destekçileri, Atambayev'in taraftarlarının bulunduğu alana gelerek arbede çıkardı.Taş ile müdahale sonucu Atambayev'in taraftarları dağılırken, kalabalık içinde bulunan kimliği belirsiz 1 kişi tarafından Atambayev'in zırhlı aracı kurşunlandı.Atambayev ve oğulları, 10 Ekim'de evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Oğulları, emniyet müdürlüğünde bir süre tutulduktan sonra serbest bırakıldı.Bişkek’te OHAL ilan edildi Cumhurbaşkanı Ceenbekov, 12 Ekim'de kitlesel olaylar nedeniyle can ve mala olası saldırıların önlenmesi amacıyla başkent Bişkek'te Olağanüstü Hal (OHAL) ilan etti.19 Ekim saat 05.00'e kadar geçerli olacak karar uyarınca, 22.00-05.00'te sokağa çıkma yasağı uygulamaya konuldu.Ordu, Bişkek'in girişlerinde, polis ise şehir içindeki asayişi kontrol etmeye başladı. Ordu ve polise, şehir sakinlerinden oluşturulan gönüllü sivil hareketleri de destek verdi.OHAL, parlamento tarafından 16 Ekim'de iptal edildi. Başbakan ve yeni kabine belli olduCumhurbaşkanı Ceenbekov, toplumda Caparov'un Başbakanlığı ve kabinesinin meşruiyetinin sorgulandığını gerekçe göstererek, Caparov'un hükümet yapısı ve programının onaylanması için kendisine gönderdiği kararnameyi veto etti.Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, başbakan adayı, hükümetin programı, yapısı ve kabine üyelerinin onaylanması için Meclisin salt çoğunluğunun, yani en az 61 milletvekilinin, oylamaya bizzat katılması gerektiği vurgulandı.Bu arada, Meclis Başkanlığı görevine 6 Ekim’de seçilen Bir Bol Partisi Milletvekili Mıktıbek Abdıldayev'in görevinden istifa etmesinin ardından Genel Kurulda yeni başkan için seçim yapıldı. Kırgızistan'da Meclis Başkanlığı görevine Kırgızistan Partisi Başkanı Kanat İsayev seçildi.Ceenbekov'un önerisi ile Ala-Arça Cumhurbaşkanlığı Konutları'ndaki Kongre Merkezi'nde toplanan mevcut 120 sandalyeli Meclis üyelerinden 83'ü, Caparov'un başbakanlığı ve kabinesine güvenoyu verdi.Caparov, meclis oturumunda sabıkalı olup olmadığına ilişkin soruya, bir suç işleyerek cezaevine girmediği, siyasi suçlu olduğu yanıtını verdi.Ceenbekov, 14 Ekim'de Caparov başbakanlığında kurulan yeni kabinenin üyelerinin atamalarına ilişkin kararı imzaladı.Yeni kabinede, FETÖ geçmişi olan isimKabine üyelerinin büyük çoğunluğunu değiştiren Caparov'un özellikle Eğitim ve Bilim Bakanlığına getirdiği Almazbek Beyşenaliyev'in özgeçmişi dikkat çekti.Beyşenaliyev'in Türkiye'de terör örgütü ilan edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki yüksek eğitim kurumunda ve bu kurumdan mezun olanların kurduğu dernekte yöneticilik yaptığı göze çarptı. Özgeçmişinde Beyşenaliyev, Gülen yandaşlarının 1996'da kurduğu Ala-Too Uluslararası Üniversitesinde 2008-2010'da uluslararası bölümde öğretim görevlisi ve 2014-2017'de Bilim Araştırma ve Dış İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcılığı görevini üstlendi.Beyşenaliyev, yine Gülen'in kurucusu olduğu bilinen okullarından mezun olanların kurduğu 'Kırgızistan Genç İşadamları Derneğine' 2007-2010'da başkanlık etti.Beyşenaliyev, Başbakanlık Eğitim, Kültür ve Spor Daire Başkanı ile görevini de üstlendi. Caparov ve taraftarlarından da Ceenbekov’a 'istifa' çağrısıKırgızistan'da Başbakanlık koltuğuna oturan Caparov ve taraftarları, Cumhurbaşkanı Ceenbekov'un istifasını ve parlamentonun da kendini feshetmesini talep etti. Ertesi gün (15 Ekim) Cumhurbaşkanı Ceenbekov görevinden istifa etme kararı aldığını açıklayarak, kendisi için her şeyden önce Kırgızistan'da barış, ülkenin bütünlüğü, halkın birliği ve toplumdaki huzurun önemli olduğunu vurguladı.Başbakanlık binası önündeki destekçilerine seslenen Başbakan Caparov, Ceenbekov'un istifasının ardından Meclis Başkanı Kanat İsayev'in cumhurbaşkanlığı görevlerini yerine getirmeye hazır olmadığını bildiren dilekçe yazdığını aktararak, 'Böylece cumhurbaşkanlığı yetkileri bana devredildi.' dedi.Milletvekili seçimlerinin iptali ve Ceenbekov'un istifasının ardından Caparov'un gelecek günlerde yeni cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin tarihini ilan etmesi bekleniyor.
Lonca'dan Mezun Olan Girişimci Ekip Sayısı 49'A Ulaştı
İSTANBUL (AA) - Katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk’ün yeni fikirleri destekleyip geliştirerek ülke ekonomisine kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği Lonca Girişimcilik Merkezi’nde beşinci dönem programı tamamlandı. Kuveyt Türk'ten yapılan açıklamaya göre, yenilikçi iş fikirlerinin geliştirilip ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla Kuveyt Türk tarafından 2017’de kurulan Lonca Girişimcilik Merkezi, beşinci dönem mezunlarını verdi.Kuveyt Türk Bankacılık Üssü’nde düzenlenen ve Teknoloji İletişimcisi ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Sertaş Doğanay’ın misafir konuşmacı ve moderatör olarak eşlik ettiği Lonca Demoday etkinliği, pandemiden dolayı misafirlere kapalı gerçekleşti ancak online platfromlardan canlı olarak yayınlanarak 10 binden fazla kişinin erişimine sunuldu. Lonca Girişimcilik Merkezi'nin beşinci döneminden mezun olan 9 girişimci ekip ise Çember, Goldtag, Akıllıfon, Wallids, StrixEye, Ayonvi, Preticks, AlmanPay ve Jetlexa oldu. 40 bin TL’ye kadar hibe desteği verildiGirişimcilerin sadece projelerine odaklanmasını önemseyen Lonca Girişimcilik Merkezi, ekiplere 40 bin TL’ye kadar nakit hibe desteği verdi.Dijital ortamda tasarlanan ve kamp şeklinde organize edilen eğitimlerin de eklendiği hızlandırma programında, girişimlere ulusal ve uluslararası yarışmalara katılım imkânı, 5 bin dolarlık sanal sunucu desteği, pazarlama ve tanıtım desteği Lonca Girişimcilik Merkezi’nin sunduğu ayrıcalıklar arasında yer aldı. Lonca girişimcileri ayrıca startup’lara yatırım amacıyla kurulan Teknogirişim Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na başvuru konusunda da önceliğe sahip olacak. Bunların yanı sıra Lonca Girişimcilik Merkezi İTÜ ARI Teknokent ile iş birliği kapsamında “BİGG Uygulayıcı Kuruluş” olduğundan, Lonca Girişimleri, TÜBİTAK’ın her yıl 300’den fazla genç girişimciye verdiği 200 bin TL hibeden de faydalanma fırsatını yakalıyor. “Genç beyinlere destek olmaya devam edeceğiz”Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Genel Müdür Yardımcısı ve Lonca Yönetim Komitesi Başkanı İrfan Yılmaz, şunları kaydetti: “Kuveyt Türk olarak ülkemize ve ülke ekonomisine değer katmak için startup'lara yardımcı olmaktan ve onlara rehberlik etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Lonca Girişimcilik Merkezi’ne bugüne kadar 1.500’ün üzerinde başvuru aldık. Bu döneme özel sadece FinTech alanında başvuru kabul ettik. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Yüzlerce başvurunun arasından 9 girişimi seçtik. İlk dört dönemde toplam 40 girişimciyi Lonca’dan mezun etmiştik. Bu mezuniyet törenimizle bu sayıyı 49’a yükseltmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Sürekli eğitim ve gelişim ilkesi doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Lonca Girişimcilik Merkezi, kuruşunun üzerinden sadece 3 yıl geçmiş olmasına karşın ülkemizin en etkin kuluçka merkezi ve girişim hızlandırma programları arasına girme başarısı gösterdi. Lonca gibi merkezlerin toplumumuza, ülkemizin ekonomisine ve geleceğe yapılmış en önemli yatırımlardan biri olduğuna inanıyor ve bu merkezlerin sayısının artmasını temenni ediyoruz. Önceki dönemlerde olduğu gibi beşinci dönemimizden mezun olan girişimcilerimizle de çeşitli platformlarda bir arada olmaya devam edeceğiz. Bu merkezimiz ile gelecekte de inovatif teknolojileri geliştirmek ve yeni ürünlerle ülke ekonomisine katkı sağlamayı amaçlayan girişimcilere destek olmayı sürdüreceğiz.”Beşinci dönem eğitimlerini tamamlayan 9 startup ve faaliyet alanlarıLonca Girişim Merkezi’nin beşinci dönem eğitimlerini tamamlayan 9 startup ve faaliyet alanları şöyle:'Çember: Birikim yapmak isteyen insanları bir araya getirerek ortak bir hedef için para biriktirmelerini sağlayan bir sosyal birikim uygulaması. www.cemberapp.comAkıllıfon: Yapay zekâ tabanlı portföy optimizasyon ve robo danışmanlık platformu. www.akillifon.comGoldtag: Uygun fiyatla altın alım-satımı, diğer kullanıcılara kolayca altın transferi yapma ve özel günler için etkinlik oluşturup altın hediye gönderimine imkan sağlayan dijital bir kuyumcu. www.goldtag.orgWallids: Bulut tabanlı olup yapay zekâ algoritmasıyla çalışan bir siber güvenlik yazılımı. www.wallids.comStrixEye: Bir web uygulamasına gelen tüm istekleri gerçek zamanlı olarak analiz edip anomali tespiti yapan ve ürettiği bulguları bir monitoring servisi olarak sunan bir PaaS ürünü. www.strixeye.comPreticks: Finansal haberleri makine öğrenmesiyle sınıflandıran ve artması öngörülen şirket hisselerinin mobil bildirimlerle kullanıcılara haber verilmesini sağlayan bir servis. www.preticks.comAlmanPay: İnternet üzerinden yapılan ödemelerin ve aboneliklerin güvenli bir şekilde yönetilmesini sağlayan harcama yönetim platformu. www.almanpay.comAyonvi: Marketlerde, akıllı alışveriş arabasıyla ürünleri kolayca okutup kasaya gitmeden ödeme yapmayı sağlayan bir uygulama. www.ayonvi.comJetlexa: Sıklıkla ihtiyaç duyulan hukuki belgelerin hazırlanmasını otomatikleştiren sözleşme otomasyon yazılımı. www.jetlexa.com'
Doğu Biga Madencilik Mesleki Eğitim Kurslarına Başlıyor
İSTANBUL (AA) - Çanakkale’deki projelerinde yüzde 80 yerel istihdam hedefiyle yola çıkan Doğu Biga Madencilik, bu hedefine ulaşmak için mesleki eğitim kurslarına yeniden başlamaya hazırlanıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, civar köyler ve Çanakkale'den kursiyerler, mesleki eğitimlere katılacak. Eğitimler sonucunda sertifika alacak olan kursiyerler, Doğu Biga Madenciliğin Çanakkale’deki projelerinde istihdam edilebilecek.Açıklamaya göre, Doğu Biga Madencilik, yerel istihdam hedefi kapsamında, başta Kirazlı, Cazgirler ve projeye komşu diğer köyler olmak üzere, madencilik tecrübesi olmayan ancak projelerde çalışmak isteyenleri mesleki kurslarla yetiştirecek. İlgili kurumların denetiminde, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde görev yapan konusunda uzman eğitimcilerce düzenlenen kurslarda, iş sağlığı ve güvenliği, çevre, insan kaynakları, temel mekanik, elektrik, madencilik, altın madenciliği, açık ocak madenciliği, operatörlük, sondörlük gibi alanlarda eğitim verilmesi planlanıyor.Şirket, eğitimler sayesinde yetişmiş iş gücü ihtiyacını da bölgeden karşılayarak Çanakkale'nin istihdam ve ekonomisine katkı sağlamayı sürdürmeyi hedefliyor. Açıklamaya göre, Doğu Biga Madencilik, daha önce düzenlediği iş gücü eğitimlerinde, yine yörede yaşayan 2’si kadın 33 kişiye bu eğitimleri vermiş, kursiyerler eğitim aldıkları süreçte de maaş, SGK, servis, öğle yemeği gibi imkanlardan faydalanmıştı. Bu eğitimleri tamamlayan kursiyerler, eğitim gördükleri alanda Türkiye ve dünyada geçerli yeterlilik sertifikalarını alarak meslek sahibi olmuşlardı.
Reklam
Hakkari Emniyet Müdürlüğünden Sahte Altın Ve Döviz Uyarısı
HAKKARİ (AA) - Hakkari Emniyet Müdürlüğü, sahte altın, takı ve dövize karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, kent genelinde kuyumculara giderek sahte altın, takı, döviz ve benzeri eşyaları gerçekmiş gibi göstererek satmaya çalışan şahısların olduğunun tespit edildiği belirtildi. Bu kişilerin satmaya çalıştıkları sahte ürünlerin, orijinal ürünlerle ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gösterdiğinin tespit edildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:'Kuyumcuların ve vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için bu konuda daha dikkatli olmaları ve böyle bir durumla karşılaştıklarında 112 Acil Çağrı Merkezi veya Asayiş Şube Müdürlüğümüzün 0507 489 00 30 numaralı telefonunu arayarak ihbarda bulunmaları önemle rica olunur.'
"Altın Pasaportlar" Rum Yönetimini Sarsmaya Devam Ediyor
LEFKOŞA (AA) - Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde (GKRY) suça karışmış kişilerin de yararlandığı 'yatırım karşılığı vatandaşlık' diğer ismiyle 'altın pasaportlar' programıyla ilgili adı skandallara karışan Rum Meclisi Başkanı Dimitris Şilluris istifa etti.Rum basınındaki habere göre, Şilluris, sabıka kaydı bulunan Çinli bir iş insanının Kıbrıs pasaportunu güvence altına almasına yardım etmeye hazır olduğuna dair gizli çekilmiş görüntülerin, Al Jazeera tarafından yayınlanmasının ardından artan kamuoyu baskısı nedeniyle istifa ettiğini yazılı olarak duyurdu.Şilluris, parlamentodaki koltuğunu da bıraktığını açıkladı. Hafta başında yayınlanan görüntüAl Jazeera tarafından hafta başında yayınlanan görüntülerin ardından açıklamalarda bulunan Şilluris, yaşananlardan ötürü kamuoyundan özür dilemiş, 19 Ekim itibarıyla görevinden 'uzak duracağını' ve araştırmaların tamamlanması sonrasına kararını duyuracağını belirtmişti.Görüntülerde yer alan AKEL Milletvekili Hristakis Ciovanis de 2 gün önce istifa etmişti.Rum Bakanlar Kurulu, salı günü gerçekleştirdiği olağanüstü toplantıda, Rum kesiminin yabancı yatırımcılara para karşılığında vatandaşlık verilmesi kriterlerini içeren programı iptal etmişti.Kararın, Şilluris ve Ciovanis'ın sabıka kaydı olan Çinli bir iş adamının Kıbrıs pasaportunu güvence altına almasına yardım etmeye hazır olduklarına dair gizli çekilmiş görüntülerin, Al Jazeera tarafından yayınlanmasının ardından alındığı belirtilmişti.Kararın 1 Kasım itibarıyla yürürlüğe gireceği kaydedilmişti.Al Jazeera'nın haberinde, Rum yönetiminin 2017-2019'da 1400'den fazla pasaport başvurusunu onayladığı yer almıştı.Al Jazeera'nın ele geçirdiği çok sayıda resmi belge, 70'ten fazla ülkeden hükümlü dolandırıcıların, kara para aklayanların ve yolsuzlukla suçlanan siyasilerin, GKRY'den 'altın pasaportlar' diye anılan vatandaşlık belgesi aldığını ortaya koymuştu.Bu tarihler arasında altın pasaportlar için en fazla başvurunun Rusya, Çin ve Ukrayna'dan yapıldığı kaydedilmişti.Altın pasaportlar programıAvrupa Birliği (AB) üyesi GKRY, son yıllarda farklı ülkelerden suçla bağlantılı binlerce kişiye, para karşılığında 'altın pasaportlar', diğer ismiyle 'yatırım karşılığı vatandaşlık' adı altında vatandaşlık verdi.2013'te hayata geçirilen Kıbrıs Rum kesimi yatırım karşılığı vatandaşlık programına göre, GKRY vatandaşlığı için 2 milyon avro değerinde gayrimenkul satın almak ya da 2,5 milyon avroluk yatırım yapmak yeterliydi.Uygulamaya göre, pasaport alacak kişilerin temiz bir sabıka kaydına sahip olmaları gerekmesine rağmen GKRY bu kriteri çok dikkate almadı.Rum kesiminin büyük gelir elde ettiği altın pasaport uygulaması, AB tarafından da tepki görüyordu. Bu uygulamadan başta Rusya ve Ukrayna vatandaşları olmak üzere çok sayıda ülkeden suç ve yolsuzlukla bağlantılı kişiler faydalandı.Kıbrıs Rum kesimi pasaportları, AB üyeliğinden ötürü Avrupa'ya girişi kısıtlanan şahıslar için önemli olurken, bu pasaportları taşıyanlar, 27 Avrupa ülkesinde serbestçe seyahat edebiliyor, iş ve bankacılık işlemleri yapabiliyor.Kıbrıs Rum kesiminin, yatırım karşılığı vatandaşlık programı sayesinde 2013'ten bu yana yaklaşık 7 milyar avro gelir elde ettiği tahmin ediliyor.
Reklam
Sanatçı Murat Uçar, Mikro Art İle Zamanı Sanat Eserine Çeviriyor
İSTANBUL (AA) - AİŞE HÜMEYRA BULOVALI - Sanatçı Murat Uçar, dünyaca ünlü eserleri mikro art ile farklı materyaller üzerine işleyerek sanatseverlerin beğenisine sunuyor.Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nden mezun olduktan sonra mikro sanata başlayan Uçar, aynı üniversitede 2000 yılından bu yana öğretim görevlisi olarak yer alıyor. Uçar, mikro sanat ile başta saat ve çeşitli mücevherler olmak üzere, tesbih, kalem gibi çeşitli objelerin üzerine resim, heykel ve rölyef çalışmaları yapıyor.Yurt içinde ve yurt dışında birçok sergi açan, aynı zamanda ünlü siyasi liderlere, sporculara ve iş adamlarına da saatler tasarlayan Murat Uçar, AA muhabirine çalışmalarını ve yeni projesini anlattı.'Bin 300 tane saat tasarımım var'Uçar, mikro resim çizmeye bir müzedeki tüm eserleri, bir oda içerisinde sanatseverlerle gösterebilme fikriyle başladığını dile getirerek, ilk olarak minik tablolar içinde 'Mona Lisa' gibi ünlü eserleri yapmaya başladığını söyledi.Bu çalışmaya başlarken kendisini bir çocuk gibi hayal ettiğine işaret eden Uçar, 'Yani bir çocuk çok büyük bir müzeye girdiğinde çok çabuk sıkılabilir. Ama tüm eserlere bir anda minicik minicik büyüteçlerle bakması, 6 yaşındaki bir çocuk için çok önemli olabilir diye düşünmüştüm.' dedi.Sanatçı, daha sonra da bu hayalini bir saatin içine, mücevherin içine sığdırma fikriyle yola çıktığını belirterek, şöyle devam etti:'Aslında bugün bir Louvre Müzesi'ne gittiğinizde günlerce orada kalmanız, orayı tanıyabilmeniz, oradaki nesnel, sanatsal çalışmaları irdeleyebilmeniz için günlerinizi harcamanız gerekiyor. Ama ben oradaki bir sanatsal çalışmayı, en çok sevdikleri tabloyu veya bir manzarayı insanların üzerinde taşınılabilir halde yaparak, (eserleri) daha tanınır ve herkesin göreceği bir hareketlilik haline getirmeye başladım.' Kariyerinde mikro resimlerle başarıyı yakaladığını ifade eden Uçar, yetenekli sanatçı adaylarıyla birlikte çalışmayı hayal ettiğine dikkati çekti.Uçar, üniversite eğitimi sırasında da her zaman farklı bir şeyler yapma arayışında olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:'Bilindik daha önce deneyimlenmiş şeyler değil de (sanatıma) ne katabilirim diye sorgulamaya çalıştım. Yıllarca kol saati tasarımı yaptım. Yaklaşık bin 300 tane saat tasarımım var. Ben bu saatleri tasarlarken hem tasarımcı hem de sanatçı kimliğimi ortaya koydum. Tabii daha sanatçı olmamız için çok daha fazla emek harcamamız da gerekiyor. Saatlerde neyi farklı yapabilirim ve bir birikimim de varken sanatı saatin, bir mücevherin içine nasıl uygulayabilirim diye düşünmeye başladım. 2003'ten beri de bu konu üzerine çok yoğun çalışmalar yapıyorum.' 'Zaman beni sanata dönüşmek için seçti'Tasarım yaparken dünya trendlerini de takip ettiğini aktaran sanatçı, 'Zaten saat veya mücevher dediğimiz materyallerde (tasarım) bir yerden sonra tıkanmaya başlıyor. İçine başka anlam yüklemek gerekiyor. Yani bir hikayesinin olması gerekiyor. 'Hikayesi neyle olabilir' deyince bu da sadece sanatla olabilir.' dedi.Murat Uçar, saat tasarımı yaparken kendisine bir motto belirlediğini söyleyerek, şunları anlattı:'Sanki varoluşum, burada olma sebebim saat ve zamanla ilgiliydi. 'Zaman beni sanata dönüşmek için seçti. Ben zamansız olan saati sanata çeviriyorum.' Bu mottoyu 10 yıldır kullanıyorum ve bugün geldiğim noktada büyük gayretler sonucunda bir yerli firma ile Alman kalitesinde İsviçre makinalarını kullanarak bir marka oluşturma aşamasındayım. Aslında işin sonuna kadar geldik. Bu marka ile beraber geleneksel sanatlarımızın dünyada ne kadar önemli olduğunu ve bizim bu konuda ne kadar yetkin olduğumuzu göstermek için büyük bir çaba içindeyim. Bu geleneksel sanatlarımızın içinde mikro mozaik, mikro painting, gravür, rölyef, çini, kalem işi ve ebru var.''Boyalarımı kendim yapma gibi özel teknikler de kullanıyorum'Saat tasarımlarında zemin astarları ve zemin boyamaları gibi birçok teknik kullandığını belirten Uçar, şu bilgileri verdi:'Bir saat için mesela bir İstanbul resmi isteniliyorsa bu belki birkaç gün sürebiliyor. Leonardo da Vinci'nin 'Son Akşam Yemeği' eserini yorumlamam, yani 360 derece dönen bir masa etrafında duran 12 havarinin resminin olduğu bir tabloyu, saat üzerinde bir buçuk ay sürecinde yaptım. Dolayısıyla bir buçuk ay boyunca günde en az 8 saat çalıştım. Yani zaman olarak tasarımlar çok farklılıklar gösterebiliyor. Mesela Michelangelo'nun Sistine Şapeli'ndeki resimlerin olduğu bir saat yapıyorum. 2 aydır üzerinde çalışıyorum ki henüz yarısındayım.' Uçar, yurt dışında en çok Arap ülkelerinden ve ABD'den talep aldığını dile getirerek, 'Tesbihlerde özellikle Arabistan'ın en büyük camilerinin resimleri, Araplar için kutsal sayılan şahinler çok istenen, talep gören çalışmalar arasında. Daha önce Kuveyt'e tespih üzerine 66 tane İstanbul tablosu ve farklı olarak da 36 padişahın resmini yaptım. Saatler ve mücevherler üzerine yaptığım çalışmalar ise daha çok ABD'den talep görüyor.' şeklinde konuştu.Ağırlıklı olarak saat kasasına ve kadranlarına çizim yapan Uçar'ın 1996'da Türkiye'de 2 bin tasarımcının katıldığı kumaş tasarımı yarışmasından ve 1998'de dünya çapında gerçekleştirilen Gold Trend altın takı tasarımı yarışmasından mansiyon ödülü, 1999'da iseı MSÜ Rektörlük Özel ödülü ve 2016'da ABD'de bir mücevher yarışmasından aldığı ödül bulunuyor.
Altın Almak İçin Adana'dan Manisa'ya Gelen Kişiyi Dolandırılmaktan Polis Kurtardı
MANİSA (AA) - Telefonda anlaştığı kişiden altın almak üzere Adana'dan Manisa'ya gelen kişi, polisin durumu fark etmesi üzerine dolandırılmaktan kurtuldu. Alınan bilgiye göre, polis ekipleri, şüpheli davranışları nedeniyle bir bankadan kredi çekmek isteyen V.G. (65) ile görüştü. V.G, telefonuna gelen mesaj üzerine temas kurduğu kişiden yüklü miktarda altın satın almak üzere Adana'dan Manisa'nın Salihli ilçesine geldiğini anlattı. Polis ekipleri, altın alışverişi yapılacak noktada H.Y'yi (29) yakaladı. Zanlının yanında getirdiği poşette, üzerinde tuğra bulunan 255 adet sahte altın ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen H.Y. tutuklandı.
İstanbul'un Mührü "Süleymaniye Külliyesi" 463 Yaşında
İSTANBUL (AA) - ÇİĞDEM ALYANAK - Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilen anahtarla, devletin ileri gelenlerinin bulunduğu bir törende dualarla 'Ya Fettah' diyerek 15 Ekim 1557'de açtığı Süleymaniye Külliyesi, 463 yıldır ihtişamını koruyor.Yahya Kemal'in 'En güzel mabedi olsun diye en son dinin / Budur öz şekli hayal ettiği mimarinin' dizeleriyle ruhaniyetini anlattığı Süleymaniye Külliyesi, İstanbul'un Suriçi'nde yer alan üçüncü tepesine, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a inşa ettirildi.İmparatorluğun en simgesel yapısı ve konumu ile de İstanbul'un silüetinin en güzel parçası olan külliyenin yapımına 1550 yılında başlandı. Süleymaniye Külliyesi, imparatorluk topraklarının çeşitli yerlerinden getirilen malzemelerle 7 yılda tamamlandı. Tarihçi Peçevi'ye göre külliyenin inşasına 896 bin 360 altın para ve 82 bin 900 akçe, yani yaklaşık 3200 kilo altın harcandı. Külliyenin 7 yıl süren inşasında bin 713'ü Müslüman, toplam 3 bin 523 işçi çalıştı. Yaz aylarında günlük işçi sayısının 2 bine ulaştığı külliyede, Hassa Mimarlar Ocağı'nın elemanları, acemioğlanlar, diğer kapıkulu ocakları mensupları ile imparatorluğun dört bir yanından ücretli ustalar, işçiler ve forsalar görev yaptı. Mimar Sinan, Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilen anahtarla, devletin ileri gelenlerinin bulunduğu bir törende dualarla 'Ya Fettah' diyerek 15 Ekim 1557'de külliyeyi hizmete açtı. Külliye 15 bölümden oluşuyor Külliye, cami, Rabi Medresesi, Salis Medresesi, Evvel Medresesi, Sani Medresesi, Tıp Medresesi, Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, Hürrem Sultan Türbesi, türbedar odası, darüşşifa, darüzziyafe, Darülhadis Medresesi, tabhane, Mimar Sinan Türbesi ve hamam olmak üzere 15 bölümden oluşuyor.Külliyenin hiç kuşkusuz en önemli bölümünü heybetin ve zarafetin bütünleştiği Süleymaniye Camisi oluşturuyor.Mimar Sinan'ın diğer eserlerinde olduğu gibi Süleymaniye Camisi de sadeliği ihtişama dönüştürebilmiş mabetlerden biri.Caminin kitabelerinde kullanılan süslemeler ile bezemeler, başlı başına birer estetik harikası.Mihrabın iki yanındaki pencerelerde çini madalyonlarda Fetih Suresi, caminin ana kubbesinde ise Nur Suresi yazılı. Camideki yazılar meşhur hattat Ahmed Karahisari Şemseddin Efendi ve talebesi Hasan Çelebi tarafından yazıldı. Daha sonra kazasker Mustafa Efendi de bazı yazılar ilave etti.Yaklaşık 30'ar tonluk ve dört halifeye adanan 4 fil ayağı, caminin 26,50 metre çapında ve 53 metre yükseklikteki kubbesini taşıyor. Dört minare, Kanuni Sultan Süleyman'ın İstanbul'un fethinden sonraki 4. on şerefe ise Osmanlı'nın 10. padişahı olduğunu simgeliyor.Bin kubbeli külliyeİstanbul'un silüetine damga vuran eserler arasında yer alan külliyedeki yapılar, ortadaki caminin çevresinde 'U' şeklinde sıralanıyor. Külliyenin üzerinde ise bin kubbe bulunuyor. Külliyeye giriş, farklı isimlerdeki 11 kapıdan yapılıyor. Evvel Medresesi ve Sani Medresesi ile Rabi Medresesi ve Salis Medresesi külliyede yer alan iki ayrı medrese topluluğu. Evvel ve Sani Medresesinin üstünde Süleymaniye kitaplığı yer alıyor. Külliyenin güneydoğu köşesinde Süleymaniye hamamı, kuzeyinde darüşşifa ve bimarhane mevcut.Külliyede, Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan ve Mimar Sinan Türbeleri'nin yanı sıra tabhane (düşkünlerevi / bakımevi), çarşılar ve sıbyan mektebi de bulunuyor. Süleymaniye Külliyesi'ne bağlı Mülazimler Medresesi, Daru'l-Hadis, Daru'l-Kurra, Medrese-i Salis ve İmaret, 2018-2019 akademik yılından itibaren İbn Haldun Üniversitesine bağlı Medeniyetler İttifakı Enstitüsü, İslami İlimler Fakültesi, İslami İlimler Enstitüsü, Süleymaniye İlim ve Araştırma Merkezi ile Onur Programına ev sahipliği yapıyor.
Reklam
Yunanistan'da Suç Örgütü Altın Şafak Partisinin Yöneticilerine 13'Er Yıl Hapis Cezası
ATİNA (AA) - Yunan mahkemesi, aşırı sağcı suç örgütü Altın Şafak Partisinin lideri Nikos Mihaloliakos ve yönetici kadrosunu 'suç örgütü yönetmekten' 13'er yıl hapis cezasına çarptırdı.Başkent Atina'daki Temyiz Mahkemesi, karar duruşmasında 'suç örgütü yönettiklerine ve bu örgütün mensubu olduklarına' hükmedilen Altın Şafak Partisinin lider kadrosu ve üyelerine verilen cezaları açıkladı.Partinin lideri Mihaloliakos ve diğer yöneticileri Ilias Kasidiaris, Yiannis Lagos, Giorgos Germenis, Ilias Panagiotaros, Panagiotis Iliopoulos ve Nikos Papas, 13'er yıl hapis cezası aldı. Artemis Matheopulos'a da 'suç örgütü yönetmek' suçundan 10 yıl hapis cezası verilirken, davada yargılanan diğer sanıklar ise 'suç örgütüne üye olmak' suçundan 5 ila 10 yıl hapis cezalarına çarptırıldı.Parti üyesi Yorgo Rupakias, solcu şarkıcı Pavlos Fissas'ı öldürmek suçundan müebbet hapis cezasına mahkum edildi.Suç örgütü ilan edilmiştiTemyiz Mahkemesi, 5 yılı aşkın süredir devam eden davada, 454 duruşmanın ardından geçen çarşamba Altın Şafak'ın suç örgütü olduğuna hükmetmişti.Atina'nın Keratsini semtinde 2013'te sabaha karşı Altın Şafak Partisi üyesi Yorgo Rupakias, şarkıcı Fissas'ı kalbinden bıçaklayarak öldürmüştü. Vatandaşı Koruma Bakanlığı, aşırı sağcı partinin suç örgütü kapsamına alınması için soruşturma başlatmıştı. Altın Şafak Partisi lideri Mihaloliakos, bazı eski parti mensubu milletvekilleri ve üyelerinin de yer aldığı 69 sanık suç örgütü kurmak, bu örgütte yer almak ve yönetmek, kara para aklamak, şantaj, izinsiz silah bulundurmak ve ırkçı şiddet eylemleri düzenlemek suçlarından yargılanıyordu.Yönetici kadrosunda Türk bayrağını yırtan Lagos da varCeza alanlar arasında bulunan eski Altın Şafak milletvekili Lagos, ocakta Avrupa Parlamentosunda (AP) yaptığı konuşma sırasında Türk bayrağını yırtmıştı.Altın Şafak Partisi'nden 2019'da AP milletvekilliğine seçildikten sonra bu partiden istifa eden Lagos, 'Ulusal Halk Vicdanı' adı altında kendi partisini kurmuştu. 47 yaşındaki Lagos, ırkçı faaliyetleri ve yüz kızartıcı pek çok suç nedeniyle şimdiye kadar 2 kez tutuklanmış ve ceza almıştı.Parlamentoda 3. parti konumuna yükselmişti1980'de ırkçı ve Neonazi yanlısı görüşleriyle tanınan Nikos Mihaloliakos tarafından kurulan Altın Şafak Partisi, mali kriz döneminde ülkenin 3. partisi konumuna yükselerek, 2012'deki seçimlerde 300 sandalyeli parlamentoda 18 sandalye ile ilk kez meclise girmeyi başarmıştı.Yunanistan'da 2019'da yapılan genel seçimlerde, Altın Şafak yüzde 2,93 oy oranıyla, yüzde 3'lük seçim barajını aşamadığı için parlamento dışında kalmıştı.
Reklam
Bakan Albayrak Dış Ticaret Rakamlarını Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefleri kapsamında ihracatta, sanayide, üretimde ve ekonominin her alanında yeni bir döneme girildiğini belirterek, 'Ekim ayında 13 günde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 92,1'e çıkarken altın hariç bu rakam yüzde 101,8. Güçlü bir ekonomi için bu oranları daha da yukarı taşıyacağız.' ifadelerini kullandı.Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 1-13 Ekim dönemindeki dış ticaret rakamlarını değerlendirdi.YEP hedeflerine dikkati çeken Albayrak, 'YEP hedefleri kapsamında ihracatta, sanayide, üretimde ve ekonominin her alanında yeni bir döneme girildi. Ekim ayında 13 günde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 92,1'e çıkarken altın hariç bu rakam yüzde 101,8. Güçlü bir ekonomi için bu oranları daha da yukarı taşıyacağız.' değerlendirmesinde bulundu.Bakan Albayrak, mesajında yer verdiği infografikte de söz konusu dönemde yapılan ihracat ve ithalat rakamlarını paylaştı.Buna göre, Türkiye 1-13 Ekim'de 6 milyar 909 milyon dolarlık ihracat, 7 milyar 501 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Söz konusu dönemde altın hariç ihracat tutarı 6 milyar 720 milyon doları, ithalat ise 6 milyar 600 milyon doları buldu.
Reklam
Ekonomik Krizdeki İran, Irak'taki 5 Milyar Doların Peşinde
TAHRAN (AA) - İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, pazartesi günü Bağdat'a yaptığı ziyaretin başarılı geçtiğini belirterek, 'Irak'taki 5 milyar dolardan fazla mali kaynağımızı kullanabileceğimizi ümit ediyorum.' dedi.Himmeti, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından İran'ın yurt dışında bloke edilen parasıyla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu. İran'ın parasının bloke edildiği ülkelerle müzakerelerin sürdüğünü aktaran Himmeti, 'Irak'a yaptığımız son ziyaret başarılı geçti. Irak'taki 5 milyar dolardan fazla mali kaynağımızı kullanabileceğimizi ümit ediyorum.' ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın son günlerde İran'a yönelik baskıyı artırdığını hatırlatan Himmeti, 'Mali kaynaklarına yönelik kısıtlamalar nedeniyle İran'ın on milyarlarca doları ülke dışında bloke edildi. İran ile çok iyi ilişkilere sahip ülkeler bile ABD yaptırımları nedeniyle mali kaynaklarımızdan yararlanmamıza izin vermedi.' diye konuştu. Döviz kurundaki artışa da değinen Himmeti, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve ABD'nin devam eden yaptırımları dolayısıyla piyasanın 'karmaşık bir hale düştüğünü' ve bunun da toplumda olumsuz beklentilere yol açtığını sözlerine ekledi. Himmeti, 12 Ekim'de Iraklı mevkidaşı Mustafa Galib ve Irak Ticaret Bankası Başkanı Salim Cevad Abdulhadi el-Çelebi ile yaptığı görüşmelerin ardından 'İran Merkez Bankası'yla Irak Ticaret Bankası arasında, ülkemizin mali kaynaklarının serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varıldı.' açıklamasında bulunmuştu.ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ABD Başkanı Trump, 8 Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekildiğini duyurmuş ve İran'ın ABD dolarına erişimini, devlet tahvili satmasını, altın ve diğer değerli madenler ile çelik, alüminyum, kömür gibi metallerle ticaret yapmasını ve yolcu uçağı ya da parçalarını ithal etmesini engelleyen yaptırım paketini 3 ay sonra resmen hayata geçirmişti.ABD'nin İran'a yönelik ikinci yaptırım paketi, 180 günlük sürenin dolmasının ardından 5 Kasım 2018'de devreye girmişti.Buna göre İran Ulusal Petrol Şirketi, İran Petrol Ticaret Şirketi ve Ulusal Tanker Şirketine uluslararası kısıtlamalar getirilirken, ekonomisi büyük ölçüde petrole dayalı İran'dan petrol ve ürünlerinin satışına yaptırımlar uygulanmıştı.
Meddahlık Geleneğinin Son Temsilcilerinden: Erol Günaydın
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Yönetmen, senarist ve oyuncu Erol Günaydın, ölümünün 8. yılında anılıyor.Kavuklu Hamdi ve İsmail Dümbüllü'nün ardından meddahlık geleneğini sürdüren ünlü oyuncu, Trabzon'un Akçaabat ilçesinde 16 Nisan 1933'te dünyaya geldi.Babası Kazım Bey'in çocuklarının eğitimi için İstanbul'a gelmesiyle Günaydın da eğitimine burada başladı.Tiyatroya ilk adımını attığı Galatasaray Lisesi'nde eğitim gören usta oyuncu, askerliğini Ağrı'nın Diyadin İlçesi'nde yedek subay öğretmen olarak yaptı.Öğretmenlerini hicvettiği küçük gösteriler yapan Günaydın, İstanbul Şehir Tiyatrolarının sınavını kazanarak tiyatro kariyerine başladı.Günaydın, Haldun Dormen Cep Tiyatrosunda 1955'te 'Papaz Kaçtı' oyunuyla profesyonel oyunculuk yaşamına adım attı.İlk kez 1960'ta 'Yeşil Kurbağalar' sinema filminde rol alan oyuncu, meddah gösterilerinin yanı sıra tipleme ve seslendirmeleriyle de akıllarda kaldı.İzmir turnesine çıktığında tanıştığı Güneş hanım ile evlenen Günaydın'ın Ayşe, Fatoş ve Günfer adından 3 çocuğu oldu.Akbank Çocuk Tiyatrosunun yöneticiliğini yapan ve Dormen Tiyatrosunda birçok oyununda yer bulan Günaydın, Tuncel Kurtiz, Suna Keskin, Erol Keskin ve Cahit Irgat ile Genar Tiyatrosunu kurdu.Günaydın, 'Güzel Bir Gün İçin' filmiyle 1967'de Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Senaryo Ödülü' ve 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü'nü aldı.Çok sayıda film, tiyatro oyunu ve televizyon dizisinde rol alan ünlü oyuncu TRT'de yayınlanan Çiçek Taksi dizisindeki rolüyle büyük ilgi gördü.Ayı Yogi, Yüzüklerin Efendisi filminde Bilbo Baggins, Yukarı Bak adlı animasyonda Carl Fredricksen ve Hz. Muhammed Son Peygamber çizgi filminde seslendirdiği Ebu Talip karakterleri sayesinde sesiyle de akıllarda kalan oyuncu, Disko Kralı programına konuk olarak katıldı ve Athena'nın Arsız Gönül ile Emre Altuğ'un Aşk-ı Kıyamet kliplerinde oynadı.Emine Algan'ın ünlü oyuncuyla gerçekleştirdiği söyleşiler 2007'de 'İki Kalas Bir Heves' kitabında okuyucuyla buluştu.İstanbul'da bir hastanede böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören Günaydın, 15 Ekim 2012'de hayatını kaybetti. Günaydın'ın cenazesi 17 Ekim'de Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.Seslendirmelerle birlikte 160 yapımda görev alan Erol Günaydın, 70'ten fazla sinema filminde farklı rollerle seyirci karşısına çıktı.Günaydın, 'Yorgun Matador', 'Fişne Pahçesu', 'Soyut Padişah', 'Kahraman Bakkal Süper Markete Karşı', 'Yaygara Yetmiş', 'Devri Süleyman', 'Kalbin Sesi', 'Martı', 'Ayı Masalı', 'Altın Yumruk', 'Müfettiş', 'Zafer Madalyası', 'Kleopatra'nın Mezarı' ve 'Papaz Kaçtı'nın da arasında bulunduğu çok sayıda tiyatro oyununda rol aldı.Ünlü oyuncu 'Saat Sabahın Dokuzu', 'İnsanlar Yaşadıkça', 'Doktorlar', 'Bir Ömrün Bedeli', 'Mahallenin Muhtarları', 'Çiçek Taksi', 'Tatlı Kaçıklar', 'Bir Demet Yerli Film', 'Cennet Mahallesi', 'Akasya Durağı' ve 'Balkan Düğünü' gibi televizyon dizilerinde yer aldı.Günaydın'ın yer aldığı diğer yapımlardan bazıları ise şöyle:'Güneşi Gördüm', 'Orada', 'Nekrüt', 'Destere', 'O Kadın', 'Beyaz Melek', 'Geçmiş Zaman Olur ki', 'İlk Aşk', 'Kınalı Kuzular: Bedeli Çanakkale'de Ödendi', 'Menekşe Koyu', 'Herşeyi Bitirdik', 'Süper Baba', 'Biz Doğarken Gülmüşüz', 'Hoşgeldin Ramazan', 'Çantada Keklik', 'Acı Lokma', 'Gelmeyin Üstüme', 'Kıratlı Süleyman', 'Savunma', 'İki Milyarlık Bilet', 'Bu Muhtar Başka Muhtar', 'Şaşkın Gelin', 'Tepedeki Ev', 'Düğün', 'İntikam Yemini', 'Eşrefpaşalı', 'İki Gemi Yan Yana', 'Yaman Gazeteci', 'Yeşil Kurbağalar'.
Reklam