article/comments
article/share
Haberler
Genç Sanatçı Ege Özel’den İlk Single’ı “Tüketme”: “Sadece Dünyayı Değil, Birbirimizi de Tüketiyoruz!”

etiket Genç Sanatçı Ege Özel’den İlk Single’ı “Tüketme”: “Sadece Dünyayı Değil, Birbirimizi de Tüketiyoruz!”

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Müzik dünyasına ilk single’ı “Tüketme” ile adım atan genç sanatçı Ege Özel, alışılmışın dışında bir çıkış yaparak dikkatleri üzerine çekiyor. Kendi kuşağının müzik dünyasında sıklıkla işlediği temalardan farklı bir yol seçen Özel, ilk şarkısında tüketim kültürünü, çevresel duyarlılığı ve insan ilişkilerindeki yozlaşmayı ele alarak önemli bir toplumsal meseleye parmak basıyor.

Günümüzde pek çok genç müzisyen aşk, ayrılık ve bireysel duygular etrafında şekillenen şarkılarla dinleyici karşısına çıkarken, İzmirli genç sanatçı Ege Özel, müzik kariyerinin ilk adımında toplumsal farkındalık yaratmayı tercih ediyor.

Güzel sanatlar ve moda tasarımı geçmişini müzikle buluşturan Özel, ilk single’ı “Tüketme” ile yalnızca bir şarkı sunmakla kalmıyor; modern dünyanın en büyük sorunlarından biri olan tüketim çılgınlığına karşı sanatsal bir duruş sergiliyor.

Doğanın, eşyaların ve kaynakların hızla tüketildiği bir çağda, insanların birbirlerine duydukları sevgiyi, sabrı ve değeri de tüketmeye başladıklarına dikkat çeken genç sanatçı, ilk müzik çalışmasında sosyal sorumluluk bilincini ön plana çıkarıyor.

Üstelik bu mesajı yalnızca şarkı sözleriyle değil, klibinin görsel dünyasıyla da destekliyor. Sandıklardan çıkarılan eski kumaşlar, yeniden değerlendirilen materyaller ve geçmişin izlerini taşıyan tasarımlar, “Tüketme”nin sürdürülebilirlik ve yeniden üretim anlayışını somutlaştırıyor.

Henüz ilk single’ında böylesine güçlü ve düşündürücü bir konuyu ele alan Ege Özel, genç bir sanatçı olarak müziğin yalnızca eğlendirmek için değil, toplumsal farkındalık yaratmak için de güçlü bir araç olabileceğini hatırlatıyor.

Peki, genç sanatçıyı müzik yolculuğuna böylesine anlamlı bir şarkıyla başlamaya iten neydi? “Tüketme”nin arkasında hangi hikâye yatıyor ve Ege Özel kendi kuşağına nasıl bir mesaj vermek istiyor?

Ege Özel ile ilk single’ı “Tüketme”yi, sanat yolculuğunu, tüketim çağında insan olmayı ve müzik aracılığıyla yaratmak istediği değişimi konuştuk.

Öncelikle seni biraz tanıyalım. Ege Özel kimdir? Kendini bir sanatçı olarak nasıl tanımlıyorsun?

Öncelikle seni biraz tanıyalım. Ege Özel kimdir? Kendini bir sanatçı olarak nasıl tanımlıyorsun?

Ben Ege Özel. İzmir’de yaşayan; resim, moda, müzik ve tasarımın farklı alanlarında üretmeye çalışan bir sanatçıyım. Güzel sanatlar eğitimiyle başlayan yolculuğum moda tasarımıyla devam etti. Şu anda da sanat ve tasarım alanında yüksek lisans yapıyorum.

Kendimi tek bir alana sıkıştırmayı çok sevmiyorum. Çünkü benim için sanatın sınırları yok. Bazen bir tabloyla, bazen bir kıyafetle, bazen de bir şarkıyla kendimi ifade ediyorum.

Benim için sanat, içimde biriken duyguları ve düşünceleri üretime dönüştürmenin en güzel yolu.

Müzik dünyasına ilk single’ın “Tüketme” ile adım atıyorsun. Pek çok genç sanatçı ilk şarkısında aşk ve ilişkiler gibi konuları tercih ederken sen tüketim kültürü gibi toplumsal bir meseleye dikkat çekiyorsun. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Müzik dünyasına ilk single’ın “Tüketme” ile adım atıyorsun. Pek çok genç sanatçı ilk şarkısında aşk ve ilişkiler gibi konuları tercih ederken sen tüketim kültürü gibi toplumsal bir meseleye dikkat çekiyorsun. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

“Tüketme” aslında yalnızca bir şarkı yapma fikriyle ortaya çıkmadı. Uzun zamandır çevremizde olup bitenleri gözlemliyordum ve bazı şeylerin beni giderek daha fazla rahatsız ettiğini fark ediyordum.

Her şeyi çok hızlı tüketiyoruz. Eşyaları, kıyafetleri, doğayı… Ama bununla da kalmıyoruz. İnsanları, ilişkileri, sevgiyi ve birbirimize olan sabrımızı da tüketiyoruz.

Bütün bunları düşünürken bir şeyi fark ettim: Artık bir şeyi kaybettiğimizde onun değerini anlamak yerine, yenisini bulmaya çok alıştık.

“Tüketme” biraz da bu düşüncenin içinden doğdu.

İlk şarkımda gerçekten inandığım ve anlatmak istediğim bir konuyu ele almak istedim. Çünkü benim için müzik yalnızca duyguları anlatmanın değil, insanlara bir şeyleri düşündürmenin de bir yolu.

Şarkının ismi neden özellikle “Tüketme”? Bu kelime senin için nasıl bir anlam taşıyor?

Şarkının ismi neden özellikle “Tüketme”? Bu kelime senin için nasıl bir anlam taşıyor?

Çünkü tek bir kelimeyle anlatmak istediğim çok fazla şey var.

“Tüketme” benim için yalnızca bir şeyi kullanıp bitirmek anlamına gelmiyor. Doğayı tüketme, sevgiyi tüketme, insanı tüketme, sana verilen zamanı tüketme…

Ama bu kelimenin benim için başka bir tarafı daha var. Aslında bir anlamda “üret” demek.

Çünkü ben hayatım boyunca elimde olanı dönüştürmeye çalıştım. Var olan bir şeye yeniden bakmayı, ona farklı bir anlam kazandırmayı sevdim.

Benim için “Tüketme”, “Elindekinin değerini kaybetmeden önce fark et” demek.

Şarkıda tüketim kavramını yalnızca doğa ve eşyalar üzerinden ele almıyorsun. İnsan ilişkilerine de güçlü bir gönderme var. Sence artık insanları da tüketiyor muyuz?

Şarkıda tüketim kavramını yalnızca doğa ve eşyalar üzerinden ele almıyorsun. İnsan ilişkilerine de güçlü bir gönderme var. Sence artık insanları da tüketiyor muyuz?

Kesinlikle. Hatta benim için projenin en önemli taraflarından biri bu.

Bugün insanları da tüketilebilir bir şey gibi görmeye başladığımızı düşünüyorum. Birini hayatımıza alıyoruz, sonra beklentilerimizi karşılamadığında ya da işler zorlaştığında hemen vazgeçebiliyoruz.

Eskiden bir şey bozulduğunda onu tamir etmeye çalışırdık. Şimdi çoğu zaman doğrudan yenisini alıyoruz. Bence ilişkilerde de biraz aynı noktaya geldik.

Oysa insan ilişkileri bu kadar kolay gözden çıkarılabilecek şeyler değil.

“Tüketme” yalnızca dünyaya değil, birbirimize de söylediğim bir söz aslında:

Birbirinizi tüketmeyin.

Şarkıdaki “Unutan gözler eskir meğer” sözü oldukça çarpıcı. Bu cümlenin arkasında nasıl bir duygu var?

Şarkıdaki “Unutan gözler eskir meğer” sözü oldukça çarpıcı. Bu cümlenin arkasında nasıl bir duygu var?

Bu cümle benim için şarkının en özel yerlerinden biri.

Çünkü bazen bir şey gerçekten eskimiyor. Biz ona bakmayı, değer vermeyi ve hatırlamayı bırakıyoruz.

Düşünsenize, bir eşya yıllarca sandıkta duruyor. Sonra bir gün çıkarıyorsunuz, ona başka bir gözle bakıyorsunuz ve aslında hâlâ ne kadar güzel olduğunu fark ediyorsunuz.

İnsan ilişkilerinde de böyle olduğunu düşünüyorum.

“Unutan gözler eskir meğer” derken aslında bazen eskiyen şeyin hayatımızdaki insanlar ya da nesneler değil, bizim onlara bakışımız olduğunu anlatıyorum.

“Dünya bize emanet” düşüncesi de projenin temel mesajlarından biri. Bu bakış açısı senin için neden bu kadar önemli?

“Dünya bize emanet” düşüncesi de projenin temel mesajlarından biri. Bu bakış açısı senin için neden bu kadar önemli?

Çünkü dünyaya çoğu zaman bize aitmiş gibi davranıyoruz.

Oysa hepimiz geçiciyiz. Bizden önce insanlar yaşadı, bizden sonra da yaşayacaklar. Dolayısıyla bize bırakılan dünyayı tamamen tüketip sonraki nesillere hiçbir şey bırakmamak bana çok yanlış geliyor.

Ben dünyayı sahip olduğumuz bir şeyden çok, bizden sonraki insanlara teslim etmek zorunda olduğumuz bir emanet olarak görüyorum.

Bu yüzden “Tüketme”nin merkezinde yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünmek var.

Klibin görsel dünyasında eski kumaşlar, sandıktan çıkan parçalar ve yeniden değerlendirilen materyaller görüyoruz. Bu tercihlerin arkasında nasıl bir hikâye var?

Klibin görsel dünyasında eski kumaşlar, sandıktan çıkan parçalar ve yeniden değerlendirilen materyaller görüyoruz. Bu tercihlerin arkasında nasıl bir hikâye var?

Aslında bunların hepsi projenin anlatmak istediği şeyle doğrudan bağlantılı.

Sandık benim için özellikle önemli. Çünkü sandıkta yıllarca kullanılmadan bekleyen bir şeyin bile bir hikâyesi var. Bir kumaşın geçmişi var, bir hatırası var.

Ben de bunları atmak yerine yeniden değerlendirmek istedim.

Çünkü bir taraftan “Tüketme” derken diğer taraftan her şeyi sıfırdan üretmek istemedim. Anlattığım düşüncenin, projenin üretim sürecinde de karşılık bulmasını istedim.

Eski olanı değersiz görmek yerine ona yeniden bakmayı tercih ettim.

Resim ve moda tasarımı geçmişin, “Tüketme”nin görsel kimliğini nasıl şekillendirdi?

Resim ve moda tasarımı geçmişin, “Tüketme”nin görsel kimliğini nasıl şekillendirdi?

Çok büyük bir etkisi oldu. Çünkü ben malzemelere yalnızca oldukları şey olarak bakamıyorum.

Bir kumaş gördüğümde “Bu kumaştan başka ne yapılabilir?” diye düşünüyorum. Eski bir objeye baktığımda da aynı şekilde onun dönüşebileceği yeni biçimleri hayal ediyorum.

Moda bana malzemeyle ve bedenle ilişki kurmayı öğretti. Resim ise duyguları ve hikâyeleri görselleştirmeyi…

“Tüketme”de bu iki alanı müzikle bir araya getirmeye çalıştım.

Benim için şarkının sesi kadar görüntüsü de önemliydi. Çünkü anlatmak istediğim hikâyenin yalnızca duyulmasını değil, görülmesini de istedim.

Peki “Tüketme” yalnızca ilk müzik çalışman mı, yoksa daha büyük bir sanat projesinin ilk adımı mı?

Peki “Tüketme” yalnızca ilk müzik çalışman mı, yoksa daha büyük bir sanat projesinin ilk adımı mı?

Ben “Tüketme”yi hiçbir zaman yalnızca bir şarkı olarak görmedim.

Şarkı bu projenin sesi, klip ise görüntüsü. Ama benim zihnimde çok daha geniş bir dünyası var.

Moda, görsel sanatlar, performans ve müzik gibi farklı disiplinlerin bir araya geldiği daha büyük bir projeye dönüşmesini istiyorum.

Çünkü anlatmak istediğim mesele tek bir şarkıyla sınırlı değil.

“Tüketme” benim için bitmiş bir iş değil, yeni başlayan bir hikâye.

Şarkıyı dinleyen ve klibi izleyen birinin, ekran kapandıktan sonra aklında hangi sorunun kalmasını istersin?

Şarkıyı dinleyen ve klibi izleyen birinin, ekran kapandıktan sonra aklında hangi sorunun kalmasını istersin?

Aslında kimseye ne düşünmesi gerektiğini söylemek istemiyorum.

Ama klip bittikten sonra insanın kendi hayatına dönüp “Ben neyi tüketiyorum?” diye sormasını isterim.

Belki doğayı, belki kıyafetleri, belki bir ilişkiyi, belki de kendisini…

Çünkü bazen farkında olmadan kendi hayatımızı da tüketiyoruz.

Bence insanın bunu kendisine sorabilmesi bile çok önemli bir başlangıç.

Sence bugünün dünyasında en hızlı tükettiğimiz şey ne? Doğa mı, eşyalar mı, insanlar mı, yoksa duygular mı?

Sence bugünün dünyasında en hızlı tükettiğimiz şey ne? Doğa mı, eşyalar mı, insanlar mı, yoksa duygular mı?

Bence hepsini tüketiyoruz ama en hızlı tükettiğimiz şeylerden biri birbirimize verdiğimiz değer ve sabır.

Çünkü artık her şeyin alternatifi varmış gibi davranıyoruz.

Bir eşya bozuluyor, yenisini alıyoruz. Bir ilişki zorlaşıyor, yenisini arıyoruz. Bir insan bizi anlamadığında başka birini buluyoruz.

Ama insanın yerine yenisini koymak o kadar kolay değil.

Bence bazen bir şeyleri hemen değiştirmek yerine anlamaya, onarmaya ve korumaya çalışmamız gerekiyor.

Böylesine farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren bir projeyi hazırlarken seni en çok zorlayan ne oldu?

Böylesine farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren bir projeyi hazırlarken seni en çok zorlayan ne oldu?

Aklımdaki dünyayı elimdeki imkânlarla gerçekleştirmek.

Çünkü kafamda çok daha büyük bir şey vardı. Ama her zaman istediğim bütçeye, ekibe veya imkânlara sahip değildim.

Bazen “Bunu nasıl yapacağız?” dediğimiz noktalar oldu.

Ama bir yandan da bu durum projenin ruhuna çok uydu. Çünkü elimizde olmayan şeylere üzülmek yerine elimizde olanlarla üretmeye çalıştık.

“Tüketme” bana bir kez daha gösterdi ki üretmek için her zaman çok şeye sahip olmanız gerekmiyor.

Bazen sahip olmadıklarınız sizi daha yaratıcı olmaya zorluyor.

“Tüketmek yerine üretmek” fikri senin kişisel hayatında nasıl bir karşılık buluyor?

Benim için çok kişisel bir şey.

Çocukluğumdan beri elimde olan şeylerden yeni bir şey üretmeyi seviyorum. Kullanılmayan bir kumaşı değerlendirmek, eski bir eşyayı değiştirmek, bir fikri başka bir forma dönüştürmek…

Sanat da zaten benim için bunun bir parçası.

İçimde bir duygu oluşuyor ve ben onu içimde tutup tüketmek yerine bir esere dönüştürüyorum.

Belki de benim için tüketmemenin en güçlü yolu üretmek.

İlk single’ınla böylesine güçlü bir sosyal mesaj vermeyi tercih ettin. “Tüketme” ile ulaşmak istediğin en büyük hedef ne? İnsanların hayatında nasıl bir iz bırakmasını istiyorsun?

İlk single’ınla böylesine güçlü bir sosyal mesaj vermeyi tercih ettin. “Tüketme” ile ulaşmak istediğin en büyük hedef ne? İnsanların hayatında nasıl bir iz bırakmasını istiyorsun?

İnsanların yalnızca şarkıyı dinleyip “Güzelmiş” demesini istemiyorum. Bir şeylerin onlarda kalmasını istiyorum.

Bir insan eski bir kıyafetini atacakken durup düşünürse, bir eşyaya başka gözle bakarsa, doğaya karşı biraz daha dikkatli olursa ya da bir ilişkide hemen vazgeçmek yerine bir kez daha konuşmayı seçerse bu benim için çok değerli.

Çünkü bazen büyük değişimler çok küçük bir düşünceyle başlıyor.

Benim en büyük hedefim, “Tüketme”nin insanlarda bir davranıştan önce bir farkındalık yaratması.

Son olarak, Onedio okuyucularına “Tüketme” üzerinden tek bir cümle söyleme şansın olsa ne söylerdin?

Son olarak, Onedio okuyucularına “Tüketme” üzerinden tek bir cümle söyleme şansın olsa ne söylerdin?

“Her şeyi tüketmeden önce bir kez daha bakın; belki de atmak üzere olduğunuz şeyin, insanın ya da duygunun hâlâ anlatacak bir hikâyesi vardır.”

Bir Şarkıdan Daha Fazlası: Genç Sanatçı Ege Özel, İlk Single’ı “Tüketme” ile Kendi Kuşağına Sesleniyor

Müzik yolculuğunun henüz başında olan Ege Özel, ilk single’ında yalnızca müzikal kimliğini değil, sanata ve hayata bakış açısını da ortaya koyuyor.

Günümüzün hızla tüketilen müzik dünyasında, ilk şarkısıyla toplumsal bir sorumluluğa dikkat çekmeyi seçen genç sanatçı, tüketim kavramını alışılmışın ötesine taşıyor. Doğanın ve eşyaların yanı sıra insan ilişkilerinin, sevginin ve sabrın da tükenebileceğini hatırlatıyor.

Eski kumaşlardan yeniden hayat bulan tasarımlara, şarkı sözlerinden klibin görsel anlatımına kadar her detay aynı düşüncede buluşuyor: Değerli olan her şeyin yenisiyle değiştirilmesi gerekmiyor.

Resim, moda ve müziği aynı yaratıcı dünyada birleştiren Ege Özel için “Tüketme”, yalnızca müzik kariyerinin başlangıcı değil, aynı zamanda sanat aracılığıyla toplumsal farkındalık yaratma hedefinin de ilk adımı.

Belki de genç sanatçının ilk single’ıyla vermek istediği en önemli mesaj tam olarak burada saklı: Tüketmeden önce düşünmek, vazgeçmeden önce değer vermek ve yok etmek yerine yeniden üretmek.

Peki sizce günümüzde en çok neyi tüketiyoruz: Eşyaları mı, doğayı mı, yoksa birbirimize duyduğumuz sevgiyi ve sabrı mı?

Instagram

X

Linkedln

Facebook

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0