"Atatürk" KPSS'den Gitti!
Ka­mu Per­so­nel Seç­me Sı­na­vı­’nın (KPSS) li­sans me­zun­la­rı için dü­zen­le­nen oturumu dün ya­pıl­dı. Yak­la­şık 2 mil­yon ki­şi­nin gir­di­ği sı­nav­ın tarih bölümünde her yıl yer alan Ata­türk il­ke ve in­kılap­la­rına da­ir so­ru­lar dünkü sı­nav­da yer almadı. Ata­tür­k’­e iliş­kin adaylara hiçbir so­ru yö­nel­til­me­zken sı­nav­da dikkat çeken bir diğer nokta da Fa­lih Rıf­kı Ata­y’­ın, 'Zey­tin­da­ğı' isim­li ese­riy­le il­gi­li so­ru oldu. Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan, ge­çen ay yap­tı­ğı grup top­lan­tı­sın­da “Or­ta­do­ğu­’yu an­la­tı­yo­r” di­ye­rek genç­le­re bu ki­ta­bı oku­ma­la­rı­nı tav­si­ye et­miş­ti. Er­do­ğan, ko­nuş­ma­sı sı­ra­sın­da önce ese­rin ya­za­rı­nı ka­rış­tı­rıp “Ya­kup Kad­ri Ka­ra­os­ma­noğ­lu­” de­miş an­cak da­ha son­ra ha­ta­sı­nı dü­zelt­miş­ti. 'Atatürk'süz KPSS Meclis gündeminde Öte yandan CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, her yıl sorulan Atatürk İlke ve İnkılapları'na dair sorulara bu yılki KPSS sınavında yer verilmemesini TBMM gündemine taşıdı. Dibek, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yazılı cevap vermesi için TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Dibek, 'Hafta sonu yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı KPSS'nin cumartesi günü yapılan Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinde adaylara hiç Türkiye Cumhuriyet Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili soru yöneltilmemiştir. Her sene tarih bölümünde sorulan Atatürk İlke ve İnkılapları'na dair sorular da bu yıl sınavda yoktu' dedi. Dibek, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yanıtlaması için şu soruları sordu; KPSS sınavlarında Atatürk ile ilgili neden hiç soru sorulmamıştır? Her sene Atatürk İlke ve İnkılapları ile ilgili sorulan soruların da bu sınavda yer almamasının gerekçesi nedir? Sınavda başarılı olanların devletin çeşitli kademelerinde görev alacağıgöz önünde bulundurulduğunda, yeni memur olacak adayların Atatürk'ü, ilke ve devrimlerini bilmelerine gerek yok mudur? Kaynak: Radikal
Reklam
"Hesap Sormak İçin 34 Yıl Beklemeyeceğiz"
Başbakan Erdoğan, 'Kimse Türkiye'den korkmasın, çekinmesin. Tam tersine AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı vardır, bu ihtiyaç bugün artmıştır' dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Biz gerek Fransa'da, gerekse diğer Avrupa ülkelerinde bu tür konuların (1915 olayları) iç politika malzemesi yapılmasının tehlikesini her fırsatta vurguladık. İç politikada istismarla oy kazanmak uğruna, ırkçılığa, ayrımcılığa, özellikle de İslamofobi'ye kapı aralanmasının Avrupa için, Avrupa değerleri için tehdit oluşturacağını defalarca dile getirdik' dedi.Başbakan Erdoğan, Fransa'nın Lyon kentinde, Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) 10. yıl etkinliğindeki Lyon Buluşmasında misafirperverlikleri için Fransa'daki yetkililere ve UETD yöneticilerine teşekkürlerini iletti.UETD'nin etkinlikleri kapsamında Almanya'nın Köln şehrinde 24 Mayıs'ta yaptığı konuşmasını hatırlatan Erdoğan, önceki gün de Viyana'da yaşayan binlerce kişiyle bir araya geldiklerini söyledi.Başbakan Erdoğan, Türkiye ile Fransa'nın diplomatik ilişkilerinin 16. yüzyıla, Kanuni Sultan Süleyman dönemine dayandığını belirterek, Osmanlı cihan devleti ile Fransa'nın birçok alanda işbirliği yaptığını, 400 yıldan fazla bu coğrafyada irtibat halinde olduklarını dile getirdi.Fransa'nın zor zamanlarında Osmanlı'nın Fransa'ya yardıma koştuğunu vurgulayan Erdoğan, 'Osmanlı ile Türkiye'ye, Fransa birçok alanda katkı vermiş, destek vermiştir. Asırlardır devam eden dostluğumuz buradaki vatandaşlarımızla artık çok farklı bir boyut kazandı. Şu anda Fransa'da 620 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. Vatandaşlarımızın yarısı çifte vatandaş olarak Türkiye ve Fransa Cumhuriyetleri vatandaşları olarak hayatlarını idame ettiriyor. İşçi olarak geldiğiniz Fransa'da on yıllar boyunca bütün sıkıntılara tahammül ettiniz, sabrettiniz, direndiniz. Allah'a hamdolsun, emeklerinizin karşılığını alır hale geldiniz. 30 bin kardeşimiz burada kendi işini kurdu. 50 bin kişiyi istihdam eder konuma ulaştı. Son yerel seçimlerde 194 kardeşimiz çeşitli kademelerde belediye yönetimlerine seçildi. Sanatta, sporda, siyasette Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları artık ağırlıklarını hissettirmeye, 'Fransa'da biz de varız' demeye başladı' diye konuştu.'Sizlerle iftihar ediyoruz'Başbakan Erdoğan, 'Türkiye'de sizin hasretinizi çektiğimiz kadar sizin başarılarınızla da gurur duyduk. 77 milyon her birimiz sizlerle gururlanıyor, sizlerle iftihar ediyoruz' dedi.Bütün zorluklara rağmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın, Türkiye'nin bir evladı olmanın asaletini yere düşürmediklerine dikkati çeken Erdoğan, onu daha da yüksek burçlara taşıdıkları için kendisini dinleyen kalabalığa şükranlarını iletti.'Engeller hakkaniyetle uyuşmuyor'Başbakan Erdoğan, Fransa ve Türkiye ile ilgili konuların iç siyasette kullanılması sebebiyle zor günler yaşadıklarına değinerek, şöyle konuştu:'Türkiye üzerinden, 1915 olayları üzerinden, buradaki vatandaşlarımız üzerinden birileri iç politikada prim sağlama gayretine girişti. Biz gerek Fransa'da, gerekse diğer Avrupa ülkelerinde bu tür konuların iç politika malzemesi yapılmasının tehlikesini her fırsatta vurguladık. İç politikada istismarla oy kazanmak uğruna, ırkçılığa, ayrımcılığa, özellikle de İslamofobi'ye kapı aralanmasının, Avrupa için, Avrupa değerleri için tehdit oluşturacağını defalarca dile getirdik. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği önüne çıkarılan engeller hakkaniyetle uyuşmuyor, ahde vefa ilkesine uymuyor. Bizim sadece Fransa'da 620 bin vatandaşımız var. Bütün Avrupa'da sayıları 6 milyona yaklaşan vatandaşımız var.''Kimse Türkiye'den korkmasın'Erdoğan, 50 yıldır Avrupa'da bulunan, çalışan, ter döken, iş kuran, hayatlarını burada büyüten vatandaşların Avrupa Birliği'ne (AB) üye olacak bir Türkiye'nin öncüleri olduğunu söyledi.'Kimse Türkiye'den korkmasın. Kimse Türkiye'den çekinmesin' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:'Tam tersine şunu herkesin bilmesini istiyorum; AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç bugün daha fazla artmıştır. AB'nin güçlü ekonomisinin Türkiye'ye ihtiyacı var. AB'nin genç, dinamik nüfusundan dolayı Türkiye'ye ihtiyacı var. AB'nin ırkçılıkla, ayrımcılıkla, antisemitizim ve İslamofobia ile mücadele için Türkiye'ye ihtiyacı var. En önemlisi de AB'nin İslam dünyasıyla, tüm Müslümanlar'la, Doğu, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlar'la daha sağlıklı irtibat kurabilmesi için Türkiye'ye ihtiyacı var. Türkiye, ilelebet kapıda bekletilecek ülke değildir. Hele hele son 12 yılda gerçekleştirdiğimiz reformlarla, büyüyen ekonomisiyle aktif dış politikasıyla Türkiye AB'nin kapısında ilelebet bekleyecek bir ülke hiç değildir.''Artık eski Türkiye yok'Reformları kararlılıkla yaptıklarını, demokratik standartları yükselttiklerini, ekonomiyi istikrarla büyüttüklerini anlatan Erdoğan, 'Yıllık ortalama yüzde 5 büyüyen bir ekonomiyle şu anda Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi konumundayız. Bunu daha da ileriye taşıyacağız. Bölgemizde ulaşabileceğimiz her yerde en güçlü şekilde hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, mazlumların elinden tutuyor, zulme karşı onurlu bir mücadele veriyoruz. Artık eski Türkiye yok. Türkiye çok değişti. Türkiye hızla değişiyor' şeklinde konuştu.'İnsanlar, sermaye, şirketler renklere ayrıldı' Erdoğan, milletin güçlü iradesi doğrultusunda son derece sağlam temeller üzerinde artık yeni Türkiye'nin yükseldiğini dile getirerek, şöyle devam etti:'1960 yılında bir askeri darbe yapıldı. Bu darbenin ardından ekonomi altüst oldu. Türkiye daha da fakirleşti. Sizler, babalarınız, dedeleriniz işte o darbenin ardından ekmek parası için, helal rızık için kalktınız buralara geldiniz. Ardından 1980 yılında bir başka darbe yapıldı. Yine demokrasi askıya alındı. Ekonominin dengeleri yine altüst oldu. Özgürlükler bir kez daha kısıtlandı. Baskı, zulüm, zorbalık bir kez daha arttı. İşte o dönemde de başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerine bir çok vatandaşımız kaçmak, sığınmak zorunda kaldı. Şairlerimiz, yazarlarımız, sanatçılarımız, akademisyenlerimiz vatanlarını terk edip gurbete gelmek zorunda kaldı. Ardından 28 Şubat darbesi geldi. Bir kez daha devlet kendi öz vatandaşına zulm etmeye, vatandaşının haklarını kısıtlamaya başladı. Kızlarımız inançlarının gereği başörtüleriyle okullarına gidemediler. Meslek liseleri kapatıldı, imam hatip okulları kapatıldı, kapılarına adeta kilitler vuruldu. Kuran öğrenmek bir keza daha zorlaştırıldı. İnsanlar, siyasi partiler, sermaye, şirketler, sivil toplum örgütleri renklere ayrıldı. Aralarında ayrımcılık yapıldı. İşte o dönemde de başörtülü kızlarımız, imam hatipli gençlerimiz, çok sayıda vatandaşımız bir kez daha vatanını terk etti.''Ahmet Kaya o dönemin lincine uğradı''Değerli dostum, değerli sanatçımız Ahmet Kaya işte o dönemin, o atmosferin lincine uğradı' ifadesini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Geldi Paris'te, gurbette, vatan hasreti içinde hayata gözlerini yumdu. Şimdi o çok sattığını iddia eden gazetelerin köşelerinde yazan birileri İstanbul'daki ödül töreninde Ahmet Kaya'ya neler yaptıklarını bizler biliriz. Tarih buna şahit ama bunlarda utanma yok, bunlarda ar yok. 'Sanatçıdan yanayız' derler ve o dönemde neler yaptıklarını gördük. Çatalları, tabakları nasıl ona fırlattıklarını gördük ve o salondan nasıl kaçırıldığını gördük. Şu anda bunlar hala bu ülkede güya özgürlük mücadelesi veriyorlar. Güya ülkemizde bunlar hala demokrasiyi konuşuyorlar. Bunların demokrasiyi konuşmaya hakkı yok. Biz bunların cemaziyel evvelini biliriz.''Makbul-makbul olmayan vatandaş ayrımı'Erdoğan, Türkiye'de on yıllar boyunca makbul-makbul olmayan vatandaş ayrımı yapıldığını vurgulayarak, standart vatandaş üretmek istediklerini söyledi.Kendi kriterlerine uymayanların dışlandığına ve horlandığına dikkati çeken Erdoğan, inançların, değerlerin, kimlikleri ve kültürleri yok saydıklarını aktardı.'Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını biz sonlandırdık'Erdoğan, insanlara kendi vatanlarını zindan haline getirdiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:'İnsanımızı öz yurdunda garip, öz vatanında parya haline getirdiler. İşte biz en başta buna son verdik. Her türlü ayrımcılığı elimizin tersiyle ittik. Her türlü yasağı, baskıyı, kısıtlamayı kaldırmanın mücadelesini verdik. Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını biz sonlandırdık. Kardeşliğimizin, birliğimizin, tek millet oluşumuzun önündeki engelleri tek tek biz kaldırdık. Anneler evlatlarıyla kendi ana dillerinde konuşamıyorlardı. Yasaktı, horlanma sebebiydi. Buna biz son verdik. Farklı dil ve lehçelerde yayınların, propagandanın, okulların önünü biz açtık. Yıllarca ihmal edilmiş Doğu'yu, Güneydoğu'yu, Karadeniz'i, Orta Anadolu'yu yollarla okullarla, hastanelerle, üniversitelerle, yurtlar, barajlar konutlarla biz buluşturduk. İnsanımıza insan olduğunu hatırlattık. Devletle millet arasındaki mesafeyi kaldırdık. Başörtüsü üzerindeki zulme son verdik. Sadece üniversitelerde değil, artık kamuda başörtüsüne özgürlük sağladık. İmam hatip okullarının, meslek liselerinin kapılarındaki kilitleri biz kaldırdık. Artık katsayı diye bir zulüm yok. Artık eşit olarak bu yarışa girmek var. Şimdi düz liseli hangi haklara sahipse meslek lisesi mezunu da aynı hakka sahip imam hatipli de aynı hakka sahip. Bunları biz getirdik.''Vatan toprakları üzerinde operasyon yaptırmayız'Erdoğan, özellikle yurt dışına çıkarken pasaportu, parası farklı olarak değerlendirilen vatandaşların artık yurt dışına çıkarken başı öne eğik çıkmadığını, gururla 'Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım' diyebildiğini söyledi.Afyonkarahisar'dan yola çıkarken 'bu ülkede ayrımcılığa son vereceğiz' dediklerini anımsatan Erdoğan, tek bayrak, tek devlet ve tek millet vurgusunu yaptı.Türkiye'yi birleştiren en önemli unsurun bayrak olduğunu ifade eden Erdoğan, 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen vatandır' dedik. Yola böyle çıktı' diye konuştu.Erdoğan, 780 bin kilometrekareyle vatan toprakları üzerinde operasyon yaptırmayacaklarına işaret ederek, 'tek devlet' dediklerini ve bu topraklarda ikinci bir devleti hayal edenlerin boşuna hayal kurduğunu dile getirdi.'Böyle bir hayalin içine kimse girmesin' ifadesini kullanan Erdoğan, 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' dediklerini ve yola böyle çıktıklarını söyledi.Türkiye'de bir kısmının siyasal Kürkçülük, bir kısmının siyasal Türkçülük, bir kısmının da 'şuculuk, buculuk' yaptığını ifade eden Erdoğan, 'Bir kısmı da bakıyorsunuz ki o da kumsallarda dolaşıyor. Bir siyasi parti diyor ki 'ben Kürtlerin temsilcisiyim', öbürü 'ben Türklerin partisiyim, temsilciyim', öbürü de diyor ki 'ben kumsalların, sahillerin partisiyim'. AK Parti ne diyor 'Biz 77 milyonun partisiyiz'. Aramızdaki fark bu' diye konuştu.Alanda bulunanlardan bir ricası olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Fransa'da 620 bin Türk var. Tamamı çifte vatandaşlık anlayışından hareketle niye müracaatını yapıp aynı zamanda Fransa vatandaşı olmuyor? Diyorum ki Fransa vatandaşı olmamış olan Türk vatandaşlarıma sesleniyorum, kesinlikle aynı zamanda Fransız vatandaşı olun. Fransa'daki siyasi hakları aynen sizler de kullanmalısınız. Bunun size faydası var zararı yok. Kim size farklı bir şey söylüyorsa, bilin ki size zarar veriyor. Siz bizim Fransa’daki elçilerimizsiniz, bunu böyle biliniz. Niye bu elçilerin sayısı 300 bin olsun. Ben istiyorum ki bu elçilerin sayısı 620 bin olsun.”3 çocuk tavsiyesini de hatırlatan Erdoğan, bu mücadelede vatandaşlarla el ele, omuz omuza vererek, Türkiye’yi çok daha farklı yerlere getireceklerini ifade etti.'34 yıl bekleyerek değil hemen hesabı sorulacak'Bu arada önemli bir şey yaptıklarını kaydeden Erdoğan, eski Türkiye’nin kapıların kapattıklarını, darbeler dönemini artık tarihe mahkum ettiklerini dile getirdi.Erdoğan, şunları kaydetti:'Darbe yapanlardan hesabının sorulması için önemli bir adım attık. 12 Eylül 2010’da Anayasayı değiştirdik ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasına imkan sağladık. İşte yargı süreci bitti.  34 yıl sonra da olsa geç de olsa darbenin sorumluları mahkum edildi. Gençleri yaşlarını büyüterek, denge olsun diye idam ettirmişlerdi. Binlerce vatandaşa ülkelerini dar etmiş, gurbete gitmelerine sebep olmuşlardı. Yıllarca baskı rejimiyle ülkeyi yönettiler, demokrasiye, ekonomiye zarar verdiler. Yıllarca kendilerini Anayasayla korudular ama işte o dönemler geride kaldı. Darbe yapanın yanına kar kalmayacağı, artık görülmüş oldu. Geç de olsa darbe yapanlardan nihayet hesabı soruldu.Elbette bu iş burada sona ermeyecek. Bu ülkede tekrar darbe olması için, hiç kimsenin darbeye teşebbüs etmemesi için ne gerekiyorsa yapacak, mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Şu hususun altını çiziyorum. 17 ve 25 Aralık’ta milletin seçilmiş iktidarına yargı yoluyla darbe yapmaya yeltenenlerden de bunun hesabı sorulacak. Üstelik 34 yıl bekleyerek değil hemen hesabı sorulacak.'AA
Ve KPSS Kaldırılıyor...
Hükümet, devlete memur alımında uygulanan merkezi sınav KPSS'yi kaldırmaya hazırlanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile yapılan çalışma kapsamında, merkezi sınav sistemi yerine bakanlıklara kendi sınavlarını yapma hakkı verilecek.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, son Bakanlar Kurulu toplantısında bakanlık çalışmaları ve Meclis'e sevk edilmek üzere hazırlanan yasa taslakları hakkında bilgi verdi. Sunumdaki en önemli konulardan birini KPSS ile ilgili yapılan hazırlık oluşturdu. Mevcut sisteme göre, devlete alınacak personel ile ilgili ÖSYM tarafından belirli aralıklarla sınav yapılıyor. Atamalar bu sınavda en yüksek puanı alandan aşağıya doğru sıralanarak gerçekleştiriliyor. SÖZLÜ SINAV DA YAPILABİLECEK Cumhuriyet'in haberine göre, Başbakan Erdoğan'ın isteği doğrultusunda başlayan çalışma kapsamında KPSS kaldırılacak. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının ÖSYM tarafından yapılan tek bir sınav ile personel alması dönemi sona erecek. Yapılan çalışmaya göre; merkezi sınav sistemi yerine tüm bakanlık ve kurumlara kendi ihtiyaçlarına göre alacakları personel için sınav yapma hakkı verilecek. Üzerinde çalışılan sisteme göre, her kurum alacağı personel için kendi sınavını açıklayacak. Alınacak personel için duyuru yapılacak. Başvuranlar, kurumun ihtiyaç duyduğu kadroya uygun soruların yer aldığı yazılı sınava girecek. Gerek duyulursa sözlü sınav da söz konusu olacak. EN AZ 3 YIL KALACAK Takvim'in haberine göre; memur olarak göreve alınanların özlük hakları ve çalışma şekilleri ile ilgili de bazı düzenlemeler gündeme gelecek. Sınav kazanıp ataması yapılan bir kişi, atandığı yerde en az 3 yıl çalışmak zorunda olacak. Örneğin; Milli eğitim Bakanlığı'nın sınavı ve gerekli eğitim programlarından geçip öğretmen olarak Güneydoğu başta olmak üzere ülkenin herhangi bir yerine atanan kişi burada en az 3 yıl kalacak. Bu süreden önce tayin isteyemeyecek.  Cumhuriyet
Reklam
Yetenek Sınavı ile Girilen Bölümler: Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları alanında yetkin antrenörler, öğretmenler ve spor yöneticileri yetiştirmeyi amaçlıyor.Giriş KoşullarıBeden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarını tercih etmek isteyen adayların Yükseköğrenime Geçiş Sınavından (YGS) üniversiteler tarafından belirlenen baraj puanı almaları gerekiyor. Bu puan, her üniversite ve her bölüm için değişiklik gösteriyor. Ayrıca, Milli Sporcu olan adayların BESYO’ya başvurabilmesi için gereken baraj puan, diğer adaylardan beklenen puandan daha düşük olabiliyor. Bunun yanı sıra, spor dallarında yetenekli ve üstün başarı gösteren adaylar,  belli kurallar çerçevesinde bu programlara yerleştirilebiliyorlar. Böyle bir ayrıcalıktan yararlanabilmek için adayların belli yarışmalarda 1., 2. veya 3.’lük derecesinin kazanmış olması gerekiyor. Ortaöğretim kurumlarının spor alanı mezunları da bazı bölümlere ek puanla yerleştirilebiliyor. YGS’de yeterli puan alan adaylar, resmi sağlık kurumlarından  ‘uygulamalı beden eğitimi ve spor özel yetenek sınavına girmesinde ve spor yapmasında sakınca yoktur’ belgesini aldıktan sonra özel yetenek sınavlarına başvurabiliyorlar.Spor Yüksekokullarındaki BölümlerRekreasyonSpor YöneticiliğiAntrenörlükBeden Eğitimi Öğretmenliği İş OlanaklarıBeden Eğitimi Öğretmenliği bölümünden mezun olan öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda ve özel okullarda çalışabilirler. Uzmanlık alanlarında antrenör olarak ve çeşitli spor örgütlerinin birimlerinde görev yapabilirler. Spor Yöneticiliği bölümünden mezun olan öğrenciler spor kulüplerinin idari birimlerinde, özel spor işletmelerinde ve Gençlik ve Spor Müdürlükleri’nin ve kamu kurumlarının ilgili kadrolarında çalışabilirler. Rekreasyon bölümü mezunları ise turizm alanında ve kamu kurumlarının ilgili birimlerinde görev yapabilirler.Bunların yanı sıra, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarından mezun olan öğrenciler, spor ve rekreasyon aktivitelerinde, spor etkinliklerinin organizasyonlarında, idari hizmet alanında, sosyal tesislerde, seyahat acentelerinde, fizik tedavi merkezlerinde, onkoloji servislerinde ve diğer sağlık kuruluşlarında çalışma olanağına sahipler.
LYS Hakkında Bilmen Gereken Her Şey
etiket
LYS nedir?Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS), ÖSYM’nin üniversiteye girmek isteyen adaylar için hazırladığı sınav sisteminin ikinci aşamasıdır.LYS’ye girme koşulu nedir?2014 YGS’ye girmiş olup herhangi bir YGS puanı baraj kabul edilen 180 ve üzerinde olan adaylar 2014 LYS’ye girebilir. LYS’ye girmek isteyen adayların 21-30 Nisan tarihleri arasında kayıt yaptırmaları gerekmektedir.LYS’de kaç sınav var? Hangi günler hangi sınavlara girmem gerekiyor?LYS’de 5 adet sınav bulunmaktadır. Bunların içerikleri ve tarihleri aşağıdaki gibidir.LYS-1, Matematik Sınavı olarak geçmektedir ve 15 Haziran Pazar saat 10:00’da başlayacaktır. Matematik ve Geometri testlerini içerir. MF veya TM puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Matematik testi 50 sorudur ve 75 dakika sürecektir. Geometri testi 30 sorudur ve 60 dakika sürecektir.LYS-2, Fen Bilimleri Sınavı olarak geçmektedir ve 21 Haziran Cumartesi saat 10:00’da başlayacaktır. Fizik, Kimya ve Biyoloji testlerini içerir. MF puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Fizik, Kimya ve Biyoloji testlerinden her biri 30 sorudan oluşmaktadır ve cevaplama süreleri 45er dakikadır.LYS-3, Edebiyat-Coğrafya Sınavı olarak geçmektedir ve 22 Haziran Pazar saat 10:00’da başlayacaktır. Edebiyat ve Coğrafya-1 testlerini içerir. TM ve TS puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 120 dakika sürecektir. Edebiyat testi 56 sorudur ve 85 dakika sürecektir. Coğrafya-1 testi 24 sorudur ve 35 dakika sürecektir.LYS-4, Sosyal Bilimler Sınavı olarak geçmektedir ve 14 Haziran Cumartesi saat 10:00’da başlayacaktır. Matematik ve Geometri testlerini içerir. TS puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir. Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 135 dakika sürecektir. Tarih, Coğrafya-2, Felsefe Grubu ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testlerini içerir. Tarih testi 44 sorudur ve 65 dakika sürecektir. Coğrafya-2 testi 14 sorudur ve 20 dakika sürecektir. Felsefe Grubu ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testi 32 sorudur ve 50 dakika sürecektir. İstisnai olarak lisede Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf olan veya farklı müfredat ile okuyan öğrenciler Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile ilgili soruları çözmeyecek onun yerine Felsefe Grubu sorularından 8 ek soru çözeceklerdir.Adayların kendilerine ait olmayan gruptaki soruları çözmeleri onlara ek puan getirmeyecektir. LYS-5, Yabancı Dil Sınavı olarak geçmektedir ve 15 Haziran Pazar saat 14:30’da başlayacaktır. İngilizce, Almanca ve Fransızca testlerini içerir. DİL puanı ile öğrenci alan programları tercih edecek adayların girmesi gerekmektedir.Tek oturumda gerçekleşecek toplamda 120 dakika sürecektir. Aday sadece başvurusunda bildirdiği tek bir testi yapacaktır.  Dil testi 80 sorudur.Bu sınavların ağırlıkları nelerdir?LYS’nin ağırlığı ham puan içerisinde %60’tır. Her puan türü için LYS’deki testlerin ağırlığı değişmektedir. Testlerin ağırlıkları hakkında detaylı bilgi edinmek için buraya tıkla. LYS puanlarım nasıl hesaplanıyor? Yerleştirme puanı nedir?LYS puanları ham ve yerleştirme puanı olarak ikiye ayrılır. Ham puan YGS ve LYS’de yaptığınız netler üzerinden hesaplanır. En büyük LYS ham puanı 500, en düşük LYS ham puanı ise 100’dür. Adayın bir alandan (MF, TM, TS veya DİL) LYS puanının hesaplanabilmesi için o puan türüne ait testlerden en az ikisinden 0.5 net yapmalıdır.İpucu! LYS tahmini puanlarını hesap makinemizi __kullanarak hesaplayabilirsin.İpucu! LYS programlarında girmeyi düşündüğünüz bütün testlerden en az yarımşar net yapmak normalde girmeyeceğiniz alanını puanını çok yükseltecektir. Örneğin, bir MF adayının LYS-1 ve LYS-2’ye girmesi gerekmektedir. TM ile iki ortak testi olduğu için TM puanı da hesaplanmaktadır. Eğer aday LYS-3’e de girer ve oradaki testlerden de yarımşar net yaparsa TM puanları LYS-3’e girmediğinde alacağından çok daha yüksek olacaktır.Uyarı! YGS puanları LYS puanları için bir gösterge olsa bile YGS puanları bir LYS puanını hesaplamakta kullanılamaz.Yerleştirme puanı ise ham puanın üzerine eklenen okul başarısıdır. Adayın okul not ortalaması kullanılarak adaya 30 ila 60 puan arasında bir başarı puanı eklenir. Böylece en yüksek yerleştirme puanı 560 olurken en düşük yerleştirme puanı 130 olur.Uyarı! Aday bir önceki sene bir programa yerleşmiş ise okuldan gelen başarı puanının sadece yarısını alır. Diğer bir deyişle bu adaylar yerleştirmede 115 ile 530 puan arası almaktadırlar.Ek puan nedir?Ek puan ise özel başarısı olan adaylara (ör. TÜBİTAK başarısı) veya teknik liselerin ve meslek liselerinin ilgili programlarına (ör. İmam Hatip Lisesi – İlahiyat, bütün programlar için ÖSYS kılavuzu Tablo 3A’ya bakabilirsiniz) geçişlerinde uygulanır. Okul birincilerine ise bazı programlarda özel kontenjan ayrılır. Ayrıca sanatta ve spor dallarında üstün yetenekli adaylar için de istisnalar bulunmaktadır.Uyarı! Okul birincileri sadece mezun oldukları sene girdikleri sınavda okul birincisi kontenjanından yararlanabilirler.Baraj puanı nedir?Baraj puan adayın çoğu 4 yıllık lisans programlarına girebilmek için ilgili puan türünden almaları gereken en az puandır. LYS programları için baraj 180 puandır.Yerleştirmede meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen lisans programları ile Teknoloji, Sanat ve Tasarım, Turizm Fakülteleri lisans programlarının M.T.O.K. kontenjanlarını tercih edebilmek için veya yerleştirmede meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen programlar dışındaki lisans programlarını tercih edebilmek için LYS’den barajı aşmak gerekmektedir.Uyarı! Adaylar LYS’de barajı geçemeseler bile YGS puanı ile öğrenci kabul eden programlara başvurabilirler.Uyarı! Bazı 4 yıllıklar (Yüksekokullar) YGS puanı ile öğrenci kabul ettiklerinden LYS baraj puanı bu programları etkilemez.Kontenjan nedir? Taban puan nedir? Başarı sırası nedir?Kontenjan bir programın almayı taahhüt ettiği aday sayısıdır. Örneğin; Galatasaray Üniversitesi Hukuk programının 2013’teki kontenjanı 26'dır.Uyarı! 2014 yılı için kontenjan değişiklikleri temmuz ayının başında yayınlanacaktır ve sitemizde güncellenecektir.Taban puan bir programın en son sırada aldığı adayın programa ait olan puan türünde aldığı puanı gösterir. Örnek verecek olursak 2013 yılında Galatasaray Üniversitesi Hukuk programı TM-2 puanıyla 26 kişi almıştır. Programın aldığı 26. kişinin TM-2 puanı olan 524.63928 o programın taban puanıdır.Adayların puanları hesaplanırken aynı zamanda her puan türü için sıralamaları da hesaplanır. Başarı sırası bir programın ait olduğu puan türünde en son aldığı adayın kaçıncı sırada olduğunu gösterir. Aynı örneği kullanarak Galatasaray Üniversitesi Hukuk programına 26. sıradan giren aday TM-2 puan türünde 87. olmuştur. Programın başarı sırası da 87’dir.İpucu! Hesap makinemiz __puanın yanı sıra sıralama da vermektedir.Uyarı! Her sene için taban puanlar ve başarı sıraları değişiklik gösterir. Örneğin bir sene 300 puanla alan bir programın başarı sırası 90 bin iken diğer bir sene başarı sırası yine 90 bin civarındayken taban puanı 280 binler olabilir.İpucu! Sonuçlar açıklandıktan sonra bir önceki senenin taban puanı yerine başarı sırası ile karşılaştırmak daha doğru sonuçlar verecektir.İpucu! Bütün programların kontenjanları, taban puanları ve başarı sıralarını incelemek için sitemizdeki Tablo 4’e __bakabilirsin.LYS’ye nasıl hazırlanacağım? Programların taban puanları belli ama o puanlara erişebilmem için kaç net yapmam gerekiyor? LYS’ye hazırlanmak için Faydalı Bilgiler bölümünde Üniversiteye Hazırlanırkenkategorisindeki yazılara göz atabilirsin.Bunun dışında LYS’ye hazırlanmak için Akıllı Çalışma Sistemi’nden faydalanabilirsin. Akıllı Çalışma Sistemi netlerini arttırabilmen için en hızlı yollardan biri. Ayrıca Akıllı Çalışma Sistemi’nin içerisinde 8.000’in üzerinde soru bulunuyor.Bunun yanı sıra LYS programlarının kaçar net istediğini öğrenmek istiyorsan KAÇ NET’i kullanabilirsin. KAÇ NET binlerce LYS programı için hangi testlerden kaçar net yapman gerektiğini gösterir.Ayrıca her zaman için Soru bölümünden bize ve diğer üyelere aklındaki soruları sorabilirsin.LYS sonuçları ne zaman açıklanır? Tercih dönemi ne zaman?Belli bir süresi olmamasına rağmen ÖSYM sonuçları sınavların bitiminden yaklaşık bir hafta on gün kadar sonra açıklamaktadır. Tercih dönemi LYS sonuçları açıklandıktan yaklaşık bir hafta sonra başlar ve on gün kadar sürer. Ondan yaklaşık bir hafta sonra da adayların hangi programlara yerleştiği belli olur.2013 yılında son LYS 23 Haziran’da yapılmış olup 1 Temmuzda LYS sonuçları açıklanmıştır. Tercih dönemi 8-18 Temmuz arası gerçekleşmiş olup yerleştirme sonuçları 25 Temmuz’da açıklanmıştır.Kaç tercih hakkım var? Belli bir sıralama yapmam gerekiyor mu? Puanlarını tutturduktan sonra istediğim tercihe yerleşebilir miyim?Aday tercih listesine en fazla 30 program ekleyebilir ve bu programları kendisi için önem sırasına göre yukarıdan aşağıya doğru sıralamalıdır. Aday puanının tuttuğu ilk tercihine yerleştirilir. Örneğin aday 5 tercih yapmış ve 2., 4. ve 5. tercihlerine girmeye hak kazanmışsa 2. tercihine yerleştirilir. İpucu! Tercih listeni en doğru şekilde oluşturmak için TUTAR MI?’yı __inceleyebilirsin.YGS ve LYS sonuçlarımı paylaşmanın en güvenli yolu nedir? ÖSYM internet şifremi rehber öğretmenime vermem güvenli mi? Kontrol kodu nedir?ÖSYM, internet şifrelerinin rehber öğretmenler dahil olmak üzere kimse ile paylaşılmaması konusunda adayları ciddi bir şekilde uyarmaktadır. Rehber öğretmenlerin adayın şifresini çalmaları beklenmez ama aday şifrelerini adayın kendisi kadar sıkı korumayabilirler.ÖSYM sınav sonuçlarının başkalarıyla güvenli bir şekilde paylaşılması için kontrol kodu uygulamasını geliştirmiştir. Sınav sonuç belgelerinin en altında yazan bu kod ile adayın internet şifresini paylaşmadan sonuç belgesini paylaşmasını mümkün kılmaktadır.Ayrıntılı bilgi için ilgili yazımızıokuyabilirsin.Uyarı! ParlakBirGelecek bazı ürünleri (ör. KAÇ NET, TUTAR MI) için adayın kontrol kodunu istemektedir ama sitenin hiçbir yerinde adayın ÖSYM internet şifresi istenmemektedir.Puanım tercih listemdeki hiçbir programa yetmezse ve hiçbir yere yerleşemezsem ne olur?Aday ek yerleştirmede tekrar tercih yapabilir veya bir sonraki sene sınava tekrar girebilir.Ek Yerleştirme nedir? Ne zaman başlar?Yerleşemeyen adaylar ek yerleştirme dönemde ilk tercih döneminde tercih edilmediği için boş kalan, tercih edip de yerleşen adayların kayıt yaptırmadığı için boşalan kontenjanlar ile yeni açılan programlar için tekrar tercih yapabildikleri dönemdir. Ek yerleştirme dönemi, o seneki tercih ve yerleştirme dönemi bittikten sonra başlar, 2013 yılında Eylül sonuna doğru gerçekleşmiştir.Eğer bu sene bir yere yerleşirsem seneye sınava tekrar girdiğimde bir kaybım olur mu? Peki ya yerleştiğim programa kayıt yaptırmazsam?Aday kayıt yaptırmış olsun veya olmasın bir önceki sene bir yere yerleştiyse okul başarısından gelen puanı 50% oranında kesintiye uğrar. Bir programa yerleşip kayıt da yaptırdıktan sonra başka bir programa geçmek istersem tekrar sınava mı girmem gerekir?Üniversite öğrencileri belli koşullar altında sınava girmeden yatay geçiş ile başka programlara geçebilirler.İki yıllık bir programdan dört yıllık bir programa tekrar YGS ve LYS’ye girmeden geçmek mümkün müdür? İki yıllık program mezunları veya mezun olma aşamasında olan öğrenciler bazı programlar için dikey geçiş sınavı ile dört yıllık programlara YGS veya LYS’ye girmeden kaydolabilirler.
KPSS'ye Hazırlananlara Altın Değerinde Öneriler...
Milyonlarca adayın gireceği KPSS'ye  az bir sürenin kalması ile birlikte tüm adayların heyecanı artmaya başladı. Yarış son düzlükte kazanılır söyleminden de ilham alarak neredeyse tüm adaylar hazırlıklarını bu dönemlerde üst düzeye çıkardılar.Peki bundan sonraki süreçte eksikleri kapatmak için ne gibi bir yol izlemek lazım?Bu soru hemen hemen herkesin kafasında büyük bir yer işgal ediyor. Öyle ki çoğu kişi eksiklerinden ziyade en iyi oldukları konulara çalışarak boşa zaman harcıyorlar.KPSS test tekniğine dayalı sınavdır. Bu sınavlarda başarılı olmak test çözme becerisi kazanmayı gerektirir. Çünkü bu sınava müracaat eden aday sayısı her yıl artmakta kontenjanlarda sınırlı kalmaktadır. Yani kazanmak her yıl bir önceki yıla göre daha da güçleşmektedir. Bu güçlüğün üstesinden gelmek için adayın sınav süresince yaptığı netlerin yüksek olması gerekir. Test tekniğine dayalı sınavlarda başarısızlığın nedeni genellikle bilgi eksikliğinden değil, sorulara yaklaşım tarzından veya soru sitiline aşina olmamaktan kaynaklanır. Test tecrübesi sınav sonucunu etkileyen en önemli etkenlerdendir. Test çözme tekniğini iyi bilmek istenen sonucun alınmasını büyük oranda sağlayacaktır. Sınavdan önce çözülen yüzlerce hatta binlerce sorunun oluşturduğu bilgi birikimi adayın sınavda başarılı olmasını sağlar. Çünkü çözülen her soru gerçek sınav öncesi adaya tecrübe kazandıracaktır. Aday bu bilgi birikimiyle sorulara nasıl yaklaşacağını ve soruları nasıl çözeceğini, hangi yolları kullanacağını , ne kadar süre ayıracağını ve nelere dikkat edeceğini öğrenir. KPSS sorularının özellikle yoruma dayalı olması yani bilgiden ziyade öğrencinin bilgi birikimini kullanmayı ölçen nitelikte olması tecrübeli olmayı ön plana çıkarmaktadır. Tecrübe ise çözülen soru miktarıyla ölçülür. KPSS'de başarılı olmayı hedefleyen adayın test çözerken “bir sorudan ne çıkar canım” diyerek o soruyu yok sayması en büyük hatadır. Çözülen her bir soru tipi aday için bir avantajdır. Sınava hazırlanan adayın çözemediği her sorunun doğru cevabını öğrenmesi gerekir. Test Çözme Becerinizi Arttırın: Bir konuyla ilgili soruları çözmeden önce o konuyu iyi öğrenmelisiniz. Soru çözerek de öğrenip öğrenmediğinizi kontrol etmiş olursunuz. Amaç KPSS’de başarılı olmak ise KPSS niteliğine uygun sorular çözmelisiniz. Soruları kendinize zaman tanıyarak çözün. Çünkü gerçek sınav sadece bilginizi değil bilgi kullanma hızınızı da ölçmektedir. Bu yüzden 120 soru için 120 dakika süre tanınmaktadır. Her sorunun size sınavda sorulabileceğini düşünerek yanıtlamaya çalışın.Çözemediğiniz veya yanlış çözdüğünüz sorunun mutlaka doğru çözümünü öğrenin. Soruyu çok fazla okuyarak zihninizi karıştırmayın. Soruyu çözmenizi sağlayacak soru metninde yer alan önemli kelimelerin altını çizin. Her gün belirli miktarda soru çözmeye çalışın. Soru çözmek sizde bir alışkanlık olsun. Soru kökünü ve soru paragrafını anlamadan şıkları okumaya başlamayın. Önce size verilenleri ve sizden istenenleri iyi belirleyin. Bu sizin cevabı daha kısa sürede ve daha doğru bir şekilde bulmanızı sağlayacaktır. ŞIKLARIN HEPSİNİ OKUYUNUZBütün şıkları okumadan doğru olduğuna inandığınız şıkkı işaretlemeyin. Çünkü bazı sorular sizden en doğru cevabı bulmanızı ister. İki cevap da birbirine benziyorsa, cevap, büyük ihtimalle ikisi de değildir. İki şık birbirinin zıttaysa, bunlardan biri doğrudur. Yanlış olduğuna kesin emin olmadıkça, ilk tahminde bulunduğunuz cevabınızı değiştirmeyin.Doğru çözdüğünüzden emin olmadığınız soru ve sorular varsa o soruya hemen değil de birkaç tane soru çözdükten sonra bakın. Yanlış çözdüğünüz sorulardan ötürü ümidinizi kaybedip karamsarlığa düşmeyin. Çünkü her yanlış çözdüğünüz soru şayet doğru çözümünü öğrenirseniz sizin için bir kazançtır. Çözemediğiniz soruları düşünerek stres yapmayın. Her öğrencinin çözemeyeceği sorular mutlaka çıkar.Uzun paragraftan oluşan soruları,  “uzun soru zordur” yargısında bulunarak o soruyu okumadan geçmeyin. Paragraf sorularının en önemli özelliği cevabının paragrafın içinde gizli olmasıdır. Paragraf sorularında önce soru kökünü okursanız paragrafı daha kolay ve kısa sürede anlarsınız. Bu ise soruyu daha çabuk çözeceğiniz anlamına gelir. Doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorsanız yanlış olduğuna inandığınız şıkları hemen eleyin. Kalan şıklar üzerine düşünün.NOT TUTMANIN FAYDASISayısal sorularda işlemleri mutlaka kaleminizi kullanarak yapın. Not tutmanın faydası derse olan ilgiyi artırmasıdır. Böylece, dinlerken dikkatin uzun süre diri kalması sağlanmış olur. Alınan notlar, yazanın kaleminden çıktığı için bilgi yazanın malı haline gelmiştir. Bu notlar tekrar edilerek yabancılık çekilmeyeceğinden, bir başka deyişle sizin ürününüz olacağından daha kalıcı olacaktır. Unutmayın ki beyniniz size ait olan kavramlara, cümlelere aşinadır. Not tutarken kağıt konusunda cömert davranın. Ufak kağıtlara, mikroskop yardımıyla okunacak yazılarla not almayın. Bu durum hem ders çalışma arzunuzu yok eder (estetik açıdan) hem de göz sağlığınız açısından sizin için zararlı olur. Ayrıca not tutarken kağıdın alt, üst ve yanlarında boşluk bırakınız. Bunun ne faydası olacak derseniz, not alırken sizin aklınıza gelen örnekleri, cümleleri, soruları buralara yazabilirsiniz. Bütün bunların yanında renkli kağıtlardan, renkli kalemlerden yararlanırsanız, çalıştığınız dersten zevk alabilirsiniz. Kısaca ders çalışmayı bir zevk haline getirebilirsiniz. Yazdığınız notların belli soruları yanıtlar nitelikte olması oldukça önemlidir. Böylece alınan notlar fonksiyonel olma özelliği taşır. 'Kim', 'nerede', 'ne zaman', 'nasıl', 'niçin', 'ne' gibi sorulara yanıt verecek şekilde olmalıdır alınan notlar. Size en önemli önerimiz mutlaka kendiniz için kısaltmalar yapın. Bu uygulama zaman kaybını engelleyecek ve hızlı bir şekilde not tutmanızı sağlayacaktır. Kendinize ait şifrelemelere başvurun. Belli kelimeleri anlayacağınız şekilde kısaltarak yazın ('örneğin' yerine 'ör.', 'bununla birlikte' yerine '+', 'aynı anlamda' yerine '=' gibi). Ayrıca önemli olan kavramların, can alıcı noktaların altını çizebilir ya da bunların yanına yıldız gibi çeşitli işaretler koyabilirsiniz. Yazı karakterini farklılaştırarak da (italik yazma ya da büyük harfleri kullanma gibi) dikkati bu cümleler ve kavramlar üzerinde yoğunlaştırabilirsiniz. Not tutarken karşılaştığınız ve anlamını bilmediğiniz kavramların ne olduğunu öğrenip o kelimeleri sık sık kullanarak hafızanıza yerleştirmeye gayret ediniz.
Reklam
Çan Eğrisi (Curve) Nedir? Not Hesaplama Nasıl Yapılır?
Sınav sonucunda öğrencilerin aldığı notların ortalaması alınır. Ardından istatistiksel işlemlerle (standart sapma) değişim aralığı belirlenir ve artış-azalış miktarı tespit edilir. Örneğin 4 kişilik bir sınıfta vize ve finallerin ortalaması şunlar olsun; 40, 50, 60, 70. Bu sonuçlardan sınıf ortalaması 55 olarak belirlenir. Yani 55 CC olmuş olur. AA BB gibi diğer notlarda standart sapmaya ve CC’ye (yani ortalamaya) göre yeniden hesaplanır, yukarıdaki not sistemi tablosu değişir. Çan eğrisi not sistemi işte budur.Not Hesaplama Nasıl Yapılır? Türkiye’de ve Dünya’daki bir çok üniversitede bağıl değerlendirme sistemi bulunmaktadır. Bu sisteme göre vize sınavının %40′ı final sınavının ise %60′ı alınmaktadır ve aldığınız her puanın aşağıda görüldüğü üzere harf ve katsayı bakımından bir karşılığı vardır.Öğrencilerin akademik başarı notlarının ortalamaları,fakülte yüksekokul veya meslek yüksek okullarında yarıyıl/yıl sonlarında öğrenci işleri tarafından hesaplanır.Bu hesaplama sonucunda öğrencinin akademik başarı not ortalaması ve genel akademik not ortalaması elde edilir. Yarıyıl/yıl akademik başarı not ortalamasını hesaplayabilmek için; bir yarı yıl/yılda alınan dersin not katsayısı ile dersin kredisi çarpılır ardından bu çarpımlar toplanır.Elde edilen rakam yarıyıl/yıl toplam haftalık ders kredi sayısına bölünür. Genel akademik başarı not ortalaması hesaplamasında ise yarıyıl/yıl akademik başarı not ortalamasının hesaplanmasındaki aynı şekilde uygulanır ancak, yarıyıl/yılda alınan derslerin yerine öğrencinin fakülteye girişinden itibaren almış olduğu tüm dersler dikkate alınarak hesaplanır. Bir dersten AA, BA, BB, CB, CC , G alan bir öğrenci o dersi geçmiş kabul edilir.DC, DD notlarından birini alan öğrencinin bu dersten başarılı sayılabilmesi için yarı yıl ve yıl sonu akademik başarı ortalamasının en az 2,00 olması gerekir. Aksi takdirde bu dersleri verildikleri ilk yarıyıl/yılda tekrar almak zorunda kalırlar FD,FF,F1 aldığınız dersten her koşulda ve şartta başarısız sayılırsınız ve bu dersleri verildikleri ilk dönem tekrar alırsınız. Bahar yarı yılı sonunda hesaplanan genel akademik başarı ortalaması 1.75 in altında (Üniversiteden üniversiteye değişir, bazı üniversitelerde 1.80) olan öğrenciler ise bir sonraki yıl da hem güz hem bahar döneminde yeni dersler alamazlar ve başarısız oldukları dersleri tekrar alırlar. Bir de fakültede sınavlardaki genel duruma bakılarak bazı derslerde gerekli görüldüğü zaman çan eğrisi sistemi uygulanmaktadır. Bu şekilde mesela 2,00 katsayısına 70 değil de dersi veren hocanın öngördüğü bir puan karşılamakta böylece dersi geçme notu biraz daha aşağılara düşebilmektedir.
2014 KPSS’den Yüksek Puan Almanın Yolları
KPSS’den Yüksek Puan Almanın Yolları 1- KPSS’ye Çalışmaya Zamanında Başlayın Bir çok öğrencinin yaptığı yanlışı siz yapmayın. Nedir bu yanlış? Sınava bir-iki ay kala çalışmaya başlamak… Eğer KPSS’den yüksek puan almak istiyorsanız 8-10 ay öncesinden çalışmaya başlayın; çünkü öğrendiklerinizin tamamen oturması uzun bir süre gerektirir. Bu şekilde, sınav esnasında bilgileri karıştırıp ikilemlerde kalma olasılığınız düşer. Her ne kadar sınava birkaç ay kala konuları bitirip öğrendiğini düşünen öğrenciler olsa dahi, sınav esnasında bilgileri oturmadığından dolayı kafaları karışır ve soruları yanlış cevaplayabilirler. 2- KPSS’den Başka Bir Hedefiniz Olmasın KPSS’ye hazırlanırken, aynı zamanda ALES, KPDS, yüksek lisans, ikinci üniversite gibi hedefleriniz veya faaliyetleriniz olmasın. Atalarımızın bir sözü vardır: ‘’İki karpuz bir koltuğa sığmaz.’’ Karman çorman bir çalışma alanınız olursa hepsinden olabilirsiniz. Önce KPSS’yi geçin, ekmeğinizi kazanın, ondan sonra diğer hedeflerinize odaklanın. 3- Kendinizi Bir Anda Bıktırıp, Sonra Gevşemeyin Yine yapılan bir yanlış, büyük bir hevesle başlayan aşırı çalışma ve sonradan bırakmadır. Planlı ve sakin bir şekilde başlayın. İlk günlerde aşırılığa kaçar, gereğinden fazla çalışırsanız, belli bir süre sonra bir bıkkınlık başlar, temponuz tamamen düşer. İlk günler bir-iki saatle başlayıp yavaş yavaş çalışma temponuzu artırın. 4- Matematik Bilgilerinizi Oturtun Öğrenilmesi uzun bir süreç isteyen ilk derslerden bir tanesidir matematik. Çalışırsınız, anlayamazsınız ya da anlayamadığınızı sanırsınız. Pes etmeden çalışmaya devam ettiğiniz sürece; bir süre sonra her şeyin kendiliğinden kafanıza yerleştiğini göreceksiniz. Bunun için de matematik çalışmaya zamanında başlamak ve asla pes etmemek gerekir. 5- Başarı Ayrıntlılarda Gizlidir KPSS’den yüksek puan alanların ayrıntılara önem veren kişiler olduğu bilinmektedir. Geneli herkes bilir; önemli olan özele girmektir. Çoğu defa sorular hiç ummadığımız ayrıntılardan gelmiyor mu? 6- Özet Çıkarmaya Üşenmeyin KPSS’den yüksek not almanın temel yolu, bilgiyi akılda tutmaktır. Bilgiyi akılda tutmanın en temel yolu ise onu tekrarlamaktır. Tekrarlamanın en kolay yolu da özet çıkarmaktır. ‘’Alim unutur, kalem unutmaz.’’ demiş atalarımız. Ne çalışırsanız çalışın, çalıştıklarınızdan notlar alın ve sık sık tekrarlayın. Bu kesinlikle zaman kaybı değildir. Önemli olan bilgiyi öğrenmek değil, akılda tutup, zamanı gelince de uygulayabilmektir. 7- Konuları İyice Kavramadan Testlere Geçmeyin Her kesimden ‘’bol bol soru çöz’’ tavsiyesi gelse de siz, konularınızı iyice kavramadan soru çözmeye geçmeyin. Bir sayfalık konuyu öğrenmeniz dakikalarınızı alır; oysa tek sayfalık konudan çıkarılabilecek soruları çözmek saatlerinizi alabilir. 8- Herhangi Bir Dersi Gözden Çıkarmayın ‘’Amaan, matematiksiz de yaparım!’’, ‘’Coğrafyadan çakmıyorum.’’, ‘’Anayasa çok karışık.’’ Söylemlerinizden vazgeçin! KPSS’den yüksek puan almak istiyorsanız, hepsine çalışacak, eksiklerinizi tamamlamaya çalışacaksınız. 9- Deneme ve Test Çözmek İçin Zamanınız Kalsın Konularınızı bitirmek için son günleri beklemeyin. Sınava üç ay kala, konularınız bitmiş olsun. Artık bol bol soru çözüp, denemelerle kendinizi deneyin ve eksik konularınızı tekrar gözden geçirin. Bunları yaparken de şimdiye kadar çıkardığınız özetleri tekrar etmeyi unutmayın. 10- Zamanla Yarışın KPSS’de en fazla dert yakınılan konulardan bir tanesi, zamanın yetmeyişidir. Siz öncesinde gireceğiniz deneme sınavlarında zamanla yarışarak en kısa sürede sınavı bitirmeye çalışacaksınız. Bunun için de en pratik yolları ve soru çözme tekniklerini iyice öğrenin. Umarız hakkettiğiniz puanı alır ve atanırsınız.
KPSS Şartı Aramayan Devlet Kurumları
Bir kamu kurumunda devlet memuru olarak çalışmak için KPSS’ye girmeniz gerekmiyor! Bu devlet kurumları  KPSS’siz personel alımı yapabiliyor. İşte o kurumların listesi.. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği sınavsız atamayla memur alımı yapan  kurumların başında geliyor. Başbakanlık Başmüşavirliği de sınavsız atamayla memur alımı yapalabiliyor. Milli istihbarat teşkilatı da özerk yapısı gereği sınavsız memur ataması yapan devlet kurumları arasında. Milli güvenlik Kurulu da bazı durumlarda  memur alımını sınavsız yapabilen devlet kurumlar arasında. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı da uygun gördüğü durumlarda sınavsızmemur alımı yapalabiliyor. Sınavsız memur alımı yapabilen bir diğer kurum da “Devlet Sanatçılığı” olarak bilinen ünvan. Devlet sanatçılığı atamaları Başbakan’ın önerisi Cumhurbaşkanı’nın onayı ile sınavsız olarak yapılıyor
Reklam
KPSS'de İstenilen Hedefe Nasıl Ulaşılır?
Ülkemizde her geçen yıl önemi giderek artan Kamu Personel Seçme Sınavı(KPSS), memur olma hayali kuran adayların ciddi bir hazırlık sürecinden geçip, yüzbinlerle yarıştığı bir sınav haline dönüşmüştür.Her yıl sınava başvuran aday sayısının artmasıyla birlikte, istenilen bir kamu kurumuna yerleşmek için adayın alması gereken puan değeride giderek yükselmekte ve bir sorunun bile sıralamada ciddi değişiklikler yaptığı görülmektedir.Peki sınavdan iyi bir puanla çıkmak için adayların nasıl bir çalışma yöntemi izlemesi gerekir?Öncelikle KPSS'de P3 puanı ile B kadro adını verdiğimiz memur kadrolarına atanabilmek için adayların girmek zorunda olduğu Cumartesi Sabah oturumunda gerçekleştirilen Genel Yetenek-Genel Kültür testini analiz etmekte fayda vardır.2013 KPSS'den itibaren özellikle Genel Yetenek sınavında sorulan Matematik ve Türkçe testlerindeki soruların tarzı ÖSYM tarafından değiştirilmiş ve sınav ALES mantığına yaklaştırılmıştır. Sözel ve sayısal mantık yürütme sorularına verilen ağırlık adayların özellikle zaman açısından büyük zorluklar yaşamasına neden olmuştur.kpsscafe.com  olarak sınava hazırlanan adaylara yönelik önerilerimizden ilki , bu testteki başarı oranlarını arttırabilmeleri için kendilerine yardımcı olacak ALES kitabı almalarıdır. Özellikle süre sıkıntısı yaşamadan sınavda gelebilecek sorulara hazırlıklı olabilmek için adayların , KPSS kaynaklarından önce herhangi bir ALES yayınından bu tipteki sorulara çalışmaları sınavdaki Türkçe ve Matematik mantık yürütme sorularında elde edecekleri başarıyı arttıracaktır.Bu sorularda başarılı olan adayların diğer adaylardan bir adım önde olacağı aşikardır.İkinci bir önerimizde adayların piyasada bulunan birden fazla kaynaktan bu sınava hazırlanmaları ve yaptıkları her soru çözümünde mutlaka kendilerine süre vererek çalışma yapmalarıdır. Sınavın Genel Kültür kısmında ise geçmiş yıllara göre tek fark Tarih testinden 3 sorunun çıkarılması ve Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi adında yeni bir konunun eklenmesi olmuştur. Tarih testinden çıkarılan 3 sorunun yerine sınavda çıkan güncel soru sayısı 3'ten 6'ya yükseltilmiştir. Özellikle Şubat ayından itibaren her adayın ülke gündemini takip edip, haber izleyerek sınavda gelecek 6 tane güncel soruyu kaçırmaması gerekmektedir.ÖSYM'nin geçmiş yıllarda yapmış olduğu KPSS'nin 2006-2013 yılları arasında olan sınav sorularınında kendi web sitesinde olduğunu ve adayların sınava girmeden bu sorularıda deneme sınavı şeklinde mutlaka çözmesi gerektiğini hatırlatmamızda fayda var.Verdiğimiz önerilerin tüm adaylara faydalı olmasını ve istedikleri hedefe ulaşmalarını dileriz.